T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/553
KARAR NO: 2024/557
DAVA: Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/08/2022
KARAR TARİHİ: 17/09/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında ... yürürlük tarihli ... Sözleşmesi imzalandığını, dava konusu olan ... Sözleşmesinin ... Maddesi ile sözleşmenin yürürlük tarihi ... sona erme tarihinin ... olarak belirlendiğini, ... tarihinde davalı tarafın susması sözleşmenin ... Maddesi gereğince yorumlanarak sözleşmenin 1 yıllığına yenilendiğini ve yeni sona erme tarihinin ... olduğunu,davalı tarafın sözleşmenin feshi başlıkla ... Maddesinde yer alan "Müşteri sözleşmeyi hiçbir neden göstermeksizin, yazılı olarak bildirmek kaydıyla tek taraflı ve tazminatsız olarak feshedebilecektir" hükmüne dayanarak ... tarihinde Beşiktaş ... Noterliği aracılığıyla ... yevmiye numaralı fesih ihtarını çektiğini, davalı tarafça çekilen bu ihtar sözleşmesinin feshine vücut vermeyeceğini, sözleşmenin feshi başlıklı kısımda yer alan " sözleşmede bir yılın sonunda sözleşme fiyatında her iki tarafında mutabık kalındığı takdirde bir yıl daha uzar" şeklinde düzenlendiğini ve taraflar tarafından iradi olarak imza altına alınmak kaydı ile onaylandığını belirterek bahse konu ... sağlama sözleşmesinin gereğince ifa olunması sebebi ile uğranılan maddi zararların tazmini ile davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı şirketin dava dilekçesinde taleplerinin dayandırıldığı herhangi bir somut veri bulunmadığını, müvekkili şirketin sözleşmeyi fesih maddesine uygun olarak feshettiğini, davacı şirketin iddialarını kabul etmediklerini, hizmet ilişkisinin üçüncü yılında müvekkili şirketin ... tarihinde Beşiktaş ... Noterliği aracılığıyla ... yevmiye numaralı ihtarname göndermek suretiyle sözleşmeyi feshettiğini, fesih işleminin sözleşmeye uygun olarak yapıldığını, müvekkili şirketin sözleşmeyi feshedebilmesi için hiçbir neden göstermesine süre vermesine veya belirli bir süre beklemesine gerek bulunmadığını, fesihin geçerli olabilmesi için herhangi bir zamanda yazılı olarak yapılmasının yeterli olduğunu, tarafların basiretli tacir olduğunu, sözleşme serbestisi uyarınca sözleşmede yer verdikleri fesih maddesinin sonuçlarını öngörmeleri gerektiğini, bu nedenle davacı şirketin uğradığı maddi zararı müvekkili şirketten istemesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketçe sözleşmenin usulüne uygun olarak sona erdiğini belirterek, haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; maddi tazminat talebine ilişkindir.
SGK İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacı şirket çalışanlarına ait bordrolar getirtilmiş, taraf tanıklarının beyanları alınmıştır.
Mahkememizce dosyanın bir mali müşavir ve bir nitelikli hesap bilirkişisine tevdi ile davacı şirkette yıllara göre çalıştırılan personel sayılarına göre ödenen ücret ve primlerin değerlendirilmesi, davacının sözleşmenin feshi nedeniyle menfi zararlarının bulunup bulunmadığı varsa miktarının tespitinin yapılması istenilmiş, bilirkişi heyeti ... tarihli raporu ile "... tarihli ... nolu KDV dahil ... TL tutarlı Faturaya istinaden Davalının Davacı tarafa bakiye herhangi bir borcunun kalmadığı, bu faturadan dolayı Davacının herhangi bir maddi zararının olmadığı, Davalı tarafça Davalı taraf banka hesabına yapılan havale ile fatura bedelinin tamamının ödendiği, Sayın Mahkeme taraflar arasında akdedilen sözleşmenin ... Maddesi kapsamında Davalı tarafça yapılan feshin haklı olduğu kanaatinde ise; Davacının, Davalı şirketten herhangi bir zarar veya tazminat talebinde bulunamayacağını, ancak Sayın Mahkeme feshin haksız olduğu kanaatinde ise ;
-Davacı vekili sözleşmeye dayanarak istihdama devam edilen işçiler bakımından da müvekkil şirket aleyhine bir zararın doğmuş olduğunu beyan etmekte ise de; dosya kapsamında bahse konu işçilerin kimler olduğu, sözleşmenin feshinden sonra Davacı şirket bünyesinde başkaca bir işte çalışıp çalışmadıkları, Davalı şirkette çalıştıkları ücret ile fesihten sonra Davalı şirkette çalışmaları karşılığı aldıkları ücretler arasında bir fark bulunup bulunmadığına ilişkin dosya kapsamında bir bilgi ve belge yer almadığı,
-Sözleşmenin feshi ile birlikte Davacı şirketin yapmaktan kurtulduğu giderler ile başka bir iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararlar olup olmadığının dosya kapsamına göre belirlenmesine imkan olmadığı,
-Her ne kadar Sayın Mahkemece tarafımıza gerekirse tarafların ticari defter kayıtları ile SGK kayıtları kapsamında yerinde inceleme yetkisi verilmiş ise de Davacı şirketin merkezinin ... Mah. ... Sokak ... Blok Apt No: ... ... ... olduğu, Davalı şirketin merkez adresinin ise ... Mah. ... Sokak No:.. ... ... olduğu, taraflarca dosya kapsamına herhangi bir ticari defter sunulmadığı gibi inceleme yerine ilişkin de bir beyanda bulunulmadığı,
-Yine SGK kayıtlarında Davacı şirketin beyannamelerin verildiği yerin ... olduğu,
-Her ne kadar ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından ... tarih ve ... sayılı yazı ekinde yer alan Davacı şirkete ait işçi bordroları kontrol edildiğinde ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... dönemlerinde taraflar arasında akdedilen sözleşmede belirtilen işçi sayısından çok daha fazla işçi istihdam edildiği görüldüğü,
-Davacı şirketin 2022 yılı ticari defter kayıtlarının dosya kapsamına sunulması veya inceleme yerinin bildirilmesi ile buna paralel olarak SGK beyanlarının verildiği yerde mevcut beyanları ile bildirgelerin incelenmesi neticesinde sağlıklı ve denetime elverişli rapor hazırlanabileceği,
-Açıklanan ve tespit edilen hususlar dahilinde dosya kapsamına göre bu aşamada sözleşmeye dayanarak istidama devam edildiği belirtilen işçiler bakımından uğranıldığı iddia edilen zararla ilgili sağlıklı ve denetime elverişli bir tespit ve belirleme yapılmasına imkan olmadığı" şeklinde görüş bildirdiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık; sözleşmenin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı ile fesih nedeniyle davacının menfi zararının bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir.
Her ne kadar davalı tarafça zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de, dava konusu sözleşmenin ... tarihli fesih ihbarı ile feshedildiği görülmekle, sözleşmeden kaynaklı eldeki davanın 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğundan davalının zamanaşımı itirazı reddedilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan ... tarihli sözleşmenin incelenmesinde, davanın tarafları arasında ... hizmetlerinin sağlanması, yerine getirilmesi ve bu görevlere ilişkin denetim hizmetlerinin yerine getirilmesi konusunda anlaşıldığı, sözleşmenin Yürürlük Tarihinin ..., sona eme tarihi ise ... olduğu, yine sözleşmenin feshi başlıklı ... Maddesinde ise "müşteri sözleşmeyi hiçbir neden göstermeksizin, yazılı olarak bilgilendirmek kaydı ile tek taraflı ve tazminatsız olarak fesih edebilecektir. Ve sözleşmenin feshi nedeniyle yüklenici her ne nam ve ad adı altında olursa olsun müşteriden herhangi bir hak ve talepte bulunmayacaktır. Sözleşme her yıl sonunda sözleşme fiyatında her iki tarafı arasında mutabık kalındığı takdirde bir yıl daha otomatik olarak uzar" şeklinde düzenlendiği anlaşılmıştır.
Davalı tarafından davacı şirkete hitaben Beşiktaş ... Noterliğinden ... tarihinde keşide edilen ... yevmiye numaralı fesih ihbarında davalı şirketçe taraflar arsında akdedilen sözleşme uyarınca müvekkili şirketin hiçbir neden göstermeksizin tek taraflı ve tazminatsız olarak sözleşmeyi ... tarihinde feshettiği anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nun 18/2 maddesinde "Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir." hükmü yer almaktadır.
Tarafların imzaladıkları sözleşmenin ... maddesi ile davalıya sözleşmeyi hiçbir sebep göstermeden tek taraflı olarak fesih hakkı verilmiş olup, sözleşme davalı tarafından bu hüküm gereğince önel süresine uygun olarak keşide edilen Beşiktaş ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ... tarihli ihtarı ile feshedilmiştir.
Ancak 4721 sayılı TMK'nun 2. maddesinde "Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz." hükmü ile hak ve borçların kullanımı ve ifasında da dürüstlük kurallarına uyulması gerektiğine işaret edilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/15206 E. 2016/4748 K. 27/04/2016 tarihli ilamı "...Genel olarak kişiler, özel hukuk alanında diğer kişilerle olan ilişkilerini hukuk düzeni içinde kalmak şartıyla diledikleri gibi düzenler, diledikleri konuda, diledikleri kişiler ile sözleşme yapabilirler. Bu olanak, Borçlar Kanunu'nda öngörülen sözleşme özgürlüğü ilkesinin bir sonucudur ve Anayasa'nın 48. maddesi ile de teminat altına alınmıştır. Sözleşme özgürlüğü, sözleşmeyi yapma, sözleşmenin karşı tarafını seçme, sözleşmenin içeriğini düzenleme ya da değiştirme, sözleşmenin tabi olacağı şekli belirleme ve nihayet sözleşme ile bağlı kalmama, yani sözleşmeyi sona erdirme özgürlüğünü de içerir. Var olan bir sözleşmeyi sona erdirmenin yollarından birisi de, sözleşmenin feshidir. Dolayısıyla sözleşme özgürlüğü, sözleşmenin tek taraflı tasfiyesine yönelik olarak sona erdirilmesini amaçlayan fesih hakkını da içermektedir. Görüldüğü üzere, kural olarak kişinin sözleşmenin feshi yoluna gitme konusunda irade özerkliği sonucu takdir hakkı bulunmakla birlikte, feshin haksız olması halinde, karşı tarafın bundan doğan zararlarından sorumluluğunun da bulunacağı tabiidir. Dairemizin 22/10/2014 tarih, 2014/7542 E. - 2014/16209 K. ilamında da belirtildiği üzere sözleşmede herhangi bir sebep gösterilmeksizin fesih hakkının bulunduğuna dair bir hüküm olması halinde dahi, sözleşmenin feshi için haklı bir sebebin bulunması gerekmektedir..." şeklindedir.
TMK'nun 2. maddesi gereğince, hak ve borçların kullanımı ve ifasında dürüstlük kurallarına uyulması gerekmekte olup, bu ilkeye somut dosyada olduğu gibi taraflarca imzalanmış sözleşmenin yürütümü ve feshi sürecinde de uyulması gerekmektedir. Her ne kadar sözleşme ile davalıya sebep göstermeksizin feshi hakkı tanınmış ise de, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/15206 E. 2016/4748 K. 27/04/2016 tarihli ilamında da belirtildiği şekilde, böyle bir fesih yetkisinin bulunması halinde dahi haklı bir sebebin bulunması gerekmektedir. Ancak davalı tarafından gönderilen fesih bildiriminde herhangi bir sebep gösterilmemiş, yargılama sırasında da bu yönde ... hizmetinin davacı tarafça tam olarak yerine getirilmediği, personelin yerine yeterli sayıda personel temin edilmediği gerekçe olarak gösterilmiştir. Dinlenen tanık beyanlarında da davacı tarafın ... personeli çalışamadığı durumlarda yerine personel görevlendirmesi yapmadığı, kendilerine ulaşılamadığı, işçilerin ücretleri tam olarak ödenmediği için ödemelerin davalı tarafından yapıldığı beyan edilmiştir. Bu nedenle davalı tarafça sözleşmeyi usulüne uygun feshedildiği anlaşıldığından davacının davasının reddine karara verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli ...-TL harçtan peşin alınan ...-TL'nin mahsubu ile eksik alınan ... TL' nin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA
3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden ...-TL'nin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
7-Artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatıran taraflara İADESİNE,
Dair, E- duruşma talep eden davacı vekili ... ile davalı vekili ... yüzüne karşı verilen karar karar miktar itibariyle KESİN olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.17/09/2024.
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza