T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/801
KARAR NO : 2025/574
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 10/11/2022
KARAR TARİHİ : 13/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı banka ile asıl borçlu ... ... Şirketi arasında ... tarih ... -USD bedelli, ... tarihli ... -TL. Bedelli ve ... tarih ...-USD bedelli kredi sözleşmelerinin imzalandığını, diğer davalıların ise sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, devam eden süreçte davalı borçlular tarafından davacı bankaya başvurularak borçlarının yapılandırılmasını talep ettiklerini, yapılan müzakereler sonucunda, davacı danka ve diğer alacaklı bankalar ile ortak bir anlaşmaya varılarak, ... tarihinde "Finansal YenidenYapılandırma Sözleşmesi" imzalandığını, ... ve ... tarihlerinde ise FYYS ek protokollerin imzalandığını, bu sözleşmelere kredi sözleşmelerinde yer alan müteselsil kefiller yanında ... Ticaret A.Ş. ile ... A.Ş.’nin de müşterek borçlu müşterek müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, FYYS süreci devam etmekte iken davalı borçlular ile sözleşme tarafı tüm bankalar arasında hisse rehni sözleşmesinin imzalandığını, davalı borçluların ... tarihinde imzalanan FYYS kapsamında belirlenen borçlarının teminatını teşkil etmek üzere sahibi oldukları şirketlerin sermayesinin tamamı üzerine, sözleşme tarafı alacaklı Bankalar lehine rehin kurulmasının kararlaştırıldığını ve ... tarihli hisse rehni sözleşmesi imzalandığını, fakat her ne kadar bu sözleşmede lider banka olarak davacı bankanın hisse senetlerini rehin cirosu ile teslim tesellüm tutanağı karşılığında teslim alacağı ve rehnin bu şekilde kurulmuş olacağı kararlaştırılmış ve imza altına alınmış ise de; davalı borçlularca hisse senetlerinin davacı bankaya teslim edilmediğini, sözleşme imzalanma aşamasında nama yazılı hisse senetlerinin temlik ve ciro yolu ile bankalarına teslim edilmesinin davalı borçluların yükümlülüğünde olup; hisse rehninin davalı borçluların yükümlülüğünü yerine getirmemesi sonucu hukuka uygun tesis edilemediğini, davalıların FYYS hükümlerine aykırı olarak ödeme yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeni ile FYYS nin sonlandırıldığını, davacı bankanın alacağı ödenmediğinden borçluların temerrüde düştüklerini ve alacaklarının muaccel hale geldiğini, bu nedenle icra takibinin başlatıldığını, davalıların borca ve takibe itiraz ettiklerini beyanla bakiye alacağı talep etme, fazlaya, faize ve hesap hatalardan kaynaklı düzeltmelere ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğü ... / ... E. sayılı dosyasına yönelik olarak davalıların itirazlarının iptali ile takibin, takip tarihi itibariyle, takip talebinde yazılı şartlarla devamına, haksız ve kötü niyetli itirazları nedeniyle davalının, inkar olunan alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıların, davacıya dava konusu tutarda bir borcu bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalılardan ... Ticaret A.Ş., ... Ticaret A.Ş., ... Ticaret A.Ş., ... Ticaret A.Ş. nin turizm alanında faaliyet gösteren şirketler olup sahibi oldukları online seyahat sistemleri vasıtasıyla acenteler ile havayolu şirketleri gibi seyahat ürün tedarikçilerini buluşturarak uçak bileti, konaklama gibi seyahat ürünlerinin satışını sağladıklarını, diğer davalılar ... ve ...’ın ise davalı şirketlerin hissedarı ve yönetim kurulu üyesi olduklarını, ... Turizm, ... Turizm ve ... Turizmin .... yılına kadar Uluslararası Hava Taşımacıları Birliği’ne (... ) akredite olarak faaliyet gösterdiklerini, ... yılının son çeyreğinde ... nın hukuka aykırı bir şekilde ... ... ... ... ... (... ... ismi verilen bir program yayınlandığını ve bu program çerçevesinde ... sayılı karar çerçevesinde ... ; ... ... ve ... Turizm’e ait toplam ... USD tutarında teminat mektubu bulundurmasına rağmen, adı geçen davalı şirketlerden teminat mektuplarını ... .- USD gibi astronomik bir rakama yükseltmesini istediğini, taraflar arasındaki sorunu çözüme kavuşturmak amacıyla ... Turizm, ... Turizm ve ... Turizm tarafından ... ’ya çeşitli çözüm önerilerinde bulunulmuş olmasına rağmen ... çözüm bulmak yerine ... Turizm, ... ... Turizm ve ... Turizm’in bilet satış yetkisini dondurarak onların ticari faaliyetlerini yerine getirememesine sebep olduğunu, bu gelişmeler neticesinde aralarında davacı bankanın da olduğu 10 banka ile finansal yeniden yapılandırma sürecinden yararlanmak için ... yılının kasım ayında başvuruda bulunulduğunu, başvurunun karşı tarafını ... dışında ayrıca ... ... .. ., ... ... A.Ş., ... ... A.Ş., ... ... A.Ş., ... ... A.Ş., ... ... A.Ş., ... ... A.Ş., ... ... ... A.Ş. oluşturduğunu, yapılan başvuruya istinaden lider banka pozisyonunda bulunan ... ... A.Ş.’nin (... ... ) koordinasyonunda finansal yeniden yapılandırma sürecine başlandığını, ... ... ’nın talebi doğrultusunda ... aracılığıyla denetim raporu hazırlanmasına istinaden Covid-19 pandemisinin sebep olduğu tam kapanma sürecinin başlamasına bir hafta kala davacının da aralarında olduğu bankalar ile davalılar arasında bir dizi görüşme yapıldığını, söz konusu görüşmeler neticesinde, bankalarla finansal yeniden yapılandırma sürecine konu risklerin faiz oranının %9 olacak şekilde Türk Lirası üzerinden yapılandırılması konusunda sözlü mutabakat sağlandığını, bu mutabakata rağmen toplantı sonrasında aralarında ... da olduğu bankaların sürekli olarak üzerinde mutabık kalınan şartları değiştirmeye çalıştığını ve davalılardan her seferinde kabul edilmesi mümkün olmayan taleplerde bulunduğunu, yapılan görüşmeler sonucunda davalılar ile ... A.Ş. (... ...) dışındaki diğer bankalar arasında ... tarihli Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi si imzalandığını, ... tarihli bu Sözleşme’nin 8. sayfasında yer alan ve “Başvuru Tarihi İtibarıyla Alacak Dağılımı” başlığını taşıyan tablodan da görüleceği üzere Sözleşme’deki ödemelerin ... tarihli kurlar üzerinden Türk Lirası olarak yapılandırılmasının kararlaştırıldığını, tablonun altında “Alacaklı kuruluşlardan USD, EUR ve RUB olarak beyan edilen alacaklar ... tarihli TCMB döviz satış kurları bazı alınarak TL’ye çevrilmiş ve TL olarak sunulmuştur. (USD/TL: ... EUR/TL: ... RUB/TL:... )” ifadesinin yer aldığını, aralarında .... da bulunduğu bankaların önemli bir kısmı, ... ... ’ın eksik kalan imzasını gerekçe göstererek Sözleşme’nin ifa sürecini askıda bıraktıklarını, aralarında ... da bulunduğu Sözleşme tarafı bankaların Sözleşme’nin ifa sürecini sürüncemede bırakması neticesinde davalı şirketlerin ... aktif olmadığından ve hesapları üzerindeki blokeleri kalkmadığından davalıların otellerle, acentelerle ve diğer iş ortaklarıyla ticaret yapamayarak ... yılının turizm sezonunu kaçırdıklarını, 7186 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 17. maddesiyle 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na eklenen Geçici 32. maddede Finansal Yeniden Yapılandırmanın düzenlenme amacının gerçek ve tüzel kişilerin istihdama katkıda bulunmaya devam etmesine imkan verilmesini sağlamak olduğunun açık bir şekilde belirtildiğini, davalıların istihdama katkıda bulunmaya devam edebilmesi için hesapları ve ... ’ları üzerinde bulunan hacizlerin kaldırılması gerektiğini, sözleşmedeki eksik imzayı tamamlamaları için ... ile defalarca görüşme yapıldığını, ... ... ’ın son imzayı hala tamamlamaması üzerine davalılarca ... tarihinde bankaya ihtar yazıldığını, nihayetinde ... ... tarafından da eksik imzanın tamamlandığını, ancak imza aşamasına kadar geçen dönemde Türkiye’deki ekonomik konjonktürün değiştiğini, Amerikan Doları ve Euro kurunda meydana gelen artışlar sebebiyle sözleşme tarafı bankaların, Sözleşme’nin yukarıda yer verilen, “ödemelerin ... tarihli kurlar üzerinden Türk Lirası olarak yapılandırılmasına” ilişkin maddenin varlığına rağmen bankalar arası bir tavsiye kararını bahane ederek riskleri yabancı para üzerinden kurgulamaya çalıştığını davalıların anlaşmalı olduğu bankalara giden haciz blokelerinin kaldırılmaması sebebiyle davalıların ... yılı turizm sezonunu kaçırdığı gibi ... yılı ... ayında ... – ... savaşının başlaması sebebiyle Türkiye’ye gelen turist sayısı tahmin edilenin çok altında kaldığından davalıların diğer turizm aktörleri gibi beklenen gelirleri elde edemediklerini, yaşanan bu süreç sebebiyle bankalarla tekrar görüşmeye çalışılmış ise de; bankaların, uzlaşmaz tutumlarını sürdürdüklerini, nihayetinde finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi feshedilerek davalılar hakkında takibe geçildiğini, davalıların takip konusuna ilişkin borcu olmadığını beyanla Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... /... E. Sayılı dosyası nezdinde yapılan yargılama sonucunda verilecek olan kararın mahkememiz dosyasını da etkileyeceğinden Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... /... E. Sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına, haksız ve hukuki dayanağı bulunmayan davanın reddine, itirazın iptaline konu icra takibinin haksız ve kötü niyetli bir şekilde başlatıldığından davacının yüzde yirmiden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile yükümlü kılınmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflara usulüne uygun meşruhatlı davetiyeler tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmıştır.
Davacı bankaya müzekkere yazılarak, kredi sözleşme asılları, hesap bildirim cetvelleri, yapılan ödemelere ilişkin kayıt ve belgeler celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Davacı bankaya müzekkere yazılarak ... tarihli finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi, ... ve ... tarihli ek protokolleri celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... /... Esas sayılı takip dosyasının bir sureti Uyap sistem üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılamada; Dava dosyasının niteliği de dikkate alınarak İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilerek re'sen seçilecek üç kişilik bankacılık mevzuatında uzman nitelikli hesap bilirkişilerine tevdi ile takibe dayanak ... tarihli, ... tarihli ve ... tarihli kredi sözleşmeleri ile ... tarihli finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi, ... ve ... tarihli ek protokoller ile asıl borçlu ve müşterek borçlu müteselsil kefiller yönünden yapılan ödemeler, hesap hareketleri ve ihtarnameler göz önünden bulundurulmak suretiyle takip tarihi itibariyle her bir borçlu yönünden ayrı ayrı sorumluluk miktarları ile talep edilebilecek alacak tutarına ilişkin gerekirse bankanın genel merkezinden yerinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle mahkeme ve yargı denetimine elverişli rapor tanzimine karar verilmiş, bilirkişiler ... ... , ... ... , ... ... tarafından mahkememize ibraz edilen ... tarihli rapor ve ... tarihli ek rapor düzenlenmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında ... tarihli finansal yapılandırma sözleşmesindeki finansal yapılandırma sözleşmesi hükümlerinin uygulanmasında temerrüde düşülmesi halinde genel kredi sözleşmesi hükümlerinin geçerli olacağına dair düzenlemenin dikkate alınmadığı görülmekle mahkememizce dava dosyasının yeniden oluşturulacak 3 kişilik bankacılık mevzuatında uzman bilirkişi heyetinden ... tarihli finansal yapılandırma sözleşmesi hükümleri, taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesi hükümleri ile temerrüt faizinin uygulanmasına ilişkin Yargıtay uygulamaları dikkate alınmak suretiyle bilirkişi raporu ile bilirkişi heyet raporları arasındaki çelişkileri giderir mahiyette mahkeme ve yargı denetimine elverişli rapor alınmak tanzimine karar verilmiş, bilirkişiler .. ... , ... ... , ... ... tarafından tanzim edilen ... tarihli raporda özetle; "...1) Dava konusu alacak tutarının, davacı ... A.Ş. ile davalı asıl borçlu ... ... A.Ş. arasında imzalanan Türk Lirası ve USD Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden, davalı şirkete kullandırılan Türk Lirası, EUR ve USD döviz cinsinden Taksitli Ticari Krediler ile Çek Karnesi borçlarından kaynaklandığı,
2) Davacı bankanında arasında yer aldığı 10 adet alacaklı banka ile davalı asıl borçlu ve kefiller arasında ... tarihli Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi ile ... tarihli, “... Tarihli Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi’ne Ek Sözleşme”nin imzalandığı,
3) İmzalanan söz konusu sözleşmeler kapsamında, davalı asıl borçlu şirkete kullandırılmış bulunan kredilerin ... , ... , ...., ... ve ... no.lu EUR/USD Taksitli Döviz Kredileri ve Türk Lirası ... no.lu kredi hesabıyla ... ve ... tarihlerinde yapılandırıldığı, ancak ödeme planlarında yer alan ilk taksitler dahil, herhangi bir geri ödemenin yapılmaması nedeniyle, davacı tarafından noter aracılığıyla keşide edilen ihtarname ile davalıların ... tarihinde temerrüde düşürüldüğü,
4) Davalıların temerrüde düşmesi nedeniyle Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi’nin 13’ncü maddesi uyarınca, davaya konu krediler için, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerine dayalı olarak temerrüt faizi talep edilebileceği,
5) Davalı asıl borçlu şirket için taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek yapılan hesaplamalar sonucunda, davacı bankanın ... takip tarihi itibariyle toplam ... TL tutarında Nakit ve ... TL tutarında Gayrinakit talep edilebilir alacağı bulunduğu,
6) Davacı banka ile asıl borçlu arasında imzalanan sözleşmelerde, davalılar ... ... , ..., ... A.Ş. ve ... A.Ş.’nin ayrı ayrı ... TL ve ... USD tutarında; ... ... Ticaret A.Ş.’nin ise ... USD tutarında geçerli kefaletleri bulunduğu, yabancı para üzerinden düzenlenen Genel Kredi leşmelerinin takip tarihindeki TCMB döviz kurlarından Türk Lirası karşılıkları hesaplandığında, davalılardan; ..., ..., ... A.Ş. ve ... A.Ş.’nin ayrİ ayrı ... TL tutarında geçerli kefaletleri bulunduğu, ... A.Ş.’nin ise ... TL geçerli kefaleti bulunduğu,
7) Davalı kefiller ... ... , ..., ... A.Ş., ... A.Ş. ve ... A.Ş., davalı asıl borçlu ile birlikte aynı tarihte temerrüde düştüklerinden, davalı asıl borçlu bakımından takip tarihi itibariyle hesaplanan ... TL nakit borçtan sorumlu tutulabilecekleri
8) Diğer davalı ... A.Ş.’nin, davacı banka ile davalı asıl borçlu arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerinde kefalet imzasının bulunmadığı, fakat ... tarihli Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesinde kefaletinin bulunduğu, ancak imzalanan Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi, genel kredi sözleşmelerinin eki olarak düzenlendiğinden ve söz konusu sözleşmelerde adı geçenin kefaleti bulunmadığından, belirtilen Genel Kredi Sözleşmelerinden doğan borçlardan ... A.Ş.’nin sorumlu tutulamayacağı,
9) Sayın Mahkeme tarafından,... A.Ş.’nin davaya konu borçlardan sorumlu olduğu görüşünün benimsenmesi durumunda ise, adı geçen şirket, davalı asıl borçlu ile birlikte aynı tarihte temerrüde düştüğünden, yukarıda davalı asıl borçlu bakımından hesaplanan
... TL nakit borçtan davalı ... A.Ş.’nin sorumlu tutulabileceği,
10) Davacı takip talebi incelendiğinde; iade edilmemiş çek yapraklarının banka sorumluluk tutarından kaynaklanan gayrinakit borçtan, davalı kefillerin de sorumlu tutulduğu anlaşılmaktadır. Yargıtay, kefillerin gayrinakdi kredilerin deposundan sorumlu tutulabilmesi için, imzalanan sözleşmede bu konuda açık ve net bir şekilde sorumluluk içeren hüküm bulunması gerektiği görüşündedir. Fakat huzurdaki davaya konu kredi sözleşmeleri incelendiğinde, kefilin, gayrinakdi kredilerin deposundan sorumlu olduğuna dair açık ve net bir hükme rastlanmamıştır. Bu nedenle davalı kefillerin, ... TL’lık gayri nakit borcun deposundan sorumlu tutulamayacakları,
11) Taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin 4.2. maddesi uyarınca, dava konusu asıl alacak tutarı için yıllık % 38,00 oranından temerrüt faizi talep edilebileceği," sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, asıl borçlu ve müşterek borçlu müteselsil kefiller hakkında ödenmeyen kredi borcunun tahsili istemiyle yapılan ilamsız takipte itiraz üzerine takibin durmasından sonra alacaklı banka tarafından açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İİK. 67/1.Maddesinde: "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." düzenlemesi mevcuttur.
Açılan dava süresindedir.
Eldeki dava yönünden Mahkememizin görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Davacı Banka tarafından kredi sözleşmesi ve ihtarnamelere dayalı takip başlatılmıştır.
Davalılar vekili tarafından cevap dilekçesi ve ekleri ile taraflar arasında düzenlenen takibe dayanak kredi sözleşmelerinden sonra dava dışı bankalarında dahil olduğu ... tarihli Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesinin düzenlendiği, bu sözleşmeye ek olarak düzenlenen ... tarihli sözleşmelerdeki ödeme planına göre ödemelerin yapılması gerektiği, ancak davalı banka ve dava dışı bankaların yapılandırma sözleşmesini haksız olarak feshettikleri gerekçesiyle takibe, takipteki faize ve kefalete ilişkin koşullara itiraz edilmiş, ayrıca davalı banka ile dava dışı bankalar aleyhine açılan mahkememizin ... /... Esas sayılı dava dosyasının eldeki dava dosyası yönünden bekletici mesele yapılması talep edilmiştir.
Davalıların bekletici mesele talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Mahkememizce eldeki dava dosyasının ödenmeyen kredi borcunun tahsili istemine, söz konusu dava dosyasının ise, finansal yeniden yapılandırma sözleşmesinin haksız feshi ile uğranılan zarara ilişkin olduğu, bu dava dosyası yönünden ... tarih ... /... Esas, ... /... Karar sayılı ilam ile davanın reddine karar verilmiş olmakla bekletici mesele talebinin yerinde olmadığının kabulü gerekmiştir.
Davacı .. A.Ş. ile davalı ... A.Ş. Arasında, ... tarihli ... TL,... TL ... USD, ... tarihli ... USD bedelli genel kredi sözleşmelerinin imzalandığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde davalılar ..., ..., ... A.Ş. Ve ... A.Ş.'nin ayrı ayrı ... USD ve ... TL tutarında, .... A.Ş.'nin ise ... USD tutarında kefalet imzalarının bulunduğu kredi sözleşmelerinin incelenmesinden anlaşılmaktadır.
Davacı bankanın da bulunduğu bir kısım bankalar ile davalılar arasında ... tarihli Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesinin düzenlendiği, bu sözleşmede de asıl borçlu ve müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla davalıların kefalet imzalarının mevcut olduğu görülmüştür.
... tarihli sözleşmede Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesinin alacaklı kuruluşlar ile kredi borçluları ve müteselsil kefiller arasında akdedilmiş olan kredi sözleşmelerinin/taahhütnamelerinin her ne ad adı altında olursa olsun borç doğuran her türlü sözleşme ve eklerinin geçerliliğinin ortadan kaldırmadığı ve bunlara ek olmak üzere imzalandığı, alacaklı kuruluşlar nezdindeki tüm kredilerin yapılandırma tarihindeki TCMB. Döviz satış kurları üzerinden Türk Lirasına çevrilerek yapılandırılacağı, sözleşmenin 6.7 maddesinde yapılandırılan kredilere TL para birimi üzerinden azami yıllık %12 faiz ve yasal eklentilerinin uygulanacağı, sözleşmenin 13/1 maddesinde de borçlu ve/veya müteselsil kefiller tarafından iş bu sözleşme ile taahhüt edilen kredi ödemelerinden herhangi birinin zamanında ve/veya kısmen, tamamen yerine getirilememesi halinde temerrüt ve muacceliyet halinin oluşacağı düzenlemelerinin bulunduğu anlaşılmıştır. Ayrıca davacı banka tarafından davalı asıl borçluya çek kredisi kullandırıldığı da anlaşılmıştır.
Davacı bankanında bulunduğu alacaklı kuruluşlar ile kredi borçluları, müteselsil kefiller arasında ... tarihli ... tarihli Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesine ek sözleşme imzalandığı ve bu sözleşme kapsamında davacı banka tarafından ödeme planlarının revize edilerek ... tarihinde yeni ödeme planları oluşturulduğu görülmüştür.
6098 Sayılı TBK 583.Maddesinde ; "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.
Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler.
Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz." düzenlemesi kapsamında davalılar ..., ..., ... AŞ, ... Ticaret AŞ., ... Ticaret AŞ'nin kefaletlerinin geçerli olduğu, ancak takibe dayanak genel kredi sözleşmesinde ... A.Ş.'nin imzasının olmaması, ... tarihli Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi ve ek sözleşmenin genel kredi sözleşmesinin eki niteliğinde olması nedeniyle davalı ... A.Ş. yönünden geçerli bir kefaletin bulunmadığının kabulü gerekmiştir.
... tarihli Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi ile .. tarihli bu sözleşmenin eki niteliğindeki sözleşme kapsamında yapılandırılan dava konusu kredilere ait ... tarihli ilk taksitin ödenmediği ve bu kapsamda davacı banka tarafından asıl borçlu ve müşterek borçlu müteselsil kefillerin temerrüdünün oluşması nedeniyle ... tarihinde hesabın kat edildiği, bu kapsamda Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi ve eki sözleşme yönünden hesap kat ihtarnamesinin davalı asıl borçlu ile kefillere gönderilen . .. tarihinde tebliğ edildiği, asıl borçlu ve müşterek borçlu müteselsil kefiller yönünden hesap kat ihtarnamesindeki sürenin dolmasıyla ... tarihinde temerrüde ilişkin yasal koşulların oluştuğunun kabulü gerekmiştir.
Mahkememizce bu noktada incelenmesi gereken husus asıl borçlu ve müşterek borçlu müteselsil kefiller yönünden ilamsız takipte talep edilen alacak ve uygulanan faiz oranları yönünden genel kredi sözleşmesi ve finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi ile eki sözleşme hükümlerinden hangisinin uygulanacağıdır.
Taraflar arasında düzenlenen Kredi Çerçeve Sözleşmesinin 4.2. maddesinde,“ Müşteri, temerrüdün doğduğu tarihten itibaren aynı tür krediler ve hesaplar için Banka tarafından T.C. Merkez bankasına bildirilen TL/YP en yüksek cari akdi faiz oranının % 100 fazlası olarak
belirlenen oranda ve bu oranın değişmesi halinde değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanmasını ve bu tutarları ödeyeceğini kabul eder...” hükmü yer almaktadır.
... tarihli Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi 13. Maddesinde ise; "“(…) Temerrüt durumunda, Alacaklı Kuruluşlar’ın, her birinin alacaklarını tahsili için işbu Sözleşme ve Kredi Borçluları ve Müteselsil Kefiller ile akdedilen Genel Sözleşmeler’e dayalı olarak alacakların
tahsili için icra takibi ve dava açmak dahil tüm hak ve yetkileri kullanma, tüm yasal yollara başvurma hakları mevcuttur. Aynı çerçevede Alacaklı Kuruluşlar mevcut takiplere takip talebindeki ve Genel Kredi Sözleşmeler’deki şartlarla devam edebilir. (…) temerrüt halinde kredi
sözleşmelerinde yer alan temerrüt hükümleri ve temerrüde ilişkin faizin/gecikme cezasının uygulanacağını, artık bu sözleşmedeki faiz/kar payı oranlarının da uygulanmayacağını (…) beyan, kabul ve taahhüt ederler” hükmü yer almaktadır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25/06/2025 tarih, 2024/5130 Esas, 2025/4552 Karar sayılı emsal içtihadında; "...Davacı Banka tarafından, yapılandırma sözleşmesi uyarınca hazırlanan ödeme planına uyulmadığı da iddia edildiğine göre, mahkemece yapılacak iş ... tarihli yapılandırma sözleşmesine uyulup uyulmadığının araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesidir. Hal böyleyken mahkemece eksik incelemeye dayalı hatalı değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir..."
Yine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21/04/2025 tarih, 2024/4338 Esas, 2025/2642 Karar sayılı emsal içtihadında da; "...Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda yeniden yapılandırma protokolünde referans numaraları belirlenen tüm kredilerin hangi genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırıldığının tespit edildiği, buna göre protokole dahil edilen tüm kredilerin davalının kefil imzasının bulunmadığı ... ve ... tarihli genel kredi sözleşmeleri kapsamında kullandırıldığı, bu nedenle davalının borçtan sorumluluğunun bulunmadığı, davalı tarafça süresi içerisinde davaya cevap verilmediği ancak davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi sunularak bu dilekçede davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin talep edildiği, Mahkemece bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, dosya kapsamı itibariyle davacının kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği, dava maddi hukuka ilişkin bir sebeple reddedildiğinden davalı lehine reddedilen dava konusu alacak miktarı üzerinden karar tarihindeki nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı görüldüğü gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine, şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi yerinde ise de vekâlet ücreti miktarı hatalı olarak belirlenmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi olan ... tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine (AAÜT) göre vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken eksik hesaplama ile vekâlet ücretine hükmedilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir..." şeklinde belirtilmiştir.
Mahkememizce yukarıda belirtilen kanun maddeleri, Genel Kredi Sözleşmesi, Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi ve eki sözleşme ile emsal içtihatlar ve mahkeme ve yargı denetimine elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda yapılan değerlendirmede; Davacı bankanın da bulunduğu alacaklılar ile davalılar arasında yapılan Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi ve eki sözleşmenin ... tarihinde feshedildiği, yukarıda belirtilen Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi 13. Maddesi uyarınca Genel Kredi Sözleşmelerine dayalı olarak temerrüt faizi talep edilebileceğinin kabulü gerekmiştir.
Davacı bankanın takip talebinde Merkez Bankasına bildirim yapılan yıllık %28 cari faiz oranının %50 fazlası olarak belirlenen %42 oranında temerrüt faizi işletildiği ve talep edildiği görülmüştür.
Davacı bankanın fiili uygulanan en yüksek cari faiz oranın ise yıllık %19 olduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02/05/2019 tarih, 2017/1657 Esas, 2019/507 Karar sayılı emsal içtihadında da belirtildiği gibi davacı bankaca emsal olarak sunulan yıllık %19 akdi faiz oranının temerrüt faiz oranının tespitinde esas alınması gerektiği, buna göre talep edilebilecek faiz oranının %38 olacağının kabulü gerekmiştir.
Genel kredi sözleşmeleri kapsamında yapılan değerlendirmede, davacı banka ile davalı asıl borçlu arasında imzalanan sözleşmelerde davalılar ..., ...,... .... Ticaret AŞ, ... Ticaret AŞ., ... Ticaret AŞ.'nin ayrı ayrı kefaletlerinin bulunduğu, yabancı para üzerinden düzenlenen genel kredi sözleşmelerinin takip tarihindeki TC Merkez Bankası döviz kurlarından TL karşılıkları hesaplandığında da ... ... . Tic. A.Ş. Dışında ayrı ayrı ... TL tutarında geçerli kefaletlerinin bulunduğu, ... ... Tic. A.Ş.'nin ise ... TL geçerli kefaletinin bulunduğundan asıl borçlu ve müşterek borçlu müteselsil kefil davalılar ..., ..., ... Ticaret AŞ., ... AŞ., ... ... . A.Ş., ... Ticaret AŞ.'nin davacı banka ile davalı asıl borçlu arasında imzalanan takibe dayanak kredi sözleşmeleri nedeniyle asıl borçlu şirket için taleple bağlılık ilkesi dikkate alınarak ... TL'lik borçtan sorumlu oldukları, dava konusu alacak tutarı için yıllık %38 oranında temerrüt faizi talep edilebileceğinin kabulü ile bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan hüküm kurmaya elverişli rapor doğrultusunda hesaplanan tutarlar ile bu tutarlara takip talebindeki %5 gider vergisi de eklenmek suretiyle itirazın iptali isteminin nakit alacak yönünden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... A.Ş.'nin ise davacı banka ile davalı asıl borçlu arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinde kefalet imzasının bulunmaması sebebiyle takibe dayanak kredi sözleşmelerinden doğan borçlardan sorumlu tutulamayacağının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının gayrinakdi alacak talebi yönünden yapılan değerlendirmede: Davacı banka tarafından davalı asıl borçluya kullandırılan çek karnesi kredisinden dolayı temerrüt tarihi itibariyle 74 adet çek yaprağının davacı bankaya iade edilmediği görülmüştür.
Ankara BAM 21. Hukuk Dairesinin 04/07/2022 tarih, 2022/1048 Esas, 2022/970 Karar sayılı emsal kararında; "...Bilindiği üzere 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 3. maddesinin 9. fıkrasında; "Çekin, üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren beş yıl içinde ibraz edilmemesi hâlinde, muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu sona erer." hükmüne yer verilmiştir. İlk derece mahkemesince alınan ... tarihli bilirkişi ek raporunda asıl ve birleşen davanın davalısı olan şirketlerin oluşturduğu asıl borçlu iş ortaklığına verilen çeklerin ... ve .... yıllarında basıldığı tespit edilmiş olduğuna göre yukarıda yer verilen Çek Kanunu'nun 3. maddesi gereği davacı bankanın çek garanti bedelini ödeme yükümlülüğü karar tarihi itibarıyla artık ortadan kalkmıştır. Şu halde bilirkişi raporuyla belirlenen ve hükme esas alınan 5 adet çek yönünden dava konusuz kalmıştır. Birleşen davada davalı vekilinin istinafının kabulü ile bu çekler yönünden konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. Dava konusu takip dosyasında takip tarihi ... tarihi ve dava tarihi itibarıyla anılan maddede belirtilen 5 yıllık ibraz süresinin dolmadığı, dolayısıyla bankanın söz konusu çek yaprakları sebebiyle sorumluluğunun devam ettiği, depo talebinde haklı olduğu anlaşılmakla davacı banka lehine yargılama giderlerine hükmetmek gerekmiştir..." şeklinde belirtilmiş olmakla 5941 sayılı Kanun uyarınca muhatap bankanın ibraz eden düzenleyici dışındaki hamile süresi ibraz edilen her çek yaprağı için ödemekle yükümlü olduğu tutar ... yılı için ... TL olarak belirtilmiş olmakla davacı bankanın ... TL gayri nakit alacak tutarının bulunduğu, bu tutardan asıl borçlunun sorumlu olduğu, ancak yerleşik Yargıtay içtihatları gereği müşterek borçlu müteselsil kefillerin gayri nakdi kredilerin deposundan sorumlu tutulabilmeleri için, imzalanın sözleşmede bu konuda açık ve net şekilde sorumluluk bulunması gerektiği, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinde gayri nakdi borcun deposundan kefillerin sorumlu olduğuna dair kaydın bulunmadığı görülmekle asıl borçlu dışındaki davalılar yönünden gayri nakit alacak talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 19. H.D.nin 27/02/2013 gün ve 2013/10 E. 2013/1630 K. sayılı emsal içtihatında ''...alacağın, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu gözetildiğinde, sözleşme hükümlerine göre her aşamada hesap edilebilir, likit bir alacak olarak kabulünün gerekçesine ve borçlunun itirazında haksız bulunmasına göre, 2004 sayılı kanunun ilgili maddesi doğrultusunda itirazın iptaline karar verilen, harcı yatırılarak dava konusu edilen bölüm üzerinden alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekir...'' şeklinde belirtilmiş olup hükmolunan alacak üzerinden hesaplanan miktarda icra inkar tazminatının asıl borçlu davalı ve müşterek borçlu müteselsil kefil davalılar ... ... Anonim Şirketi ile ..., ..., ... Ticaret AŞ, ... ... Ticaret AŞ ve ... ... Ticaret AŞ'den tahsili ile davacıya verilmesine hükmetmek gerekmiştir.
Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 04/04/2018 gün, 2017/4575 Esas, 2018/1823 Karar sayılı emsal içtihadında; "...gayrinakdi kredinin deposu yönünden maktu harç ve maktu vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiği halde nakdi alacakla birlikte nispi harç ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir..." gayrinakdi alacak talebi yönünden maktu harç ve maktu vekalet ücretine hükmetmek gerekmiştir.
Davalılar vekili tarafından cevap dilekçesinde davanın reddi ile birlikte, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli takibi nedeniyle % 20 tazminat talebinde bulunulmuş, Mahkememizce kısa kararda bu yönde değerlendirme yapılmamış, gerekçeli karar yazım aşamasında davalılar vekilinin HMK 305/A kapsamında ek karar verilmesi talebi üzerine, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olamayacağından bu hususun HMK 305/A'ya ilişkin verilecek ek kararda değerlendirilmesi gerektiğinin kabulü ile, gerekçeli kararda bu yönde karar verilmemiştir.
HÜKÜM:Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... /... Esas sayılı takip dosyasında borçlu davalılar ... ... Anonim Şirketi ile ..., ..., ... Ticaret AŞ, ... ... AŞ ve ... ... Ticaret AŞ‘nin itirazlarının taleple bağlı kalınarak ... ,....-TL asıl alacak, ... .-TL işlemiş faiz, ... TL BSMV, ... .-TL masraf olmak üzere toplam ... .-TL üzerinden İPTALİNE,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 38 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden % 5 gider vergisi UYGULANMASINA,
3-Hükmolunan alacağın % 20’si oranında hesaplanan ... .-TL icra inkar tazminatının boçlu davalılar ... ... Anonim Şirketi ile ..., ..., ... Ticaret AŞ, ... ... Ticaret AŞ ve ... .. Ticaret AŞ‘den müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
4-Davalı ... AŞ yönünden açılan davanın REDDİNE,
5- ... .-TL gayri nakdi borç depo talebinin asıl borçlu ... Turizm Tic. AŞ yönünden KABULÜNE, diğer davalılar yönünden REDDİNE,
6-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalılar ... ... Anonim Şirketi ile ..., ..., ... Ticaret AŞ, ... Ticaret AŞ ve ... ... Ticaret AŞ‘den müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
7-Harçlar Kanunu uyarınca gayri nakdi alacak için alınması gereken ... TL harcın davalı ... ... Ticaret Anonim Şirketiden tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince nakdi alacak kabul miktarı üzerinden hesaplanan ... TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ... Anonim Şirketi ile ..., ..., ... Ticaret AŞ, ... ... Ticaret AŞ ve ... ... Ticaret A.Ş.'den müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
9-Davalı ... AŞ kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince red miktarı üzerinden hesaplanan ... vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalıya VERİLMESİNE,
10-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden gayri nakdi alacak talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL maktu vekalet ücretinin davalı ... ... Ticaret A.Ş.'den tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
11-Davalılar ..., ..., ... Ticaret AŞ, ... ... Ticaret A.Ş, ... AŞ ve ... ... Ticaret AŞ kendisini vekille temsil ettirdiğinden gayri nakdi alacak talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalılara eşit oranda VERİLMESİNE,
12-Davacı tarafından yapılan davetiye, posta ve bilirkişi giderinden ibaret toplam ... - TL yargılama giderinin davalılar ... ... Ticaret Anonim Şirketi ile ..., ..., ... Ticaret AŞ, ... ... Ticaret AŞ ve ... ... Ticaret AŞ'dan müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
13-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden ... TL arabuluculuk ücretinin davalılar ... ... Anonim Şirketi ile ..., ..., ... Ticaret AŞ, ... ... Ticaret AŞ ve .. ... Ticaret AŞ'dan müteselsilen tahsili ile HAZİNEDE İRAD KAYDINA,
14-Davacı tarafından yapılan başvuru ve peşin alınan ... TL ilk dava masrafının davalılar ... .... Anonim Şirketi ile ..., ..., ... Ticaret AŞ, ... ... Ticaret AŞ ve ... ... Ticaret AŞ'dan müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
15-Taraflarca yatırılan artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın davacıya İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/10/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır