T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/623
KARAR NO : 2025/33
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/11/2021
KARAR TARİHİ : 21/01/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine ... TL bedelli ... vade tarihli bono ile Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin ... ilinde ikamet ettiğini ve bir fabrikada ... olarak çalıştığını, müvekkilinin abisi ...'ın ...'da çalıştığını ve müvekkilinin kimliğini kullanarak ve imzasını taklit ederek dava konusu bonoyu imzaladığını, ... aleyhine ... CBS'nın ... soruşturma sayılı dosyasında şikayetlerinin bulunduğunu, yine müvekkili aleyhine Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas, Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas, Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas ve Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyalarında da yapılan itirazlar sonucunda borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, müvekkilinin Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu bono yönünden borçlu olmadığının tespiti ile %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davacının 5 günlük itiraz süresi içinde borca veya imzaya itiraz etmediğini, 10 günlük ödeme süresi içinde de ödeme yapmadığı ve takibin kesinleştiğini, borca ve imzaya itirazları kabul etmediklerini, davacının kötü niyetli olarak menfi tespit davası açtığını, borcun ödenmesinden sonra menfi tespit davası açılmasında borçlunun hukuki yararı bulunmadığını, borç ödendikten sonra açılması gereken davanın istirdat davası olduğunu, davacının ed7a davası açması gerekirken menfi tespit davası açmış olmasından hukuki yarar olmadığından dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; İİK.72/3 maddesi gereği icra takibinden sonra takibe dayanak ... tanzim, ... ödeme tarihli ... TL'lik senet nedeniyle borçlu olunmadığı iddiasıyla açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
Davalı taraf, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı savunmasında bulunmuştur.
Öncelikle hukuki yarar yönünden değerlendirme yapmak gerekmektedir Davalı tarafça takibe ... tarihinde başlandığı icra takibi devam ederken 2014-2019 yılları arasında dava tarihinden önce davacı tarafından ödemeler yapıldığı, yapılan ödemelerin maaş kesintisi şeklinde olduğu görülmekte ise de; davacının kıymetli evrakta imza itirazının bulunduğu, bu hususun mutlak incelenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafça icra dosyasına yapılan bir kısım ödemelerin parça parça 2014-2019 yıllarında yani dava tarihinden önce yapıldığı anlaşılmıştır. Borcun tamamının ödenmesinden sonra ve ödeme davadan sonra yapılmış olmadıkça menfi tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmayıp istirdat davası açılması gerekmekte ise de; somut olayda davacının takip konusu borcun tamamını davadan önce ödediğine dair bir iddiası olmadığı gibi talebi takibe konu bono yönünden imza itirazına yöneliktir. Bu haliyle davacının dava açmakta hukuki yarar bulunmaktadır. (Emsal: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. H.D, Dosya no: 2021/630, Karar no: 2023/44)
Takip konusu bono aslı getirtilmiş, davacının imza örneklerini içerir belge asılları celbedilerek imza incelemesi yaptırılmıştır.
Adli Tıp kurumu Fizik İhtisas Dairesi ... tarihli raporunda sonuç olarak; "İnceleme konusu senette atılı ön yüz borçlu imzaları ve 1. Ciro imzası ile ...'ın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği" şeklinde görüş bildirmiştir.
Davacı tarafça takibe konu senetteki imzanın davacıya ait olmadığı gerekçesiyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmiştir.
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.
Kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise, ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233).
Ayrıca, adi senette borçlu olarak gözüken kimse, senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığının ve dolayısıyla, senet borçlusu konumunda bulunmadığının tespiti amacıyla, cebri icra tehdidi ile karşı karşıya ise, icra takibinin yapılmasından önce; süresi içinde ödeme emrine karşı imzaya itiraz yoluyla itirazda bulunmayı ihmal etmiş ve takip kesinleşmişse, takibe başlanılmasından sonraki evrede sahtelik davası açabilir, böyle bir sahtelik davası hukukî niteliği itibariyle 2004 sayılı İİK 72’de düzenlenmiş olan menfi tespit davasıdır (Tanrıver, S.: Medenî Usul Hukuku, C.1, Ankara 2016, s. 844-845).
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer, davalının dayandığı hukuki ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. Davalı alacaklı varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiden kendi lehine çıkar sağlamak durumunda olduğundan, bu ilişkinin varlığının borçlu tarafından inkar edilmesi halinde, ilişkinin mevcudiyetini ispat etmek davalı alacaklıya düşer. Davacının davaya ve takibe konu bonodaki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle menfi tespit istemli davada bonodaki imzanın davacıya ait olduğunu ispat yükünün davalı alacaklıda olduğu sabittir.
Kambiyo senetlerine dayalı olarak başlatılan takiplerde imzaya itiraz konusuna değinmek gerekirse, bu husus 2004 sayılı İİK’nın 170. maddesinde düzenlenmiş, bu maddenin üçüncü fıkrasında icra mahkemesince incelemenin aynı Kanun’un 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapılacağı açıklanmıştır. İİK'nın 68/a maddesinin 4. fıkrasında ise, "...imza tatbikinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun bilirkişiye ait hükümleri ile 309. maddesinin 2, 3 ve 4. fıkraları ve 310, 311 ve 312. maddeleri hükümleri uygulanır." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm uyarınca HMK'nın yürürlük tarihinden sonra 6100 sayılı HMK'nın 208, 211 ve 217. maddelerine göre imza incelemesi yapılması gerekmektedir. İmza incelemesine dair ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.10.2019 tarihli ve 2017/12-2692 E., 2019/1003 K. sayılı kararında da benimsenmiştir.
Tüm açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davalı alacaklının davacı borçlu hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla Antalya Genel İcra Dairesinin ... Esas (Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas) sayılı dosyasında ... tanzim, ... ödeme tarihli, ...-TL bedelli bononun takibin dayanağını oluşturduğu anlaşılmaktadır.
Davacı icra takibine konu edilen bono üzerindeki imzaların davacıya ait olmadığını ileri sürerek sahtecilik iddiasında bulunmuştur. Dosya içerisine kazandırılan ATK bilirkişi raporı ile; takibe dayanak bono üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olmadığı anlaşılmıştır.
İİK.72/5. Maddesindeki "Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz" düzenlemesi gereği kötüniyet tazminatına ilişkin yasal koşulların oluştuğunun kabulü ile takibe dayanak ... tanzim, ... ödeme tarihli, ...-TL bedelli senet yönünden dava değeri olan ... TL'nin %20' si oranında hesaplanan ...-TL kötüniyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine( Yargıtay 11. HD: Esas no: 2022/7349, Karar No: 2024/3454) karar vermek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE; Davacının Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyası ve takibe konu ... tanzim, ... ödeme tarihli, ... TL bedelli bonoya dayalı BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin KABULÜ İLE, belirlenen dava değeri üzerinden hesaplanan ... TL kötü niyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
3-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin olarak alınan ...- TL harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen ...TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta giderinden ibaret toplam ... TL ile ilk dava masrafı ...- TL toplamı olan ...-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
6-Dosyada yeterli delil avansı bulunmadığından ödenemeyen ...-TL ATK fatura bedelinin davalıdan tahsilinin ... tarafından takibine, kararın bir örneğinin ATK'na gönderilmesine,
7-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere gösterecekleri bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya taraflara iadesine,
Dair, e-duruşma talep eden davacı vekili ... ile davalı vekili ...'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/01/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza