T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/422
KARAR NO : 2025/747
ASIL DAVA;
BİRLEŞEN ANTALYA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN .../... ESAS .../... KARAR SAYILI DOSYASI;
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/09/2020
KARAR TARİHİ : 16/12/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasında takibe konu ... Bankasına ait ... tarih ve ... seri numaralı ... TL bedelli çek üzerindeki imzanın müvekkili şirket yetkilisi olan ...'a ait olmadığını ve müvekkilinin de alacaklıya herhangi bir borcunun olmadığını belirterek, müvekkilinin Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası nedeni ile borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatına karar verilerek vekalet ücretinin ve yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Birleşen Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas .../... Karar sayılı dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı müvekkil şirket yetkilisi ... hakkında Antalya ... İcra Ceza Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası ile ... Bankasına ait ... keşide tarihli ... seri nolu ... TL bedelli çekten kaynaklı karşılıksız çek keşide etmek suçundan şikayette bulunduklarını, şikayete konu ... Bankasına ait ... tarih ve ... seri numaralı ... TL bedelli çek üzerindeki imza müvekkil şirket yetilisi olan ...'a ait olmayıp müvekkilin alacaklıya herhangi bir borcu da bulunmadığını, yapılan arabuluculuk başvurusunda da sonuç alınamadığını, davalı tarafça şikayette bulunularak kötü niyetli olarak hareket edildiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini, davalı taraf kötü niyetli olup davalı aleyhine takip miktarının %20 sinden az olmamak kaydı ile kötüniyet tazmnatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı tarafın asıl davada ve birleşen davada cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ana dosya yönünden Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyasında takibe konu çek yönünden davacının davalıya borcunun bulunup bulunmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır.
Birleşen Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas .../... Karar sayılı dosyası yönünden ise ... Bankasına ait ... tarih ve ... seri numaralı ... TL bedelli çek yönünden davalıya borçlu olmadıklarının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır.
Dava konusu 2 çek aslı getirtilmiş ve davacıya ait imza örnekleri toplanmış ve dosyamız Adli Tıp Kurumunca imza incelemesi yaptırılmıştır.
Adli Tıp Kurumunun ... tarihli raporunda dava konusu ... Bankası ... Şubesi ... numaralı ... keşide tarihli ... TL bedelli çek incelenmiş ve sonuç olarak; "inceleme konusu çek ön yüz keşideciye atfen solda atılı imza ile ...'un mevcut mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın ...'un eli ürünü olduğu ancak; sağda atılı imza ve tarih bölümünde atılı düzeltme imzası ile ...'un mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği" hususlarında görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Adli Tıp Kurumunun ... tarihli raporunda dava konusu ... Bankası ... Şubesi ... numaralı ... keşide tarihli ... TL bedelli çek incelenmiş ve sonuç olarak; "inceleme konusu çek ön yüzde "... ..." kaşe izi üzerine atılı keşideci imzası ile ...'in mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği" hususlarında görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık; ... Bankası ... Şubesi ... numaralı ... keşide tarihli ... TL bedelli ve ... Bankası ... Şubesi ... numaralı ... keşide tarihli ... TL bedelli çekler üzerindeki imzalarının davacıya ait olup olmadığının tespiti ile, davacının borçlu olup olmadığının tespitine ilişkindir.
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.
Kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise, ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası da açabilir (Kuru, B. İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233).
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer, davalının dayandığı hukuki ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. Davalı alacaklı varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiden kendi lehine çıkar sağlamak durumunda olduğundan, bu ilişkinin varlığının borçlu tarafından inkar edilmesi halinde, ilişkinin mevcudiyetini ispat etmek davalı alacaklıya düşer. Kural olarak, imzası inkar edilmeyen senetlere karşı açılan menfi tespit davasında ispat yükü davacı borçludadır. Ancak senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzasının borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (Yargıtay HGK’nın 2006/12-259 Esas,2006/31 Karar sayılı kararı).
İcra takibine dayanak alınan senedin TTK.nun 780. maddesi hükmünde öngörülen zorunlu unsurları içerdiğinden “Çek niteliğinde kambiyo senedi olduğu anlaşılmaktadır.” Kambiyo senedi, hukuksal niteliğince, sebebini içermeyen bir borç ikrarı senedi niteliğindedir.
Çekin rızası dışı elden çıkması halinde ispat yükü, çekin yetkili hamili olduğunu ve rızası hilafına elinden çıktığını ileri süren davacıya ait olup, davacının iddiasını kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlaması gerekmektedir.
Borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde imzaya ilişkin iddiası mutlak def’idir.
"....Senetteki imzanın inkarı halinde, imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü belgeyi elinde bulunduran senet alacaklısına aittir. Yargılama sırasında takibe konu senedin kaybolmuş olduğu tespit edildiğinden davalılar imzanın davacı borçlu şirket yetkilisine ait olduğunu ispatlayamamıştır. İmzada sahtecilik iddiası kambiyo senetlerinde mutlak defi olup, lehdar ve ciro yolu ile hamil olan cirantalara ve son hamile karşı ileri sürülebilir..." (Yargıtay 11. HD 2020/5093 E. 2021/5318 K.) Yargıtay kararından da anlaşılacağı üzere, çekte sahtecilik iddiasının mutlak defi olarak herkese karşı sürülebileceği, burada ispat yükünün çekteki imzanın davacıya ait olduğunu iddia eden tarafa ait olacağı açık olup, davalı tarafça, senet altındaki imzanın davacıya ait olduğu kanıtlanamamıştır.
" ....Kambiyo senedinin lehtara verilmesinden sonra senet metninde yapılan değişikliklere tahrifat denir. Şekli unsurları tamam tedavüldeki senede bazı ilaveler yapılabilir veya bazı kayıtlar silinip, karalanabilir. Senet metni üzerinde yapılan tahrifat poliçe kelimesine, bedele, vade ve keşide tarihine, ödeme ve keşide yerine, lehtarın ismine vb. ilişkin olabilir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 298 inci [6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 207 nci] maddesi hükmü gereğince senetteki düzeltmelerin keşideci tarafından paraf edilmesi gerekir. Yani, senette mevcut olan çıkıntı veya senet metni altındaki hak ve silinti ayrıca tasdik edilmemiş ise inkâr hâlinde yok hükmündedir. Bu nedenle, senet üzerinde yapılan değişikliklerin geçerli olabilmesi için düzenleyen tarafından imza veya paraf edilmek suretiyle onaylanması gerekir. İmzaya veya paraf imzasına itiraz hâlinde ise mahkemece yöntemince imza incelemesi yapılmalıdır. Düzeltmenin paraflı olmaması veya imzanın keşideciye ait olmadığının anlaşılması hâlinde düzeltme yok hükmünde olup, senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirme yapılması gerekir.
Bu bağlamda çek keşideci tarafından düzenlenmiş olduğundan, çek üzerindeki çıkıntı ve değişikliklerin keşideci tarafından paraf edilmesi gerekir. Ayrıca bu durum çekin kambiyo vasfını etkileyen bir hâl olduğundan keşideci dışındaki borçluların da itirazda hukuki yararları vardır. Hukuk Genel Kurulunun 05.05.2010 tarihli ve 2010/12-74 Esas, 2010/243 Karar; 04.03.2015 tarihli ve 2013/19-1746 Esas, 2015/896 Karar ile 10.03.2022 tarihli ve 2018/12-43 Esas, 2022/300 Karar sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere gerek doktrinde ve gerekse de uygulamada “İmzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb… def'iler her hamile–iyiniyetli olsa dahi- karşı ileri sürülebilen mutlak def'i olarak kabul edilmektedir. Bu nedenledir ki, borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde sahtekarlık (tahrifat) iddiası mutlak def'idir ve mahkemece bu iddia incelenmelidir.
....Çek için kanunda belirlenen ibraz sürelerinin geçip geçmediği hâkim ya da icra müdürü (2004 sayılı Kanun md. 168) tarafından resen dikkate alınır. Süresi içinde çeki muhatap bankaya ibraz etmeyen hamil tüm sorumlulara, hatta düzenleyene karşı da kambiyo hukukuna dayalı başvurma hakkını kaybeder (Abuzer Kendigelen, Çek Hukuku, İstanbul, 2019, s.289-290)...
...Bu itibarla çekin keşide tarihindeki düzeltmenin paraflı olmaması veya yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda paraf imzasının keşideciye ait olmadığının anlaşılması hâlinde düzeltme yok hükmünde olacağından, senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirme yapılarak çekin 6762 sayılı Kanun'un 708 ve 720 nci (6102 sayılı Kanun md. 796 ve 808) maddelerinde öngörülen yasal süreden sonra ibraz edildiği sonucuna varılır ise 2004 sayılı Kanun'un 170/a maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takibin iptaline karar verilmesi gerekir. Ancak 2004 sayılı Kanun'un 170/a maddesinin son fıkrasına göre her ne suretle olursa olsun imza inkârı itirazı geri alınmış veya borç kısmen veya tamamen kabul edilmiş ise icra mahkemesi 2004 sayılı Kanun'un 170/a maddesine göre şikâyet üzerine veya resen takibin iptaline karar veremez." (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2024/12-18 Esas 2024/184 Karar)
Görüldüğü üzere davacı taraf çekteki imzanın kendisine ait olmadığı bu sebeple çekin geçersiz olduğu ileri sürülmüş olup, yapılan ATK bilirkişi incelemesi doğrultusunda da dava konusu çeklerden ... numaralı ... keşide tarihli ... TL bedelli çekin davacı tarafından imzalanmadığı ve bu haliyle geçersiz olduğu anlaşılmaktadır. Diğer dava konusu ... numaralı ... keşide tarihli ... TL bedelli çekte ise keşide tarihi paraflanarak değiştirilmiş ancak paraf imzası ile keşideci imzası birbiriyle uyumlu olmadığı adli tıp raporuyla sabit olduğundan değişiklik öncesi tarih hükme esas alınmış, TTK 780. Maddedeki kanuni süresinden sonra ibraz edildiğinden kambiyo vasfını yitirdiği anlaşılmış olup, neticeten asıl davada ... Bankası ... Şubesi ... numaralı ... keşide tarihli ... TL bedelli çekten, birleşen Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas .../... Karar sayılı dosyasında ... Bankası ... Şubesi ... numaralı ... keşide tarihli ... TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İİK'nın 72/5. maddesi uyarınca, borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa, borçlunun talebi üzerine, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden az olmayacak şekilde, uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Diğer anlatımla, borçlu davacı yararına kötüniyet tazminatına hükmedebilmek için, alacaklı davalının takibinde haksız olması yeterli olmayıp, kötüniyetli olduğunun da ispatı gereklidir. Davalı alacaklının kötüniyetli sayılabilmesi için de, haksız olduğunu bildiği ya da bilmesi gerektiği halde icra takibine girişmiş olması gerekir. Bu hususun ispat yükü de, davacı borçludadır. ( Prof. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, sayfa 173 vd. Yargıtay 23.H.D 19.01.2012 tarih ve 2011/2342 E, 2012/239 K sayılı ilamı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2012/6652 Esas, 2013/392 K)
Somut uyuşmazlıkta ise takip, imzalı çeke dayalı olarak var olduğu düşünülen hakkın kullanılması amacına dayalı olup, yargılama sonunda senetteki imzanın davacıya ait olmadığı ve yapılan takibin haksızlığı belirlenmiş ise de, salt buna dayalı olarak davalı alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak başlattığının kabulü olanaklı görülmemiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1)Asıl davanın KABULÜ İLE, davacının davalıya Antalya ... İcra Dairesinin .../... Esas sayılı takibe dayanak ... tarihli ... TL çek sebebiyle BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
2)Birleşen davanın KABULÜ İLE, davacının davalıya ... Bankası ... keşide tarihli ... seri nolu ... TL bedelli çek sebebiyle BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
Asıl dava yönünden;
3-Asıl dava yönünden alınması gereken ...-TL harçtan peşin alınan ...-TL'nin (peşin harç+tamamlama harcı) mahsubu ile, bakiye ... TL nin davalı davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
4-Asıl dava yönünden davacı tarafça yapılan davetiye, posta masrafı, bilirkişi giderinden ibaret toplam ...-TL, ilk dava gideri ... başvuru harcı ve peşin alınan (tamamlama harcı ile birlikte) ...-TL harç toplamı olan ...-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ...TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Birleşen dosya yönünden;
6-Alınması gereken ...-TL harçtan peşin alınan ... TL'nin mahsubu ile bakiye ...-TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
7-Davacı tarafça yapılan ilk dava gideri ... TL ve ... TL peşin harç olmak üzere toplam ...-TL'nin birleşen dosya davalısından alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
9-Dosyada yeterli delil avansı bulunmadığından ödenemeyen ...-TL ATK fatura bedelinin davalıdan tahsilinin kurum tarafından takibine, kararın bir örneğinin ATK'na gönderilmesine,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere gösterecekleri bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya taraflara iadesine,
Dair, E-duruşma talep eden davacı vekili ...'ın yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/12/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza