T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/108 Esas
KARAR NO : 2025/342
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/02/2023
KARAR TARİHİ : 19/06/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya Genel İcra Dairesi .../... E. sayılı dosyasıyla davacı müvekkilin faturalara ilişkin alacağının tahsili amacıyla borçlu ... aleyhine ... tarihli icra takibi başlatıldığını, söz konusu takibe borçlu sıfatını haiz davalı ...'nin itiraz etmesi üzerine takibin ... tarihinde durdurulduğunu, davalı yan ile davacı müvekkil tacir olup aralarındaki ilişki ticari nitelikli olduğunu, davacı müvekkil oto tamir bakımı hizmeti verdiğini, davaya konu faturalar da zaten taraflar arasındaki borç ilişkisinin bu hizmete ilişkin olduğunu gösterdiğini, faturalara ilişkin alacak miktarı toplam ... TL olup davalı yanın söz konusu borca ilişkin itirazı yalnızca ... TL'lik kısmına ilişkin olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... sayılı dosyasında ... TL tutarındaki alacağın tahsili istemi ile genel haciz yolu ile icra takibi başlatılmış ise de müvekkil şirketin davacıya bu tutarda borcu bulunmadığını, davacı taraf, davaya dayanak yaptığı ve icra takibinin de dayanağı olan faturaları müvekkil şirkete usulüne uygun tebliğ ettirmemiş dolayısıyla kesinleşmeyen faturalar nedeniyle icra takibine başladığını, ancak müvekkil şirket kayıtlarında yapılan incelemede müvekkil şirketin, basiretli bir tacir olarak karşı taraftan almış olduğu hizmetin karşılığı nispetindeki borcu hesaplanarak anılan icra dosyasına fer'ileri ile birlikte yatırıldığını, ve gerek icra takibine gerekse davaya dayanak faturaların karşılığı borç ferileriyle birlikte ödenmiş olup bakiye dosya borcuna itirazda bulunduğunu, müvekkile ait ticari defterler de incelendiği takdirde, davacıdan alınan hizmete karşılık gelen faturaların ticari defterlere işlendiği, bu faturalara ilişkin tutarların icra dosyasına ödenmesi ile davacıya herhangi bir borcunun kalmadığını, müvekkil şirkete ait ticari defterlerde kayıtlı faturalara konu işler dışında davacıdan herhangi bir mal veya hizmet alınmadığını, davacı tarafından müvekkil şirketin ticari defterlerine kayıtlı olanlar dışında da fatura ibraz edilemediğini, davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine ... TL alacak üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, takip dayanağının fatura olduğu, takibe davalı tarafından süresinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
Somut olayda davacı tarafın iddiası, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği davacının hizmet verdiği, hizmete karşılık fatura düzenlendiği ancak fatura bedelinin ... TL'lik kısmına davalının itiraz ettiği hususuna dayanmaktadır.
Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer.6100 sayılı HMK 'nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için mali müşavir bilirkişi görevlendirilmiş, bilirkişi raporu düzenlenmiş ancak masrafın eksik olması nedeniyle bilirkişi ücretinin ödenemediği anlaşılmış, ... tarihli celsede ara karar tesis edilmiş, bu doğrultuda ispat külfeti üzerinde olan davacı tarafa; ''Davacı vekiline dosyada eksik ... TL delil avansını mahkememiz veznesine yatırması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde bilirkişi raporu deliline dayanılamayacağının ve mevcut haliyle değerlendirme yapılacağının ihtarına, iş bu duruşma zaptının davacı vekiline tebliğine," şeklinde ara karar tesis edildiği, bu hususun davacı vekiline tebliğ ile açıkça ihtar edildiği ancak eksik delil avansının süresi içerisinde ikmal edilmediği görülmüştür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'un 324. maddesinde delil ikamesi avansı, 325. maddesinde ise re'sen yapılması gereken işlemlerde giderler düzenlenmiştir.
İlgili Kanunu'n 324. maddesinde “Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır” düzenlenmesine yer verilmiştir.
325. maddede ise “Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verilir. Belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir”.
6100 sayılı Kanun'un 120. maddesindeki gider avansı ile ilgili düzenlemenin 324. maddedeki delil ikamesi için avans kuralı ile birlikte değerlendirilmesi ve dava şartı olan gider avansının delillerin ikamesi dışındaki yargılama giderleri için dikkate alınması gerekir. Dolayısı ile delil ikamesi için alınacak avans ile dava şartı olan gider avansının birbirinde ayrılması, delillerin ikamesi için alınacak avansın gider avansı içinde yer almaması zorunludur.
Tanık dinlenmesi, bilirkişi raporu alınması ve keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderlerin gider avansı içinde değerlendirilmesi 6100 sayılı Kanun'un 324. maddesi düzenlemesi karşısında mümkün değildir. Ayrıca delil ikamesi avansının da ispat külfetine göre taraflara yükletilmesi gerekir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; her ne kadar davacı tarafça iş bu dava ikame edilmişse de davacının iddialarının değerlendirilebilmesi için ticari defter ve kayıtlar bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, ispat yükü üzerine düşen davacının usulüne uygun ihtara rağmen delil avansını ikmal etmediği, bu nedenle davacının iddialarını ispat edemediği kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken ... TL maktu harçtan davacının yatırdığı ... TL peşin harçtan eksik ... TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk gideri olan ... TL’nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT ye göre ... TL vekâlet ücretinin(dava değerini geçmemek üzere) davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6-Artan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ... ile davalı vekili ...'ın yüzüne karşı verilen karar miktar itibariyle KESİN olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.19/06/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır