T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/806 Esas
KARAR NO : 2025/132
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/01/2022
KARAR TARİHİ : 19/03/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; ...nin ...'a (... ...) gıda ve türevi ürünler sattığını, sattığı malları teslim ettiğini, bu bağlamda vekil eden şirket ile davalı arasında ticari ilişki ve cari hesap gereği mal teslimi yapıldığını ancak davalı tarafından teslim alınan malların ödemesini yapılmadığını, vekil eden şirket tarafından verilen mallar karşılığı ekte dökümü yapılan e fatura- imzalı irsaliye düzenllendiğini, malların karşı tarafa teslim edildiğinin imzalı irsaliye ile sabit olduğunu, imzalı irsaliye ve e-faturanın taraflarında olduğunu, ... tarihli irsaliye de borçlu şirketin kaşe ve imzasının mevcut olduğunu, ... edimini ifa etmesine rağmen davalının bedel ödeme borcunu yerine getirmediğini, davacı vekil edenin, cari hesaptan, ticari ilişkiden ve e-fatura ve sevk irsaliyesi ile teslim edildiği sabit olan malların bedelinin ödenmemesinden kaynaklı olarak davalıdan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ... TL alacağı olduğunu, davalı, davacıdan aldığı ürünlerin faturasını alıp kayıtlarına işlediği ve malları teslim aldığı halde ödemlerini zamanında yapmadığını, taraflar arasında ticari faaliyetler ve mal alım satımı, davalı tarafından ticari defter ve kayıtlarına işlenmiş olup BA/BS formlarında bildirildiğini, bu hususta BA/BS bildirim formlarının celbini talep ettiklerini, taraflar arasındaki irsaliye, e fatura ile cari hesaba göre alacaklı vekil eden karşı taraf borçludan ... TL alacaklı olduğunu, ... tarihli E-faturanın vadesi gelmiş olup fatura bedelleri ödenmediğinden taraflar arasındaki ... tarihli E-faturanın bakiyesi muaccel hale geldiğini, malların davalı tarafa teslim edildiği sabit olup malların bedelleri vadesi gelmesine rağmen ödenmediğini, ödeme bakımından yapılan tüm uyarılar neticesiz kaldığını, davacı müvekkilin, alacağının ödenmemesi nedeniyle alacağının tahsili için davalı aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün .../... E. Sayılı icra dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalının haksız olarak itiraz ettiğini beyan ederek; itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yetki itirazlarının olduğunu, müvekkil davalının yerleşim yerinin ... ili ... ilçesi olduğunu, bu nedenle açılmış olunan iş bu davanın yetkisiz yer mahkemede açıldığını, davanın, davalı yerleşim yeri olan ... ili mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, takibe itirazın sebeplerinin genişletilemeyeceği iddiasının hukuken yerinde olmadığını, kaşe ve imza itirazlarının olduğunu, davacı ile müvekkil arasında dava konusu faturalardan kaynaklı bir ticari ilişki bulunmadığını, davacı şirket hukuka aykırı olarak müvekkil davalıya fatura tanzim etme yolunu seçtiğini ve müvekkilden hakkı olmayan bedelleri tahsil etmeye çalıştığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Bilirkişi ... ... tarihli raporunda sonuç olarak; "...'ın mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırma neticesinde;
-İmzaların genel şekli ve tersim tarzı,
-İmzalar içerisindeki karakteristik el hareketlerinin yapılışı,
-Seyir-sür'at vasıfları ve işleklik dereceleri,
-Kaligrafik-itiyadi özellikler yönünden farklılık müşahede edilmiştir.
Yukarıda belirtilen bulgular doğrultusunda; tetkike konu; “...” antetli ... tarihli “...” seri ve ...” sıra numaralı Sevk İrsaliyesinin sol alt kısmında “TESLİM ALAN' hanesinde basılı bulunan “... ... ........ " içerikli kaşe izi üzerindeki imzanın ... elinden çıkmadığı "kanaatine varmıştır.
Adli Tıp Kurumu raporunda sonuç olarak; " İnceleme konusu belgede ... ... kaşe izi üzerindenki imzanın mürekkepli kalem ile atılmış ıslak imzalardan olmayıp kaşe ile oluşturulmuş olduğu, bu meyanda sorulduğu üzere ...'ın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği" sonuç ve kanaatine varmıştır.
İmza mukayesesine esas davalıya ait imza örnekleri dosya içerisine alınmıştır.
Mahkememizce verilen kararın Antalya BAM ... Hukuk Dairesi'nin .../... esas .../... esas sayılı kararı ile kaldırılması sonucunda işbu esas sırasına kaydı yapılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava itirazın iptali istemine ilişkindir.
Antalya BAM ... Hukuk Dairesi'nin .../... esas .../... esas sayılı kararı ile, davalı hakkında cari hesaptan kaynaklı faturaya dayalı takip başlatıldığını, davalı vekilinin icra dairesine sunduğu itiraz dilekçesi ile icra dairesinin yetkisine itiraz ettiğinin anlaşıldığını, mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkisine itirazın incelenip, fatura dayanağı sevk irsaliyesindeki teslim alan imzasının bulunduğu gözetilerek bu konuda gerekli incelemenin yapılması suretiyle davalının yetki itirazında haklı olduğu ve Antalya İcra Dairesinin yetkisiz olduğu sonucuna ulaşılırsa davanın usulden reddine karar verilmesi, şayet yetkiye itirazda haksız olduğu ve icra dairesinin yetkili olduğu sonucuna ulaşılırsa işin esasına girilerek karar verilmesi gerekmektedir, gerekçeleriyle mahkememiz önceki kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kaldırma kararı sonrasında imza konusunda bilirkişiden ve ATK'dan bilirkişi raporları alınmış ve ... tarihli bilirkişi raporu ile kaşe üzerindeki imzanın ... elinden çıkmadığı kanaatine varıldığının bildirildiği, itirazlar üzerine bu kez ATK'dan rapor alındığı ve kaşe üzerindeki imzanın mürekkepli kalem ile atılmış ıslak imza olmadığı, kaşe ile oluşturulmuş olduğu ve bu meyanda davalının eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği bildirilmiştir.
İcra takibinde yetki kurallarının düzenlendiği 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 50. maddesinin birinci fıkrasına göre “Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbi olunur.” 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 5 inci maddesinde de, diğer kanunlarda yer alan yetkiye ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir. İlamsız bir takipte yetkili icra dairesi de İİK 50. maddesinin yollaması ile HMK genel hükümlerine göre belirlenecektir. HMK'nın 6. maddesine göre genel yetkili icra dairesi, davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri icra dairesidir. Aynı Kanunun 10.maddesine göre ise sözleşmeden doğan takiplerde, sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesi de yetkilidir. Bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir.
İcra takibinin yapıldığı ve eldeki davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan TBK’nın 89. maddesinde ise borcun ifa edileceği yer düzenlenmiştir. Buna göre; “Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır;
1- Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde,
2- Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde,
3- Bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde, ifa edilir.
Alacaklının yerleşim yerinde ifası gereken bir borcun doğumundan sonra alacaklının yerleşim yerini değiştirmesi sebebiyle ifa önemli ölçüde güçleşmişse borç, alacaklının önceki yerleşim yerinde ifa edilebilir”.
İtirazın iptali davaları, icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalardandır. İtirazın iptali davasında yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibi, dava şartıdır.
İtirazın iptali davalarında icra dairesinin yetkisine itiraz edilmesi durumunda İcra ve İflas Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın incelenmesi gerekir. İcra müdürlüğünün bu konuda re'sen inceleme yetkisi bulunmamaktadır.
Yukarıdaki hükümlerden anlaşılacağı üzere, para alacaklarına ilişkin davalar, alacaklının yerleşim yerinde de görülebilir. Somut olayda da davacının yerleşim yeri ... olmakla, davacı da TBK m. 89 hükmünü dile getirerek, yetkili mahkemenin ... mahkemeleri olduğunu beyan etmiştir. Davalı da bunu reddetmektedir.
Yukarıda belirtilen ifa yeri mahkemesine ilişkin hükümlerin uygulanması için taraflara arasındaki sözleşme ilişkisinin/borç dayanağına ilişkin ilişkinin uyuşmazlık dışı olması gerekir. Somut olayda ise, davalı özetle; davacı ile müvekkil arasında dava konusu faturalardan kaynaklı bir ticari ilişki bulunmadığını ileri sürmüştür. Davada ileri sürülen borç iddiasına temel hukuki ilişkiyi/sözleşme ilişkisini reddetmiştir. Bu nedenle kaldırma kararı uyarınca imza incelemesi yapılmış ve fatura dayanağı sevk irsaliyesindeki teslim alan imzasının davalının el ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle artık taraflar arasında sözleşme ilişkisi ihtilaflı olduğundan, sözleşmenin ifa yerinde davanın görülmesi usulen mümkün değildir. Davalının yetki itirazında haklı olduğu ve Antalya İcra Dairesinin yetkisiz olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
İtirazın iptali davasının mesmu olabilmesi için yetkili icra dairesinde yapılmış bir takibin bulunması zorunludur. Davanın yetkili olmayan icra dairesinde yapılan takibe dayandığı ve davalının borca itirazında yetki itirazı yerinde olduğu görülmekle, dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 05.12.2019 tarih, 2017/25476 Esas, 2019/22602 Karar.)
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Takibin yetkili icra dairesinde yapılmamış olması sebebiyle geçerli bir icra takibi bulunmadığından özel dava şartı yokluğundan DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin alınan ... TL peşin harcın mahsubu ile, bakiye ... TL'nin karar kesinleştiğinde istem halinde davacıya iadesine,
3-Davacının yaptığı masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Arabuluculuk faaliyeti nedeniyle sarf edilen ... TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra taraflara iadesine,
Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede Antalya Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/03/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır