T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/354 Esas
KARAR NO : 2025/114
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/06/2017
KARAR TARİHİ : 12/03/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu aleyhine cari hesaba dayalı Antalya .... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ekinde cari hesap ile birlikte ... tarihli mutabakat mektubunun da eklendiğini, davalının icra takibine itiraz ettiğini, yapılan itirazın sadece borca olduğunu, cari hesapta bulunan faturalara ve fatura içeriklerine ayrıca itiraz olmadığını, dosyaya ödemeye ilişkin bir belge de sunulmadığını, borçlu şirket ile yapılan ... tarihli mutabakat mektubunda borcun kabul edilmiş olmasına karşın haksız olarak borca itiraz ettiğini, İddia ederek, itirazın iptaline ve faizi ile birlikte takibin devamına, haksız itiraz nedeniyle davalının %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket hakkında İstanbul Anadolu ..... Asliye Ticaret mahkemesinin .... Esas sayılı dosyasından .... günü saat .... itibariyle iflasına karar verildiğini, iflas tasfiye işlemleri İstanbul Anadolu .... İcra ve iflas müdürlüğünün .... iflas dosyası ile devam etmekte olup henüz tasfiyenin ne şekilde yapılacağına dair bir karar verilmediğini, davalı şirket iflas etmiş olduğundan İ.İ.K. 193. Maddesi gereğince takibin durduğunu, bu aşamada davacının var olduğunu iddia ettiği alacağını iflas masasına kaydettirmesi ve mahkemece söz konusu alacağın iflas masasına kabul edilip edilmemesi durumunun beklenerek huzurdaki davaya İ.İ.K 235. Maddesi gereğince kayıt kabul davacı olarak mı devam edileceği yoksa konusuz kalan davanın reddine mi karar verileceğinin değerlendirilmesi gerektiğini, bu nedenle kesinlikle davacının iddia ettiği alacağının varlığını kabul etmemekle birlikte öncelikle davanın İ.İ.K 194. Maddesi uyarınca durdurulmasını talep ettiklerini, savunarak, davanın seyrine göre esasa ilişkin beyanda bulunma hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle huzurdaki davanın İ.İ.K 194. Maddesi uyarınca durdurulmasına, nihayetinde haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Gelir İdaresi Başkanlığı'na yazılan müzekkere ile taraflar arasındaki faturalara ilişkin belgeler dosya içine alınmıştır.
İstanbul Anadolu... İcra Dairesi'nin ... sayılı iflas dosyası dosya içine alınmıştır.
İstanbul Anadolu ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası dosya içine alınmıştır.
Davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme ile bilirkişi raporu alınmıştır. Sonuç olarak, "davacının usulüne uygun tutulan ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan takip tarihi itibari ile ...TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu" bildirilmiştir.
İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinden talimat yolu ile davalı tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme sonucunda bilirkişi raporu alınmıştır. Sonuç olarak "Davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin ..... yılları arasında devan ettiği, davacının düzenlediği tüm faturaların davalı defter ve kayıtlarında yer aldığı, ayrıca 2017 yılı defter kayıtlarında ..... tarihinde .... İCRA DOSYASINA .... TL NAKIT ÖDEME şeklinde ödeme yapıldığı ve cari hesaptan mahsuplaştırıldığı, davalı şirketin davacı firma ile ilgili faturaları Muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak .... yılı defter kayıtlarına işlediği eklerde yevmiye kaydı İle detayı verilen tüm faturalar ve ödemelerden sonra oluşan .... tarihi itibariyle .... TL (.... TL,... Kr) defter ve kayıtlarında davacıya BORÇLU olduğu" bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, iflas kararından önce açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yargılama sırasında borçlu davalı hakkında iflas kararı verildiği anlaşılmakla, davaya kayıt kabul davası olarak devam edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Davacı şirket ile davalı şirket arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu ve fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine, alacağının tahsili amacıyla Antalya .... İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı dosyasında başlatılan icra takibine itiraz edildiği, davacı tarafından itirazın iptalinin talep edildiği, yargılama sırasında davalı şirketin iflasına karar verilmesi ile davanın kayıt kabul davasına dönüştüğü hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
İstanbul Anadolu ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas .... karar sayılı kararı ile ,.... tarihi itibariyle verilen dosyamız davalısının iflasına karar verildiği, verilen kararın ... tarihinde kesinleştiği, İstanbul Anadolu ..... İcra Dairesi'nin ..... iflas sırasında kayıtlı iflas dosyasında, ikinci alacaklılar toplantısının ....tarihinde yapıldığı, davacı alacağın kaydı için iflas idaresine başvurulduğu ancak dosya kapsamından, iflas idaresince dava konusu alacağın ihtilaflı olması ve işbu davanın halen derdest olmasından dolayı alacağın ihtilaflı olarak gösterilmesine karar verildiği, davacının alacağının 787. Sırada .... TL olarak ihtilaflı alacak olarak kaydedildiği görülmüştür.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin .... gün ve .... Esas, ....Karar sayılı kararı gibi, bu durumda iflas idaresince kabulüne karar verilen alacak bulunmadığından, davalı şirketin iflası nedeniyle kayıt kabul davasına dönüşen davaya ilişkin mahkememizce yargılamaya devamla esas hakkında karar verilmesi gerekmiş ve yargılamaya devam olunmuştur.
.... tarihli bilirkişi raporunda özetle, "Davalı tarafın dava konusu döneme ait ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresi içinde usulen uygun olarak yapılmış olduğu, faturalarla kayıtların uyumlu olan davalı taraf defterlerinin sahipleri lehine delil olma özelliğini haiz olduğu, Davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin 2016-2017 yılları arasında devam ettiği, davacının düzenlediği tüm faturaların davalı defter ve kayıtlarında yer aldığı, ayrıca 2017 yılı defter kayıtlarında 22.06.2017 tarihinde ... İCRA DOSYASINA ... TL NAKIT ÖDEME şeklinde ödeme yapıldığı ve cari hesaptan mahsuplaştırıldığı, Davalı şirketin davacı firma ile ilgili faturaları Muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak 2016-2017 yılı defter kayıtlarına işlediği eklerde yevmiye kaydı ile detayı verilen tüm faturalar ve ödemelerden sonra oluşan ... tarihi itibariyle .... TL (... TL,... Kr) defter ve kayıtlarında davacıya BORÇLU olduğu, Bu alacağın 2018 yılına devrettiği başkaca ödeme olmadığı," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiş,
.... tarihli bilirkişi raporunda özetle, "Davacının ibraz edilen 2016 ve 2017 ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu, Davacının usulüne uygun tutulan ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan takip tarihi itibari ile ... TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, davacının alacak bakiyesini oluşturan faturalar incelendiğinde faturaların teslim alan kısımlarında imzalar olduğu fatura içeriği hizmetin verildiği, ..." sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 25/03/2016 tarih, 2015/7698 Esas, 2016/1883 Karar sayılı emsal içtihadında: "...İflastan önce açılmış olup da devam eden, müflisin (davacı veya davalı olarak) taraf bulunduğu hukuk davaları, (maddede yazılı istisnalar dışında) iflâsın açılması ile durur. Bu durma, ikinci alacaklılar toplantısından (md. 237) on gün sonraya kadar devam eder; ancak bundan sonra, duran hukuk davalarına devam edilebilir. (md. 194/1). Bu hüküm, somut olayda olduğu gibi temyiz aşamasında gerçekleşen iflas halinde de uygulanır.
İflâsın açılması ile duracak olan davalar, iflâstan önce açılmış olup da halen derdest bulunan (görülmekte olan) ve iflâs masasına giren mal, alacak ve haklara ilişkin hukuk davalarıdır. Bunlar, (davacı olarak) müflisin açmış olduğu davalar ile müflise karşı (davalı olarak) açılmış olan davalardır. Mesela alacak, taşınır mal veya taşınmaz mal davaları gibi.
Yukarıda görüldüğü gibi, iflâs kararının kesinleşmesi ile düşen icra takipleri (md. 193/1 ve 3) ile ilgili itirazın kaldırılması, icra takibinin iptal ve taliki, itirazın incelenmesi ve icranın geri bırakılması talepleri de düşer. Yani, bu talepler, 194. madde hükmüne tabi değildir. İcra mahkemesi, artık bu talepler hakkında inceleme yapıp karar veremez.
Buna karşılık, iflâs kararının kesinleşmesi ile düşen icra takipleri (md. 193/1 ve 3) ile ilgili hukuk davaları, iflâs kararının kesinleşmesi ile düşmez; bu davalar, iflâsın açılması ile sadece durur. Buna göre, itirazın iptali davası, borçlunun iflâsı ile durur (md. 194). Buna göre itirazın iptali davası (md. 67), borçtan kurtulma davası (md. 69), menfi tespit davası veya istirdat davası (md. 72) borçlunun iflâsı ile sadece durur; fakat, iflâs kararının kesinleşmesi ile düşmez. Bilâkis, bu davalara da, ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonra devam edilir. (md. 194)
Davaların durduğu bu süre içinde, iflâs idaresi, duran davalar hakkında araştırma yapar ve bu davanın geleceği hakkında karar verir. Burada, müflisin davacı veya davalı olmasına göre, bir ayrım yapmak gerekir: ...
Müflisin davalı olduğu davalara gelince: İflâs idaresi, alacakları tahkik ederken, ( md. 230 vd) müflise karşı dava açan alacaklının alacağının mevcut olup olmadığı hakkında bir karar vermez; sadece, bu alacağı davalı (çekişmeli) alacak olarak sıra cetveline geçirir. Bu alacağın, dolayısıyla davanın kabul edilip edilmeyeceği hakkındaki kararı, ikinci alacaklılar toplantısında verilir. İkinci alacaklılar toplantısında davaya devam edilmesine karar verilirse, iflâs idaresi, ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonra (müflis yerine) davayı takip eder veya tayin edeceği bir avukat vasıtasıyla davayı takip ettirir. Yargıtay 19. HD'nin 25.11.1999 tarih ve 7032 E, 7129 K; 11. HD'nin 22.08.2007 tarih ve 2005/13761 E, 2007/624 K; 02.11.2007 tarih ve 8826 E, 11712 K sayılı ilamlarında açıklandığı üzere; bir hukuk davasının kayıt-kabul davasına dönüşmesi için davalının iflas etmesi, iflas idaresinin de dava konusu alacağı iflas masasına kabul etmemesi gerekir. Davalı tarafı dava sırasında iflas eden aleyhine iflastan önce açılan ve İİK'nın 194. madde hükmünde sayılan istisnalardan olmayan bir davaya bakan Mahkemece asıl dava konusu alacağın, ikinci alacaklılar toplanmasında, iflas masasına kaydedilip, alacağın masaca kesin olarak kabul edilip edilmediğinin araştırılması ve şayet kesin suretle kayıt ve kabul edilmiş ise, konusu kalmayan davada hüküm tesisine yer olmadığına kararı verilmesi; masaya kayıt edilmek istenip de alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise ve kayıt-kabul davası ayrıca açılmamışsa, davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilerek, varılacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekir.
Bu durumda, mahkemece iflas idaresine müzekkere yazılarak, ikinci alacaklılar toplantısının yapılıp yapılmadığının sorulması, ikinci alacaklılar toplantısı henüz yapılmamış ise İİK'nın 194. maddesi gereğince ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasına kadar davanın durmasına, asıl ve birleşen davaya konu alacak, ikinci alacaklılar toplantısında, iflas masasına kayıt ve kabul edilmiş ise, konusu kalmayan asıl ve birleşen davada hüküm tesisine yer olmadığına, alacak kısmen ya da tamamen reddedilmiş ve ayrıca kayıt kabul davası açılmamış ise, asıl ve birleşen davaya kayıt kabul davası olarak devam edilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden, bunun sağlanabilmesi için hükmün re'sen bozulması gerekmiştir..." belirtilmiştir.
Dava konusu somut olayda, eldeki davanın verilen iflas kararından önce açılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu görülmüştür.
Açılan dava iflas kararının kesinleşmesi ile İİK.194. Maddesi gereğince durmuş olup, ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasında alacaklının talebi ile ilgili herhangi bir işlem yapılmaması, ek sıra cetvelinin düzenlenmemesi sebebiyle mahkememizce davaya kayıt kabul davası olarak devam edilmiş, alınan bilirkişi raporundan davacının Antalya ...İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı Esas sayılı dosyasındaki alacağının bilirkişi raporu ile tespit edilen ... TL'nin İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin .... sayılı iflas dosyasına kısmen kayıt ve kabulüne karar vermek gerekmiştir. Yargılama sırasında ödemesi yapılan ... TL yönünden dava konusuz kaldığından tespit edilen alacak miktarına eklenmemiş ancak, yargılama giderleri ve vekalet ücreti hesaplamaları yapılırken davanın başındaki haklılık durumunda davacının haklı olduğu gözetilerek yargılama giderleri ve vekalet ücreti hesaplamalarına dahil edilmiştir.
Dava, kayıt kabul davası olarak görüldüğünden icra inkar tazminatına ilişkin yasal koşulların da oluşmadığı (iflas söz konusu olması) görülmekle mahkememize bu yöndeki talebin reddine (icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına) karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin 26/02/2018 tarih, 2017/1979 Esas, 2018/542 Karar sayılı emsal içtihadında; "...Kayıt kabul davaları maktu harç ve maktu vekalet ücretine tabidir. Bu nedenle mahkemece davalı müflis şirket hakkında nispi harç ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır..." şeklinde belirtildiği üzere Mahkememizce açılan davada alınması gereken harcın maktu harç olduğu ve yine taraf vekilleri lehine de maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği kabul edilerek ve açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜ İLE,
1-Davalı Müflis şirket yönünden iflasın açıldığı .... tarihi itibariyle .... TL asıl alacak miktarının, davalı müflis şirketin iflas masasına davacı alacağı olarak KAYIT VE KABULÜNE,
2-Davanın devamı sırasında ödenen .... TL yönünden davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına,
3-Davanın niteliği itibariyle icra inkar tazminat hükmedilmesine yer olmadığına,
4-Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli .... TL maktu harcın, peşin olarak alınan ....- TL harçtan mahsubu ile bakiye .... TL harcın davalı müflis şirketten alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesine göre hesap edilen .... TL maktu vekalet ücretinin davalı müflis şirketten tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan .... TL ilk dava gideri, .... TL davetiye, müzekkere, bilirkişi gideri olmak üzere toplam .... yargılama giderinin davalı müflis şirketten tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar, miktar itibari ile kesin olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.12/03/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır