T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/676 Esas
KARAR NO : 2025/536
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/09/2022
KARAR TARİHİ : 01/10/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın, müvekkili şirketten inşaat malzemeleri aldığını, söz konusu inşaat malzemelerinin e-arşiv fatura karşılığında davalı borçluya teslim edildiğini, ancak davalının teslim aldığı inşaat malzemelerinin parasını ödemediğini, ödeme yapmaması üzerine alacakların tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itirazı sonrasında takibin durdurulduğunu belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet alacağının davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, ancak davacı tarafın inşaatlarda kullanmak üzere aldığı bir miktar malların takibe konu edilen ve açılan davaya dayanak yapılan fatura içeriğinin doğru olmadığını, müvekkili şirketin böyle bir fatura almadığını ve kullanmadığını, faturanın varlığından icra takibi ile öğrenildiğini, kaldı ki faturanın tek başına bir işin yapıldığını, bir borcun doğduğunu, bir hukuki ilişkinin kurulduğunu ispata yarar araç olmadığını, ayrıca müvekkilinin alacaklıdan bir kısım mal - hizmet aldığı vaki ise de alınan malın - hizmetin bedelinin de alacaklıya ödendiğini, dolayısıyla davacıya herhangi bir borçlarının da bulunmadığını belirterek açılan haksız ve kötü niyetli davanın reddini savunmuştur.
Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevap dosya arasına alınmıştır.
Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası sureti dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce konusunda uzman bilirkişiden rapor aldırılmış ve rapor mahkememizce serbestçe değerlendirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyasına istinaden davalının itirazı nedeniyle İİK 'nın 67. Maddesi gereği itirazın iptali ve icra inkar istemine ilişkindir.
Dava konusu Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyası uyap sistem üzerinden celbedilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Davacının dava şartı arabuluculuk başvuru koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
Davalı şirket tek ortaklı limited şirket olup şirket ortağı ...'ın ... tarihinde vefat ettiği görülmüştür. Davalı şirketin tek ortağının vefatı sonrası davalı şirketin taraf ehliyetini değerlendirmek gerekirse;
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında limited şirketler, tek ortaklı olarak kurulabilmekte ya da sonradan tek ortaklı hale gelebilmektedir. Hayatın olağan akışı içerisinde, limited şirket paylarının tamamına sahip olan ortak vefat etmiş olabilir. Tek kişilik şirketlerde ortağın ölümü, kural olarak şirketin malvarlığı durumunda bir değişiklik yapmaz. Dolayısıyla, tek ortağın ölümü şirketin sona ermesi ve tasfiye edilmesi sonucunu doğurmaz.
Böyle bir durumda, limited şirketin esas sermaye payları, kanun gereğince miras yoluyla mirasçılara geçer. Kural olarak söz konusu şirketlerde pay devri genel kurulun onayına tabi iken miras yoluyla geçişte, paylara ilişkin tüm haklar ve borçlar, genel kurulun onayına gerek olmaksızın, esas sermaye payını iktisap eden mirasçılara intikal eder. Bu halde, tek ortak vefat etmiş olsa bile miras hukuku, şirketin sona ermeden devam etmesine imkan tanımaktadır. Zira tek ortağın ölümü sonrasında miras hukukunun kuralları çerçevesinde müteveffanın yakınları (mirasçıları), miras payları oranında şirketin yeni ortakları olmaktadır. Bu durumda, vefat eden ortağın birden fazla mirasçısı varsa şirket çok ortaklı hale gelmekte ve aile şirketi olarak faaliyetlerine devam edebilmektedir.
Dolayısıyla, tek kişilik limited şirketlerde ortağın ölümü, resen veya kanun gereği şirketin sona ermesi ve tasfiye edilmesi sonucunu doğurmamaktadır. Ancak, vefat eden ortağın mirasçısının bulunmaması (mirasçı bırakmaksızın ölmesi) halinde ise miras (şirket) Devlete geçer.
Açıklanan gerekçelerle şirketin tek ortağının vefatı sonrasında davalı şirketin tüzel kişiliğinin devam ettiği, müteveffa ortağın mirasçılarının şirketin yeni ortağı olacağı hususu mahkememizce kabul edilmiş ve nüfus kayıt örneğinden tespit edilen tek mirasçısı ...'e (kısıtlı olduğu gözetilerek vasisi ...'a) tebligat yapılarak yeni duruşma gün ve saati bildirilmiş ve davayı takip imkanı tanınmıştır. Mirasçıya yapılan tebligat sonrasında yargılamaya devam olunmuştur.
Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının davacı, borçlunun ise davalı olduğu, ... TL faturaya dayalı asıl alacağın ve ... TL işlemiş faizin tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edilip, davalı borçlu vekilinin süresinde takibe itirazı nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği, İİK'nun 67/1 maddesi gereği yasal 1 yıllık süre içerisinde itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce taraflara ticari defter ve belgelerini sunmamaları için süre verilmiş, tarafların ticari defterlerini ibrazı üzerine mali müşavir bilirkişi aracılığı ile defterlerin incelenmesine karar verilmiştir. Davalı tarafın sunduğu defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin olmaması hususu kök raporda belirtilmekle, davalı tarafa yargılamanın ... numaralı ... tarihli celsesinde bu kez kesin süre verilmiş, verilen kesin süre içerisinde bahse konu defterlerin tasdik bilgilerinin ve beratlarının sunulmadığı görülmüş ve bilirkişiden ek rapor alınmıştır.
Bilirkişi ... tarihli raporunda özetle; " davacı tarafın defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı, takip konusu faturanın BS formlarında kayıtlı olduğu, davacının davalıdan ... tarihi itibariyle ... TL alacaklı olduğu, takip öncesi temerrüte düşürüldüğüne dair dosya kapsamında bilgi ve belgeye rastlanmadığı...
Davalı tarafın CD içerisinde ibraz edilen defterlerinin açılış kapanış tasdiklerinin yer almadığı, kesin sürede defter tasdik bilgileri ile beratlarının sunulmadığı, sahibi lehine delil olma hususunun mahkemenin takdirinde olduğunu, takip konusu faturanın BA formlarında kayıtlı olduğu ancak ticari defter kayıtlarında yer almadığı... " hususlarında görüş bildirdiği anlaşılmıştır.
Fatura tek başına bir sözleşme olmayıp akdin ifasını gösteren bir belge niteliğindedir. Faturaya dayalı bir borcun varlığı öncelikle temel borç ilişkisinin varlığına bağlıdır. Faturayı tanzim eden ve tanzim alan arasında böyle bir borç ilişkisinin bulunmadığı hallerde faturanın hukuki sonuç doğurması da söz konusu olmayacaktır.
TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 03/03/2016 tarih ve 2015/18039 Esas, 2016/3759 Karar sayılı kararı).
Kural olarak sözleşmeye konu mal veya hizmeti sözleşmeye uygun olarak yapıp teslim ettiğini ispat külfeti davacıya aittir.
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklindedir.
Davalı şirketin BA formalarında da faturaların kaydedildiği, buna göre içeriği kabul edildiği gibi resmi kuruma bildirilen beyannamenin delil niteliğini de haiz olduğu sabittir. BA/BS formları resmi makama bildirilen belge olup delil niteliğini haizdir. Takibe veya davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. (Y.19. HD. 2015/12329 Esas-2016/6138 Karar ve 2014/11846 Esas ve 15110 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.)
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; Davacı tarafından davalıya mal satımı yapılarak takibe konu faturaların düzenlendiği, icra takibinin ise asıl alacak olarak ... TL ve işlemiş faizi olarak başlatıldığı ve bu tutarın ödenmediğinin iddia edildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından faturaya dayalı takip başlatıldığı, mahkememizce de alınan bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu faturaların davacının defterlerinde ve BS formlarında kayıtlı olduğu ve davalının ilgili faturaya ilişkin ödeme yapmadığı, faturanın defter kayıtlarında yer aldığı, davalının ticari defterlerinin açılış kapanış tasdiklerinin kesin süre içerisinde sunulmadığı, kanun hükmü gereği açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının sahibi aleyhine delil olacağı, ayrıca takip konusu faturanın davalının BA formunda kayıtlı olduğu, tüm bu hususlar birada değerlendirildiğinde, özellikle davalının defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin bulunmaması ve BA formunda kayıtlı olduğu hususu ile yukarıda belirtilen emsal içtihat doğrultusunda davacı tarafından fatura konusu malların teslim edildiği ve bedelinin ödenmediği kanaatine varılarak davalı taraftan ... TL alacağı bulunduğu başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın talep ettiği işlemiş faiz yönünden yapılan değerlendirmede: Davacı vekili, takip talebinde işlemiş faiz talebinde bulunmuştur.
Taraflar arasında herhangi yazılı sözleşme bulunmadığı, ancak aralarında mal alım satımı sebebiyle ticari ilişki bulunduğunun tarafların kabulünde olduğu yukarıda belirtilmişti. Dolayısıyla tarafların arasında faturalara ilişkin belli vadenin kabul edildiğine ilişkin dosya kapsamında sözleşme veya başkaca herhangi bir belge bulunmamaktadır. Davacı kendisi düzenlediği bu faturalarda vade tarihi belirtmiştir. 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 sayılı İBK'da da belirtildiği gibi mal bedeline ilişkin faturada vade tarihine ilişkin kayıt bulunması ve faturaya süresinde itiraz edilmemiş olması bu içeriğin de kabul edildiği ve bu tarihlerden itibaren işlemiş faiz talep edilebileceği anlamına gelmez. Bu nedenlerle takip öncesi davalının temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafın talep ettiği icra inkar tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede: Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 20.06.2016 tarih 2016/2941 esas, 2016/10949 karar sayılı ilamında, "Dava konusu icra takibine konu alacak faturaya dayanmaktadır. Dolayısıyla alacak likit, bir başka deyişle bilinebilir, belirlenebilir bir alacaktır. Mahkemece bu husus gözetilerek davacı yararına İİK.nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği..." şeklinde belirtildiği üzere, hükmolunan alacağın %20'si oranında davacının inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;
1-Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... sayılı dosyasıyla başlatılan takibe yapılan itirazın ... TL asıl alacak miktarı yönünden İPTALİ ile, takibin bu miktar yönünden DEVAMINA, işlemiş faize dair talebin reddine,
2-Alacak likit kabul edildiğinden kabul edilen kısım üzerinden %20 oranında hesap edilen ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin olarak yatırılan ... TL'nin mahsubu ile, bakiye ... TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan davetiye, posta masrafı, bilirkişi ücreti gideri, başvurma harcı vb. yargılama gideri toplamı ... TL'nin; kabul ret oranına göre hesaplanan ... TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafça yapılan davetiye, posta masrafı, bilirkişi ücreti gideri vb. yargılama gideri toplamı ... TL'nin; kabul ret oranına göre hesaplanan ... TL'sinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen miktar üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
9-Arabuluculuk faaliyeti nedeniyle sarf edilen ... TL'nin; kabul ret oranı gözetilerek hesaplanan ... TL'sinin davalıdan, ... TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/10/2025
Katip ...
E-imzalı
Hakim ...
E-imzalı