T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/316
KARAR NO: 2021/134
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 10/07/2019
KARAR TARİHİ: 03/03/2021
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
A.TALEP:
1.Davacı vekili , dava dilekçesinde özetle; dava konusu maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasının ... tarihinde ... ili, ... ilçesinde meydana geldiğini, kaza sonucu müvekkilinin haklarını alabilmek için Antalya ... Asliye Ticaret mahkemesinin .../... esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını, açtıkları davada kaza tespit tutanağında ... plakalı aracın sigortası bölümünde her hangi bir sigorta şirketine sigortalattırıldığı yazmadığından aracın sigortasız olduğunu düşünürek ...na dava açtıklarını, açmış oldukları dava sırasında sürücü ... tarafından kullanılan aracın ... tarafından sigortalandığını öğrendiklerini, ... tarafından Antalya ... Asliye Ticaret mahkemesine gönderilen yazıdan da bu hususun anlaşıldığını, sigorta şirketine başvur yaptıklarını ancak ödeme yapılmadığını, Antalya ... Asliye Ticaret mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasında açtıkları davanın ise kabul edildiğini, ... TL'ye hak kazandıklarını, bu bedelin ödenmesi için arabuluculuk yoluna başvurduklarını ancak ödeme olmadığını beyan ederek, ... TL'nin davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
B. TARAF TEŞKİLİ:
2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir.(H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261)
3.Bu açıklamalar ışığında,mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır.
C.CEVAP:
4.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın derdestlik nedeni ile reddinin gerektiğini, Antalya ... Asliye Ticaret mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasında verilen hükmün Yargıtay'dan dönüşünün beklenmesi gerektiğini, ilgili dosyada taraflarının ihbar olunan sıfatı ile dahi yer almadığını, davacı vekili tarafından verilen dilekçe ile haberdar olduklarını, faiz başlangıç tarihi taleplerinin yerinde olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ:
5. Dava, trafik kazasına dayalı (haksız fiile dayalı) maddi tazminat talebinden ibarettir.
6.Dava haksız fiile dayanmakla; TBK m. 50 gereği; Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Davada, ispat yükü davacıdadır.
7.Davalının derdeslik itirazında bulunduğu anlaşılmakla, derdestlik dava şartı olduğundan bu itirazın öncelikle karşılanması gerekmektedir.
8.Derdestlik, Türk Hukukunda mülga HUMK. 187. maddesinin 4. fıkrasında ve 194. maddelerinde “derdest-i rüyet” olarak ifade edilmiştir. Derdest kelimesi farsça dilinden gelmekte olup, “görülmekte olan incelenen" anlamına gelmektedir (YILMAZ,Ejder., Hukuk Sözlüğü, Yetkin Yayınevi) 6100 sayılı HMK da "derdestlik" kelimesi, kelime olarak geçmemektedir. Kanunda "Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması" ibaresi yer almaktadır. 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 114/1-ı maddesi gereği "Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması" hususunun dava şartı olduğu açıkça belirtilmiştir. Yargıtay 22. HD'nin 2020/321 esas, 2020/3337 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; Her iki davanın aynı sayılması için gerekli şartlar bakımından maddi anlamda kesin hüküm ile derdestlik arasında hiç bir fark yoktur. O sebeple bu dava ile görülmekte olan başka bir davanın aynı dava olduğunu söyleyebilmek için; maddi anlamda kesin hükümdeki gibi; her iki davanın taraflarının, dava konusunun ve dava sebeplerinin aynı olması gerekir. İki davanın taraflarının aynı olması için tarafların her iki davada da aynı sıfatla davacı veya davalı sıfatıyla hareket etmiş olmaları gerekmez. Derdestlik itirazında dava sebebinden maksat da hukuki sebepler değil davanın dayanağını teşkil eden vakıalardır. Her iki davanın taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin aynı olduğu kanısına varılırsa 6100 sayılı Kanun'un 114/ı. ve 115/2. maddesine göre ise davanın usulden reddine karar verilmelidir.
9.İş bu davada davalı olarak yer alan sigorta şirketi, Antalya ... Asliye Ticaret mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasında yer almadığından derdestliğin mevcut olmadığı açıkça anlaşılmaktadır.
10.Dosyaya tekrar dönüldüğünde; Antalya ... Asliye Ticaret mahkemesinin .../... esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. Dosyaya bakıldığında; davacının iş bu davadaki davacı ile aynı olduğu, davalıların ... ve ... olduğu, dosyadaki ...'nin ... havale tarihli yazı cevabında ve ekli sigorta poliçesinde davalı tarafa ait ... plakalı aracın kaza tarihi itibari ile ... tarafından ...-...-...-... nolu ZMMS sigorta poliçesi ile sigortalamış olduğu anlaşıldığı, Davalı ... yönünden; davanın reddine, Davalı ... yönünden; maddi tazminat davası yönünden, davanın kabulü ile ...-TL tazminatın ...'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak danvacıya verilmesine karar verildiği, manevi tazminat yönünden de hüküm kurulduğu, karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... HD'nin .../... esas, .../... karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bu karara karşı da davacı vekilince temyiz kanun yoluna başvurulduğu, Yargıtay ... HD'nin .../... esas, .../... karar sayılı ilamı ile hükmün onandığı anlaşılmıştır. Mahkeme dosyasında aldırılan Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının ... tarihli raporunda sonuç olarak; sürücü ...'ın %100 (yüzdeyüz)oranında kusurlu, sürücü ...'ın kusursuz olduğu belirtilmiştir. İstanbul ... İhtisas Dairesi Başkanlığı ... İhtisas Dairesi'nin ... tarihli raporunda özetle; davacının kaza nedeniyle %13 oranında daimi olarak meslekte kazanma gücünü kaybedecek şekilde ve iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin ... tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir. Bu raporlar dikkate alınarak, mahkemece aktüer raporu aldırılmış ve yeminli aktüerya uzmanının ibraz ettiği ... tarihli raporun incelenmesinde, davacının dava konusu kaza nedeniyle, öğrenci olması nedeniyle geçici iş gücü kaybından kaynaklı bir zararının olmadığı, sürekli iş gücü kaybından kaynaklı toplam maddi zararının ise ...-TL olduğu anlaşıldığından bu yönde hüküm kurulmuştur. Yukarıda da belirtildiği üzere, mahkeme kararı ve dolayısıyla dayanak raporlar Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay incelemesinden geçmiş ve yerinde bulunmuştur.
11.Antalya ... Asliye Ticaret mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasındaki temel vakıalar/haksız fiil iş bu dosya ile aynıdır. Aşamalarda, dosyanın Yargıtay sonucu beklenmiştir.
12.Mahkememizce kusur raporu aldırılmış ve taraflara tebliğ edilmiştir.
13.Mahkememizin ... tarihli celsesinde, Antalya ... Asliye Ticaret mahkemesi dosyasındaki tüm raporların davalıya tebliğine karar verilmiştir.
14.Yukarıda da açıklandığı üzere; Maddi anlamda kesin hükmün koşulları 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK'nın) 303. maddesinde (1086 sayılı HUMK 237) açıklanmıştır. Bunlar; dava konularının (müddeabihlerinin), dava nedenlerinin ve taraflarının aynı olmasıdır. Buna karşılık, taraflar arasında aynı ya da benzer konuda kesinleşmiş olan bir hüküm ve burda saptanan maddi olgular, daha sonra ortaya çıkan uyuşmazlıklarda yukarıda açıklanan koşulların üçünün aynı anda bulunmaması nedeni ile kesin hüküm oluşturmasa bile güçlü delil oluşturabilir. Antalya ... Asliye Ticaret mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasındaki raporlar güçlü delil niteliğindedir. Dava sebepleri aynıdır. Mahkememizce ilgili dosyadaki raporlar davalıya tebliğ edilmekle, itiraz imkanı da tanınmıştır. Davalı tarafın itirazı mükerrir tahsilat olacağına münhasır olmuştur. Rapor içeriklerine somut bir itiraz gelmemiştir. Uygulamada dosyalarda, güçlü delil var ise bu bir kesin delil olmadığından tekraren raporlar alınmaktadır. Somut olayda ise, kabule göre, bilinmektedir ki; ZMMS de sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sorumluluğu sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlıdır. Somut davalara temel kazada davacı her iki dosyada da aynı sıfatla yer almaktadır. "Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir." (T.C. Anayasa m. 141/son, HMK m. 30) AİHS inde geçen adil yargılanma hakkı ve bunun içinde yer alan makul sürede yargılanma hakkı da bu anayasal ilkeyi tamamlamaktadır. Bu emredici düzenleme ve temel ilke göz önüne alındığında, mahkememizce tekrar rapor aldırılmamıştır. Bu kabulün hukuken yerinde olup olmadığı hususunun üst yargı mercilerince tekrar değerlendirileceği muhakkaktır. Mahkememizce Antalya ... Asliye Ticaret mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasındaki raporlar hükme esas alınmıştır. Burada bir hususa daha değinmek gerekmektedir ki; kural olarak mahkemece hüküm tarihindeki duruma göre zarar hesaplanmalı ve buna göre de hüküm tarihine en yakın tarihteki asgari ücret destek hesabında nazara alınmalıdır. 6098 sayılı TBK m. 75 gereğince gerçek zararın belirlenmesi bakımından karar tarihine en yakın tarihlerdeki ölçütlerin kullanılması gerekmektedir. Asgari ücret, kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemece, re’sen gözönünde tutulması zorunludur. Mahkememiz bu yargısal ilkelerin farkındadır. Ancak, somut olayda, davacı vekili, açıkça talep ettikleri bedelin Antalya ... Asliye Ticaret mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasındaki bedel olduğunu imzalı beyanı ile belirtmiştir. HMK'nun 26.maddesi gereğince Hakim, iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olup, talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Aynı şekilde Hakim, bir davada sadece tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ve netice-i talepler ile bağlı olup, dayandıkları kanun hükümleriyle ve onların tavsifleriyle bağlı değildir. Davacı açıkça talebini sınırlamıştır ve dosyanın karara çıkmasını talep etmiştir. Kamu düzenini ilgilendiren konularda usuli kazanılmış hak da mevcut olmamasına rağmen bir başka açıdan da davacının talebi kendisini bağlar. Zaman aşımı süresi içinde eğer ki usuli şartlar da mevcut ise tekrar dava açılabilir. Bu nedenlerle, davacının talebi göz önüne alınmıştır. Antalya ... Asliye Ticaret mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasındaki aktüer raporu üst yargı denetimlerinde de yerinde bulunmuştur. Asgari ücretin daha fazla olduğu da göz önüne alındığında, yapılacak olası bir hesaplamanın daha yüksek bir bedel ortaya çıkaracağı bilinen bir husustur. Mahkememizce üst yargı denetimlerinden de geçen aktüer hesap raporundaki bedel hükme esas alınmıştır.
15.Tüm dosya kapsamı, Antalya ... Asliye Ticaret mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasındaki kusur, maluliyet ve hesap raporları, mahkememize aldırılan kusur raporu doğrultusunda, davalının poliçe gereği sorumlu olması karşısında, davanın kabulüne, ... TL maddi tazminatın ... tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmasına, iş bu hükümdeki miktar ile Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... esas, .../... karar sayılı dosyasında davacı lehine, o dosyadaki davalı ... aleyhine verilen tazminata ilişkin (aynı bedel) hükümle tahsilde tekerrür edilmemesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davacının maddi tazminat talebinin KABULÜ İLE; ... TL maddi tazminatın ... tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmasına, iş bu hükümdeki miktar ile Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... esas, .../... karar sayılı dosyasında davacı lehine, o dosyadaki davalı ... aleyhine verilen tazminata ilişkin (aynı bedel) hükümle tahsilde tekerrür edilmemesine,
2-Davacı tarafça yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan ... TL karar harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye ... TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, iş bu hükümdeki miktar ile Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... esas, .../... karar sayılı dosyasında harç miktarı ile tahsilde tekerrür edilmemesine,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine, (24/5/2013 tarihli ve 6487 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu bentte yer alan “kararın verilmesinden itibaren iki ay” ibaresi “kararın tebliğinden itibaren bir ay” şeklinde değiştirilmiştir.)
5-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplamda ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, iş bu hükümdeki miktar ile Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... esas, .../... karar sayılı dosyasında davacı lehine, o dosyadaki davalı ... aleyhine verilen vekalet ücretine ilişkin hükümle tahsilde tekerrür edilmemesine,
9-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına, davalı tarafından yatırılan gider avansının aynı şekilde istek halinde iadesine,
10-Kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği m. 58 gereği talep ve masraf bulunması halinde taraflara ve/veya Teb. K. m. 11 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 22/01/2003, 2003/1-25 E., 2003/7 K., ,Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı., 10/07/1940, 1940/7 E., 1940/75 K. nolu kararları gereği vekil ile temsil edilen tarafın vekiline tebligata çıkartılmasına,(RUHİ, Ahmet Cemal., Tebligat Hukuku., 2008, 6. Baskı, s. 127); taraflardan birisi tarafından kanun yoluna başvurulması halinde bu hususun tebliğ isteği olarak değerlendirilerek, gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasına,
Dair, davacı vekili ...'ın yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/03/2021
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır