T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/460
KARAR NO: 2024/287
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/06/2022
KARAR TARİHİ: 17/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ... tarihinde,saat ... civarında,sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile ... Mah. ... Sk. üzerinde bulunan ... isimli iş yerinin önündeki ana yoldan normal hızla seyir halinde iken,... plakalı aracın,kontrolsüz,kuralsız,aniden yola girmesi ve dur levhasına uymaması, kavşaklara girerken kontrollü davranmaması gibi birçok trafik kuralını çiğnemesi sebebiyle maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini,kazaya ilişkin kamera kayıtları da incelendiğinde,davalı ...'ın aniden sola dönmesi ve alenen yolda olduğu gözüken müvekkiline çarpması sebebiyle kazanın meydana geldiğinin görüleceğini,çarpışmanın ve aldığı darbenin etkisi ile müvekkilinin ayağının kırıldığını,kolu ve omuzunun incindiğini, vücudunda deri yüzülmeleri ile yaralar meydana geldiğini,kaza sonrası ambulans ile hastaneye sevk edilen müvekkilinin, ayağındaki kırıklar, vücudundaki zedelenmeler ve belindeki incinme ile uzunca bir süre ayağa kalkamadan ve kendi doğal ihtiyaçlarını tedarik edemeden yaşadığını,olay yerinden ambulans ile hastaneye sevk edilen müvekkilinin tüm tedavi işlemlerinin"Antalya Atatürk Devlet Hastanesi''nde yapıldığını ve tüm tedavi işlemlerinin yine aynı hastanede devam ettiğini,davalının,müvekkiline çarptıktan sonra olay yerinden kaçtığını ve davalının aracının plakasının,müvekkilin kullanmış olduğu motosiklete yapıştığını,kazanın şiddeti buradan dahi anlaşılabildiğini, müvekkilinin üzerine yapışan plakanın,... tarihli polis tutanağı ile Sakarya Polis Merkezi'ne gönderildiğini,kazadan 6 gün sonra bulunan ... plakalı aracın,komple hasarlı olduğunun ... tarihli görgü ve tespit tutanağı ile polis ekipleri tarafından zabıt altına alındığını,trafik kazası tespit tutanakları ile olay yeri kamera kayıtlarında da görüleceği üzere kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını,meydana gelen trafik kazasının soruşturmasının, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyası ile yürütülmekte olduğunu,müvekkilinin yapmış olduğu "kuryelik" işi sebebiyle asgari ücretin üzerinde maaş aldığını,müvekkilinde oluşan maluliyet ve geçici iş göremezlik hesabında, aktüer hesabı yapılırken ilgili yıllara ait ücretin, asgari ücretin en az %50 üzerinde hesaplanılması gerektiğinin göz ardı edilmemesini,bu konuda gerek görülmesi halinde emsal ücret için ilgili kurumlardan görüş sorulabileceğini, müvekkilinin vücudunda meydana gelen kırıkları, yaralanmaları ve ağrılar sebebiyle dayanamadığını ve her geçen gün psikolojisinin daha çok bozulmakta olduğunu,müvekkilin kaza sebebiyle bozulan vücut fonksiyonlarının,iş hayatını,ev yaşamını,sorumluluklarını ve doğal yaşamını da olumsuz yönde etkilediğini,tedavilerinin büyük kısmını kendi imkânları ile karşılamaya çalıştığını,tedavilerin yanı sıra hastanelere ulaşım,ilaç ve sair giderleri de dikkate alındığında maddi kaybının çok fazla olduğunu,kazanın oluş şeklini gösterir tutanakların savcılık dosyasında mevcut olduğunu,... plakalı aracın trafik kurallarına uymadığı,birden çok kuralı ihlal ettiği ve yine davalı sürücünün kusuru ile bu kazanın meydana geldiğinin açıkça ortada olduğunu,davalı sigorta şirketine 09.06.2022 tarihinde başvuru yaptıkları ancak sulh olamadıklarını,arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığını,davanın kabulü ile,davacı müvekkilin sürekli iş göremezlik tazminatı için yargılama sırasında arttırılmak üzere şimdilik 10,00TL,geçici iş göremezlik tazminatı için yargılama sırasında arttırılmak üzere şimdilik 10,00TL,bakıcı gideri tazminatı için yargılama sırasında arttırılmak üzere şimdilik 10,00TL ve ulaşım gideri için yargılama sırasında arttırılmak üzere şimdilik 10,00TL olmak üzere toplamda yargılama sırasında arttırılmak üzere şimdilik 40,00TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine,davacı müvekkili için 20.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsili ile müvekkile ödenmesine,yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurda görülen davanın yetkisiz mahkemede açılmış olduğunu, yetkili mahkemenin Karayolları Trafik Kanunu madde 110 uyarınca İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu,davacılar vekili tarafından işbu davanın HMK. md 107’ ye dayanarak belirsiz alacak davası olarak açıldığını,işbu davada davacıların alacağının tam ve kesin olarak ortada olduğunu ve belirsiz alacak davası açılmasında hiçbir hukuki menfaat olmadığını,bu sebeple davanın usulden reddinin gerektiğini,başvuru şartının yerine getirilmiş kabul edilebilmesi için, gerekli belgelerin tamamının sigorta şirketine ibraz edilmesinin ve kanunda öngörülen süre dolmasına rağmen ödeme yapılmamış olmasının gerektiğini, maluliyet raporu sunulmaksızın dava açılmış olmasının dava şartı eksikliği sonucunu doğurduğunu, talep edilen eksik belgelerin müvekkil şirketine iletilmediğini,işbu nedenle davacının dava açma hakkı bulunmadığını, davanın usulen reddinin gerektiğini,davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla kazaya karışan ... plakalı aracın 18.10.2021-18.10.2022 dönemine ilişkin olarak ... nolu poliçe ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu,ancak poliçede manevi tazminat klozu olmadığını,bu nedenle müvekkil şirketinin talep edilen manevi tazminattan hiçbir şekilde sorumlu olmadığını,bu poliçeden dolayı sorumluluğunun, sigortalısının kusuru oranında olmak üzere, ölüm/sakatlık halinde azami ...-TL. ile sınırlı olduğunu, teminat limitini bildirmelerinin davayı kabul anlamında olmadığını,müvekkil şirketinin maddi zararla ilgili olarak da bir sorumluluğunun bulunmadığını,müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu,sigortalı araç sürücüsüne atfedilecek kusur oranı %25 olduğunu,aksi kusur oranının kabulünün mümkün olmadığını,yine davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün ve davacının kusur oranının ve illiyet bağı bulunup bulunmadığının tespiti bakımından Yargıtay denetimine elverişli olacak tarzda Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasını talep ettiklerini, müvekkil şirketinin hiçbir mesuliyeti olmamakla birlikte,tazminat hesabı yapılması halinde asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini,davacı tarafın asgari ücret üzerinde gelir elde ettiği iddiası mevcut ise davacının vergilendirilmiş gelirinin esas alınması gerektiğini, vergilendirilmiş gelirin bulunamaması halinde asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini,SGK tarafından davacıya rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması ve ödeme yapıldığının tespiti halinde hesaplanacak tazminattan tenzil edilmesi gerektiğini,müvekkil şirketinin hiçbir mesuliyeti olmamakla birlikte, mahkemenin takdiri ile maluliyet oranı tespitinin kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik esas Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından tespit edilmesi gerektiğini,tazminat hesaplamasında TRH 2010 tablosu ve 1,65 teknik faiz formülünün esas alınması gerektiğini,meydana gelen kaza nedeniyle geçici iş göremezlik,tedavi ve bakıcı giderinden müvekkil şirketinin sorumlu tutulamayacağını,zira bu hususta sorumluluğunun sosyal güvenlik kurumuna ait olduğunu, bu nedenle hükmedilen geçici iş göremezlik tazminatına itiraz ettiklerini, davacının malul kalmasında ve maluliyetin yüksek olmasında tutanaklarından da anlaşılacağı üzere kask takmaması, araca uygun kıyafet giymemiş olmasının en önemli etken olduğunu, başvurunun kabulü anlamına gelmemek kaydıyla tazminat hesabında malul kalanın kask takmayarak ve araca uygun kıyafet giymeyerek malul kalmasında müterafik kusuru olması sebebiyle %25 indirim yapılması gerektiğini,davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkil şirketinin yalnızca dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceğini,arz ve izah edilen ve re’sen takdir dilecek nedenlerle, davanın dava şartı eksikliği sebebiyle usulden reddine,davanın yetkili mahkemede açılmamış olmaması sebebiyle, davanın usulden reddine,davacının davayı belirsiz alacak davası olarak açmasında hukuki yararı bulunmadığından davanın reddini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasına dayalı (haksız fiile dayalı) maddi-manevi tazminat talebinden ibarettir.
TBK m. 50 gereği; Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 2019/71 esas, 2019/798 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 16. Maddesi uyarınca haksız fiilden doğan davalarda genel yetkili mahkemeler yanında haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği, yahut gelme ihtimalin bulunduğu yer ile zarar görenin yerleşim yeri mahkemeleri de yetkilidir. Somut olayda, davacının yerleşim yeri, kazanın olduğu yer Antalya'dır. Davalının yetki itirazı yerinde değildir.
Davalı, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmayacağına ilişkin itirazlarda bulunmuştur.
Dava konusu talepler belirsiz alacak davasına konu olabilir. Dava dilekçesinde ise davanın belirsiz alacak davası olduğuna dair bir belirleme de yoktur. Bir an için aksi düşünülse dahi, belirsiz alacak davasında da ıslah kurumuna başvurulmasında hukuki engel olmadığı gibi, belirsiz alacak davası şartları taşımayan bir davanın bu şekilde açılması sonucu usulden ret kararı verilmeyeceği, davaya ara karar ile kısmi dava olarak devam edileceği hususu da Anayasa Mahkemesi kararı gereğidir (Yargıtay HGK, 2016/22-1166 E, 2019/576) . Davalının bu yönlere isabet eden itirazları yerinde değildir.
Davalı, davacının, eksik belge ile başvurduğunu, bunun usülsüz olduğunu beyan ederek, itirazda bulunmuştur. Davalı sigorta şirketinin usulüne uygun başvuru yapılmadığı itirazları, davacı tarafça bir başvurunun yapılmış olması, bunun sigorta şirketince de esasen kabul edilmiş olması, hak arama hürriyeti, mahkeme erişim hakkının gerektiğinden fazla kısıtlanmamasının gerekmesi karşısında yerinde bulunmamıştır.(Emsal olarak, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi., 2017/645 E., 2017/464 K.)
Somut davaya, esas olarak dönüldüğünde; mahkememizce taraf delilleri toplanmıştır.
Aşamalarda, aynı kaza ile ilgili görülen, Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dosyası, uyaptan iş bu dosya arasına alınmıştır. Anılan ceza dosyasına bakıldığında, sanığın iş bu davanın davalısı ... olduğu, katılanın iş bu davanın davacısı olduğu, atılı suçun "Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma" olduğu, yargılama sonunda özetle, sanığın, 12 ay 15 gün gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın hükmü istinaf kanun yoluna götürdüğü ve Antalya BAM ... CD'nin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Aşamalarda, mahkememizce kusur bilirkişisinden rapor aldırılmıştır.
18/12/2022 tarihli kusur bilirkişisi raporunda özetle; ... Plakalı araç sürücüsü ...'ın; 2918 Sayılı KTK. da Belirtilen; 57/ 1-A-C, 84/ h, Maddeleri ile Yönetmelik, 109. Maddelerini ihlal ettiği; ... Plakalı Motosiklet sürücüsü ... ise ; Aynı Kanunda belirtilen gerekçeler kapsamında, kural ihlalinin olmadığı belirtilmiştir.
Kusur bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.
Kusur bilirkişi raporundaki tespitler, ceza dosyasındaki tespitle uyuşmaktadır.
6100 sayılı HMK'nın 266/1. maddesinde "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz." hükmüne yer verilmiştir. Trafik kazasına etki eden ve tarafların kusur durumlarının belirlenmesinde rol oynayabilecek olan araç hızlarının tespiti, aracın teknik özelliklerine göre kazanın oluş şeklinin belirlenmesinde zorunluluk bulunması vs. gibi bir durum yoksa, kazadaki kusur oranlarını belirlemenin teknik bilgiyi gerektiren bir yönü bulunmamaktadır.(Yargıtay 17. HD., 2019/2909 E,2020/7805 K.)
Dosya kapsamına göre, mahkememizce alınan kusur raporu, hükme ve denetime elverişli, hukuka uygun bulunmuştur. Yeniden rapor/ ek rapor alınmasını gerektirir somut bir itiraz görülmemiştir.
Mahkememizce, ATK'dan maluliyet raporu alınmasına yönelik ara karar kurulmuştur.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği (ancak Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre rapor düzenlenmesi teknik olarak mümkün olmadığı bu dönem için de yine 11 Ekim 2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uygulanacak; Yargıtay 17 HD nin 2016/16240 esas 2019/7273 karar 2016/15369 esas 2019/6853 karar sayılı ilamları) , 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulunun ... tarihli, ... karar sayılı raporunda özetle; davacının, maluliyetinin, Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik dikkate alındığında; Tüm Vücut Engellilik Oranının %6 (yüzdealtı) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, Başka birisinin sürekli veya geçici bir süreliğine bakımına muhtaç durumda olmadığı belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.
Maluliyet raporu, hükme ve denetime elverişli, hukuka uygun bulunmuştur. Yeniden rapor/ ek rapor alınmasını gerektirir somut bir itiraz görülmemiştir.
Mahkememizce, Yargıtay kararları da dikkate alınarak, talep konuları doğrultusunda, bir aktüerya bilirkişisi ve bir ulaştırma konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek, rapor aldırılmıştır.
07/03/2024 tarihli raporda özetle; yapılan hesaplamalar gereği; Geçici İşgücü kaybından kaynaklanan maddi zararının 3.274,41TL,
Sürekli İş Göremezlik kaybından kaynaklanan maddi zararının ..., Kaza tarihi itibari ile ZMMS Poliçe limiti ... TL olup, hesaplanan toplam ... zarar teminat limitinden yüksek olduğundan davalı ... Şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğu, Bakıcı giderinden kaynaklanan maddi zararının oluşmadığı,
Ulaşım giderinden kaynaklanan maddi zararının 1.025,20TL olduğu hususları belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.
Hesap raporu, hükme ve denetime elverişli, hukuka uygun bulunmuştur. Hesaplamaya esas alınan ücret ve diğer parametreler dosya kapsamına uygundur. Yeniden rapor/ ek rapor alınmasını gerektirir somut bir itiraz görülmemiştir.
Davacı vekili, taleplerini ıslah etmiş ve ıslah dilekçesi HMK m. 177/2 gereği davalılara tebliğ edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, dosya kapsamında alınan kusur, maluliyet ve aktüerya/ulaştırma bilirkişi raporları doğrultusunda; Davacının sürekli iş göremezlik zararı talebinin kabulü ile; ... TL sürekli iş göremezlik zararı bedelinin davalı ... yönünden kaza tarihi ... tarihinden, davalı ... ŞİRKETİ yönünden ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... ŞİRKETİ'nin poliçe limiti ... TL ile sınırlı sorumlu olmasına, Davacının geçici iş göremezlik zararı talebinin kabulü ile; 3.274,41 TL geçici iş göremezlik zararı bedelinin davalı ... yönünden kaza tarihi ... tarihinden, davalı ... ŞİRKETİ yönünden ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... ŞİRKETİ'nin poliçe limiti ... TL ile sınırlı sorumlu olmasına, Davacının ulaşım gideri zararı talebinin kabulü ile; 1.025,20 TL ulaşım gideri zararının, davalı ... yönünden kaza tarihi ... tarihinden, davalı ... ŞİRKETİ yönünden ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... ŞİRKETİ'nin poliçe limiti ... TL ile sınırlı sorumlu olmasına, Davacının bakıcı gideri zararı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı, manevi tazminat talebinde de bulunmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 09.04.1982 gün ve E:1981/4-56, K:1982/348 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, kişilik hakları, kişinin kendi hür ve bağımsız varlığının bütünlüğünü sağlayan, herkese karşı ileri sürülebilen ve kaynağını Anayasa’dan alan; yani Anayasa’nın teminatı altında bulunan mutlak bir haktır. Manevi tazminat sade bir ifade ile, zarar görenin kişilik değerlerinde iradesi dışında meydana gelen eksilmenin (manevi zararın) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir(EREN, Fikret., Borçlar Hukuku-genel hükümler-, 8. Bası, Ekim 2003, s. 745, KILIÇOĞLU,Ahmet, Borçlar Hukuku, Ankara 2004, s. 311, ERTAŞ, Şeref., Manevi Tazminatın Hukuki Niteliği ve Miktarının Tespiti, Postacıoğlu'na Armağan, Ankara 1990, s. 83 vd.)Manevi tazminatta zarar, kişinin iç huzuru ve manevi bütünlüğüne yapılan saldırının mecazi ifadesidir(KILIÇOĞLU,Mustafa, Tazminat Hukuku,3. Baskı, Şubat 2010, s.1031.,HATEMİ, Hüseyin, Sözleşme Dışı Sorumluluk, C.II,İstanbul 1993, s.102) Manevi tazimnata hükmedilirken uygulamaya 22/06/1966 gün 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki (Belirtilmelidir ki; Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararları konularıyla sınırlı, sonuçlarıyla bağlayıcıdırlar, bkz: 2797 saıyılı Yargıtay kanunu m. 45;"İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar.)ilkeler ışık tutmaktadır. Manevi tazminat uygulamadaki yerleşen ilkeler ve tarafların sosyal ve ekonimik durumları da gözetilerek, hakimin takdirinde bir husustur. Mahkemeler kanunen kendilerine tanınan takdir haklarını dikkatlı kullanmalıdırlar. Takdir yetkisi, kanun koyucunun bilerek ve isteyerek, yani bilinçli olarak bıraktığı kural-içi (intra legem) boşlukların; hukuk kurallarını uygulamakla yükümlü olanlarca, olaylardaki özelliklerle toplumdaki ahlâkî düşünceler, hukukun birliği, takdir yetkisini tanıyan kuralın amacı, sosyal adalet gibi hususlar göz önünde tutularak ferdîleştirilip doldurulması yetkisidir. Hukukî niteliği bakımından, MK. m. 4'de tanınmış olan bu yetki, kural-içi boşluğu doldurup doldurmamak bakımından yargıca bir « s e r b e s t i » (ihtiyar) vermemiş; tersine, bir ödev yüklemiştir. Gerçekten, MK. m. 4'e göre, «hâkim ... hükmeder». Bu ibareden ödev niteliği kolaylıkla anlaşılmaktadır. Şu halde, hakim, takdirle ilgili şartların gerçekleşmesi halinde, takdir yetkisini kullanmakla yükümlüdür. Aksi takdirde, hakkın dağıtımından kaçınmış olur(EDİŞ, Seyfullah; Hukukun Uygulanmasında Yargıca Tanınmış Takdir Yetkisi).
Dosyadaki bilirkişi raporları yerinde, hukuka ve oluşa uygun bulunmuşlardır.
Somut olayda, gerçekleşen haksız fiil/trafik kazası nedeni ile davacının manevi zarara uğraması kabule göre mutlaktır. Tarafların sosyal ekonomik durumları, olaydaki sürücü kusurları, olayın oluşu, davacının maluliyeti, dava dilekçesindeki talep miktarı, yaş durumları, 22/06/1966 gün 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki ilkeler göz önünde tutarak, hükümde belirtildiği şekilde manevi tazminata hükmetmek, manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Son olarak belirtmek gerekir ki; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. HD nin, 2019/555 esas, 2020/91 karar sayılı güncel emsal ilamında da belirtildiği üzere; Davacılar maddi ve manevi tazminat isteklerini birlikte ileri sürmüşlerdir. Niteliği icabı "sadece maddi tazminata özgü" olan gider dışındaki tüm giderler ortaktır. Sadece maddi tazminata özgü yargılama gideri ise "hesap raporu" alınması için sarf edilen giderdir. Mahkememizce bu husus dikkate alınmıştır.
HÜKÜM/Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;
1-Davacının sürekli iş göremezlik zararı talebinin KABULÜ İLE; ... TL sürekli iş göremezlik zararı bedelinin davalı ... yönünden kaza tarihi ... tarihinden, davalı ... ŞİRKETİ yönünden ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... ŞİRKETİ'nin poliçe limiti ... TL ile sınırlı sorumlu olmasına,
2-Davacının geçici iş göremezlik zararı talebinin KABULÜ İLE; 3.274,41 TL geçici iş göremezlik zararı bedelinin davalı ... yönünden kaza tarihi ... tarihinden, davalı ... ŞİRKETİ yönünden ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... ŞİRKETİ'nin poliçe limiti ... TL ile sınırlı sorumlu olmasına,
3-Davacının ulaşım gideri zararı talebinin KABULÜ İLE; 1.025,20 TL ulaşım gideri zararının, davalı ... yönünden kaza tarihi ... tarihinden, davalı ... ŞİRKETİ yönünden ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... ŞİRKETİ'nin poliçe limiti ... TL ile sınırlı sorumlu olmasına,
4-Davacının bakıcı gideri zararı talebinin REDDİNE,
5-Davacının manevi zarar talebinin KISMEN KABULÜ İLE; 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
6-Davacı tarafça yatırılan 80,70 ₺ başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına,
7-Davacı tarafça yatırılan 342,24 ₺ peşin harç ve aşamalarda yatan 9.607,25 ₺ ıslah harcı toplamı 9.949,49 ₺'nin mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye kalan 32.242,69 ₺'nin, haklılık durumu ve ZMMS genel şartları göz önüne alınarak, 31.597,83 ₺'nin davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, davalı sigorta şirketinin, trafik sigortası genel şartlarının B.2-2.4 maddesinde, sigortacının karşı taraf lehine hükmedilen dava masrafları ile mahkemece hükmedilen karşı taraf avukatlık ücretini ödemekle yükümlü olduğu, şu kadar ki hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse sigortacı bu masrafları sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde ödeyeceği hükmü bulunduğundan ve somut olayda hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçtiğinden oranlama gereği, 22.663,86 ₺ bakımından/bu miktara kadar davalı ... ile sınırlı müteselsil sorumlu olmasına,
8-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine,
9-Davacı tarafça yatırılan ve yukarıda (6) ve (7) numaralı hüküm fıkraları ile mahsup edilen toplamda 10.030,19 ₺'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin, trafik sigortası genel şartlarının B.2-2.4 maddesinde, sigortacının karşı taraf lehine hükmedilen dava masrafları ile mahkemece hükmedilen karşı taraf avukatlık ücretini ödemekle yükümlü olduğu, şu kadar ki hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse sigortacı bu masrafları sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde ödeyeceği hükmü bulunduğnudan ve somut olayda hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçtiğinden oranlama gereği, 7.121,43 ₺ bakımından/bu miktara kadar davalı ... ile sınırlı müteselsil sorumlu olmasına,
10-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi (aktüerya/ulaştırma bilirkişi ücreti hariç) ücreti gideri toplamı 7.718,25 ₺'nin, haklılık durumu ve ZMMS genel şartları göz önüne alınarak, 7.563,88 ₺'sinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin, trafik sigortası genel şartlarının B.2-2.4 maddesinde, sigortacının karşı taraf lehine hükmedilen dava masrafları ile mahkemece hükmedilen karşı taraf avukatlık ücretini ödemekle yükümlü olduğu, şu kadar ki hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse sigortacı bu masrafları sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde ödeyeceği hükmü bulunduğundan ve somut olayda hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçtiğinden oranlama gereği, 5.479,95 ₺ bakımından/bu miktara kadar davalı ... ile sınırlı müteselsil sorumlu olmasına,
11-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) sırf maddi tazminat talebine özgü olan aktüerya/ulaştırma bilirkişi ücreti 3.250,00 ₺'nin, 3.185,00 ₺'sinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin, trafik sigortası genel şartlarının B.2-2.4 maddesinde, sigortacının karşı taraf lehine hükmedilen dava masrafları ile mahkemece hükmedilen karşı taraf avukatlık ücretini ödemekle yükümlü olduğu, şu kadar ki hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse sigortacı bu masrafları sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde ödeyeceği hükmü bulunduğundan ve somut olayda hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçtiğinden oranlama gereği, 2.261,35 ₺ bakımından/bu miktara kadar davalı ... ile sınırlı müteselsil sorumlu olmasına,
12-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; 1.560,00 ₺'nin, haklılık durumu gereği, 1.528,80 ₺'sinin davalıdan, 31,20 ₺'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
13-Davacı, maddi tazminat talebinde, kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... ₺ vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin, trafik sigortası genel şartlarının B.2-2.4 maddesinde, sigortacının karşı taraf lehine hükmedilen dava masrafları ile mahkemece hükmedilen karşı taraf avukatlık ücretini ödemekle yükümlü olduğu, şu kadar ki hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse sigortacı bu masrafları sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde ödeyeceği hükmü bulunduğnudan ve somut olayda hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçtiğinden oranlama gereği, 65.157,15 ₺ bakımından/bu miktara kadar davalı ... ile sınırlı müteselsil sorumlu olmasına,
14-Davalı sigorta şirketi, davacının maddi tazminat talebi bakımından kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; 10,00 ₺ vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
15-Davacı, manevi tazminat talebinde, kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; 10.000,00 ₺ vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine,
16-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/04/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır