T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/830
KARAR NO : 2024/679
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 22/11/2022
KARAR TARİHİ : 25/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... lehine temlik eden ... ile dava dışı borçlu ... ve davalı/borçlular ... ve ... arasında Genel Kredi Sözleşmesi ve Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan Diğer Bankacılık Hizmet Sözleşmeleri akdedildiğini, davalı/borçlular ... ve ...'nın takibe konu sözleşmeleri müşterek ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, kredi sözleşmelerinin ilgili maddelerine istinaden kullandırılan nakdi ve gayri nakdi kredi borçlarının ödenmemesi sebebi ile borçlulara hesabın kat edildiğine dair ihtarnameler gönderildiğini ve alacağın muaccel hale geldiğini, hesap kat edilmesine rağmen borcun ödenmemesi üzerine, temlik eden ... tarafından Ankara ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile davalı ve dava dışı borçlular aleyhine ilamsız haciz yolu ile takip başlatıldığını, yetkiye itiraz edilmesi neticesinde ise Ankara ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyası, yetkili Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına tevzi edildiğini, davalı/borçluların Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından tebliğ aldıkları ödeme emrine karşı, ... tarihli itiraz dilekçesi ile alacağı sürüncemede bırakmak maksadıyla "icra takibine, asıl alacağa, faiz ve ferilerine itiraz ettiğini" bildirmiş ve icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini, 6102 sayılı TTK 5/A maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddeleri gereğince, taraflar arasındaki ticari dava niteliğindeki uyuşmazlıkların "dava şartı olarak arabuluculuk yolu ile çözümlenebilmesi" maksadıyla itirazın iptali davası açılmadan evvel arabuluculuk başvurusu gerçekleştirildiğini, ancak anlaşma sağlanamadığını beyanla, Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, haksız itirazlardan dolayı davalı borçlular aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere ayrı ayrı icra inkar tazminatına hükmedilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı/borçlular üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Ankara ... İcra Müdürlüğünce itiraz üzerine takip durdurulduğu ve itirazdan haberdar olduğu halde alacaklı bankanın veya akabinde davacının yıllar sonra yetki itirazını kabul ederek bir yıllık itirazın iptali davası açma süresini geçirdiğini, davanın öncelikle ve re'sen süreden reddine karar verilmesini, asıl borçlu ... hakkında iflas kararı verilmiş olup Antalya ...İcra İflas Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasında iflas tasfiyesi işlemleri yapıldığını, asıl borçlu hakkındaki takip durdurulduğundan müşterek borçlu müteselsil kefiller hakkında da takibin durdurulmasının zorunlu bulunduğunu, davacının temlik aldığını iddia ettiği alacağa dair temlik sözleşmesinin dava dosyasına sunulmadığını, bu hususta davacı tarafa süre verilmesini, davacının temlik aldığı alacak için yani icra dosyasına konu alacak için kat ihtarnamesinin usulüne uygun bir şekilde borçlu şirkete tebliğ edilmediğini, borçlu şirketin iflas erteleme davası nedeniyle kat ihtarnamelerine dair duran süreler içerisinde keşide edilen kat ihtarnamesinin hukuken geçersiz olduğunu, borçlu açısından kat edilemeyen bir borç için kefillere gidilmesi kefil sorumluluğuna başvurulması da hukuken mümkün olmadığını, gerek davacı gerekse davacının temlik vereni bankanın bu usul işlemlerini yerine getirmediğini, davacının sözü geçen iflas masasına bildirdiği alacak miktarından fazlasının davalılardan istenemeyeceğini, davacının dayandığı genel kredi sözleşmesindeki ve krediye konu paraların bankaca asıl borçlu şirkete ödenmesine ilişkin dekont ve belgelerdeki asıl borçlu şirkete ve davalılara izafe edilen imzalar ve yazıların sahte olduğunu, açıkça hem asıl borçlu şirket hem de davalılar yönünden imza ve yazı inkarında bulunduklarını, davacının dayandığı genel kredi sözleşmesindeki ve krediye konu paraların bankaca asıl borçlu şirkete ödenmesine ilişkin dekont ve belgelerdeki imza ve yazıların davalıların eli ürünü değillerse davalıların sorumlu olmayacaklarını, ayrıca takip ve dava konusu alacak ile faiz ve ferilerinin fahiş olduğunu, depo talebinin hukuka aykırı olup, uygulanan faizler ve diğer talepler sözleşmelere ve bankacılık teamüllerine temelden aykırılık teşkil ettiğini, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla yasal dayanaktan ve ispattan yoksun haksız davanın süre ve usul yönlerinden, bu olmadığında esas yönünden reddine, icra takibine girişmekte haksız ve aynı zamanda kötü niyetli olan davacının ferileri dahil alacağın tamamı üzerinden ve %20 oranından az olmamak üzere hesaplanacak kötü niyet tazminatına mahkumiyetine ve tazminatın ayrı ayrı davalılara ödenmesine, davacının karşıladığı veya karşılayacağı yargılama giderleri ve harçların kendi üzerinde bırakılmasına ve davalıların karşıladığı veya karşılayacağı yargılama giderleri ve harçların ve mahkememizce hesaplanacak vekâlet ücretinin davacıdan alınarak ayrı ayrı davalılara ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Taraflara usulüne uygun meşruhatlı davetiyeler tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmıştır.
Antalya Genel İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı takip dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
Davacı tarafın takibe dayanak genel kredi sözleşmesindeki ve krediye konu paraların bankaca asıl borçlu şirkete ödenmesine ilişkin dekont ve belgelerdeki asıl borçlu şirkete ve davalılara izafe edilen imzalar ve yazıların sahte olduğunu, açıkça hem asıl borçlu şirket hem de davalılar yönünden imza ve yazı inkarında bulunmaları nedeniyle kredi sözleşmelerin asıllarının ibrazı hususunda Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesine dava dışı alacağı temlik eden ...'ye müzekkereler yazılmış, ancak imza itirazında bulunulan takibe dayanak kredi sözleşmesi asılları ve diğer bilgi ve belgeler dosyamıza ibraz edilmemiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
İİK. 67/1. Madesinde: "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." düzenlemesi mevcuttur.
Dava süresindir.
İspat yükü, bir vakıanın doğru ve gerçek olup olmadığı konusunda Hakim'i inandırma faaliyetidir. İspat, ispat anından önce vuku bulmuş ve tekrar etmeyen vakıalara ilişkindir. İspat yükü aynı zamanda bir haktır. İspat kuralları da genel kurallara göre tayin olunur. İtirazın iptali davasında ispat yükü, kural olarak itiraz eden ve borçlu olmadığını yada borca konu senette bulunan imzanın kendisine ait olmadığını ileri süren borçlunun borçlu bulunduğunu iddia eden alacaklı tarafa aittir.
Bir davanın sonucu ispat yükü üzerine düşen tarafın iddia ettiği vakıayı ispat edip etmemesine göre değişir. Bu nedenle ispat yükü diğer davalarda olduğu gibi itirazın iptali davasında da önemlidir. İtirazın iptali davasında davacı alacaklı takip konusu alacağın varlığını ispat etmelidir. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. İtirazında borcunun varlığını kabul edip, ödeme savunmasında bulunan borçlu bu savunmasını ispat etmelidir.
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Faturaya istinaden yapılan takibe vaki itirazda, sadece dayanak faturalar açısından inceleme yapılabilir. Cari hesap incelemesi yapılamaz.(Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2019 tarih, 2017/19-824 Esas, 2019/885 Karar)
Yukarıda belirtilen kanun maddesi ve açıklamalar doğrultusunda; Dava konusu somut olayda, alacaklı tarafından temlik alınan Antalya Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı takibe dayanak dosyasında davalıların borçlu olduğu iddia edilmiş, ancak takibe dayanak kredi sözleşmesi ile borçlu ve kefillerin imzası bulunduğu diğer bilgi ve belgelerin asılları imza incelemesi yönünden dosyaya ibraz edilmemiş, yazılan müzekkerelere verilen cevapta da belge asıllarının mevcut olmadığı bildirilmiş, ispat yükü kendisinde olan davacının alacaklı olduğu hususunu ispatlayamadığı görülmekle itirazın iptali isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davalı tarafça takip yapmakta haksız ve kötü niyette olduğu iddia edilen davacı hakkında kötü niyet tazminatı isteminde bulunulmuş ise de; koşulları ve yasal unsurları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin de reddine karar vermek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Koşulları ve yasal unsurları oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE,
3- Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli ... TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davada red edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara VERİLMESİNE,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL nin davada red edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ... TL'nin DAVACIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
7-Kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın taraflara İADESİNE,
Dair; davacı vekili duruşma salonunda, davalı vekili e duruşma yoluyla yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/10/2024
Başkan ..
¸E- İmzalı
Üye ...
¸E- İmzalı
Üye ...
¸E- İmzalı
Katip ...
¸E- İmzalı