T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/475 Esas
KARAR NO : 2024/667
DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı), İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki))
DAVA TARİHİ : 15/06/2022
Mahkememizin birleşen ... Esas -... Karar sayılı dosyasında;
DAVA : İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki))
DAVA TARİHİ : 16/05/2022
KARAR TARİHİ : 23/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı), İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Antalya ...Asliye Ticaret Mahkemesi'ne sunduğu dava dilekçesinde özetle: ... ile asıl kredi borçlusu ... arasında düzenlenen kredi sözleşmesi kapsamında diğer davalılar ... ve ...'in ...'ın kendi borcu için teminat vermiş olduğu iki taşınmazı ipotekli olarak tapudan devir alan kişiler olduğunu, ... tarafından borcun ödenmemesi sebebi ile ipotek alacaklısı .... tarafından borçlu ..., kefalet ve teminat ipoteği veren borçlu ..., teminat ipoteği verenler ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ve borçlunun vermiş olduğu ipotekli taşınmazları devir alan ... ve ... hakkında Antalya Gayrimenkul Satış Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, taşınmazın satış ilanı tebliğ edildiğinde alacağın davacı ... tarafından ... TL bedel ile devir ve temlik alındığını, alacağı temlik alan davacının teminat ipoteği veren ...'nın eşi ...'nın gelini olduğunu, ipotek verilmiş olan yerlerin ucuza gitmemesi için ve asıl borçlu ...'ın vermiş olduğu ipotekler değil de teminat olarak verilen taşınmazların satışa çıkarılmış olması sebebi ile dosya borcunun bankaya ödenerek taşınmazın temlik alındığını, dolayısıyla krediye teminat gösterilen ipotekli 9 adet taşınmaz için satış işlemlerinin kaldırıldığını, sadece borçlu ...'a ait olan ve 3. kişi olan ...'ya ipotekli olarak devir edilen taşınmazın satışının talep edildiğini, taşınmazın temlik alacaklısı davacı ... tarafından satışa çıkarıldığını, ...'ın asıl borçlu olarak kredi borcuna teminat olarak verdiği taşınmazı davalı ...'ya ipotekli olarak tapudan devrettiğini, temlik alan alacaklı davacı ... tarafından borçlu ...'ın kendine ait olan ve bu borcun teminatı olarak verilen davalı ...'ya satış yolu ile devir edilen ... Ada ... Parsel taşınmazı satışa çıkarmış olmasına rağmen borçluya ait taşınmazı devir alan olarak bu taşınmazla sınırlı olmak kaydı ile borcun tamamından sorumlu olan davalı ...'nın Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibin taliki ve iptalini istediğini, İcra Hukuk Mahkemesi tarafından takibin iptaline karar verildiğini, iş bu kararın taraflarınca temyiz edilmeksizin kesinleştiğini, davacı ...'nın dosya borcunun tamamını ödeyerek dosyayı temlik alan kişi olduğunu, kredi borcuna teminat veren ...'nın eşi ve ...”nın gelini olduğundan eşine ve kayınpederine ait taşınmazları satışa çıkarıp ucuz yolla gitmemesi amacı ile dosya borcunu ödeyerek temlik aldığını, alacaklı bankanın, para ödenmeden hiçbir şekilde dosya alacağını temlik etmeyeceğini, dosya alacağı ödenerek temlik alındığını, muvazaalı bir işlem olmadığını, muvazaa iddiasında bulunan kişinin bunu ispat ile yükümlü olduğunu, neticeten davalılardan asıl borçluya ait olup devir alınan taşınmazlardan ...'ya ait ... İli ... İlçesi ... Mah. ... Ada ... Parsel ve ...'e ait ... İli ... İlçesi ... Mah. ... Ada ... parsel üzerine 3. Kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için dava sonuna kadar ihtiyati tedbir konulmasına, Antalya Gayrimenkul Satış Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu ipotek akdi, alacağın devri sözleşmesi, genel kredi sözleşmesi gereğince, işbu dosya borcu olarak belirtilen ana para ve tüm ferilerilerinden borçlu ...'ın sorumlu olduğunun tespiti ile dosya borcunun tamamının borçlu ...'ın işbu borcun teminatı olarak verdiği ... Ada ... Parsel maliki ... ve ... Ada ... Parsel maliki ...'in devir aldıkları taşınmaz bedeli ile sınırlı kalmak kaydı ile sorumlu olduklarının tespiti ile şimdilik ... TL'nin temerrüt tarihinden itibaren takip alacağına uygulanan faiz ile birlikte müteselsilen tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekilinin mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; dava dışı .... ile davalı borçlu ... ve dava dışı müşterek borçlu ... arasında ... tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden kullanılan kredilerden kaynaklanan borçlar vadesinde ödenmemesi üzerine dava dışı bankanın icra takibine başladığını, dava dışı banka ile davacı arasında temlik sözleşmesi yapıldığını, davacı ...'nın temlik sözleşmesi ile dava dışı bankanın kredi sözleşmesinden doğan tüm alacağını temlik aldığını, dava dışı isimlerden ..., hem müşterek borçlu hem ipotek veren; diğer dava dışı ..., ..., ... ve ...’nın ise ipotek verenler olduğunu, dava dışı bankanın Antalya Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile "örnek: 6 İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu İle ilamlı takip" yaptığını, davacının alacağı temlik aldığından, bu dosyada alacaklı durumda bulunduğunu, takibin, davalı tarafından iptal edildiğini, diğer borçlular tarafından takibin derdest olduğunu, davacının mezkur davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, borçlular ... ve ..., ... tarihinde kredi çektiğini, bu kredi çekilirken, çok sayıda üçüncü kişinin taşınmazlarını rehin gösterdiğini, kredilerin ödenmemesi üzerine, ... tarafından Antalya Gayrimenkul Satış İcra Dairesi ... E sayılı dosyası ile ... tarihinde "İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu İle Takip (örnek 6)" başlatıldığını, bu takipte, ... ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... borçlu olarak gösterildiğini, ...’ın ortağı ..., bu krediye hem müşterek borçlu, hem de müteselsil kefil olup, ayrıca bazı taşınmazlarını da ipotek olarak verdiğini, diğer borçluların ise, bu kredi için bazı taşınmazlarını ipotek vermiş olup, sadece ipotek veren sıfatıyla sorumlu bulunduklarını, davalının ... İli, ... İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parseldeki arsasında da ... TL ipotek mevcut olduğunu, ...'ın acze düşmesi neticesinde, alacaklı banka, alacağını ipoteklerden alabilmek için, yukarıda zikredilen takibi başlattığını, ...'de bir kısım taşınmazlar için satış kararı aldırttığını, ... tarihindeki satış ilanına göre ..., ... ve ...’ya ait ... parselin satışının ilan edildiğini, satış ilanının taraflara tebliğinden sadece birkaç gün sonra, ... tarihinde yapılan temliknameye göre alacağın ... tarafından ... TL karşılığında davacı ...'ya devredildiğini, uzun bir süre dosyaya borcu sona erdirmeye yönelik hiçbir işlem yapmayan ... ailesinin dosyada kendilerine ait ... parselin ihaleden satışına karar verildiğinde böyle bir temlik işlemi yaptığını ve yine aileden biri üzerine alacağı devraldığını, temlik alan ...'nın müşterek borçlu ...'nın gelini, satışına karar verilen taşınmazın maliki ...'nın karısı olup, diğer ... soyadlı borçluların da yakın akraba olduklarını, taşınmazlarının ihaleden satılacak olması karşısında başta müşterek borçlu ..., diğer ipotek boçluları ... ailesi mensupları, gerçek iradeleri borcun ödenmesi/sonlanması/söndürülmesi yani ... olmasına rağmen, muvazaalı ve kötü niyetli bir taktik planlayarak alacağı, ailenin gelini ...’ya temlik aldıklarını, söz konusu ... TL’yi ödeyenin yine başta müşterek borçlu ... ve ipotek borçlusu diğer ... soyadlı kişiler olduğunu, buradaki amacın borcu temlik aldıktan sonra, davalıya ait ipoteğe yönelik satış talep ederek, kendi borçlarını davalıya yüklediklerini, çünkü diğer ipoteklerin, ya doğrudan kendi aile bireylerine ait ya da muvazaalı olarak güvendikleri üçüncü kişilere kaçırdıkları taşınmazlar olduğunu, Antalya ...Asliye Hukuk Mahkemesi ... esas sayılı dosyasında, ...'e ait parselin, ... ailesinden muvazaalı kaçırıldığına dair dava görüldüğünü, özetle temlik işleminden sonra satışı istenebilecek tek taşınmazın davalının ipotek verdiği taşınmaz olduğunu, icra dosyasında mevcut olduğu üzere, ... tarihinde ...; ..., ..., ... ve ...'nın vekilliğinden istifa etmiş, aynı tarihte, temlik alan ...'nın vekaletnamesini aldığını, ... tarihinde muvazaalı temlik işleminin yapıldığını ve temlik işleminden sonra vekaletname sunularak, eskiden borçluların avukatı olan meslektaşının, temlik alanın avukatı olarak süreci devam ettirdiğini, bu durumun bile tek başına temlik işleminin muvazaalı olduğunun ispatı olduğunu, temlik alındıktan sonra, yeni alacaklı tarafından ilk sunulan talebin, ihaleye çıkacak olan ... ailesinin taşınmazlarının satışından vazgeçmek olduğunu, sonra alacaklı, ...’ın ve davalının taşınmazlarının satışını talep ettiğini, ancak o tarihte davalı taşınmazının kıymet takdiri davası derdest olduğundan, icra dairesinin sadece ...’ın taşınmazının satışına karar verildiğini, ...’ın taşınmazının ihalesine günler kaldığında da yine alacaklı tarafından bu satıştan da vazgeçilmiş ve ayrıca dosyadaki davalının taşınmazı dışındaki bütün taşınmazlar yönündeki haciz ve ipoteklerden vazgeçildiğini, sonrasında sadece davalının taşınmazının satışını talep ettiğini, sözde temlik alan ... tüm alacağı ... TL'ye satın aldığını, ...'nın, dosyanın alacaklısı ...'a ödediği ... TL bedel, temlik bedeli değil, itfa bedeli olduğunun kabul edilmesini, gerçek irade esas alınarak, borcun sonlandırıldığının kabul edilerek ipotekli bir taşınmaz satın alan, sadece ipotek limiti kadar, ipoteğe konu taşınmaz ile sorumlu olup, ipotek limitinin üzerinde bir sorumluluğu olmadığı gibi, şahsi ve diğer malları ile de sorumluluğu bulunmadığını, bu sebeple borcun tamamından sorumlu olduğuna yönelik ifade kabul edilemeyeceği, davalı taşınmazı ...'dan satın almamış, ...'ın sattığı bir kişiden satın aldığını, dolayısıyla davacının davalıya yönelik kötü niyet, muvazaa, tasarrufun iptali gibi söylemleri, sadece bu gerçekle bile çürüdüğünü, davacı aleyhine ipoteğin fekki talepli, Antalya ...Asliye Hukuk Mahkemesi ... esas sayılı dosyasıyla dava açıldığını, bu davanın sonucunun bekletici mesele yapılmasını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve ayrıca kredi borçluları ... ve ...'ya rücu hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın öncelikle usulden reddini, davanın esasına girilmesi halinde öncelikle Antalya ...Asliye Hukuk Mahkemesi ... esas sayılı dosyasının sonucunun bekletici mesele yapılmasını, sonrasında davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesini istemiştir.
Birleşen dosyada mahkememize sunulan davacı vekili dava dilekçesinde özetle: .... ile borçlular ... ve ... arasında üç adet kredi sözleşmesi imzalandığını, çok sayıda üçüncü kişinin taşınmazlarını kredilerin teminatı olarak rehin gösterdiklerini, bu üçüncü kişilerden birinin de davacı olduğunu, kredilerin ödenmemesi üzerine, ... tarafından Antalya Gayrimenkul Satış İcra Dairesi ... sayılı dosyası ile ... tarihinde "İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu İle Takip başlatıldığını, bu takipte, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... Ve ...'nın borçlu olarak gösterildiğini, ...'ın ....'den kredi çekmiş olup, ortağı ...'nın ise bu krediye hem müşterek borçlu, hem de müteselsil kefil olmuş olduğunu, ayrıca bazı taşınmazlarını da ipotek olarak verdiğini, diğer tüm borçluların da, bu kredi için bazı taşınmazlarını ipotek verdiğini, davacının ... İli, ... İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parseldeki arsasında ... TL ipotek olduğunu, ...'ın acze düşmesi neticesinde, alacaklı banka, alacağını ipoteklerden alabilmek için, yukarıda zikredilen icra takibini başlattığını, alacaklı bankanın ... tarihinde başlattığı ...'de bir kısım taşınmazlar için satış kararı aldırttığını, ... tarihindeki satış ilanına göre ..., ... ve ...'ya ait ... parselin satışının ilan edildiğini, satış ilanının taraflara tebliğinden sadece birkaç gün sonra, yani ... tarihinde, dava dilekçesi ekinde sunulan, icra dosyasında da mevcut temlik sözleşmesine göre alacağın ... tarafından ... TL karşılığında ...'ya devredildiğini, uzun bir süre dosyaya borcu sona erdirmeye yönelik hiçbir işlem yapmayan ... ailesinin kendilerine ait ... parselin ihaleden satışına karar verildiğinde böyle bir temlik işlemi yapmış ve yine aileden biri üzerine alacağı devraldığını belirterek ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi ... ada ... parseldeki taşınmazda bulunan ...-TL'lik ipoteğin kaldırılmasını, tapudan terkinini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosyada davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle: eldeki davanın ipoteğin fekkine ve tapudan terkinine ilişkin dava olduğunu alacağın banka alacaklarına ilişkin olup görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olmakla birlikte Ticaret Mahkemeleri arasında da görev paylaşımı olup Antalya'da Banka Alacaklarına ilişkin görevli mahkemenin Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, taraflarınca davacı tarafın da davalı olduğu ipotek alacağına ilişkin Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açıldığını, bu davanın ticari iş niteliğinde olduğu, HSK'nın ... tarih ve ... sayılı kararı gereğince Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği belirtilerek dosya Antalya ...Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiğini, bu nedenle; eldeki davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesinin yasaya aykırı olduğunu, görevsizlik kararı verilmesini aynı zamanda Antalya ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas Sayılı dosyası ile bağlantılı olması sebebiyle birleştirme kararı verilmesini talep etmiştir.
Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek dava dosyası mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmiş, burada da Mahkememizin ... tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile dosyanın mahkememizin ... Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Taraflara usulüne uygun meşruhatlı davetiyeler tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmıştır.
Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'ne, Antalya Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'ne dosyaların Uyap sistem üzerinden gönderilmesi için müzekkere yazılmış, gelen yazı cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
Antalya ...Noterliği'ne ... tarih, ... yevmiye nolu temlik sözleşmesinin gönderilmesi için müzekkere yazılmış, gelen yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Dava dışı ... müzekkere yazılarak asıl borçlu ile dava dışı banka arasında düzenlenen kredi sözleşmesi kapsamında düzenlenen ipotek senetleri ile kredi sözleşmeleri, hesap bildirim cetvelleri celp edilmiştir.
... Tapu Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ipotekli taşınmazlara ilişkin tapu kayıtları ile ipotek senetleri dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememiz yargılama sırasında;
... tarihli oturum ... nolu ara karar gereği dosyasının re’sen seçilecek bir bankacı, bir icra mevzuatında uzman ve bir borçlar mevzuatında uzman nitelikli hesap bilirkişi heyetine tevdi ile davacının alacağı devralan sıfatı ile asıl kredi borçlusu ile ipotek borçluları diğer davalılar yönünden dava tarihi itibari ile talep edebileceği alacağa ilişkin ipotek sözleşmeleri, kredi sözleşmeleri, yapılan ödemeler dikkate alınmak suretiyle mahkeme ve yargı denetimine elverişli rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişiler tarafından sunulan ... tarihli raporda özetle; "...
1. ... ili ... ilçesi ... Mah. ... ada ... parseldeki taşınmazın asıl davanın davalısı ... tarafından diğer davalı ... dan ... tarihinde ...-TL ipotek değeri ile birlikte satın alındığı, söz konusu taşınmazın önceki maliki ...ın bankaya olan kredi borçlarına karşılık taşınmazda ... tarihinde ...-TL’lik ipotek tesis edildiği,
2. Davalı ... ın bankaya olan kredi borçları ödenmediği için TMK m. 873/III uyarınca tüm ipotekli taşınmazlar için başlattığı icra takibi sırasında asıl davanın davacısı ...nın ... tarihli alacağın temliki sözleşmesiyle ...ın bankaya olan toplamdaki ...-TL borcunu ...-TL şeklinde anlaşarak ödemesinin kural olarak asıl borçlu adına bir ödeme olmayıp TBK m. 183 vd ile TMK m. 891 anlamında ıvazlı geçerli bir alacak temliki sayılabileceği,
3. TBK m. 189 uyarınca geçerli bir alacak temlikinin alacağa bağlı öncelikli ve bağlı hakları da devralan alacaklıya geçirdiği, bu devrin sadece alacaklı tarafının değişmesine yol açtığı ve asıl borcu ...ın yeni alacaklı ...ya borcu ödemediği sürece borcun sona ermeyeceğinden ipoteğin de sona ermiş sayılamayacağı,
4. Asıl davada davalı ... ... taşınmazı ipotek değeri ile birlikte devraldığından dava tarihi itibariyle asıl borçlu davalı ... ın tarafından borç ödenerek sonlandırılmadığı sürece davacı ... ya ipotek değeri olan ...-TL borçlu sayılabileceği, davalı ... bakımından ise ipotek ilk defa davacı ... lehine kurulmuş olmakla birlikte bunun sebebinin ... tarihinde ...-TL tutarında ... için kurulmakla birlikte bunun temlik konusunu oluşturan banka alacağı için olduğunun anlaşılması halinde aynı şekilde ...-TL ile sorumluluğun bulunabileceği aksi halde temlikle ilgisi olmazsa sorumluluğunun bulunamayacağı,
5. Birleşen dava bakımından davacı ... ... TMK m. 884 anlamında söz konusu taşınmazdaki ipotek tutarının ödendiğini gösteren bir ödeme belgesi sunmadığı için şartların oluşmadığı, TMK m. 883 anlamında ise asıl davanın davacısı birleşen davanın davalısı ...nın bankaya olan ödemesi asıl borçlu ... adına bir borcun ifası olmayıp geçerli bir alacak temlikine dayandığının kabulü halinde de alacağın sona ermediği asıl borçlu bakımından borcun yeni alacaklıya devam etmesi nedeniyle ipoteğin fekkinin şartlarının oluşmadığı
6. İncelenen kredi sözleşmesi, ipotek sözleşmeleri ve ödemeler bakımından, Davalı ...’in maliki olduğu, ... İli ... İlçesi, ... mahallesi ... cilt, ... sayfa, ... ada ... parselde kayıtlı ... m2 arsa niteliğindeki taşınmazın ... TL. limit ipoteği/asıl alacak üzerinden %35,52 temerrüt faizi üzerinden ... takip tarihinden itibaren ...-... dönemi için 867 günlük faizi ... TL. olup, faizin ilavesiyle ... dava tarihi itibariyle ... + ... TL. toplamı ... TL. Davalı ...’nın maliki olduğu, ... İli ... İlçesi, ... mahallesi ... cilt, ... sayfa, ... ada ... parselde kayıtlı ... m2 arsa niteliğindeki taşınmazın ... TL. limit ipoteği/asıl alacak üzerinden %35,52 temerrüt faizi üzerinden ... takip tarihinden itibaren ...-... dönemi için 867 günlük faizi ... TL. olup, faizin ilavesiyle ... dava tarihi itibariyle ... + ... TL. toplamı ... TL. ipotek sorumluluğunun hesaplandığı, Davalı ...’ın dava tarihi itibariyle tüm borçtan sorumluluğu ise Temlik sözleşmesine esas icra kapak hesabındaki harç, masraf ve vekalet ücreti esas alındığında:
... Üç ayrı krediden doğan asıl alacak
... Takip öncesi işleyen faiz ve diğer feri alacak kalemleri
... ... takip tarihi kesinleşen borç tutarı
... ...-... dönemi işletilen temerrüt faizi
... Başvurma harcı
... Tahsil harcı
... İcra vekalet ücreti
... Masraf
... Dava tarihinde toplam borç tutarı olduğu," sonuç ve kanaatine varılmıştır.
... tarihli ek raporda özetle; "
1. Davalılardan ...’nın davacı ...’ya ipotek limiti olan ...- TL borçlu, diğer davalı ...’in ise ipotek limiti olan ...- TL tutarında sorumlu olacağı, bu sorumluluğun ipotekli taşınmazın devrinden kaynaklandığı,
2. Toplu ipotek kapsamında takip yapılıp yapılmayacak olmasının takip hukuku ile ilgili bir kural olduğu, bu hususta somut olayda zaten bir icra mahkemesi kararının mevcut olduğu,
3. Alacağın temliki sözleşmesi bakımından muvazaalı işlem yapılmamış olduğu, bankanın muvazaa kastıyla işlem yapmadığı,
4. Davacının davalıların sorumluluğunun belirlenmesinde ve tahsilini istemede hukuki yararının bulunduğu, ancak bu durumda yapılacak takibin önce rehne başvuru kuralını ortadan kaldırmadığı,
5. Birleşen dava bakımından ipoteğin fekkinin şartlarının oluşmadığı,
6. Davalı ...’ın dava tarihi itibariyle kök raporda tespit edildiği üzere
... toplam borç tutarı olduğu," sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Asıl dava; dava dışı banka tarafından kredi borçlusu ve ipotek borçlusu olan davalılar ile kredinin teminatı olarak verilen ipotekli taşınmazların ipotek malikleri aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipte banka tarafından alacağın davacıya temlik edilmesinden sonra davacı tarafından açılan alacak istemine ilişkindir.
Birleşen dava ise; ipotekle yükümlü olarak taşınmazı devralan taşınmaz maliki tarafından alacağın temlikinin borcun ifası niteliğinde olduğu, temlik alacaklısı ile diğer borçlular arasında muvazaa olduğu gerekçesiyle satışı istenen taşınmaza ilişkin ipoteğin fekki istemidir.
Dava dışı banka ile asıl kredi borçlusu ... arasında ... tarihli ... TL limitli Çerçeve Kredi Sözleşmesi düzenlendiği, söz konusu kredi sözleşmesine bağlı ve devamı niteliğindeki kefalet sözleşmesinde dava dışı ...'nın ... TL üzerinden müteselsil kefil olduğu, davalı ...'ın kredi işlemlerini müteselsil kefalet dışında ayrıca ... ili ... ilçesi ... Mah. ... ada ... parsel ve ... Mah. ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazlarını ipotek olarak gösterdiği, ... Mahallesindeki taşınmazın ipotekle yükümlü olarak ... tarihinde davalı ... adına tescil edildiği, diğer taşınmazında yine ipotekle yükümlü olarak davalı ... adına tescil edildiği, banka lehine verilen ipoteklerin limit ipoteği niteliğinde olduğu, dava dışı bankanın ... tarihinde ... Esas sayılı ilamsız takip ile kredi sözleşmesinin kefili dava dışı ... aleyhine takip başlattığı, ...'dan ipotek tutarı ... TL'nin tenzili ile ... TL alacağın tahsilinin talep edildiği görülmüştür. ...'nın ... tarihli kredi sözleşmesi öncesinde ... tarih ... TL limitli kredi taahhütnamesi kapsamında müteselsil kefaletinin bulunduğu görülmüştür.
Dava dışı banka tarafından Antalya Gayrimenkul İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile ... tarihinde asıl borçlu ... ile ipotek borçluları ..., ..., ..., dava dışı ..., ..., ... ve ... aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı görülmüştür.
Dava dışı bankanın Antalya ... Noterliğinin ... tarih, ... yevmiye numaralı alacağın temliki sözleşmesi ile ... TL karşılığında alacağını davacı ...'ya temlik ettiği görülmüştür.
Mahkememizce incelenmesi gereken hususun; Yapılan temlik sözleşmesinden sonra davacının temlik sözleşmesi kapsamında diğer davalılardan alacağının bulunup bulunmadığı, ayrıca birleşen dava yönünden ipoteğin fekkine ilişkin yasal koşulların bulunup bulunmadığı hususu olduğu görülmüştür.
6098 sayılı TBK'nun 184. Maddesi gereğince alacağın temliki yazılı şekil şartına bağlı olup, somut olayda Antalya ... Noterliğinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı temlik sözleşmesi ile şekil şartının yerine getirildiği görülmüştür.
Aynı Kanun 189. Maddesi uyarınca alacağı devredenin kişiliğine özgü olanlar dışında öncelikli hakları ve bağlı hakları da devralana geçer. Bu kapsamda davacının asıl borçlu davalı ...'a karşı alacaklı sıfatını kazandığı tartışmasızdır.
6098 sayılı Kanun 191. Maddesi gereğince alacağın devri bir ivaz karşılığı olabileceği gibi ivazsız da olabilir. Her iki halde de temlik tasarruf işlemi olduğu için alacaklı hakkı devralana geçmekle birlikte borçlu yönünden bir değişiklik olmamaktadır.
4721 sayılı Kanun 891. maddesinde; "İpotekle güvence altına alınmış bir alacağın devrinin geçerli olması, devrin tapu kütüğüne tescil edilmesine bağlı değildir" düzenlemesi kapsamında temlik sözleşmesinin tapuya tesciline de gerek bulunmamaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra Mahkememiz ana dava dosyası yönünden:
Dava konusu somut olayda, dava dışı kredi alacaklısına ödeme yapan kişi aynı zamanda kredi alacaklısı bankaya müteselsil borçlulardan biri olması ve borcun tamamını ödemesi halinde borç alacaklıya karşı sona ermekle birlikte TBK 167 ve 168 uyarınca kendisine düşen paydan fazla ödemede bulunduğu tutar yönünden diğer borçlulara rücu hakkına sahiptir. Alacaklıya halef olması nedeniyle asıl borçlunun ipotekli taşınmazlarını ipotek değeri ile birlikte davalı ...'ya ve ...'e devri nedeniyle hem asıl borçludan hem de ipotek değeri kadar davalılar ... ve ... den alacak talebinin geçerli olduğunun kabulü gerekmiştir.
Dosya kapsamında borçlu davalı ...'ın temlik alacaklısı davacı ...'ya bir ödeme yapmadığı sürece ipotekli olarak taşınmazı devralan ... ve ... ipotek değeri kadar davacıya borçlu sayılacaktır. Dava dışı bankanın TBK 163 uyarınca müteselsil borçlulara ve birden fazla ipotekli taşınmazın paraya çevrilmesi yoluyla takibinde serbest olmasında TMK 855/2. uyarınca aynı alacak için birden fazla taşınmazın rehin edilmesi halinde her taşınmazın alacağın ne miktarı için güvence oluşturduğunun, rehin kurulurken belirlenmesi gerekeceğinden davalı ...'nın ve ...'in borcunun kapsamı da buna göre belirlenecek olup somut olayda bunun ... için ... TL ... için ... TL olduğu görülmüştür. İpotekli bir taşınmaz satın alınırken borcun ödenmemesi durumunda taşınmazdaki ipotek değerinin daha sonra ödeme ihtimalinin bulunması nedeniyle ipotek değeri düşüldükten sonraki değeri ile alınması gerektiği bilinen bir uygulamadır. İpotekli taşınmazı ipotek değeri ile birlikte devralmanın asıl borçlu bakımından borcu sona erdirmediği, sadece alacaklının değiştiği durumda alacak sona ermediği sürece ipotek de sona ermiş olmayacaktır. Davacı taraf ...'dan kredi borcu için ödemiş olduğu ... TL'yi ipotekli taşınmaz maliklerinden ipotek değeri olan ... TL ve ... TL olarak asıl borçlu ödemediği müddetçe talep edebilecektir. Dolayısıyla şekil şartlarına uyulan alacağın temliki kapsamında ipotekli diğer taşınmazların satıştan kurtarılması, satış masrafları ve yargı harçları nedeniyle değerinin altında satışının yapılmasını engellemek amacıyla yapılan alacağın temliki yönünden muvazaanın bulunmayacağı kanaati ile asıl davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Birleşen Mahkememizin ... Esas, ... Karar sayılı dava dosyası yönünden:
4721 sayılı Kanun 883. Maddesinde"Alacak sona erince ipotekli taşınmazın maliki, alacaklıdan ipoteği terkin ettirmesini isteyebilir.
(Ek fıkra:4/7/2019-7181/19 md.) İpotek süreli olarak kurulmuşsa, sürenin bitiminden itibaren otuz gün içinde ipotekli taşınmaz üzerinde 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 150/c maddesinde belirtilen şerhin konulmaması hâlinde ipotek, malikin talebiyle tapu müdürlüğünce terkin edilir.
"
4721 sayılı Kanun 884. Maddesinde de "Borçtan şahsen sorumlu olmayan rehinli taşınmaz maliki, borçluya ait koşullar içinde borcu ödeyerek taşınmazın üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını isteyebilir.
Alacak, borcu ödeyen malike geçer."
4721 sayılı Kanun 888. Maddesinde "İpotekli taşınmazın devri, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, borçlunun sorumluluğunda ve güvencede bir değişiklik meydana getirmez.
Yeni malik borcu yüklendiği takdirde alacaklı, kendisine başvurma hakkını saklı tuttuğunu bir yıl içinde yazılı olarak önceki borçluya bildirmezse, borçlu borcundan kurtulur." düzenlemeleri mevcuttur.
İpotekli olarak taşınmazını devreden asıl borçlu devir işlemine rağmen devir alacaklısına karşı borç dolayısıyla kişisel sorumluluğunda bir değişiklik olmayıp, taşınmazı devralan taşınmaz maliki ise taşınmazın değeri ile sınırlı olmak üzere ayni bir sorumluluğa sahip olmaktadır. Alacağın temliki borçlunun rızası olmaksızın alacaklının yukarıda belirtildiği şekilde yazılı şekil şartına uyularak yapılan bir tasarruf işlemi niteliğindedir. Borcun nakli ise alacaklının rızasına bağlı bir işlemdir. Ancak alacaklı borcun üstlenilmesine rıza gösterdiği takdirde eski borçlu borçtan kurtulmakta, yeni borçlu borcun fer'ileri ile birlikte borçlu haline gelmektedir.
Somut olayda, birleşen davanın davacısı asıl davanın temlik yoluyla alacaklısı konumuna gelen davacıya karşı ipotek değeri kadar bir ödeme yaptığına ilişkin ödeme belgesini temlik alacaklısı davacıya karşı sunmadığı müddetçe ipoteğin fekkini talep edemeyeceğinden birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiştir
Açıklanan gerekçelerle, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Asıl davanın KABULÜNE, buna göre; ... TL ‘nin (davalı ...’nın ... TL, davalı ...’in ... TL ipotek üst limiti ile sınırlı olmak üzere) alacağın takibe konu ... TL’lik kısmına takip tarihinden, kalan kısmına dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
2-Birleşen Mahkememizin ... Esas, ... Karar sayılı dava dosyasındaki uyuşmazlığa konu davanın REDDİNE,
Mahkememiz ana dava dosyasında ;
3- Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın (Davalı ... için sorumlu olduğu ... TL üzerinden hesaplanan ... TL ile davalı ... için sorumlu olduğu ... TL üzerinden hesaplanan ... TL harç ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ... TL vekalet ücretinin (Davalı ... için sorumlu olduğu ... TL üzerinden hesaplanan ... TL ile davalı ... için ... TL üzerinden hesaplanan ... TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL'nin (Davalı ... için sorumlu olduğu ... TL üzerinden hesaplanan ... TL ile davalı ... için ... TL üzerinden hesaplanan ... TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müteselsilen tahsili DAVALILARDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Davacı tarafından yapılan ... TL dava ilk masrafının (Davalı ... için sorumlu olduğu ... TL üzerinden hesaplanan ... TL ile davalı ... için ... TL üzerinden hesaplanan ... TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müteselsilen tahsili davalılardan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yapılan davetiye, posta, bilirkişi giderinden ibaret toplam ... TL yargılama giderinin (Davalı ... için sorumlu olduğu ... TL üzerinden hesaplanan ... TL ile davalı ... için ... TL üzerinden hesaplanan ... TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müteselsilen tahsili ile davcıya VERİLMESİNE,
8-Kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın davacıya İADESİNE,
Birleşen dava dosyasında;
9- Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya İADESİNE,
10-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davada red edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
11-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL'nin DAVACIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
12-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
13-Kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın davacıya İADESİNE,
Dair; davacı-birleşen dosya davalı vekili ve davalı -birleşen dosyada davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/10/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır