T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/645
KARAR NO : 2024/534
DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Alacak)
DAVA TARİHİ : 12/09/2022
KARAR TARİHİ : 11/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı banka arasında ... tarihli çerçeve niteliğinde Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, müvekkil şirket tarafından talep edilmemesi ve kredi kullanılmamasına rağmen davalı bankaca müvekkil şirkete ait hesapta bulunan nakit paradan; ... tarihli ... fiş numaralı ... TL Kredi Limit Tahsis Ücreti, ... tarihli ... fiş numaralı ... TL Kredi Limit Tahsis Ücreti, ... tarihli ... fiş numaralı ... TL Kredi Limit Tahsis Ücreti, ... tarihli ... fiş numaralı ... TL Kredi Limit Tahsis Ücreti, ... tarihli ... fiş numaralı ... TL Kredi Limit Tahsis Ücreti adı altında toplamda ... TL tutarında kesinti yapıldığını, bu hususun taraflar arasında akdedilen sözleşmeye ve hukuka aykırı olduğunu, Antalya ... Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ederek davalı banka tarafından müvekkil şirkete ait hesaptan "kredi limit tahsis ücreti" ve "kredi kullandırma ücreti" adı altında tahsis edilen bedellerin iadesinin talep edildiğini, verilen süre içerisinde müvekkil şirkete ait hesaba herhangi bir iade gerçekleşmediğini; davalı bankanın limit tahsisi ve limit artışı işlemlerini gerçekleştirdiği anda müvekkil şirketle arasında genel kredi sözleşmesi imzalanmadığını, davalı banka tarafından Antalya ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı cevabi ihtarı ile verilen yanıtta "... tarihinde müvekkil şirketin kredi limitinin ... TL'den ... TL'ye yükseltildiği, ayrıca limit artışına dair genel kredi sözleşmesi imzalandığının” belirtildiğini, limit artışı yapıldığı tarih itibarı ile müvekkil şirketle davalı banka arasında hali hazırda bir kredi sözleşmesi olmadığını, limit artışı işlemi yapıldığı anda müvekkil şirketin ayrıca limit tahsis ücreti masraflarından da haberdar edilmediğini; taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi ile ücret masraf bilgilendirme formu ... tarihli olmasına rağmen, davalı banka tarafından müvekkil şirkete ait hesaptan ... ve ... tarihlerinde kredi limit tahsis ücreti kesintisi yapıldığını, müvekkil şirkete ait hesap özetleri incelendiğinde davalı bankanın kredi limit tahsis ücreti adı altında ... TL ve ... TL tahsil edip akabinde müvekkil şirkete genel kredi sözleşmesi başlıklı metni imzalattığının görüleceğini, sözleşmede limit ve limit artırımı halinde kredi limit tahsis ücreti kesileceği bilgisine yer verilmediğini, buna rağmen sair tarihlerde kredi limit tahsis ücreti tahsil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, sözleşmeye göre takvim yılında bir kere alınabileceği düzenlenen kredi limit tahsis ücretinin müvekkil şirketten ... takvim yılı içerisinde ... ve ... tarihlerinde iki kere ve ... takvim yılında ..., ... ve ... tarihlerinde üç kere olmak üzere toplamda beş kere kısım kısım tahsil edildiğini, bu hususun açıkça hukuka ve genel kredi sözleşmesinin eki niteliğinde olan bilgilendirme formuna aykırılık teşkil ettiğini, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde kredi kullandırım ücreti ile kredi limit tahsis ücreti oranlarının açıkça belirtilmediğini ve hukuka ve dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini beyan ederek; davalı banka tarafından hukuka aykırı olarak kredi limit tahsis ücreti adı altında müvekkilden tahsil edilen ... TL bedelin şimdilik ... TL tutarlı kısmının temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı bankadan tahsil edilerek müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı banka vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil banka ile davacı şirket arasında ... tarihli ... TL limitli, ... tarihli ... TL limitli ve ... tarihli ... TL limitli olmak üzere üç adet Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme eklerinde bulunan Ticari Müşteriler İçin Kredi İşlemleri Ücret ve Masraf Bilgilendirme Formunun imzalandığını, bilgilendirme formlarında kredi tahsis ücreti oranı ve hangi hallerde tahsil edilebileceğinin açıkça belirtildiğini, davacının kredi kullandırım talep ve talimatlarının ekte olduğunu, kronolojik olarak kredi sözleşmeleri ve kredi kullanımları sıralandığında; ... tarihli ... TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi sonrası ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL limitli krediler kullandırıldığını, ... tarihli ... TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi sonrası ... tarihinde ... TL limitli kredi kullandırıldığını, ... tarihinde ... TL kredi tahsis ücreti, ... tarihinde ... TL kredi tahsis ücreti tahsil edildiğini, ... tarihinde ... TL kredi kullandırıldığını, ... tarihinde ... TL kredi kullandırım ücreti, ... tarihinde ... TL kredi kullandırım ücreti tahsil edildiğini, ... tarihli ... TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi sonrası ... tarihinde ... TL kredi tahsis ücreti, ... tarihinde ... TL kredi tahsis ücreti ve ... tarihinde ... TL kredi tahsis ücreti tahsil edildiğini, bankaların müşterilerinden tahsil edebilecekleri ücretler ve bunların usullerini düzenleyen mevzuat, .../... sayılı Bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ olduğunu, yürürlük tarihi 2020 yılı olduğundan davacı yan ile imzalanan tüm sözleşmelerin imza tarihi dikkate alınarak uyuşmazlığın çözümünde dikkate alınması gereken Tebliğ'in uygulanmasına dair bir de TCMB tarafından yayımlanan Bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Uygulama Talimatı bulunduğunu, müvekkil banka kayıtları ile sabit olduğu üzere müvekkil bankanın muhtelif kredi tahsis ve ilave limit tahsisleri ile kredi tahsis ücretlerine hak kazandığının açık olduğunu, bu ücretlerin hesaplarda bakiye bulundukça tahsil edilmesinin hem talimat hem de GKS hükümlerine göre uygun olduğunu beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Dava, alacak talebinden ibarettir.
Mahkememizce aşamalarda taraf delilleri toplanmıştır ve bankacı bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir.
... tarihli ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda özetle; Kredi tahsis ücretiyle ilgili tarifenin azami olup, bankaların azami oran olan on binde beş oranına kadar yıllık kredi tahsis ücreti alıp almamasının müşteri ile olan ilişkisinde kendi değerlendirmesi olduğu, belirli bir limit tespitiyle taraflar arasında kredi sözleşmesi imzalanmasının tek başına bankanın kredi müşterisine kredi sözleşmesi limiti kadar kredi tahsis ettiği anlamına gelmediği, ayrıca kredi limiti tahsisini takiben kredi kullandırılmamasının bankanın kredi tahsis ücreti almayacağı anlamına da gelmediği; Bankalar Yasası hükümleri uyarınca kredi tahsisinin banka yetkili organlarınca kredi müşterisine tespit, tahsis ve onay vermesiyle, kredi limitinin müşteriye özgülenmesinin mümkün olabileceği, Kredinin tahsis ve onayıyla birlikte açılan bir başka deyişle tahsis edilen kredinin fiilen kullandırımının gerçekleştirilebileceği; davalı banka tarafından davacı şirkete tahsis edilen kredi limiti ve kullandırım koşullarını gösterir kredi tahsis ve onay belgelerinin ibraz edilmemesi hususunun bir yana cevap dilekçesinde sözü dahi edilmeyerek kredi sözleşmelerinin imza edilmesiyle sözleşme limitinin doğrudan kredi tahsisi olarak kabul edildiğinin anlaşıldığı; ... tarih ... TL. limitli kredi sözleşmesini takiben kredi kullandırılmasına başlandığı ve kısa bir süre sonra tahsis edilen limitin yetersizliğiyle ... tarihinde ... TL. limitli ikinci sözleşme imzalanarak ... ve ... tarihlerinde toplam ... TL. gider vergisi dahil kredi tahsis ücreti tahsil edildiği ve kredi kullandırımının da devam ettiği, Kredi kullandırım tutarı dikkate alındığında davacı şirkete ... TL. tutarında kredi tahsisinin fiilen yapıldığının ortaya çıktığı, buna göre ... TL. kredi limiti üzerinden davalı bankanın on binde yirmi beş oranında ... TL. tutarında yıllık kredi tahsis ücreti alabilmesi mümkün iken gider vergisi dahil ... TL. tahsis ücreti/komisyon alındığının anlaşıldığı, davalı banka tarafından alınabilir ücret tutarı üzerinden tahakkuk ettirilen bir işlem olmadığı dikkate alındığında ... tarihinde alınan ... TL’nin yıllık ücret karşılığı olduğu ve tarifenin azami oran olduğu yapılan tahsilatla tahsis ücreti işleminin arkasının alındığının anlaşıldığı; taraflar arasında ... tarihinde ... TL. üçüncü sözleşmenin bağıtlanmasının yeni bir kredi tahsisine delalet ettiği, sözleşmenin imzalanmasını takiben kredi kullanılmamakla birlikte, sözleşmenin imzalanmasının limit güncelleme talebi olduğu, her bir sözleşmenin birbirinden bağımsız olduğu gözetildiğinde üçüncü sözleşmenin imzalanmasıyla sözleşme kredi limitinin esasında ... TL. arttırılmış olduğu, banka yetkili organının kredi tespit, tahsis ve onay belgelerinin ibraz edilmemesi halinde ve Sayın Mahkemece kredi sözleşmeleri limitinin kredi tahsisi olarak kabul edilmesi halinde; üçüncü sözleşmenin ... TL. limit tahsis artışı getirdiği dikkate alındığında, davalı bankanın on binde yirmi beş oranıyla ... TL. kredi tahsis ücreti talep edebilmesi mümkün iken davacı şirketten üç ayrı kalemde toplam ... TL. ücret alındığı, bu durumda, ... TL’nin iade edilmesinin gerektiği hususları bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, itirazlar/beyanlar alınmıştır.
İtirazların karşılanması amacıyla aynı bilirkişiden ek rapor alınmış ve ... tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; davacı şirketin ... tarihinde ... lira kredi limitli yeni sözleşmeyi imzalamasının tebliğin ikinci bendindeki ... lira limit artışının kabul edildiği anlamına geldiği ve bankanın ... lira limit artışı nedeniyle güncellenen artış tutarı üzerinden kredi tahsis ücreti almasının tebliğin ikinci bendine uygun düştüğü, ... lira limit artışı nedeniyle, kredi limitinin ... tarihinde bankaca tahsisi ve akabinde ... tarihinde taraflar arasında yeni sözleşmenin bağıtlanmasını takiben ... lira üzerinden on binde yirmi beş oranıyla azami ... TL. komisyon alınması tebliğ ve bankanın tarifesi uyarınca mümkün iken davayı bankaca ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL ve ... tarihinde ... TL. olmak üzere toplam ... TL. komisyon tutarının davalı şirketin ticari mevduat hesabı üzerinden tahsil edildiği, tahsil edilebilmesi mümkün olabilecek azami tutarın ... TL’ye geçemeyeceği dikkate alındığında ... TL. fazla tahsilat yapıldığı hususları belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, itirazlar/beyanlar alınmıştır.
Tarafların rapora itirazları göz önüne alınarak, mahkememizce ... tarihli celsede, dosyanın iki emekli bankacı ve bir banka mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile rapor aldırılmasına karar verilmiştir.
Bilirkişiler ..., ..., ... tarafından hazırlanan ... tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Davacı borçluya ilgili Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden ... yılında toplam ... TL’lik bir yıl vadeli ... kredi kullandırımı yapıldığı, ... yılında ise ... TL’lik taksitli ticari kredi kullandırımı yapıldığı; kullandırılan kredilere istinaden ... yılında toplam ... TL, ... yılında ... TL kredi limit tahsis ücreti tahsil edildiği, ... kredilerin tamamı bir yıl vadeli kredi olduğu, ilgili mevzuat uyarınca On binde yirmi beş azami kredi tahsis ücretinin yıllık olduğu, dolayısıyla bankanın ... yılında sözleşmeye göre ... TL olan kredi limitine karşılık gelen %0,25’den ... TL’lik kredi limit tahsis ücreti yerine ... TL limit tahsis ücreti tahsil ederek yılı kapattığı; ... yılında alınan en son sözleşmeye göre ... TL olan sözleşme limitinin ... TL’ye yükseltilmesi ile bankanın müşterisine kredi limit tahsisinde ... TL’lik daha artış yapmayı öngördüğü, ... yılı içerisinde alınması gereken kredi limit tahsis ücretinin ... TL’lik artışa karşılık %0,25’den ... TL olduğu, bankanın ise ... TL kredi limit tahsis ücreti tahsilatında bulunduğu, bu tutarın mevzuatın çizdiği yıllık kredi limit tahsis ücreti tahsilatı sınırlarının üzerinde olduğu, zaten bu sınırların da azami sınırlar olduğu, her imzalanan sözleşmenin sistemsel olarak da kredi limiti tahsis edildiği anlamına gelmediği, bankaca ... yılı için tahsil edilen ... TL’lik kredi limiti tahsis ücretinin iadesinin gerektiği hususu bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, itirazlar/beyanlar alınmıştır.
İtirazların karşılanması amacıyla aynı heyetten ek rapor alınmış ve ... tarihli heyet ek raporunda özetle; Davacı borçluya ilgili Genel Kredi Sözleşmelerine göre, ... yılında ... TL ve ... TL olmak üzere toplam ... TL limit tahsis edildiği; ... yılında ... TL limit tahsis edildiği, bu limitlere karşılık ... yılında toplam ... TL’lik ... kredi kullandırımı yapıldığı, bu kredilerin vadelerinin ...-... tarihleri arasında olduğu, ... kredilere ...-... tarihleri arasında geri ödemeler olduğu, yani bu kredilerin en son limit tahsis ücretinin alındığı ... tarihine kadar açık olduğu; ... yılında ise ... TL’lik taksitli ticari kredi kullandırımı yapıldığı; Kullandırılan kredilere istinaden ... yılında ... TL ve ... TL olmak üzere toplam ... TL, ... yılında ... TL kredi limit tahsis ücreti ya da kredi tahsis ücreti tahsil edildiğinin görüldüğü; ... kredilerin tamamının vadelerinin ... yılı sonuna kadar olduğu görüldüğünden, ilgili mevzuat uyarınca bu nakit krediler için vade sonuna kadar gerek dönem sonlarında gerekse kredi tahsisi ve kullandırımı aşamalarında kredi tahsis ücreti tahsil edilebileceğinin değerlendirildiği; Davacıya tahsis edilerek kullandırılan toplam ... TL’lik krediye karşılık ilgili mevzuattaki “Nakdi kredilerden peşin ya da dönemsel olarak alınabilecek olan kullandırım ücreti, kullandırılan kredinin yüzde 1,10’unu geçemez.” Hükmü uyarınca %1,10’uan tekabül eden ... TL’ye kadar kullandırım ücreti tahsil edilebileceğinin anlaşıldığı; bankanın ise her ne kadar açıklama kısmında “Kredi Limit Tahsis Ücreti” açıklamasıyla tahsil etmiş olsa da, kullandırmış olduğu ... TL’lik krediye karşılık toplam ... TL “kredi kullandırım ücreti” tahsil ettiğinin görüldüğü; Bu tahsil edilen tutarların açıklama kısmında yazılı olduğu gibi “Kredi Limit Tahsis Ücreti” olduğu düşünülecek olursa; Bankanın ... yılında toplam ... TL ve ... yılında ... TL yani toplamda ... TL kredi limiti tahsis ettiği düşünüldüğünde ise ilgili mevzuatın “Kredi tahsis ücretleri tahsis edilen kredi limitinin on binde yirmi beşini, geçemez.” Hükmü gereği, ... TL’lik limite karşılık on binde yirmi beşi olan ... TL’ye kadar kredi tahsis ücreti tahsil edebileceği; taraf itirazları ve önceki bilirkişi raporundaki tespit dikkate alınarak bankanın ... yılındaki sözleşmeler sonrası ... yılında yeni bir sözleşme alması ve artık bu sözleşme ile akdi ilişkiye devam edilmesi hususunda taraflar arasında anlaşma olduğu, yani davacıya tahsis edilen kredi limitinin ... TL olduğu değerlendirilecek olursa, ilgili mevzuat gereği on binde yirmi beşi yani %0,25’ine tekabül eden tutarın ... TL olduğunun görüldüğü; her halükarda davacı şirketin davalı banka nezdinde bulunan kredi limitine karşılık alınan toplam ... TL’lik Kredi Limit Tahsis Ücretinin, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler ve eki masraf tarifesi ile Bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ’e uygun olduğu ve iadesi gereken bir tutar bulunmadığı belirtilmiştir.
Bilirkişi ek raporu taraflara tebliğ edilmiş, itirazlar/beyanlar alınmıştır.
Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hakim çelişkiyi gidermeden karar veremez.(Yargıtay 3. HD; 2019/5814 esas, 2020/653 karar)
Raporlar arasında ve hatta ... tarihli bilirkişi heyet raporu ile aynı heyetin ek rapor sonucu arasında çelişki meydana gelmiştir.
Mahkememizce çelişkilerin giderilmesi amacıyla başkaca bir bankacı
Bilirkişiler ..., ..., ... tarafından hazırlanan ... tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Sadece sistemsel olarak limitin tahsis edilmiş ya da sadece GKS’nin imzalanmış olmasının kredi tahsisinin gerçekleştiği ve tahsis ücreti alınabileceği anlamına gelmediği, banka tarafından limitin tahsis edilmesi sonrasında sözleşmenin imzalanması ile müşterinin de limiti/koşulları kabul ettiği, banka tarafından TCMB’nin ilan ettiği oranlar doğrultusunda kredi limit tahsis ücretinin tahsil edilebileceği anlamına geldiği, İmzalanan GKS tutarları ile tahsis edilen limitin her zaman örtüşmeyebileceği, genel kredi limitinin artırılması durumunda bankanın, artırılan limit kadar ilave GKS alabileceği gibi toplam limit tutarı üzerinden yeni GKS alabileceği, nitekim davacı müşteri için onaylanan genel limit ... TL olduğu halde taraflar arasında imzalanmış GKS toplamının ... TL olduğu, bu durumda limit tahsis ücretinin belirlenmesinde esas alınacak unsurun sözleşme tutarları değil sistemsel olarak tahsil edilmiş kredi limiti olduğu, taraflar arasında imzalanmış her bir GKS’nin ekinde GKS ile aynı tarihli “Ticari Müşteriler İçin Ücret ve Masraf Bilgilendirme Formu”nun yer aldığı ve davacı tarafından imzalandığı, Limit tahsistarih/tutarları ile taraflar arasında imzalanan GKS’ler ve bilgilendirme formları karşılaştırıldığında, tarafların söz konusu limit tahsisleri konusunda mutabakata vardıkları, müşterinin kredi tahsis ücreti koşulları ve oranları konusunda bilgilendirildiği, bu durumda kredi tahsis ücreti tahsil koşulunun da oluştuğu, Bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Usul Ve Esaslar hakkında Tebliğ (..:..)’de kredi tahsis ücretlerinin tahsis edilen kredi limitinin on binde yirmi beşini geçemeyeceğinin, tahsis edilen toplam kredi limiti değişmediği veya limit güncelleme talebi ticari müşteriden gelmediği müddetçe aynı takvim yılı içinde birden fazla kredi tahsis ücreti alınamayacağının, limitin güncellenerek artırıldığı durumlarda ilave limitin üzerinden yeni bir kredi tahsis ücreti alınabileceğinin, bir yıldan kısa süreli limit tahsislerinde kredi tahsis azami ücret sınırının, limit tahsis süresinin ay sayısı dikkate alınarak ve oransal düşülerek uygulanacağının belirtildiği, Bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretler İlişkin Uygulama Talimatı’nın 4-II.a) maddesinde kredi tahsis ücretinin, tahsis dönemi içerisinde parçalı olarak tahsil edilebileceğinin ve tahakkuk eden ancak tahsil edilemeyen kredi tahsis ücretlerinin takip eden yıllar içerisinde tahsil edilebileceğinin belirtildiği, Davacı firmadan ... yılı içerisinde 2 parça halinde, ... yılında ise 3 parça halinde toplam ... TL Kredi Limit Tahsis Ücreti tahsil edildiği; ... yılı içerisinde davacı müşteriye hem limit tahsisi hem de limit artışı yapıldığı için 2 defa kredi tahsis ücreti tahsil edilmesinde herhangi bir aykırılık bulunmadığı, ... yılında sadece bir defa kredi limit artışı yapılmakla
birlikte 3 parça halinde kredi tahsis ücreti alınmasının, yıllık tahsis ücretinin parçalar halinde tahsil edilmesinden ve müşteri hesap bakiyesinin müsait olmasının beklenmesinden kaynaklandığı; tüm bu tespitler ışığında ve dava dosyasında, kredi limit tahsis tarihleri tespit edilebilmekle birlikte limit (revize) vadeleri mevcut olmadığından ve tahsil edilen tahsis ücretlerinin hangi tarih aralığına ait oldukları belirtilmediğinden terditli hesaplama yapılmış olup; ... ilk kredi limiti tahsis tarihinden itibaren ... tarihinin ilk takvim yılı bitişi
olarak, ... - ... tarih aralığının ikinci takvim yılı olarak kabul edilmesi durumunda, bankanın tahsil edebileceği toplam kredi limit tahsis ücretinin ... TL olduğu, dolayısıyla ... tarihinde sonlanan takvim yılı için ... TL daha ücret
tahsilatı yapılabileceği, ... ilk kredi limiti tahsis tarihinden itibaren ... tarihinin ilk takvim yılı bitiş tarihi olarak, kredi limitinin 6 aylık olarak tahsis edildiğinin ve son ücret tahsilatının yapıldığı ... tarihinin kredi limit vadesi olarak kabul edilmesi durumunda bankanın tahsil edebileceği toplam kredi limit tahsis ücretinin ... TL olduğu, dolayısıyla ... tarihi itibariyle ... TL fazla tahsilat yapıldığı, - ... ilk kredi limiti tahsis tarihinin takvim yılı başlangıcı, 12 ay sonrası ...
tarihinin takvim yılı bitişi (limit revize vadesi) olarak kabul edilmesi durumunda bankanın tahsil edebileceği toplam kredi limit tahsis ücretinin ... TL olduğu, dolayısıyla ... TL fazla tahsilat yapıldığı hususları belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, itirazlar/beyanlar alınmıştır.
Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere, eksik inceleme ile hüküm verilemez. Mahkememizce bilirkişi raporunda bahsedilen limit/ revize vadelerinin ve tahsil edilen tahsis ücretlerinin ait olduğu tarih aralıklarını belirtir bilgi ve belgelerin sunulması için davalı vekiline 1 ay süre verilmesine, aynı zamanda da bankayla yazışma yapılmasına karar verilmiş ve bilirkişilerden ek rapor alınmıştır.
İtirazların karşılanması ve eksik incelemenin tamamlanması amacıyla aynı heyetten ek rapor alınmış ve ... tarihli heyet ek raporunda özetle; ... tarihli kök rapordaki diğer hususlara yönelik tespitlerin geçerli olduğu,“Bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretler İlişkin Uygulama Talimatı”nın ... maddesinde kredi tahsis ücretinin, tahsis dönemi içerisinde parçalı olarak tahsil edilebileceği ve tahakkuk eden ancak tahsil edilemeyen kredi tahsis ücretlerinin takip eden yıllar içerisinde tahsil edilebileceği belirtildiği için, rapordaki tablolardan da anlaşılacağı üzere; ilk limit tahsis tarihi ...’den, ... revize vadeli olarak düzenlenen ... son kredi tebliğ tarihi itibariyle, yıllık %0,25 oranından tahsil edilebilecek tahsis ücreti toplamının ... TL olduğu, ... tarihine kadar geçerli son tahsis dönemi için ... TL daha tahsilat yapılabileceği, davacı müşteriye iadesi gereken ücret bakiyesi bulunmadığı bildirilmiştir.
Bilirkişi ek raporu taraflara tebliğ edilmiş, itirazlar/beyanlar alınmıştır.
Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir (AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen).
Bu hususlar doğrultusunda, ... tarihli bilirkişi heyet ek raporunun raporunun, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu, çelişkileri giderici nitelikte olduğu kanaatine varılmıştır. İtirazlar hukuken yerinde bulunmamıştır.
Tüm dosya kapsamı, eksik bilgi ve belgelerin dosyaya kazandırılması sonucu hazırlanan ... tarihli bilirkişi heyet ek raporundaki tespit ve hesaplamalar dikkate alınarak; “Bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretler İlişkin Uygulama Talimatı”nın ... maddesinde kredi tahsis ücretinin, tahsis dönemi içerisinde parçalı olarak tahsil edilebileceği ve tahakkuk eden ancak tahsil edilemeyen kredi tahsis ücretlerinin takip eden yıllar içerisinde tahsil edilebileceği belirtildiği için, rapordaki tablolardan/hesaplamalardan da
anlaşılacağı üzere; ilk limit tahsis tarihi ...’den, ... revize vadeli olarak düzenlenen ... son kredi tebliğ tarihi itibariyle, yıllık %0,25 oranından tahsil edilebilecek tahsis ücreti toplamının ... TL olduğu, ... tarihine kadar geçerli son tahsis dönemi için ... TL daha tahsilat yapılabileceği, davacı müşteriye iadesi gereken ücret bakiyesi bulunmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Banka kayıtları üzerinde verilen yerinde inceleme yetkisine dayanılarak, bankacılık konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla, banka kayıt ve belgeleri yerinde incelettirilmek suretiyle alınacak rapor sonucuna göre bir karar verilmesi Yargıtay kararları gereği olduğundan (Yargıtay 19. HD., 2019/471 E, 2019/5231K), dava dilekçesinde de hesap özetleri, genel kredi sözleşmesi gibi banka kayıtlarına da genel olarak dayanıldığından, davacı vekilinin savunmanın genişletilmesi itirazları da yerinde görülmemiştir.
HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davacı tarafça yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına,
3- Davacı tarafça yatırılan ... TL peşin harcın mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye ... TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ... ve davalı vekili ...'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/09/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır