T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/650
KARAR NO : 2025/51
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 08/10/2015
KARAR TARİHİ : 28/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... ile davalı şirket arasında ... ili ... İlçesi ... sıra no, ... Erişim no, ... noter sıra no, ... Pafta nolu ... ... sahasına ilişkin arama ruhsatının devrine yönelik ... tarihli sözleşme tanzim edildiği sözleşme ile davacı ...'a ... nezdinde bir kısım işlemlerin takibi ve ruhsat alınması yükümlülüğün yüklendiği şirkete ise devir bedelinin ödenmesi ve ruhsatın devralınması için gerekli müracaatların yapılması ediminin yüklendiği hususlarında tartışma bulunmamakta olduğu, davacının sözleşme ile kendisine yüklenilen edimleri yerine getirdiği, davalının karşı edimini ifa etmesi için gerek telefon ve mail yoluyla gerekse Ankara ... Noterliği ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarname göndererek bildirimde bulunmadığı, davacının davalı şirket defalarca aranmasına yetkili müdürle maille ve telefonla da ulaşılmasına rağmen davalı tarafın karşı edimin ifasında kaytsız kalması sebebiyle karşılıklı edimleri havi işbu sözleşme davacı tarafından Ankara ... Noterliği ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile hakı sebeple sonlandırılmış olduğu, davacı tarafından 6098 sayılı borçlar kanunu 97. Maddesi kapsamında tüm sorumlulukların yerine getirildiği sözleşmenin ...maddesi ... bendinde sözleşmenin ve tarafların tacir olarak vasıflandırılıp sözleşmeye aykırılık durumunda 6102 sayılı Ticaret kanunu hükümlerinin uygulanıp sözleşmeye hakimin müdahalesinin istenmeyeceği bundan hareketle tacir olup ... işi ile iştigal eden davalı tarafın karşı edimini ifa etmemesi durumunda kayıtsız şartsız tazminat ( cezai şart ) ödemeyi kabul ettiği sözleşmede tarafların bildirdiği adreslere yapılan tebliğlerin geçerli olacağı konularının düzenlendiği hususları izahtan vareste olduğu, davacı tarafından sözleşmenin sonlandırılması ve ... TL tazminat taleplerinin tamamı genel yasa hükümleri ve tarafların aralarında yasa özelliği taşıyan sözleşme hükümlerine uygun bir durum olup buna dayanılarak Antalya ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış davalı tarafın kötüniyetli olarak itiraz ettiği, davalı tarafın itirazın iptali ile takibin devamı ve kötü niyetli itiraz sebebiyle davalının %20 tazminata mahkum edilmesi yönünde karar verilmesinin gerektiği, sözleşme konusu saha aslında çok değerli bir saha olup davalı tarafla yaptığı sözleşmeye istinaden sözleşmeye güvenerek ve sözleşme ile verilen taahhüdünün arkasında durarak davacı sahanın ruhsatını alma yönünde olağanüstü çaba sart ettiği, saha ile ilgili çok ciddi talepler olmasına rağmen davalı tarafın sahayla ve sözleşme ile ilglii yükümlülüklerini yerine getireceğine inananarak beklemiş olduğu, davalının dünya çapında ... işi ile uğraşan ciddi prensipli bir firma olduğunu bilerek bekleyen davacının bu süreçte gelen çok ciddi teklifleri de reddettiği, davalı taraf saha ile ilgili tasarrufta bulunmayacağını davacıya bildirmiş olsa idi gelen teklifleri değerlendirerek bir an önce yapacağı ... sözleşmesi ile sahanın işletilmesine başlayacak olan davacı bu zaman zarfında en az ... dolar civarında bir kazanç elde etmiş olacağı, yine mevcut sözleşme olmaması durumunda sahanın değerini bilen bir firmanın kendisine yaptığı ilk etapta peşin ... dolarlık bir ödeme ile ... yapma fırsatını kaçıran davacının bu yönde de zarar uğradığı, davacı uğradığı bu zararlara yönelik ayrıca davanın ikame edileceği, davacı ... ile davalı şirket arasında tanzim edilen ... tarihli sözleşmenin haklı sebeple feshinin akabinde sözleşmede kaytısız şartsız belirlenen ... tl tazminatın ( ... dolardan yapılan masraf mahsup edildikten sonra kalan tazminat miktarıdır ) ödenmemesi üzerine başlatılan Antalya ... İcra müdürlüğü ... Esas sayılı dosyada başlatılan icra takibine haksız ve kötü niyetli itiraz edilmesi sebebiyle iş bu itirazın iptalini, haksız itirazla takibin durmasına sebebiyet verildiği için davalının %20 den aşağı olmamak üzere İcra inkar tazminatına mahkum edilmesini, sözleşmenin feshi sebebiyle davacının her türlü hakkının saklı tutulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket Türkiyede yatırım ve işletme yapmak üzere kurulmuş bir şirket olup tüm yetkilileri ... olmakla ve her ikisinin de Türkçe bilmediği, türkçe okuyup yazamıyor olmasından dolayı bağımsız ve yeminli bir tercüman tarafından tercüme edilerek, usulünce açıklanmamış olan ve davalı şirket yetkililerince imzalanmış, ... bir örneği de bulunmayan tek Türkçe metin üzerinden böylesine ağır bir koşulun davalı şirkete yüklenilebilmesi olanağının bulunmamakta olduğu, dava dilekçesinde öncelikle davalı şirketin bir ihtarname ile usulünce bilgilendirerek uyarıldığı iddia edilmiş ve dava eki olarak dayanak ihtarname örneği ibraz edilmiş ise de söz konusu ihtarnamede davalı şirket adresi olarak yazılı adresle dava dilekçesinde yazılmış ve tebliğ de edilebilmiş olan adres karşılaştırması yapıldığınıda kolayca anlaşılacağı üzere davacı davalı şirketin adresini değiştirdiğini biliyor olmasına rağmen kurnazlık yarak ihtarnamenin davalı şirket eline geçmemesi için ihtarnameyi artık o adresten çoktan taşınmış olan davalı şirketin eski adersine cezai şartın istendiği ikinci ihtarname ile icra ödeme emrini ve dava dilekçesini ise yeni adresine gönderme yolunu seçtiği, davanın sözde temel dayanağı olarak kullanılan ve Ankara ... Noterliği aracılığıyla çıkartılan ... düzenleme tarihli ... yevmiye numaralı bu ihtarname aslında dava dilekçesi eki olarak iletilmesi öncesinde hiçbir biçimde davalı şirkete iletilmediği gibi eski adresten tebliği edilememe nedeniyle iade edildiği bilindiği halde aradan geçen onca zamana rağmen yeni ve gerçek adrese yeniden tebliğini sağlama yönünde hiçbir çaba içine de girilmemiş olduğundan, yasanın zorunlu koşu olan bilgilendirme işlevini yerine getirerek bir talebe dayanak olabilme yeteneğini taşımadığı, ihtarnamenin gönderildii noter ile ve özelllikle ihtarın gönderilme ve iade tarihinde davalı şirketin adresinin neresi olduğuna dair ... Ticaret sicil müdürlüğü ile yapılacak yazışmalar sonucu elde edilecek bilgilere dayanılarak yapılacak bir tebliğ ve adres sorgulaması bu savunmalarını tartışmaya gerek kalmayacak biçimde aydınlatacağı, davalı şirkete gerçek anlamda haber verip, edimini yerine getirmesine olanak sağlamadan ve onunla olan hukuksal bağını da usulünce kesmeden bir yandan bu alanı sözü edilen firmaya pazarlamaya başladığı, diğer yandan da sözde ve şeklen yapılan ihtarla da davalı şirket sözde temerrüde düşürülerek aslında çoktan pazarlanıp fiilen ... ile bağıtı yapılan bu yerle ilgili ayrıca bir de cezai şart çıkartarak bir koyundan postlar çıkarmaya çalışmak gibi ticari ahlaki ciddi sorgulama konusu olan bir çaba içerisine de girildiği, söz konusu ... ilgili olarak daha ihtarnamenin gönderildiği ... ve ... aylarında ayrıca tanıtım ve yerle ilgili fizibilite çalışmaları yapılması bir yana ... adlı bu alıcı şirket tarafından daha hukuksal bağı süren bu yerle ilgili "... biz aldık" yollu kamu oyu paylaşım ve tanıtımlarının bile yapıldığı, sözleşmenin feshi ve cezai şartın istenmesi konulu ikinci ihtarnamenin davalıyı sözde temerrüde düşüren ilk ihtarname tarihi olan ... sonlarından sonra yani ... sonunda gönderilmesinin nedeni de bu olduğu, ... ile tüm işlerin ve pazarlıkların kotarılmasından ve onlarla kesin bağıtın yapılacağından emin olmak, davalı şirketle hukuki bağı halen gayet sağlam bir biçimde süren bu ... ilgili harici bağlantı fiilen yapılmış ve ispatının şimdilik mümkün olmama olasılığı bir yana parası da kuvvetle muhtemel ödnemiş ve hukuki kılıfı sonradan uydurulacak olan bu harici ve fiili satışı realize etmek adına sözde kiralama gösterilerek bu ... ...'e ... kiralaması olan ... sözleşmesi dediği türden bir sözleşme ile ... verildiği, yani sonraki satışa esas bir göstermelik ön kiralama sözleşmesi yapıldığı, tum bu savunmalarının kabul görmemesi halinde bile sözü edilen cezai şart bedeli davalı şirketin bilançolarının incelenmesinden açıkça anlaşılacağı üzere şirketi yıkıma götürecek en azından bir daha uzun süre iş yapamaz hale getirecek kadar ağır bir rakama karşılık geldiğinden tacirler arasında bile gerektiği kadar kısıntı ve indirilme konu edilebilir nitelikte olduğu Yargıtay'ın açık tartışmasız görüş ve uygulamalarından olduğu, tamamen dayanaksız olan davanın reddini, gerek davaya dayanak olarak kullanılmaya kalkışılan ihtarnamenin gönderiliş usulündeki kurnazlığı ve gerekse daha hukuksal ilişki tamamen ve tartışmasız biçimde sürerken sahanın bir başka firmaya pazarlanmış ve bu hususun da gizleniyor olmasından kaynaklı açık kötü niyet dikkate alınarak %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatını, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretine mahkum edilmesini talep etmiştir.
Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası dosyamız arasına celp edilmiştir.
Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Antalya BAM ... Hukuk Dairesinin ... tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile "...Davacı, davalı ile yapmış olduğu ... tarihli ruhsat devir sözleşmesi uyarınca davalının yükümlülüklerini yerine getiremediği gerekçesi ile sözleşme uyarınca davalının ödemek durumunda olduğunu belirttiği tazminatın tahsili istemi ile Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe girişmiş, itiraz üzerine duran takibin devamı için itirazın iptali davası açılmıştır.
Uyuşmazlığın niteliğine ve dosya kapsamına göre tarafların tacir olduğu, dolayısıyla uyuşmazlığa bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlığa ilişkin davada da Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu kabul edilmiştir. Bu durumda davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu gerekçesi ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yargılamaya devamla esas hakkında karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir.
Sonuç olarak, davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının sair sebepler incelenmeksizin re'sen gözetilmesi gereken görev yönünden kabulü ile, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince kaldırılmasına ve görevsizlik kararı verilmesi için dosyanın kararı veren yerel mahkemeye gönderilmesine..." şeklinde karar verilmiş, Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... sırasına kaydının yapıldığı, Mahkemece ... tarih ve ... Esas, ... sayılı karar ile görevsizlik kararı verildiği, dosyanın Mahkememizin yukarıdaki esasa kaydının yapıldığı görülmüştür.
Taraflara duruşma gün ve saatini bildirir usulüne uygun meşruhatlı davetiyeler tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır.
...ne müzekkere yazılarak, ... ili, ... ilçesi ... sıra no ... erişim no ... noter sıra no ... pafta nolu ... ... sahasına ilişkin arama ruhsatı devrine yönelik ... tarihli sözleşme kapsamında ... tarafından söz konusu ... /... arama sahasına ilişkin ... ... ne yapılmış başvuru olup olmadığı, yapılmış başvuru var ise söz konusu .../... sahasına ilişkin ruhsat aşamasının gerçekleşip gerçekleşmediği, ruhsat aşaması gerçekleşmiş ise ruhsatı devralan sıfatıyla ...'nin devrine ilişkin ya da herhangi bir üçüncü kişiye ... tarafından devredilebilecek koşulların mevcut olup olmadığı hususunda tüm kayıt ve belgeler ile ayrıca söz konusu ... /... sahasına ilişkin yapılmış bir ... sözleşmesi bulunup bulunmadığı, sözleşmeye göre mevcut ... hakkına sahip şirket var ise buna ilişkin kayıt ve belgeler celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılamada; ... tarihli oturum ... nolu ara karar gereğince davalı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapmak üzere 1 mali müşavir bilirkişiye tevdi ile rapor tanzimine karar verilmiş, bilirkişi ... tarafından Mahkememize ibraz edilen ... tarihli raporda özetle; "...Antalya Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi ...'nin tarafıma incelemeye ibraz ettiği 2013-2014-2015 yılı ticari defterlerinin yukarıda tabloda görüleceği üzere açılış ve kapanış tasdikine tabi olan defterlerin açılış ve kapanış işlemlerinin kanuni süresinde ve usulüne uygun yapıldığı,
Davalının incelemeye ibraz ettiği Davalının 2013-2014-2015 yılı ticari defterlerinin TTK'na göre usulüne uygun tutulduğu,
Takdiri ve değerlendirilmesi Yüce Mahkemenize ait olmak üzere Davalının 2013-2014-2015 yılı ticari defterlerinin bu haliyle sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu,
Davalının incelemeye ibraz ettiği 2013-2014-2015 yılı ticari defter kayıtları kapsamında ... Kasa Hesapları, ... Alınan Çekler, ... Bankalar Hesabı, ... Verilen Çekler Hesabı, ... Alıcılar Hesabı, ... Verilen Sipariş Avansları, ... Satıcılar Hesabı, ... Diğer Çeşitli Borçlar Hesabı, ... Alınan Sipariş Avansları hesapları kapsamında yapılan tetkik ve incelemelerde Davalının ticari defter kayıtlarında Davacı ... adına açılmış herhangi bir cari, yapılmış herhangi bir ödeme, düzenlenmiş herhangi bir fatura ve benzeri belge ile ibraz edilen ticari defterler kapsamında taraflar arasında mevcut herhangi bir ticari ilişkiye rastlanılamadığı,
Talep edilen diğer hususlardaki takdir ve değerlendirmelerin Yüce Mahkemenize ait olduğu," sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Dosya ... mühendisi bilirkişi ve 1 borçlar mevzuatında uzman nitelikli hesap bilirkişisine tevdi ile taraflar arasındaki ... tarihli sözleşme kapsamında davacının üzerine düşen iş takibi ile ruhsat alımına ilişkin edimini ifa edip etmediği, edimi ifa etmiş/eksik ifa etmiş ise yaptığı edim karşılığında talep edebileceği takip tarihi itibariyle alacak miktarına ilişkin rapor tanzim edilmek üzere Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiş, bilirkişiler tarafından mahkememize sunulan ... tarihli raporda özetle; "...1-Raporumuzun V. Bölümünün 4. Maddesinde açıklandığı şekilde, davacı ... tarafından,... tarihli Ruhsat Devir Sözleşmesinin edimleri yerine getirilmiş olmasına rağmen, davalı ... tarafından sözleşmenin edimlerinin yerine getirilmediği,
2-Taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin incelenmesinde davacı ... tarafından, ... tarihli sözleşme kapsamında ilgili ... sahasının ...nın ... tarihinde ...'den alındığı ve bu hususun karşı tarafa ... tarihinde 10 günlük süre dahilinde ihtarname ile bildirilmiş olduğu, zira Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ... Esas ve ... Karar No'lu kararıyla, davacı tarafından ruhsat devir sözleşmesi gereği yetkili mercilerden ... ruhsatını aldığının tespit edilmiş olduğu, ruhsat devir sözleşmesi gereği davalı tarafın sözleşmede belirtmiş olduğu adrese tebligat çıkarıldığı, adresten taşınılmış olması nedeniyle tebligatın iade edildiği, Tebligat Kanunu'nun 35. Maddesi gereğince tebliğ işlemini yaptırmadığı tespit edilmiş ise de, taraflar arasındaki sözleşmenin ... Maddesinde adreslerde herhangi bir değişiklik olması durumunda, tarafların durumu en geç 1 ay içinde karşı tarafa yazılı olarak bildireceği, aksi takdirde sözleşmedeki adreslere yapılacak her çeşit bildirimin geçerli sayılacağı hükmü karşısında, takdiri sayın Mahkemeye ait olmak üzere davacı tarafın ruhsat devir sözleşmesi gereği edimlerini yerine getirmiş olduğunun değerlendirildiği,
3-Dava dosyasında davacı ruhsat sahibinin sözleşme ile yüklendiği edimlerini ifa etmiş olduğu değerlendirilmekle birlikte dava konusu sözleşme sebebiyle başka müşterilere satış fırsatını kaçırıp kaçırmadığına ilişkin herhangi bir bilgi veya belgeye rastlanılmadığı, ayrıca davacı ... tarafından, ilgili sözleşme gereğince, ruhsat devir süreci boyunca, Sicil : ... sayılı ruhsatın herhangi bir üçüncü kişiye devrine yönelik olarak ... ne yapılmış herhangi bir başvurunun olmadığının belirtildiği,
4-Bu tespitlere göre, Sayın Mahkemece taraflar arasındaki ... tarihli sözleşmenin ... Maddesi uyarınca davacı tarafın edimlerini yerine getirdiği ve bu nedenle davacı lehine tazminata hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılması halinde,
Takip tarihi itibariyle alacak miktarının ...-TL (... TL) (talep edilen tutar) olarak hesaplanabileceği," sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında düzenlenen ruhsat devir sözleşmesi kapsamında edimini yerine getirmeyen davalı yönünden sözleşmede belirtilen cezai şart bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasında düzenlenen ruhsat devir sözleşmesinde, ödemeleri düzenleyen ... Maddesinde"... ruhsat devir bedelinin ... USD olduğu, ruhsat/müracaat sahibi mücbir sebepler dışında devir etmekten kaçınır, devre fiilen yada hukuken engeller, devri imkansız hale getirir veya başkasına devir ederse devralana ... USD tazminat öder. Bu sözleşmeyi bir tacir ile imzalamış olduğunu ve bu sözleşme hükümlerinin tamamı ve cezai şart hükümleri hakkında TTK hükümleri uygulanacağının bilincinde olarak cezai şartın yüksekliğinden bahisle hakim müdahalesi isteyemez, ruhsat müracaat sahibi alacağı arama ruhsat belgesine dayanak yaptığı başvuru ile Başbakanlıktan kendi adına alacağı ruhsat sonrasında bu ruhsatı hiç bir hukuksal engel olmadan devredebilecek hale geldiğinde devir almak üzere gerekli başvuruları yapmasının devralandan isteyecek devralanda bu talepten itibaren en geç 10 gün içinde ... üzerindeki ruhsatı devralmak üzere, gerekli başvuruları yapacaktır. Devralanın bu başvurusu sonrasında Başbakanlıkça devralan için gerekli izinler çıkıp, devralan hiç bir hukuki idari sorun olmaksızın bu ruhsatı kendi adına devralabilecek hale geldiği andan itibaren yine en geç 10 gün içinde, yukarıda sözü edilen ... USD'den kalan bakiyeyi ödeyerek ... üzerindeki ruhsatı devralacaktır.
Devralanın ruhsatı devralmasına ilişkin tüm izinler çıkıp ruhsatın hukuki ve idari engel olmaksızın devralınması aşamasına gelinmesine ve yine ...'ın bakiyenin ödenerek, ruhsat devrinin yapılmasına ilişkin talebine rağmen devir almak ve bakiye ödenmesi gerçekleştirilmezse devralan ruhsat/ müracaat sahibine ... USD tazminat ödeyecektir. (bu tazminat ruhsat sahibinin ... sahasını başka müşteriye satışını engellemesi neticesinde ruhsat/müracaat sahibinin uğrayacağı maddi zararlardan dolayıdır)..." hükümlerinin bulunduğu görülmüştür.
Yine sözleşmenin ... maddesinde de; "taraflar arasında yapılacak tüm tebligatlar iş bu sözleşmenin ... Maddesinde belirtilen adreslerine yapılır. Bu adreslerde herhangi bir değişiklik olursa taraflar durumu en geç 1 ay içinde karşı tarafa yazılı olarak bildirecektir. Aksi takdirde sözleşmedeki adreslere yapılacak her çeşit bildirim geçerli sayılacaktır." düzenlemesinin bulunduğu görülmüştür.
Dava konusu somut olayda, davacı ... tarafından ruhsatın sözleşme kapsamında alındığı ve davalıya devrine ilişkin tüm koşulların yerine getirildiği, bu hususta davalının sözleşmede belirtilen adresine ihtarname gönderildiği, ancak ihtarnamenin tebliğ edilemediği, sözleşmedeki madde kapsamında sorumlulukların yerine getirildiği gerekçesiyle sözleşmenin haklı sebeple feshi ile sözleşmede kayıtsız şartsız belirlenen ... TL tazminatın tahsili istemiyle Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.
Davacı tarafından dava dilekçesinde talep edilen tazminatın cezai şart alacağı olduğu, taleplerinin cezai şart alacağına ilişkin olduğu hususu ... tarihli duruşmada davacı vekili tarafından da belirtilmiştir.
6098 sayılı TBK 179/1. maddesinde; " Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir.
Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir.
Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır." düzenlemesi mevcuttur.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 12/02/2024 tarih 2023/1440 Esas, 2024/574 Karar sayılı emsal içtihadında; "...6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 179 ila 182 nci maddelerinde düzenlenen ceza koşulu, borçlunun, asıl borcunu ilerde hiç veya gereği gibi ifa etmediği takdirde alacaklıya karşı ifa etmeyi önceden taahhüt ettiği edime denir. Bu nedenle ceza koşulu, asıl borca bağlı olarak ve ancak bu borcun ihlâli ile doğabilecek olan fer'î bir edimdir. Borçlu ceza koşulu ödemeyi taahhüt etmişse, artık alacaklı herhangi bir zarara uğradığını iddia etmek veya zararının miktarını ispat etmek zorunda kalmadan, tazminat elde etme imkânını bulacaktır. Ceza koşulunun kararlaştırılabilmesi için asıl borcun mahiyeti önemli değildir; bir verme borcu kadar, yapma veya yapmama borçlarında da cezai şart kararlaştırılabilir. (Tekinay Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Tekinay/Akman/ Burcuoğlu/Altop, 7. Basım, İstanbul 1993, s. 341-343).
2.Sözleşmede kararlaştırılmamış olsa dahi temerrüt hâlinde TBK’nın 125'inci maddesinin birinci fıkrası hükmünce alacaklı gecikme tazminatı talep edebilir ise de, ceza koşulunun istenebilmesi için sözleşmede bununla ilgili açık hüküm bulunması şarttır. Ceza koşulunun esas itibariyle iki temel amacı bulunmaktadır. Bunlardan biri, borçluyu ifaya zorlamak ve böylece asıl borcun ifasını teminat altına almak; diğeri ise, borcun ihlali hâlinde borçlu tarafından ödenecek tazminatı önceden ve götürü olarak belirlemektir. Bu iki temel amacı dışında, ceza koşulunun diğer bir amacı da, ifayı engelleyen ceza koşulunda (dönme/fesih cezasında), borçlunun ceza koşulu ödemek suretiyle sözleşmeden kolayca dönmesini sağlamaktır .
3.6098 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin birinci fıkrasında seçimlik ceza koşulu düzenlenmiştir. Buna göre sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi hâlinde ödenmek üzere ceza koşulu kararlaştırılmış ve aksi de sözleşmede öngörülmemiş ise, alacaklı ya sözleşmenin ifasını ya da cezai şartın ödenmesini isteyebilir. Seçimlik cezai şartta alacaklı seçimlik bir yetkiye sahiptir. Buna göre o şartın gerçekleşmesi yani borçlunun asıl edimi hiç veya gereği gibi ifa etmemesi durumunda ya asıl edimin ifasını ister ya da bundan vazgeçerek ceza koşulunun ödenmesini talep eder. Seçimlik ceza koşulunda, aksi sözleşmede öngörülmemiş ise, alacaklı hem asıl edimin ifasını hem de ceza koşulunun ödenmesini isteyemeyecektir.
İkinci fıkrada düzenlenen ifaya ekli ceza koşulunda ise alacaklı, açıkça vazgeçmiş veya ifayı kayıtsız şartsız kabul etmiş olmadıkça, hem sözleşmenin ifasını hem de kararlaştırılan cezanın ödenmesini talep edebilir.
Dönme (fesih) cezası olarak da adlandırılan ifayı engelleyen ceza koşulu ise maddenin üçüncü fıkrasında hükme bağlanmıştır. Burada borçlunun ceza koşulunu ödemek suretiyle tek taraflı olarak sözleşmeden dönme hakkına sahip olduğunu ispat etme hakkı saklı tutulmuştur.
Ceza koşuluna ilişkin hükümler emredici nitelikte değildir. Taraflar bunların aksini kararlaştırabilirler. Borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi dışında kalan diğer borca aykırılık hâlleri için ifaya eklenen ceza koşulu kararlaştırabilecekleri gibi; bu iki ihlâl durumu için seçimlik ceza koşulu da kararlaştırabilirler. Ayrıca tarafların, ceza koşulu anlaşmasında, seçimlik ceza koşulu ile ifaya ekli ceza koşuluna birlikte yer vermeleri de mümkündür..." şeklinde belirtilmiştir.
Dava konusu somut olayda, davacı tarafça Ankara ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile sözleşmenin feshi beyanında bulunduğu, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin cezai şart düzenlemesinin bulunduğu ... Maddesinde davalının temerrüde düşmesi halinde davacıya ... Dolar cezai şart ödeyeceği hususunun kararlaştırıldığı, ancak sözleşmenin feshi halinde de bu tutarın ayrıca ifaya ekli cezai şart olarak talep edilebileceğine ilişkin düzenlemesinin bulunmadığı görülmüştür. Davacı tarafından ruhsat alım aşamasında davalı tarafından yapılan masrafların düşülerek takip başlatıldığı belirtilmiştir. İfaya ekli cezai şarta ilişkin sözleşmede açık bir düzenlemenin bulunmadığı, dolayısıyla sözleşmeyi fesheden davacının cezai şart alacağını talep edemeyeceğinin kabulü ile talebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı dava dilekçesinde davacının sözleşmenin feshi sebebiyle uğradığı zararlara ilişkin muhtemel taleplerini belirtmiş, hatta dilekçesinde sahanın değerini bilen bir firmanın kendisine ... Dolar'lık bir ödeme teklif ettiğini beyan etmiş ise de; buna ilişkin herhangi bir delili dosyaya sunmadığı görüldüğünden cezai şarta ilişkin yasal koşullar bulunmadığı gibi sözleşmenin feshi sebebiyle uğradığı zararların da ispatlanamadığı görüldüğünden davanın reddine karar vermek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Koşulları ve yasal unsurları oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminat isteminin REDDİNE,
3-Harçlar Yasası uyarınca alınması gereken ... TL karar harcından peşin alınan ... TL. harçtan mahsubu ile fazla alınan ... TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya İADESİNE,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince ... TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya AİDESİNE,
Dair; davacı vekili e duruşma yoluyla, davalı vekili duruşma salonunda yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/01/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır