T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/305 Esas
KARAR NO : 2025/760
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 27/07/2020
KARAR TARİHİ : 17/12/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde davalı ... A.Ş.ye ait ... plakalı araç, diğer davalı ... sevk ve idaresinde iken ... ilçesi ... caddesi üzerinde yolun karşısına geçmeye çalışan müvekkiline çarptığını ve müvekkilinin ağır derecede yaralandığını, kaza sonrasında müvekkilinin kemiklerinde kırıklar meydana geldiğini, müvekkilinin kalıcı sakatlık durumunun oluştuğunu, ... ...den rapor aldırıldığını, müvekkilinin kaza neticesinde hem maddi hem manevi zararlar yaşadığını, kaza ile ilgili olarak sanık hakkında Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasında ceza aldığını, davalı sürücünün alkollü olduğunun tespit edildiğini, kaza yapan aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, sigorta şirketi yapmış oldukların başvurunun sonuçsuz kaldığını belirterek davanın kabulü ile müvekkilinin kaza sebebiyle uğramış olduğu sürekli iş göremezlik için şimdilik ... TL'nin tüm davalılardan ve ... TL manevi tazminatın davalı sürücü ve davalı araç sahibinden müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet alacağının davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza nedeniyle Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinde açılan kamu davasında gerekçeli hükmün açıklandığını, mahkeme kararında belirtildiği üzere yargılama süresince davacıya hiçbir şekilde ulaşılamamış ve dosyadaki mevcut duruma göre değerlendirme yapılıp, karar verildiğini, dolayısıyla davacının sağlık durumuna dair de rapor alınamadığını, kaza tarihi ve dava tarihi arasındaki sürenin 5 yıl olduğu dikkate alındığında davacı tarafın sağlık sorunlarının artmasının hayatın olağan akışı gereği olduğunu, olaydan 5 yıl sonra alınan raporun da şüpheli olduğunu, davacının sağlık durumunun aradan geçen süre göz önüne alınarak tekrar değerlendirilmesi ve ... yılındaki trafik kazası ile illiyet bağının sıkı sıkıya kurulması gerekmekte olduğunu, kaldı ki kaza anında davacının yalnız olmadığını, çocuğunun da onunla birlikte olduğunu, olay anı raporlarından anlaşıldığı üzere küçük yaştaki çocuk kaza anında kaldırıma çıkacak kadar zaman bulabildiğini, bu husustan da anlaşılacağı üzere sürücünün aracı hızlı kullanmadığının kanıtı olduğunu, müvekkiline asli kusur verilecek ise de en düşük seviyeden verilmesi gerektiğini belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini savunmuştur.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili sigorta şirket nezdinde sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olup bedeni zararlar halinde maddi tazminat talepleri için şahıs başına azami poliçe teminat limitinin ... TL ile sınırlı olduğunu beyanla; davacının müvekkili şirkete başvururken başvuru şartını yerine getirmediğini, bu nedenle talebinin değerlendirilemediğini, davacı tarafından şirkete tebliğ edilmesi gereken evrakların sunulmadığını, bununla birlikte müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe azami teminat limitinin yazılı olması bu miktarın her türlü ödeneceği anlamına da gelmediğini, kusur yönünden gerçek zararın tespitinin şart olduğunu belirterek tüm durumların tespit edilmesi ile davanın esasına geçilmeden davacının eksik evrakları nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddine, kabul anlamına gelmemek kaydıyla aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe teminat limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiğini, reddedilen kısım için yargılama giderleri ve vekalet alacağının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Taraf gerçek kişilerin ekonomik ve sosyal durumlarının araştırıldığı anlaşılmıştır.
... Hastanesine yazılan müzekkereye cevap verilmiştir.
SGK Antalya İl Müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verilmiştir.
... Hastanesine yazılan müzekkereye cevap verilmiştir.
Davalı sigorta şirketine, Antalya Trafik Tescil Şube Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere cevap verilmiştir.
Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası sureti dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklı sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere maddi tazminat ile manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler incelenmiş, davacının kaza nedeniyle gördüğü tedavilere ilişkin evraklar, trafik kayıtları, SGK kayıtları celbedilmiştir.
Kazaya neden olan aracın zorunlu trafik sigortacısı olması hasebiyle davanın sigorta şirketine yöneltildiği, dava açılmadan önce başvuru koşulunun yerine getirildiği ve sigorta şirketine ... tarihli başvurusunun mevcut olduğu görülmüştür.
Mahkememizce dosya davacının dava konusu trafik kazası sebebiyle kusura ilişkin rapor aldırılmak üzere adli trafik bilirklişisine tevdi sevk edilmiş; ... tarihli raporunda; davacının asli kusurlu ve davalının tali kusurlu olarak bir kısım kuralları ihlal ettikleri tespit olunmuş ve rapor dosyaya sunulmuştur.
Kaza tespit tutanağının kusura dair değerlendirme kısmında davalının tali kusuru, davacının asli kusuru bulunduğu tespit olunmuştur.
Ceza dosyasının incelenmesinde davacının asli kusurlu, davalının ise tali ksuurlu olduğu değerlendirmesi ile 250 gün adli para cezasına hükmedildiği ve HAGB kararı verildiği, kararın itiraz üzerine kesinleştiği görülmüştür.
Alınan bilirkişi raporu ile kaza tespit tutanağı ve savcılık dosyasında alının raporun kusura dair değerlendirme kısımlarında yüzdelik değerlendirme yapılmadığından; bu kez ATK'dan rapor alınmış, ... tarihli ATK raporunda; gerçekleşen kazada davacının %70 oranında kusuru olduğu, davalı sürücünün %30 kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce dosya kapsamı ile uyumlu işbu rapor hükme esas alınmıştır.
Mahkememizce dosya davacının dava konusu trafik kazası sebebiyle maluliyetine ilişkin rapor aldırılmak üzere Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığına sevk edilmiş,
Davacı yönünden, Adli Tıp ... İhtisas Kurulu'nun ... tarihli ... karar sayılı raporunda; davacının 03/08/2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının % 0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği mütalaasına varıldığını içerir rapor dosyaya sunulmuştur.
Bu kez Mahkememizce dosya kapsamında mevcut bulunan davacının dava konusu trafik kazası sebebiyle maluliyetine ilişkin daha önce alınan ve mevcut ATK raporu ile çelişkili sağlık raporlarının bulunması sebebiyle çelişkiyi gidermek ve sonuç olarak davacının maluliyetini tespit etmek üzedre rapor aldırılmak üzere Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığına sevk edilmiş,
Davacı yönünden, Adli Tıp ... Üst Kurulu'nun ... tarihli ... karar sayılı raporunda; davacının 03/08/2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak: Gr1 XII(6a----25)A %29x1/2=%14,5, E cetveline göre %12.1(yüzdeonikinoktabir) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme süresinin(iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 3(üç) aya kadar uzayabileceği, Sürekli bakıcı ihtiyacının bulunmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1(bir) ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği mütalaasına varıldığını içerir rapor dosyaya sunulmuştur.
Mahkememizce mevcut raporlar arasındaki çelişkileri gideri ve bizzat davacı muayene edilerek düzenlenen ... tarihli ATK ... Üst Kurulu raporu hükme esas alınmıştır.
Mahkememizce dosya davacının dava konusu trafik kazası sebebiyle tazminat hesabına ilişkin rapor aldırılmak üzere aktüerya bilirkişine teslim edilmiş, aktüer bilirkişinin ... tarihli raporunda; davacının ev hanımı kabul edildiği ve gelirinin asgari ücret düzeyinde kabul edildiği, TRH-2010 Yaşam Tablosu, progresif rant yöntemi
(%10 artırım iskonto) uygulanarak hesaplama yapıldığı, %30 kusur indirimi sonrasında
Sürekli iş göremezlik zararının ... TL olduğu, ZMMS limitini sürekli iş göremezlik tazminatının ... TL limiti aştığı tespit edilmiş ve bu hesaplamalara dair rapor dosyaya ibraz edilmiştir.
Oluşa, dosya içeriğine ve bilimsel verilere uygun bulunan raporlar mahkememizce benimsenmiş ve hükme esas alınabilir kabul edilmiştir.
Davacı vekili talep sonucunu ... tarihli dilekçesi ile taleplerini; davacı yönünden sürekli iş göremezlik tazminatı talebi yönünden ... TL olarak arttırmıştır.
İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ile alınan maluliyet, kusur ve aktüer raporlarının bir bütün halinde değerlendirilmesinde; Davacının ... tarihinde meydana gelen kazada yaralandığı, davacının yaya olarak bulunduğu, yoldan karşıya geçerken kazanın gerçekleştiği davacı tarafından davadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, hasar dosyası açıldığı, davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı, bu nedenle işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49. maddesinde; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, 54. maddesinde; Tazminat talep edilebilecek bedensel zarar kalemlerinin, tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu düzenlenmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesinde; Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, 91. maddesinde; İşletenlerin bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumlulukların karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, 97. maddesinde; Zarar görenin ZMMS sigortacısına başvurabileceği; 99. Maddesinde; trafik sigortacısının, hak sahibinin başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde ZMMS kapsamındaki miktarları ödemek zorunda olduğu, 109. maddesinde de; Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin , zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmesinden itibaren iki yılın her durumda kaza tarihten itibaren 10 yılın geçmesiyle zaman aşımına uğrayacağı, davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanunun bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş ise bu sürenin maddi tazminat talepleri içinde uygulanacağı, 111. maddesinde; bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaların geçersiz olduğu, tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmaların veya uzlaşmaların yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebileceği düzenlenmiştir.
Dava dosyasına ilişkin olarak tanzim edilen maluliyet raporu ile kusur ve aktüerya yönünden alınan raporların denetlenmesinden kazaya ve yaralanmaya uygun, teknik, ayrıntılı ve gerekçeli olduğu anlaşılmış, raporlar hüküm kurmaya elverişli bulunmuştur. Bu kapsamda ve yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler kapsamında davacının ... tarihinde gerçekleşen trafik kazası sonucu uğradığı bedensel zararları, kazaya kusurlu olarak sebebiyet veren aracın zorunlu trafik sigortacısı davalı sigorta şirketinden, davalı sürücüden ve davalı araç işleteninden talep etmekte haklı oldukları, müterafik kusur indirimi uygulanma şartlarının oluşmadığı, davacının sürekli iş göremezlik zararının ... TL olduğu, sürekli iş göremezlik tazminatının teminat limitini aştığı ve sigorta şirketinin limitle sorumlu olması gerektiği ve davalıların zararlarından müşterek ve müteselsil olarak (sigorta şirketi teminat limiti ile sınırlı) sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Neticeten davacının maddi tazminata ilişkin talepleri yönünden aktüerya bilirkişisi tarafından Yargıtay tarafından nazara alınan ilkeler doğrultusunda düzenlenen mahkeme ve yargı denetimine elverişli raporda belirtilen tutarlar ile mahkememizce yapılan ve yukarıda açıklanan müterafik kusur indirimi uygulanmadan; davacı yönünden talep edilen sürekli iş göremezlik tazminatı talebi yönünden kabulüne karar vermek gerekmiştir. Faiz başlangıç tarihi sigorta şirketi yönünden; başvuru tarihini takip eden 8 işgünü sonrası tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olarak belirlenerek karar verilmiştir. Ayrıca davalıya ait aracın hususi nitelikte olduğu gözetilerek yasal faize hükmedilmiştir.
Davacının manevi tazminat talebi bakımından yapılan değerlendirmede ise; davaya konu haksız fiil neticesinde, davacı yaralanmış olup, manevi tazminat talep etme hakkı bulunmaktadır. Sadece gerçek kişi davalı ve davalı ... ... Şirketi yönünden manevi tazminat istenmiştir.
Manevi tazminat, zarar görenin kişilik değerlerinde meydana gelen eksilmenin (manevi zararın) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir. Anayasamız 5, 12, 17 ve 26 maddelerinde kişilik değerlerinin önemini esas alarak bunları ihlal edenlere karşı kişinin korunmasını garanti altına almıştır. Kanun koyucu, manevi tazminat davası açılacak halleri ayrı ayrı düzenlemiştir. 6098 sayılı BK. 56. Maddesi ise özel nitelikte bir hüküm olup, fizik (maddi) kişilik değerlerinin, yani yaşama hakkı ile vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan hallerde manevi zararların tazminini düzenlemiştir. Zarar görene tanınmış olan manevi tazminat hakkı kişinin sosyal, fiziksel ve duygusal kişilik değerlerinin saldırıya uğraması durumunda öngörülen bir tazminat türüdür. Amacı ise kişinin, hukuka aykırı olan eylemden dolayı bozulan manevi dengesinin eski haline dönüşmesi, kişinin duygusal olarak tatmin edilmesi, zarar vereni bir daha böyle bir eylemde bulunmaktan alıkoyması gibi olguları karşıladığı bir gerçektir. Manevi tazminat, kişinin çekmiş olduğu fiziksel ve manevi acıları dindirmeyi ve hafifletmeyi amaçlar. Bu tazminat bizzat yaşanan acı ve elemin karşılığıdır. Bu tazminat türü, kişinin haksız eylem sonucu duyduğu acı ve elemin giderilmesini amaçladığı için, zarar gören kişi, öngördüğü miktarı belirleyerek istemde bulunabilir. Esasen manevi tazminat, ne bir ceza ne de gerçek manasında bir tazminattır. Ceza değildir, çünkü davacının menfaati düşünülmeksizin, sorumlu olana hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük değildir. Mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını amaç edinmediği için de, gerçek manasında bir tazminat, mağdurda veya zarara uğrayanda bir huzur hissi, bir tatmin duygusu tevlit etmelidir.
Maddi zararda olduğu gibi manevi tazminatta kesin bir hesabın yapılması olanaksızdır. Bunun için miktarı, somut olayın özelliği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak M.K.nun 4. Maddesi uyarınca Hakim tarafından takdir ve tayin edilir. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak gösterilmektedir. Çünkü Kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda Hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu'nun 4. Maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonsiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. (Yargıtay İBK 22/06/1966 T. ve 1966/7 E.- 1966/7 K., Yargıtay HGK 01/03/2006 T. ve 2006/2-14 E.- 2006/26 K., Yargıtay HGK 06/02/2013 T. ve 2012/4-722 E.-2013/201 K., Yargıtay HGK 09/04/2014 T. ve 2013/21-2036 E.-2014/491 K.)
Somut olayda; Davacının haksız fiil neticesinde yaralandığı, dosyamız arasına davacıya ait yapılan tedavi belgelerinin alındığı, ATK'dan rapor alındığı, davacının sürekli maluliyetinin tespit edildiği, iyileşme sürecinde 1 ay süreyle başkasının bakımına muhtaç olduğunun belirlendiği, taraflar hakkında SED araştırmalarının yapıldığı, bu kapsamda davacının yaralanması nedeniyle, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmadığı gibi kişilerin mahvına da yol açmaması gerektiği, davacıların ve davalıların sosyal ve ekonomik durumları ve mal varlığı durumları, özellikle yaralanmanın niteliği ve ağırlığı, üzerinden geçen zaman aralığı ve paranın alım gücünün düşmesi gibi tüm bu hususlar nazara alınarak ... TL manevi tazminat yönünden davanın kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
Tüm bu hususlar nazara alınarak davanın kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KABULÜNE,
1-Davacının ... TL sürekli iş göremezlik tazminatının; davalılar ... ... ve ... Şirketi yönünden kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti olan ... TL ile sınırlı olmak kaydı ile) birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
2-Davacının manevi tazminata ilişkin davasının kabulü ile; ... TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ... ve ... Şirketi'nden tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin olarak yatırılan ve sonradan tamamlanan ... TL harcın mahsubu ile kalan ... TL harcın davalılardan müteselsilen (sigorta şirketi yönünden ... TL ile sınırlı olmak kaydı ile) alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
4-Dava açılışta yatırılan ve sonradan tamamlanan ... TL harcın davalılardan müteselsilen (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile olmak kaydı ile) alınarak davacıya verilmesine,
5-Dava nedeniyle davacı tarafından yapılan davetiye, posta masrafı, bilirkişi ücreti gideri, vb. yargılama gideri toplamı ... TL'nin davalılardan müteselsilen (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) alınarak davacıya verilmesine,
6-Manevi tazminat talebi yönünden ayrıca yargılama gideri sarf edilmediğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN;
6-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen (sigorta şirketi yönünden ... TL ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) alınarak davacıya VERİLMESİNE,
MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN;
7-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalılar ... ... ve ... Şirketi'nden tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Arabuluculuk faaliyeti nedeniyle sarf edilen ... TL'nin davalılardan müteselsilen (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ve davalı ... ... şirketi vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/12/2025
Katip ...
E-imzalı
Hakim ...
E-imzalı