T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/565 Esas
KARAR NO : 2025/259
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 05/08/2022
KARAR TARİHİ : 14/05/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... günü ... İli istikametinden ... İlçesi istikametine seyir halinde olan ... yönetimindeki ... plakalı otomobil ile ... ... karayolunda bulunan ... köyü yol ayrımı mevkine geldiğinde ... İlçesi istikametinden ... İli istikametine seyir halinde olan ... yönetimindeki ... plakalı çekicinin karşı şeride geçmesi sonucu çift taraflı, ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Otomobil sürücüsü ... kaza yerinde vefat ettiğini, Müteveffa ...'ın kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını,... plakalı araç ... nolu poliçe ile ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalandığını, davaya konu trafik kazası nedeniyle davalı sigorta şirketine müvekkiller ... ve ... için ... tarihinde başvuruda bulunulmuş, şirket nezdinde ... nolu hasar dosyası açıldığını, kazaya ilişkin tüm evraklar davalı sigorta şirketine gönderildiğini, maddi tazminata ilişkin kısmi ödeme yapıldığını, Yapılan ödeme zararlarını karşılamaya yetmediği için güncel ücretler üzerinden yeniden hesaplama yapılmasını ettiklerini, arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını, müvekkiller müteveffanın eşi ve ergin olmayan kızı olduğunu, Müvekkillerin herhangi bir işte çalışmadığını, . Müteveffa emekli olup ayrıca mobil vinç operatörü olarak çalıştığını, Her ne kadar müteveffanın SGK kayıtlarında asgari ücret aldığı görünse de gerçeği yansıtmadığını, gerçek ücret araştırması yapılmasını talep ettiklerini, müvekkillerin geçimini müteveffa bahse konu işte çalışarak sağladığını, müteveffanın vefatıyla birlikte, müvekkiller müteveffanın kendilerine sağladığı maddi destekten mahrum kalmış, yoksulluğa düştüklerini, belirsiz alacak olarak açtığımız davamızın kabulü ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, müvekkillerin destekten yoksun kalma tazminatı olarak ... TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, kararlaştırılan tazminata ... Ve ... (Kasko) için sigortaya başvuru tarihi olan ... tarihinden itibaren, ... ve ... için ise kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranının işletilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkil sigorta şirketi tarafından ... tarihinde ...-TL tazminat ödemesi ... hesabına yapıldığını, yapılan işbu ödemeyle müvekkil şirketin sorumluluğu kalmadığını, Dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ... plakalı araç müvekkil şirket tarafından ...-... tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... no.lu zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ve ... - ... tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... no.lu birleşik kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, Davanın araç sigorta ettirenine ihbarını talep ettiklerini, Zira davacı taraf sigortalıdan herhangi bir ödeme almışsa, aynı ödemeyi mükerrer şekilde tarafımızdan tazmin ettiği takdirde sebepsiz zenginleşmiş olacağını, zorunlu dava şartı olan sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun davacı tarafça yerine getirilip getirilmediğinin ispat edilmesi gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu gereğince davacı usuli yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddi gerektiğini, davacı başvuru şartlarını eksiksiz ve zamanında yerine getirdiğini ispatlaması gerektiğini, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve TTK’nın ilgili maddeleri gereğince Sigorta Sözleşmesinden kaynaklanan talep ve dava hakları 2 yılda müruru zamana uğrar. İş bu nedenle 2 yıllık dava açma süresi geçmiş ise davanın zamanaşımı sebebiyle reddini talep ettiklerini, kaza ile meydana gelen ölüm arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, Davanın İhbarına, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Davanın yetkili mahkeme olan ... Asliye Mahkemelerinde açılması gerekirken yetkili olmayan Antalya Mahkemelerinde açıldığını, ... tarihinde meydan gelen kaza ... ili ... ilçesinde meydana geldiğini, ayrıca davacıların dava dilekçesinde de görüleceği üzere yerleşim yeri ... ili ... ilçesi olduğunu, Müvekkillerimin yerleşim yeri ise ...dır. Bahse konu dava ile ilgili yetkili mahkeme 6100 Sayılı HMK uyarınca ... Mahkemeleri veya ... Mahkemeleri olduğunu, Yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, Davacılar dava dilekçesinde ... tarihinde meydana gelen trafik kazasına ilişkin olarak maddi tazminat taleplerini olduğun, taraflarınca davacıların taleplerinin kabulü mümkün olmadığını, atfedilen kusuru kabul etmediklerini, yeniden kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
... İlçe Tarım, ... Ticaret ve Sanayi Odası, ... esnaf ve Sanatkarla Odası, ... ilçe Jandarma, ... il emniyet Müdürlüğü, ... ilçe Emniyet Müdürlüğü, ..., Antalya Makine ve Mühendisler Odası, ... Yazı cevapları dosyaya eklenmiştir.
Adli Trafik Bilirkişisinden ve Aktüerya bilirkişisinden rapor alınmış dosyaya eklenmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava trafik kazasında davacılar desteğinin hayatını kaybetmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
Davalı ... ... plakalı aracın işleteni olup, diğer davalı ... sürücüsü olup, bu aracın trafik sigortacısı ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı ...'dir. Davacılar vekili ile davalı ... arasında (... TL maddi tazminat, faiz, yargılama gideri, ilam vekalet ücreti ve ilam vekalet ücreti ödenmesi nedeniyle) ... tarihli ibraname ve sulh anlaşması düzenlenmiş olup, içeriğinde sigorta şirketi ile birlikte araç işleteni ve araç sürücüsünün de dava konusu kaza nedeniyle talep edilen tazminattan dolayı ibra edildiği ve tüm haklardan feragat edildiğinin belirtildiği, ayrıca açıkça Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... esas sayılı dosyası ile bu davaya konu olayla ilgili yapılabilecek her türlü dava ve takip hakkında sigorta şirketinden, yahut sigortalıdan ya da sürücüden maddi tazminat, faiz, yargılama gideri, vekalet ücreti ve tüm ferilerinden talepte bulunmayacakları beyanıyla sulh oldukları ve ibra ettikleri anlaşılmaktadır.
KTK'nin 91. maddesinde işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu getirilmiştir. Aynı yasanın 85. maddesi ile aracın işletilmesi sırasında 3. şahısların bedeni ve maddi zarara uğratılmasından işleten doğrudan sorumlu tutulmuş, 97. madde gereğince de, zarar görenin, zarara neden olan aracın zorunlu trafik sigortacısından doğrudan talep ve dava hakkı bulunduğu belirtilmiştir. Ancak, zorunlu trafik sigortacısının zarardan sorumluluğu 93. madde gereğince belirlenen ve poliçede belirtilen teminat miktarı ile sınırlıdır.
İşleten ve zorunlu trafik sigortacılarının 3. kişilere karşı sorumluluklarının niteliği ise kanundan doğan 818 sayılı BK'nin 51. maddesince müteselsilen sorumluluk olup, BK'nin 142/1.maddesi gereğince; alacaklı, müteselsil borçluların tümünden veya birinden borcun tamamen veya kısmen tahsilini isteyebilir. Borcun tamamen tahsiline kadar bütün borçluların sorumluluğunun devam edeceği de aynı yasanın 142/2 maddesinde açıklanmıştır.
Müteselsil borçlulardan birinin alacaklıya karşı sürebileceği def'iler varsa bunu diğer borçlulardan bağımsız olarak ileri sürmesi mümkün olup, bu defi sonucu kurtulduğu borç miktarını diğer müteselsil borçlulara karşı da ileri sürebilir. Bu def'iler BK'nin 143. maddesinde gösterilen ve şahsi ilişkiler veya müteselsil borcun sebep veya konusundan doğan def'iler olup bunların dışında ileri sürülen def'iler müteselsil borçlular arasındaki rücu hakkını kaldırmaz. BK'nun şimdiye kadar sözü edilen düzenlemeler alacaklıya karşı dış ilişkilerle ilgili olup, borcun ödenmesinden sonra müteselsil borçlular arasındaki iç ilişkilerde BK'nin 144. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre müteselsil borçlular arasında aksine bir sözleşme bulunmadığı takdirde borçlulardan biri diğer borçluların durumunu ağırlaştıramaz. Dış ilişkide alacaklıya karşı sonuç doğurabilen böyle bir işlem, iç ilişkide rücu hakkını kısmen veya tamamen kaldırıcı etkiye sahip değildir.
Diğer taraftan davadan feragat, öncelikle bir usul işlemidir. Dava konusu olayda, davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan davacı tarafın davalılardan birisi hakkındaki feragati usul hukuku bakımından diğer davalı aleyhine bir sonuç doğurmaz ise de, davadan feragat aynı zamanda bir maddi hukuk işlemi olduğundan, davalı sigorta şirketi hakkındaki feragatin, rücu hakkı bulunan diğer davalıyı etkileyip etkilemediğinin üzerinde durulması gerekir.
Yukarıda açıklandığı üzere, davalılar alacaklıya karşı borçtan müteselsilen sorumludurlar. Mülga 818 sayıl Borçlar Kanunu'nun, müteselsil sorumlulukta borçluların iç ilişkilerini düzenleyen hükümleri gereğince, müteselsil borçlulardan biri alacaklıya borcu ödediği takdirde, diğer müteselsil borçlulara rücu hakkı bulunmaktadır.
Bunun yanında, BK'nin 145/2 maddesine göre, sorumlulardan birinin zararı ödemesi halinde diğerleri bu oranda borçtan kurtulur. Ancak, müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri için alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması gerekir.
Bunun aksinin kabul edilebilmesi için alacaklının açıkça davadan feragat etmiş olması veya böyle bir feragatin durumdan kesin olarak anlaşılması lazımdır. Yine BK'nin 147. maddesi hükmüne göre, rücu hakkından yararlanan müteselsil borçlulardan her biri ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olacağına ve alacaklının diğerleri zararına müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği takdirde bu fiilin neticelerini şahsen tahammül edeceğine dair hükmüne havidir.
Davacı vekili ve davalı sigorta şirketi vekili sulh hususunda beyan dilekçeleri sunmuşlardır.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; dava açıldıktan sonra davalı sigorta şirketi (...) ile birlikte araç işleteni ve araç sürücüsünün de dava konusu kaza nedeniyle talep edilen tazminattan dolayı ibra edildiği ve tüm haklardan feragat edildiği görülmektedir. Bu halde, davacılar için belirlenen maddi tazminat açısından davalı işleten ve sürücü yönünden de, ... tarihli ibraname-sulh anlaşması içeriği değerlendirilmek suretiyle; davacı tarafın yapmış olduğu sulh anlaşması ile davalı işleten ve sürücü yönünden de tazminattan ibra edildiği ve dava konusu dosya ve kazaya dair tüm haklardan feragat edildiği görüldüğünden, nihayetinde tüm davalılar yönünden davanın ibra sonucu yapılan ödeme sebebiyle konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2018/1297 esas ve 2018/12295 karar sayılı kararı) Yapılan ibraname-sulh anlaşması içeriği değerlendirilerek taraflar arasında yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığından bu konuda yapılan yargılama giderleri üzerilerinde bırakılmış, vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/14715 esas ve 2018/7555 karar sayılı kararında ayrıntısı belirtildiği üzere; diğer davalılar olan işleten ve sürücü yönünden de, yargılamanın devamı sırasında taraflar arasında gerçekleşen sulh kapsamında yapılan maddi tazminat ödemesinin içinde vekalet ücretinin de bulunduğu ve davacılar vekilinin yapılan ödemeye istinaden her iki davalıyı da kesin biçimde ibra ettiği gözetildiğinde, yapılan yargılama giderleri üzerilerinde bırakılmış ve konusuz kalan maddi tazminat istemine ilişkin olarak davacı taraf yararına vekalet ücreti hükmedilmemiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın devamı sırasında, davalı sigorta şirketi ile ibra ve sulh anlaşması düzenlendiğinden ve ödeme yapıldığından; davanın konusuz kalması sebebiyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harcın peşin alınan ... TL harçtan mahsubu ile; eksik alınan ... TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Arabuluculuk faaliyeti nedeniyle sarf edilen ... TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/05/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır