T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/193
KARAR NO: 2024/494
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 09/03/2022
KARAR TARİHİ: 16/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...'in maliki ve sürücüsü bulunduğu ... plakalı aracın, ... tarihinde ... yan yoldan anayola katılmak için sağa dönüş yaptığı esnada aracının sol ön kısmıyla ... istikametine doğru motoruyla gitmekte olan davacıya ... Caddesi kesişimine geldiğinde 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 57-1/Amaddesini ihlal ederek çarpıp yaralanmasına sebep olduğunu, kazadan sonra mahallinde trafik ekipleri tarafından yaralamalı trafik kazası tespit tutanağı düzenlendiğini, tutanağa göre, davacıya çarparak yaralanmasına sebep olan ... plakalı araç sürücüsü ...'in %100 nispetinde kusurlu bulunduğunu, ayrıca aynı kaza sebebi ile davalı sürücü ... için Antalya Cumhuriyet Başsavcılığında ... soruşturma nolu taksirle yaralamaya ilişkin dosyada da tahkikatın devam ettiğini, davacının meydana gelen kazadan sonra bayıldığını ve baygın halde ambulansla ... Hastanesine kaldırılarak hayati tehlikesi bulunmadığına ilişkin rapor verilerek taburcu edildiğini, kaza sebebi ile davacının sol el ve sol ayağında kırıklar meydana geldiğini, belirli bir süre geçtikten sonra ameliyat edilebilecek ve sol eline platin takılması gerektiğini, ancak ameliyat aşamasına henüz gelinmediğini, davacının kaza sebebi ile 3 aydır kolunu kullanamadığını, her ay düzenli olarak kontrol edilmekte elindeki ağrıların devam ettiğini, kaza sebebi ile davacının hareketlerinin kısıtlı olduğunu, kazadan önce ... olarak çalıştığını, kaza sebebiyle motorunun pert olduğu ve kolundaki kırık nedeniyle çalışamadığını, evin içinde bile kişisel ihtiyaçlarını eşinin yardımıyla giderebildiğini, davacıda kalıcı maluliyet oluşacağını, ancak tedavisinin devam etmekte olduğu için oranının bu aşamada tespitinin mümkün olmadığını, davacının dava tarihinde ve halen çalışamıyor olması, evini geçindirememesi ve eşinin de ev hanımı olması ve başka gelir kaynaklarının bulunmaması sebebi ile maddi manevi büyük sıkıntı içerisinde bulunduğunu ileri sürerek, alacaklarının tam ve kesin olarak belirlendiği zaman arttırılmak üzere ; ...-TL iş göremezlik tazminatının fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile ve tazminatın tam olarak tespit edilebildiği tarihte arttırılmak üzere (belirsiz alacak davasıdır) bütün davalılardan müştereken ve müteselsilen, ...-TL manevi tazminatın davalılardan ...'den tahsiline, her iki alacak kalemi için de kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı en yüksek avans faizi, masraf ve vekalet ücreti ile birlikte tahsiline, davalı ...'in maliki bulunduğu ... plakalı aracın trafik kaydı üzerine dava neticeleninceye kadar ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın başvuru şartını yerine getirmeksizin doğrudan huzurdaki davayı açtığını, öncelikle iş bu davanın usulden reddine karar verilmesini, ayrıca davacı taraf 20/02/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu sunmaksızın huzurdaki davayı ikame ettiğini, talep sahibinin esasen dava yoluna başvurmadan önce usulüne uygun bir rapor almaması halinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlarının B.2 Tazminat ve giderlerin ödenmesi 2.1 hükmüne aykırı bir başvuru olduğunun kabul edileceğini, zarar gören kişilerin sigorta kuruluşuna eksik belge ile başvurmaları halinde, sigorta kuruluşu aleyhine doğrudan doğruya dava yoluna gitme hakları bulunmadığını, yasal mevzuata göre başvuru şartının yerine getirilmiş kabul edilebilmesi için; gerekli belgelerin tamamının sigorta şirketine ibraz edilmesi ve ödeme süresi dolmasına rağmen ödeme yapılmamış olmasının gerekli olduğunu, Kanun ile düzenlenen emredici nitelikteki özel dava şartını yerine getirmeyen davacının talebi; dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini, maluliyet oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesini, destekten yoksun kalma ve sürekli sakatlık hallerinde tazminat hesaplamasında TRH2010 tablosu kullanılması, %1,8 teknik faiz uygulanması ve hesaplamanın progresif rant yöntemi yerine aktüeryal yöntemlerle yapılmasını, dosyada kaza tespit tutanağı ve savcılık evrakları bulunmadığından öncelikle sigortalı Araç sürücüsü ile kaza arasındaki illiyet bağının araştırılmasını, tazminata hükmedilmesi halinde, uyuşmazlığa konu kazada davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespitini indirim yapılmasını, somut olayda davacı taraf başvuru şartını gerçekleştirmemiş olup sürekli maluliyet tazminatına ilişkin muaccel borç doğmadığını, sigortacının tazminat sorumluluğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1 maddesi yollamasıyla 85/1 maddesinde düzenlendiğini, davalı sigorta şirketi temerrüde düşmediğinden işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, davacının faize ilişkin taleplerinin reddini, teminat kapsamında bulunmayan taleplerin her durumda reddini, davalı şirketin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sevk ve idaresinde olan ... plakalı motorsiklet’in ... günü ... Mahallesi ... ile ... kesişimi ... kavşağında kendisinin ağır kusurlu davranışı sonucu kazanın meydana geldiğini, davalı kendisine yeşil ışık yanarken sağ sinyalini verip, dikkat ve özeni göstererek kavşağın içerisine doğru hareket ettiği, davacının kontrolü altındaki motorsiklet ile anayolda hız limitinin üstünde seyir etmesi ve diğer araçlar kırmızı da beklemesine rağmen isteyerek durmaması, tam aksine hızını daha çok arttırarak hareket etmesi sonucu davalının kamyonetinin sol tarafına çarparak olası kast ile mala zarar vermesi ve ana yolda hız limitini aşarak, trafik kurallarına riayet etmeyerek trafik güvenliğini kasten tehlikeye soktuğunu, davacının hız limitinin üzerinde seyir etmesinden, kırmızı ışıkta geçmiş olmasından dolayı kusurun davacıya ait olduğunu, adli tıp kurumundan alınacak rapor ile kusur durumunun belirleneceğini, durum gerek ... kayıtlarının celbi gerekse de tanık beyanları ile anlaşılacağını, zira suçun soruşturulması sırasında ortaya çıkan olayın görgü şahidi ve ayrıntılardan haberdar olan ... ve olayı bire bir gören, olayın mahiyetine hakim olan görgü şahidinin de beyanı doğrultusunda gerçeğin ortaya çıkacağını ve yine davacının söz konusu kaza sebebiyle uğradığını iddia ettiği bedensel rahatsızlıklar ile ilgili de dosyada henüz somut bir delil bulunmadığını, herhangi bir sakatlık olmadığını, kati raporda orta derecede kemik kırığı oluştuğunun belirtildiğini, haksız davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Taraflara usulüne uygun meşruhatlı davetiyeler tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmıştır.
Trafik Tescil Şube Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ... plakalı aracın tescil kaydı celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Davalı ... şirketine müzekkere yazılarak ... plakalı aracın sigorta şirketine başvurusu bulunup bulunmadığı, hasar dosyası ile ZMMS poliçesi celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
... Hastanesi ve ... Hastanesine müzekkere yazılarak davacının teşhis ve tedavisine ilişkin kayıt ve belgeler celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılarak gerçek tarafların ekonomik ve sosyal durumları araştırılarak düzenlenen tutanaklar dosyamız arasına celp edilmiştir.
SGK'ya müzekkere yazılarak davacıya herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, gelir durumuna ilişkin cevabi yazı celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizde yapılan yargılamada:
Dosya meydana gelen trafik kazası nedeniyle tarafların kusur oranlarının tespiti bakımından Ankara Adli Tıp kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmiş, Ankara Adli Tıp kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 30/11/2022 tarihli raporda özetle; "...A) Davacı sürücü ...'nin kusursuz olduğu,
B) Davalı sürücü ...'in %100(yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Dosya meydana gelen kaza nedeniyle davacının maluliyet oranının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kuruluna gönderilmiş, İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulunun 03/07/2023 tarihli raporunda özetle; "... ve ... oğlu, ... doğumlu, ...’nin ... tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı resmi gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde;
I.Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, el bileği eklemi hareket kısıtlılığı, Şekil 2.6 ve Şekil 2.7’ye göre üst ekstremite özürlülük oranı Balthazard formülü ile %(8-4-3-2)=%16 olup Tablo 2.3’e göre;
1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %10(yüzdeon) olduğu,
2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6(altı) aya kadar uzayabileceği,
3.Başka birisinin geçici veya sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacı tanıkları ..., ... ve davalı tanığı ...'ın beyanları alınmıştır.
Dosya re'sen seçilen aktüerya bilirkişisine tevdi ile talep edilebilecek maddi tazminat miktarı hususunda rapor tanzimine karar verilmiş, aktüerya bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 08/01/2024 tarihli raporda özetle; "...a) Davacının iyileşme süresinin fiilen çalışmaya başladığı ... tarihinde sona erdiğinin ve maluliyet oranın 9010 olduğunun kabulüyle; Yargıtay 4. H.D.'nin içtihatları çerçevesinde TRH-2010 Yaşam Tablosu, Progresif Rant Metodu, 9610 artırım ve iskonto yöntemi kullanılarak hesaplama yapıldığı; detaylı hesaplama tablolarının işbu rapora eklendiği;
b) İşbu rapor tarihine göre yapılan hesaplama neticesinde davacının uğradığı;
> Geçici iş göremezlik zararının ... TL;
> Bakiye sürekli iş göremezlik zararının ... TL olduğunun hesaplandığı;
c) Hesaplanan geçici iş göremezlik zararının ZMSS sağlık giderleri teminatı limitini aşmadığı (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/26005 E. 2022/5356 K. sayılı kararı);
d) Hesaplanan sürekli iş göremezlik zararının ZMSS sakatlık teminatı limitini aştığı; buna göre davalı sigorta şirketinin sürekli iş göremezlik zararından sorumlu tutulabileceği sakatlık teminatı limitinin ... TL ile sınırlı olduğu;" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili ... tarihli ıslah dilekçesi ile; ... TL olarak açtığı maddi tazminat miktarını toplamda ...- TL olarak ıslah etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle zarar gören tarafından işleten/ sürücü ve ZMMS aleyhine açılan maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacının maddi tazminat istemine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede;
2918 Sayılı Kanunun 90. maddesinde "zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." 88. Maddesinde de "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.
Birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılır. Özel durumlar ve özellikle araçların işletme tehlikeleri, zararın iç ilişkide başka türlü paylaştırılmasını haklı göstermedikçe, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanırlar." düzenlemesi mevcuttur.
6098 s. TBK'nun 54. maddesine göre, "Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1.Tedavi giderleri. 2.Kazanç kaybı. 3.Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4.Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." düzenlemeleri mevcuttur.
Davacının maluliyet oranının hesaplanmasında kaza tarihi itibariyle hangi yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiği hususu Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 11/03/2021 tarih 2020/7120 Esas 2021/2627 Karar sayılı emsal içtihadında; "...Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi ... tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir..." şeklinde açıkça belirtilmiştir.
Yukarıda yer verilen emsal içtihat dikkate alınarak; dava konusu somut olayda, uygulanması gereken yönetmelik hükmünün Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, hükümleri olduğu anlaşılmış, davacının kaza nedeniyle Tüm vücut engellilik oranının %10 olduğu, iş göremezlik süresinin kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği, bu süreçte başka birisinin sürekli veya geçici bir süreliğine bakımına muhtaç durumda olmadığı belirlenmiştir.
Davacı kaza tarihinde kazaya karışan motosiklette sürücü konumundadır. Adli Tıp Kurumundan alınan kusur raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davacının bulunduğu ... plaka sayılı motorsiklet sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, davalı sürücü ...'in %100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51/1. maddesinde hakimin tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği, 52/1. maddesinde ise zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında yahut artmasında etkili olmuş ya da tazminat hükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hakimin tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği düzenlenmiştir. Zarar görenin müterafik kusurunun olması durumunda yerleşik yargısal uygulamalara göre tazminat miktarından %20 oranında indirim uygulanması gerekir. Müterafik kusur indirimi sebebiyle yapılabilecek azami indirim oranı %20'dir. Birden fazla müterafik kusur oluşturan davranış bulunsa bile indirim oranı %20'yi aşamaz(17. Hukuk Dairesi 2014/21303- 2017/4354) Ayrıca, müterafik kusur sebebiyle indirim yapılması için davalının bu hususu savunma olarak ileri sürülmesi şart değildir. Dosya kapsamında hal ve şartlara göre tazminattan indirim yapılmasını gerektirir. Müterafik kusurun belirlenmesi halinde usulünce tenkis yapılması gerekir(Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 09/04/2018 tarih, 2015/9251 - 2018/3894 E.K. Sayılı içtihadı).
6098 sayılı TBK'nın 52.maddesine göre; "Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir."
Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (EREN, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (KILIÇOĞLU, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418)
Müterafik kusura ilişkin yapılan değerlendirmede:
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 21/03/2017 gün, 2014/17034 Esas, 2017/3040 Karar sayılı emsal içtihadında; "...Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. (818 sayılı BK 44.) maddesine göre zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hakim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Somut olayda davaya konu kaza tespit tutanağından davacı motorsiklet sürücüsünün kask takıp takmadığı belli olmayıp, sürücü belgesinin olmadığı ve mahkemece hükme esas alınan ATK raporundan maluliyetinin kalça kırığından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Davalı tarafça cevap dilekçesinde davacının ehliyeti, temyiz dilekçesinde de kaskı olmadığından kusur indirimi yapılması talep edilmiş, mahkemece bu husus tartışılmamıştır. Bu durumda mahkemece, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. (818 sayılı BK 44.) maddesi gereğince sürücü davacının kask durumu ve sürücü belgesi olmamasından dolayı müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı ve tazminattan indirim yapılıp yapılmaması hususları tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi..." belirtilmiştir.
Davacının kask takıp takmadığına ilişkin yapılan değerlendirmede; Davacının kask takıp takmadığı hususu somut olayda tespit edilemediği, davacının aleyhine uygulanabilecek yeterli ispatın bulunmadığı anlaşıldığından bu hususta müterafik kusur indirimi yapılamayacağı kanaatine varılmıştır.
Neticeten davacının maddi tazminata ilişkin talepleri yönünden aktüerya bilirkişisi tarafından Yargıtay tarafından nazara alınan ilkeler doğrultusunda düzenlenen mahkeme ve yargı denetimine elverişli raporda belirtilen tutarlar dikkate alınarak davacı yönünden davalı işleten ve sürücü ile davalı ... şirketlerinin sorumlu olduğu miktarlar ayrı ayrı belirtilmek şartıyla, davalı işleten ve sürücü yönünden kaza tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faize hükmetmek gerekmiştir. Davacı taraf dava dilekçesi ve ıslah dilekçesinde avans faizi talep etmiş poliçe de aracın kamyonet olduğu anlaşılmış ise de; kaza tespit tutanağnda aracın hususi olduğu belirtilmiş olmakla Mahkememizce yasal faize hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Davacının manevi tazminat istemine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede;
6098 s. TBK'nun 56/1. maddesine göre de, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir."
Mahkememizce "Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranlarını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal, ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere manevi tazminat ne bir ceza ve ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Davanın bu alanda gördüğü iş cismani zarara uğrayan kişinin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatmaktan, bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmekten, bir teselli, bir avunma ve ruhu tatmin aracı olmaktan ibarettir. Takdir hakkının söz konusu olduğu bütün hallerde hakim hak ve nesafetle hüküm vermek zorunluluğundadır. Hakimin hak ve nesafetle hüküm vermesi de genel olarak Türk toplumunun sosyal ekonomik ve moral yapısının ve özellikle de tarafların gerçek durumlarının gerektirdiği hak ve adalete uygun sonucu bulması demektir. Bu bakımdan takdir edilecek manevi tazminatın miktarı haksız eylemi özlenir hale getirecek özellikle mağdur için haksız zenginleşecek miktarda olmamalıdır. Manevi tazminat; zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır." ilkeleri doğrultusunda yapılan değerlendirmede, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kazanın meydana geldiği tarih, olayın oluş şekli, davalı sürücünün kusuru, manevi tazminatın amacı, davacının iş ve güç kaybı oranı ile hak ve nesafet kuralları dikkate alınarak, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabul kısmen reddi ile ile ... TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE;
a)Maddi tazminat yönünden;
... TL geçici iş göremezlik ve ... TL daimi iş göremezlik olmak üzere toplam ... TL tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren, davalı ... yönünden ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti olan ... TL sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
b)Manevi tazminat yönünden;
... TL manevi tazminatın davalı ...’den kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
b)Davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin REDDİNE,
Maddi Tazminat Davası Yönünden;
2-Harçlar Kanunu uyarınca maddi tazminat için alınması gereken ...-TL karar ve ilam harcından peşin alınan ...- TL harç ile tamamlanarak alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davalılardan müteselsilen tahsili ile ( sigorta şirketi yönünden poliçe limiti olan ... TL dikkate alınarak ... TL ile sınırlı olmak üzere) HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince maddi tazminat için hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti olan ... TL dikkate alınarak ... TL ile sınırlı olmak üzere) davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan posta, davetiye, ATK, bilirkişi giderinden ibaret toplam ... TL yargılama giderinin davalılardan müteselsilen tahsili ile (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti olan ... TL dikkate alınarak ... TL ile sınırlı olmak üzere) davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından maddi tazminat için peşin alınan ...- TL harç ile tamamlanarak alınan ... TL harcı olmak üzere toplam ...-TL yargılama giderinin davalılardan müteselsilen tahsili ile ( sigorta şirketi yönünden poliçe limiti olan ... TL dikkate alınarak ... TL ile sınırlı olmak üzere) davacıya VERİLMESİNE,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
Manevi Tazminat Davası Yönünden;
7-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalı ...'den tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalı ...'den tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
9-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
10-Davacı tarafından dava açılırken yapılan ... TL peşin harç ile ... TL başvuru harcının davalı ...'den tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
11-Artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın taraflara İADESİNE,
Dair; davacı vekili e duruşma yoluyla, davalı ... vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/07/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır