T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/100
KARAR NO : 2025/303
DAVA : Elatmanın Önlenmesi (Satın Almaya Dayalı)
DAVA TARİHİ : 30/01/2021
KARAR TARİHİ : 28/05/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Elatmanın Önlenmesi (Satın Almaya Dayalı) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı taraf ile müvekkil şirket arasında "sözleşme" başlıklı ... tarihli sözleşme imzalandığını, anılan sözleşmenin 2.maddesi gereğince davalı tarafın, müvekkil şirket tarafından işletilmekte olan ... Mah. ... Sok.No:.. .../..." adresinde bulunan ...'nde kendisine tahsis edilen mahalde yatan hasta ve refakatçilerine, çalışanlarına,müsadeli misafirlerine ve aynı binada mukim diğer şirketlerin personeline yemek pişirilmesi,bulaşık hizmetlerinin verilmesi ile sözleşmede yazılı diğer edimleri yerine getirmeyi üstlendiğini, anılan sözleşmenin 9.1.8 maddesinde açıkça,"Taraflar uygun gördüğü takdirde sözleşme devam ederken herhangi bir sebeple karşı tarafa 2 ay önceden bildirmek kaydıyla tek taraflı olarak sözleşmeyi feshedebilir " hükmü bulunduğunu, bu hüküm doğrultusunda davalı tarafa Antalya ... Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi tebliğ edilerek, taraflar arasındaki sözleşmenin bahsi geçen 9.1.8 maddesi gereğince ... tarihi itibariyle müvekkil şirket tarafından feshedildiği ve fesih nedeniyle müvekkil şirkete ait sözleşmenin konusu hastane içindeki kafeterya -restaurant,yemekhane,mutfak alanı da dahil olmak üzere davalıya tahsis edilen tüm yerlerde bulunan tüm ekipman,elektronik cihaz,mal,ürün,dekor malzemesi,gıda malzemesi ve kendisine ait tüm eşya,ürün ve malları müvekkil şirket tarafından yapılan feshin hüküm ifade ettiği aynı zamanda sözleşmenin de sona erme tarihi olan en geç ... tarihinde müvekkil şirkete ait sözleşme konusu hastaneden çıkarması ve kafeterya-restaurant,mutfak,yemekhane dahil tüm hastaneyi aynı süre içerisinde personelleri ile birlikte tahliye etmesi kendisine ihtar edildiğini, sözleşmenin müvekkil tarafından feshedilmiş olmasına rağmen davalı taraf kendisine tebliğ edilen ihtarnamede ihtar edilen hususları yerine getirmediğini ve ihtarda tebliğ edildiği üzere ... tarihi itibariyle kendisine tahsis edilen hastane bölümlerinden ekipman ve eşyaları ile taşınmazdan ayrılmadığını beyan ederek; davanın kabulüne, taraflar arasındaki sözleşmenin müvekkil şirket tarafından feshedilmiş olduğu hususu ile davalı tarafın haksız müdahalesinin bulunduğu hususlarının tespitine, davalının "... Mah. ... Sok.No:.. .../..." adresindeki taşınmaza, taşınmazda müvekkil şirket tarafından işletilen hastaneye ve hastane içindeki alan bölümlere ve taşınmazın tüm diğer alan ve bölümlerine vaki müdahalesinin men'ine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının işbu davayı ... tarihli sözleşmenin feshi ve el atmanın önlenmesi davası olarak açtığını, öncelikle taraflar arasında imzalanan ... tarihli sözleşme ... tarihinde sona erdiğini, bu sözleşmenin belirli süreli olduğu ve sözleşmenin 13. Maddesinde ... tarihinde sözleşmenin kendiliğinden sonra ereceği açıkça belirtildiğini, sözleşme kapsamında süre bitiminde sözleşmenin aynı şartlarla yenilenme hükmü de düzenlenmediğinden sözleşmenin aynı şartlarla yenilenmesinin de söz konusu olmadığını, tarafların ... tarihinde sözleşmenin sona ermesinden sonra ticari ilişkilerine sözlü yaptıkları mutabakatlar ile devam ettiklerini, ticari ilişkilerinin sorunsuz devam etmesi ve karşılıklı güven ilişkisinin hasıl olması nedeni ile yazılı sözleşme yapma gereği duymadıklarını, genel hükümler çerçevesinde ticari ilişkilerine devam ettiklerini, aralarında yazılı sözleşme hükümleri ... tarihi itibarı ile kendiliğinden sona erdiğinden bu tarihten sonra çıkacak ihtilafların çözümünde TBK ve TTK genel hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiğini, dolayısıyla ... tarihli sözleşme 13. Madde gereği kendiliğinden sona erdiğinden feshini talep edecekleri bir sözleşmenin de bulunmadığını, dava tarihi itibarı ile yürürlükte yazılı bir sözleşme olmadığından ile davanın reddini talep ettiklerini, müvekkil firma sahibi ile davacı arasında ... tarihinden sonra sona eren yazılı sözleşme yerine sözlü mutabakatlara göre hizmet alımına devam edildiğini, müvekkil firmanın ise ...de ... ... ve ... işleri için kiraladığı yerde faaliyet göstermeye devam ettiğini, davacı firmanın da bu kira bedelini müvekkil firmaya fatura ettiğini, şirketlerin ticari defter ve kayıtları incelendiğinde aralarında hizmet ve kira ilişkisinin olduğunun açıkça görüleceğini, kira bedeli mukabilinde ...de bulunan müvekkilinin işgalci olduğundan bahsetmenin mümkün olmadığını, el atmanın önlenmesi davası açılabilmesi için mülkten yararlanan kişinin işgalci olması gerektiğini, oysa davada müvekkilinin davacının kiracısı olup kira bedeli mukabilinde taşınmazda bulunduğunu, kiracıya karşı el atmanın önlenmesi davası açılamayacağından davanın reddini talep ettiklerini, görev itirazında bulunduklarını, kaldı ki davacının Antalya ... sulh Hukuk Mahkemesinin .../... Esas sayılı tahliye davası ile müvekkilin taşınmazda kiracı olduğunu kabul ederek müvekkil aleyhine tahliye davası açtığını, hem bu davada işgalci olduğu iddiası ile müdahalenin meni davası açması hem de kiracı olması nedeni ile “Antalya ...Sulh Hukuk Mahkemesinde .../... Esası ile tahliye davası açması davacı yanın iddia ve beyanlarındaki çelişkinin de kanıtı olduğunu beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, sözleşmenin feshinin tespiti ve el atmanın önlenmesi taleplerine ilişkindir.
Mahkememizin ... tarih .../... Esas .../... Karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verilmiş olup, mahkememiz kararının davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya BAM ... Hukuk Dairesinin ... tarih .../... Esas .../... Karar sayılı ilamı ile Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesinin .../... Esas .../... Karar sayılı dosyasına konu sözleşmenin ... tarihli kira sözleşmesi olduğu ve bu sözleşmeye dayalı olarak kiralananın tahliyesinin talep edildiği, eldeki dava da ise taraflar arasındaki ... tarihli sözleşme uyarınca el atmanın önlenmesinin talep edildiği, her iki dosyada dayanılan sözleşmelerin ve hukuki sebeplerin farklı olduğu ve bu nedenle davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu gerekçesi ile mahkememiz ilamının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce davacının ve davalının 2019 ve 2020 yılına ilişkin ticari defterlerinin incelettirilmesi için mahkememiz dosyası mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ... tarihli raporunda özetle;
Davacının Ticari Defter Kayıtlarına Göre :
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü ... vergi kimlik numarasında kayıtlı kurumlar vergisi mükellefi Davacı ... 'nin incelemeye ibraz ettiği 2019-2020 yılı ticari defter kayıtlarını ... Seri No lu Elektronik Defter Tutma Genel Tebliğ uyarınca elektronik ortamda (e-Defter) tuttuğu, bu hususla ilgili Mali Mühür, E İmza, Berat ve Elektronik Sisteme sahip olduğu,
-Davacı tarafın 2019-2020 yılı ticari defterlerinin TTK'na göre usulüne uygun tutulduğu,
-Takdiri ve değerlendirilmesi Yüce Mahkemenize ait olmak üzere sahibi lehine delil olma niteliğini taşıdığı,
-Davacı tarafça Davalı adına düzenlenen faturaların E- Faturalar olduğu,
-Davacının 2019-2020 yılı ticari defter kayıtlarında Davalıya ait carisinin muavin kaydını ...-... hesap kodundan takip ettiği,
-Davacının 2019-2020 yılı ticari defter kayıtlarına göre Davacı ile Davalının açık cari hesap çalıştığı,
-Yukarıda yer alan muavin kaydından da görüleceği üzere Davacının 2019 ve 2020 yılı ticari defter kayıtlarına göre davacının davalı tarafa ... tarihi itibariyle ... TL Borçlu Olduğu gözüktüğü,
-Davacının 2019-2020 yılı ticari defter kayıtlarına göre davalının davacıdan ... tarihi itibariyle ...-TL Alacaklı olduğu gözüktüğü,
Davalının Ticari Defter Kayıtlarına Göre:
-... Vergi Dairesi Müdürlüğü ... vergi kimlik numarasında kayıtlı gelir vergisi mükellefi Davalı ... vekilinin incelemeye ibraz ettiği 2019 yılı ticari defter kayıtlarının tasdik bilgileri aşağıda tabloda yer aldığı gibidir.
-Davalının 2020 yılı ticari defter kayıtlarını ... Seri No lu Elektronik Defter Tutma Genel Tebliğ uyarınca elektronik ortamda (e-Defter) tuttuğu, bu hususla ilgili Mali Mühür, E İmza, Berat ve Elektronik Sisteme sahip olduğu,
-Davalı tarafın 2019-2020 yılı ticari defterlerinin TTK'na göre usulüne uygun tutulduğu,
-Takdiri ve değerlendirilmesi Yüce Mahkemenize ait olmak üzere sahibi lehine delil olma niteliğini taşıdığı,
-Davacı tarafça Davalı adına düzenlenen faturaların E- Faturalar olduğu,
-Davalının 2019-2020 yılı ticari defter kayıtlarında Davacıya ait carisinin muavin kaydını ... hesap kodundan takip ettiği,
-Davalının 2019-2020 yılı ticari defter kayıtlarına göre davacı ile davalının açık cari hesap çalıştığı,
-Davalının 2019 ve 2020 yılı ticari defter kayıtlarına göre ... tarihi itibariyle davalının davacıdan ... TL alacaklı olduğu gözüktüğü,
... tarihinde Davacının ticari defter kayıtlarına göre Davalının Davacıdan toplam alacağının ... TL olduğu halde Davalının ticari defter kayıtlarına göre Davalının Davacıdan toplam alacağının ... TL gözüktüğü, cariler arasında ... TL fark olduğu, yine ... tarihinde Davacının ticari defter kayıtlarına göre Davalının Davacıdan toplam alacağının ... TL olduğu halde Davalının ticari defter kayıtlarına göre Davalının Davacıdan toplam alacağının ... TL gözüktüğü, cariler arasında ... TL fark olduğu, yine ... tarihinde Davacının ticari defter kayıtlarına göre Davalının Davacıdan toplam alacağının ... TL olduğu halde Davalının ticari defter kayıtlarına göre Davalının Davacıdan toplam alacağının ... TL gözüktüğü, cariler arasında ... TL fark olduğu,
Tarafların 2019 ve 2020 yılı ticari defter kayıtlarının birbirini kısmen karşıladığı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin ... tarihine kadar devam ettiği, karşılıklı Faturalar düzenlenip ödemeler yapıldığı, hususlarında görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Tarih .../... Esas .../... Karar sayılı ilamı ile dava konusu sözleşmede kiracı aleyhine kiraya verene tek taraflı ve TBK hükümlerine aykırı şekilde tahliyeye ilişkin maddenin geçersiz olduğu, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin TBK'nın geçici 2. Maddesi kapsamında da kalmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği ve verilen kararın davacı vekilince istinaf edildiği Antalya BAM ... Hukuk Dairesinin ... tarihli ilamı ile dosya kapsamına göre re'sen nazara alınması gerekli bir eksiklik de olmadığı gerekçesi ile başvurunun esastan kesin olmak reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
YARGITAY 11. Hukuk Dairesi'nin Esas no: 2020/1590, Karar no: 2021/1006 sayılı ilamında "İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, HMK'nın 106. maddesi gereğince tespit davası açılabilmesi mümkün ise de; aynı Yasa'nın 106/2 maddesi gereğince tespit davası açanın kanunlarda belirtilen istinai durumlar dışında bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunması gerektiği, yine aynı Yasa'nın 106/3 fıkrası gereğince, maddi vakıaların tespit davasının konusunu teşkil edemeyeceği, davacının tebliğ şerhli fesih ihtarı ile sözleşmeyi feshettiğini ortaya koyması mümkün olup, salt sözleşmenin feshedildiğinin mahkemece tespitine ilişkin davada davacı tarafın hukuki yararı bulunmadığı gibi, aksi düşünülse dahi maddi vakıanın tespit davasına konu edilemeyeceği gerekçeleriyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. (Aynı yönde YARGITAY 11. Hukuk Dairesi’nin 06.05.2014 tarih, Esas no: 2014/1876 Karar no:2014/8631)
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Tarih .../... Esas, .../... Karar sayılı ilamı ile dava konusu sözleşmede kiracı aleyhine kiraya verene tek taraflı ve TBK hükümlerine aykırı şekilde tahliyeye ilişkin maddenin geçersiz olduğu, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin TBK'nın geçici 2. Maddesi kapsamında da kalmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği ve verilen kararın da kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davacı taraf dava dilekçesinde ... tarihli sözleşmenin feshedildiğinin tespiti ile müdahalenin men’ini istemiş ise de, ... ile davalı arasında ... yılında imzalanmış bir sözleşmenin daha bulunduğu, ... yılında imzalanan sözleşmenin konusunun "... mah. ... Sok. No:.. ... /... adresinde bulunan hastanede (...) yükleniciye tahsis edilecek mahalde; yatan hasta ve refakatçilerine, çalışanlarına müsadeli misafirlerine ve hastanenin uygun göreceği aynı binada mukim diğer şirketlerin personeline yemek pişirilmesi, self servis düzeninde sunulması ayrıca kafeteryanın ve mutfağın temizliği ve bulaşık yıkama hizmetlerinin verilmesi" olduğu, aynı sözleşmenin 3.3.5. Yüklenicinin hizmetinin hastanenin yemekhanesinde yemek servisi ve hastaneye ait bulaşık yıkama yerlerinin kullanılmasını da kapsaması durumunda hastanenin bu yerleri yüklenicinin kullanımına tahsis etmeyi.... Taahhüt ettiğinin düzenlendiği, ... yılından imzalanan sözleşmeninin konusunun da "işletici firma(davalı) ... tarafından belirlenen bölümlerdeki restaurant kafeterya alanlarında diyet ürünler ... ürünler.....tüm ihtiyaç ürünlerini hastalar ve personelin ihtiyaç duyabileceği yiyecek- içecek dışında kalan ürünlerin satışının yapılacağı" olduğu görülmüştür. Davacı taraf ... yılındaki sözleşmenin feshedildiği gerekçesi ile davalının haksız müdahalesinin önlenmesini talep etmiş ise de; taraflar arasında ... yılında da aynı alanların yine davalı tarafından kullanılabileceğine ilişkin yapılan sözleşmenin bulunduğu, davalının bu sözleşmeye dayalı olarak taşınmazın tahsis edilen alanlarında olduğu, tahliye talebinin mahkeme ilamı ile reddine karar verildiği hususları dikkate alınarak davalının haksız yere taşınmazın restoran kafeterya cafe gibi alanlarını işgal etmediği kanaatine varılarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda yer verilen emsal içtihat doğrultusunda;davacının tebliğ şerhli fesih ihtarı ile sözleşmeyi feshettiğini ortaya koyması mümkün olup, salt sözleşmenin feshedildiğinin mahkemece tespitine ilişkin davada davacı tarafın hukuki yararı bulunmadığı anlaşıldığından davacının iş bu talebi yönünden hukuki yararı bulunmadığından açılan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının sözleşmesinin feshedildiğinin tespitine ilişkin talebinin Hukuki Yarar dava şartı yokluğundan HMK’nun 114/1-g maddesi gereği USULDEN REDDİNE
2-Davacının müdahalenin men’i talebinin REDDİNE,
3-Alınması gereken ...-TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile, eksik alınan ... TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı vekili kendisini vekille temsil ettirdiğinden ... TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere davacının göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya davacıya iadesine,
Dair, e- duruşma talep eden davacı vekili ... ile e- duruşma talep eden davalı vekili ...'in yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/05/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza