T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/114 Esas
KARAR NO : 2025/394
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ : 10/11/2016
KARAR TARİHİ : 09/07/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'In sürücüsü ve maliki bulunduğu ... plakalı araç , ... tarihinde , vekil edenlerin murisi ...'a yaya geçidinde çarpmış ve maddi ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, Meydana gelen trafik kazasında , muris ... ağır yaralandığını, olaydan sonra bir yıl içinde vefat ettiğini, Antalya ...Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... tarih, .../... Esas ve .../... karar Sayılı dosyası ile davalı ... aleyhine taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan ceza verildiğini, muris ...'ın kaza tespit tutanağında ki ve ceza yargılaması Sırasında alınan bilirkişi raporundaki kusur oranına itiraz ettiklerini, yargılama sırasında tekrar bilirkişi raporu alınmasını talep ettiklerini, Muris ..., trafik kazasından sonra düzenli aralıklarla tedavi görmeye devam ettiğini, akıl sağlığını kaybetmiş ve ... tarihinde tedavi gördüğü ... Hastanesin de vefat ettiğini, Vekil edenler ; davaya konu trafik kazasından sonra , sürekli hastanede ve hastane dışında murisin tedavileriyle ilgilendiklerini, muris olaydan sonra bir daha iyileşemediğini ve bir yıl sonra da vefat ettiği, bu süreçte vekil edenlerin hem maddi daha çok da manevi hasara neden oluştuğunu dolayı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile Davanın kabulüne,...-TL maddi, ... lehine ...-TL, ... lehine ...-TL , ... lehine ...-TL, olmak üzere ...-TL manevi tazminat olmak üzere toplam ...-TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılara verilmesini, yargılama giderleri ve vekalel ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazada yaralanan ... asli kusurlu olduğunu, Gerek, kaza nedeniyle açılan Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesi .../... e. Sayılı dosyasından aldırılan bilirkişi raporun da , gerekse yine dosya kapsamında Adli Tıp Kurumu'nda alınan rapor da yine müvekkil tali kusurlu , karşı taraf asli kusurlu olduğunu sonucuna varıldığını, müvekkilinin kusursuz olduğunu, zira, bisikletli sürücüsü olan ... yaya geçidinde değil, çok daha önünden karşıdan karşıya geçilmeyecek nokta da yola fırladığını, Dava konusu trafik kazası ölümlü bir kaza olmadığını, kazadan ... sadece yaralanıp tedavi gördüğünü, tedavi sonucunda sağlığına kavuştuğunu, Kazanın olduğu tarih ... 'tür. ...'ın vefat tarihi ...'tür. Yani kazadan 13 ay sonra başka bir sebepten dolayı ölüm nedeniyle iş bu davanın açılması TMK 2 kapsamında dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, ...'ın bir başka hastalık sebebiyle vefatı üzerine, davacılar hem tedavi uygulayan doktorlar hem de trafik kazasına dayalı olarak Savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını, yapılan detaylı otopsi sonucunda ölümün kronik pankreatit ve gelişen komlikasyonlar sonucu meydana geldiği tespit edildiğini, devamında adli tıp kurumu ... ihtisas kurulundan alınan raporda da, ölüm ile trafik kazası arasından illiyet bağının olmadığı tespiti yapıldığını, Manevi tazminatın şartları; ölüm, manevi zarar, uygun illiyet bağı, hukuka aykırılık, kusur ve nihayet olayın özelliklerinin de manevi tazminatı haklı kılmasıdır. Dava konusu kaza nedeniyle mirasçıların , kaza ile ölüm arasında illiyet bağı olmaması nedeniyle manevi tazminat isteme hakları bulunmadığını, mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde; ... tarihinde meydana gelmiş olan dava konusu kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı araç ... poliçe numarası ile ...-... tarihleri arasında geçerli olmak üzere müvekkil şirket nezdinde Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile teminat altına alındığını, Müvekkil şirketin poliçe kapsamında sorumluluğu, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, Zorunlu trafik sigortası bir meblağ sigortası olmayıp bir zarar sigortasıdır. Söz konusu teminat limitinin tamamının defaten ödenmesi söz konusu olmayıp, zarar görenlerin kaza nedeniyle uğradığı gerçek maddi zararın tespiti ve sigortalının kusuru oranında bu gerçek zararın tazmini esas olduğunu, sigortalımıza atfedilen kusuru kabul etmediklerini ve itiraz itiraz ettiklerini, Dava Konusu Kaza İle Uğranıldığı İddia Edilen Zarar Kalemleri Arasında irtibat Bulunmadığını, maktadır. Dava konusu kaza ile ilgili olarak Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından müteveffanın tedavi evrakları temin edilerek İstanbul Adli Tıp ... İhtisas Dairesinden rapor alınmış olup alınan ... tarihli ... tarihli raporda " kişinin ölüm sebebinin kronik pankreatit (pankreas yetersizliği) ve gelişen komplikasyon sonucu meydana geldiği, kişinin tedavi olduğu hastanelerde muayene takip ve tedavisinde görev alan hekim ve yardımcı sağlık personeline atfı kabil bir kusur bulunmadığı , kişinin ... tarihinde maruz kaldığı trafik kazası sonucu meydana gelen yaralanması ile tedavi için kaldırıldığı hastanede ...(1 yıl sonra) tarihindeki ölümü arasında illiyet bağı kurulamayacağı oy birliği ile mütala olunur" denildiğini, alınan iş bu rapor çerçevesinde; müteveffanın ölümü ile sigortalı araç sürücüsünün eylemi arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacı yan açmış olduğu dava ile ...-TL maddi ve ...-TL manevi tazminat isteminde bulunulmuş ise de söz konusu maddi tazminat taleplerinin ne kadarının hangi alacak kalemine ilişkin olduğu beyan edilmediğini, Davacılar tarafından Sayın Mahkemeye sunulmuş olan dava dilekçesinde ... Hastanesine davacılar tarafından ...-TL tedavi gideri ödemesi ve bir kısım ulaşım gideri yapıldığı belirtilerek tazminat talebinde bulunulduklarını, Ancak Yasa Koyucu tarafından trafik kazası nedeniyle sağlık hizmeti sunularınca verilen tedavi hizmetlerinin tamamının Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması esasının getirildiğini, bu taleplerinin SGK tarafından karşılanması gerektiğini, müteveffanın ölümü ile kaza arasında herhangi bir illiyet bağı bulunmadığından müteveffanın ölümüne bağlı herhangi bir tazminat talebinde bulunulamayacağını, davacı yanın tedavi gideri kapsamında sayılan ulaşım gideri tazminat taleplerinin de reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Davacı yan tarafından ...-TL manevi tazminatın tüm davalılardan tahsiline karar verilmesi talep edilmiş ise de; müvekkil şirket tarafından kazaya karışan araca ilişkin düzenlenmiş olan poliçe ile sigortalının yalnızca maddi zararları karşılanmakta olup manevi zararlar sigorta kapsamında değildir. Zira Karayolları Trafik Kanunu 92.maddesinin f bendine ve ZMSS Genel Şartları’ nın 3. Maddesine göre “manevi zararlar” sorumluluk sigortası kapsamında dâhil edilmediğini, Dolayısıyla davacılar tarafından talep edilmekte olan ...-TL bedelli manevi tazminat talebi hususunda müvekkil şirketin sorumluluğuna olmadığını müvekkil şirket yönünden reddine karar verilmesini gerektiğini, Davacı yanın maddi tazminat taleplerinin ne kadarının hangi alacak kalemine ilişkin olduğunun açıklattırılması için davacı yana süre verilmesine, Manevi tazminat taleplerinin Karayolları Trafik Kanunu 92.maddesinin f bendine ve ZMSS Genel Şartları’ nın 3. Maddesi çerçevesinde reddine, Her durumda dava konusu kaza ile davacıların uğradığını iddia ettiği zarar kalemleri arasında herhangi bir "illiyet bağı bulunmadığı" dikkate alınarak davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz kararı Antalya Bölge Adliye Mahkemesi'nin ... tarih .../... Esas .../... Karar sayılı ilamı ile kaldırılarak dosya mahkememize gönderilmiş olmakla işbu esas sırasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
Antalya ... Asliye Ceza mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasının ve bu dosyanın Yargıtay'ca bozulmasından sonra dosya içeriğinin de uyap üzerinden mahkememize gönderilmesi istenmiş ve dosya içine alınmıştır.
SGK ve ... Hastanesi'nden ilgili evraklar celp edilmiştir.
Dosya Adli Trafik bilirkişiye tevdi edilerek, dava konusu kazaya ilişkin ceza dosyasında alınan kusura dair bilirkişi raporu ve ATK raporuda gözetilmek suretiyle yüzdelik kusur durumlarını gösterir denetime elverişli bilirkişi raporu alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanmadan kaynaklanan haksız fiil nedeni ile maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
... tarihinde davalı ...'ın sürücüsü ve maliki bulunduğu araçla, davacıların yakın olan ...'a çarparak yaralanmasına sebebiyet vermiş ve ... ... tarihinde vefat etmiştir. Davacılar bu trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi zararlarının tahsilini talep etmiştir.
Ceza dosyasının incelenmesinde;
-Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... gün ve .../... esas, .../... sayılı kararı ile davalı ...'ın, davacıların yakını olan ...'ı taksirle yaralaması suçundan TCK.'nun 89/1, 89/2-b-e, 62 ve 52. maddeleri gereğince ... TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bu karar Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... gün ve .../... esas, .../... karar sayılı ilamı ile basit yargılama usulü hükümlerinin uygulanması gerekçesiyle bozulmuştur. İlk derece ceza mahkemesince Yargıtay bozma kararı sonrasında yeniden verilen mahkumiyet kararı verildiği görülmüştür.
-Müteveffa ... hakkında ... Hastanesi'nde düzenlenen ... tarihli doktor raporuna göre, katılanın bilincinin bulanık olduğu, kafa arka kısımda saçlı deri içerisinde kanamalı lezyon, sol dirsek ve dizde yüzeyel abrazyonlar olduğu, hayati tehlike geçirdiği, BTM ile giderilemez nitelikte yaralandığı anlaşılmıştır.
-Müteveffa ... hakkında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nın ... tarih .../... sayılı doktor raporuna göre, katılanın hayati tehlike geçirdiği, yaralanmasının BTM ile giderilemez nitelikte olduğu, vücudunda kemik kırıklarına neden olduğu, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi açısından değerlendirmenin olay tarihinden itibaren en erken 18 ay sonra şahsın muayenesi sonrasında yapılabileceği belirtilmiştir.
-İstanbul Adli Tıp ... İhtisas Kurulu ... tarih ... sayılı raporuna göre sonuç olarak; kişinin ölümünün kronik pankreatit ve gelişen komplikasyonları sonucu meydana geldiği, kişinin tedavi olduğu hastanelerde muayene takip ve tedavisinde görev alan hekim ve yardımcı sağlık personeline atfıkabil bir kusur bulunmadığı, kişinin ... tarihinde maruz kaldığı trafik kazası sonucu meydana gelen yaralanması ile tedavi için kaldırıldığı hastanede ... tarihindeki ölümü arasında mevcut delillerle illiyet bağı kurulamadığına oybirliği ile mütalaa edildiği anlaşılmıştır.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ağır bedensel zarar halinde zarar görenin yakınları da manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Dava dilekçesinde ...'ın tedavisi için masraflar yapıldığını beyanla maddi ve manevi tazminat talep edilmiştir. Dava dilekçesinde ve yargılamanın safhalarında ifade edildiği üzere davacı tarafın talepleri ölüme değil, müteveffanın yaralanması ve tedavi sürecine dayanmaktadır. Yine davacılar tarafından sigorta şirketine gönderilen yazıda da ölüme bağlı bir talep yoktur. Davacıların ...'ın mirasçıları olmalarından dolayı külli halefi olarak TBK'nın 54. maddesi gereğince bedensel zararlara bağlı maddi tazminat, tedavi gideri ile müteveffanın yaralanmasının ağır olduğu anlaşılmakla aynı yasanın 56/2 maddelerine dayalı olarak manevi tazminat isteyebilecekleri açıktır.
25.02.2011 tarihinde 6111 sayılı ‘Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’ yürürlüğe girmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu, 6111 sayılı Kanun ile değiştirilen 2918 sayılı Kanun'un 98. maddesi kapsamında, tüm tedavi giderlerinden değil, ancak söz konusu madde kapsamında kalan tedavi giderlerinden sorumludur. Belgeye dayanmayan tedavi giderleri, 6111 sayılı Kanun kapsamında değildir. Belgeli olmayan tedavi giderlerinden de SGK sorumlu olmayıp, sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu devam etmektedir. (Yargıtay 17 HD., 2016/6410 esas, 2019/1533 karar sayılı emsal ilam)
Adli trafik bilirkişiden kusur durumları yönünden rapor alınmış olup alınan raporun ceza dosyasında alınan ATK raporu bilirkişi raporları ile uyum içince olduğu ve müteveffanın %75, davalının %25 kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Doktor bilirkişiden tedavi giderlerine yönelik rapor alınmış ve karşılanamayan tedavi giderlerinin ... TL olabileceği tespit edilmiştir.
Maddi tazminat talebi yönünden yapılan yargılama neticesinde; Somut dosyada, tıp doktoru bilirkişi tarafından sunulan bilirkişi raporunda, davacı tarafça belgelendirilemeyen ve SGK ödemesi dışında kalan zorunlu ulaşım ve tedavi giderleri yönünden hesaplamalar yapılmış ve bu giderlerin ... TL olabileceği tespit edilmiştir. Davacının belgelendirilememesi olağan olan ulaşım gideri, ilaç ve hastane katkı payı ile hijyen malzemeleri vb. ödemelerini somut davada talep etmesi mümkün olup, dosya içerisinde yer alan tedavi evrakları ile diğer bilgi ve belgeler dikkate alındığında bilirkişi tarafından takdir edilen tazminat miktarının dosya kapsamıyla uyumlu olduğu kanaatiyle, raporda belirlenen miktara itibar edilerek, davalı tarafın kusur oranına isabet eden yönünden ... TL tazminat miktarı üzerinden hüküm kurulmuştur.
Bilirkişi tarafından "davaya konu edilmiş ... TL hastane ödemelerine ilişkin ödeme belgeleri (fatura, tahsilat makbuzu vb.) olmadığı ve dosya kapsamındaki belgelerden hastanenin SGK ya fatura etmiş olduğu tedavi masrafları olabileceği değerlendirilmiştir." değerlendirmesi yapıldığından bilirkişi raporu uyarınca bu kısım yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
Manevi tazminat talepleri yönünden yapılan yargılama neticesinde; 6098 sayılı TBK m. 56. Maddesine göre; hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek nitelikte olmalı, bir ceza olarak değerlendirilmemelidir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
O halde, meydana gelen trafik kazası sonucu davacıların mirasbırakanlarının ölümü nedeniyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın meydana geliş şekli, olayın üzerinden geçen zaman aralığı, davalıların sorumluluğunun niteliği, kusur oranları da gözönünde tutularak, olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen, davacılar için hak ve nesafet kuralları çerçevesinde davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden; Anayasa Mahkemesi, 25/12/2024 tarihli ve E.2024/29-K.2024/226 sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinden sorumluluk" kenar başlıklı 326. maddesinin (2) numaralı fıkrasındaki "Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır." hükmünün “manevi tazminat davaları” yönünden Anayasa’nın 13. ve 36. maddelerine aykırı olduğu tespitinde bulunarak hükmü iptal etmiştir. Anayasa Mahkemesi anılan kararında, hukuki bir uyuşmazlığın bu konuda karar verme yetkisine sahip bir mahkeme önüne götürülmesi hakkının Anayasa'nın 36. maddesinde güvenceye alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkı ile ilgili olduğu ve manevi tazminat davasının kısmen reddedilmesi hâlinde davayı açan kişinin yargılama giderlerinin bir bölümünden sorumlu tutulmasının bu kişi üzerinde oluşturduğu baskı nedeniyle bu hakkı sınırladığı tespitinde bulunmuştur. Anayasa Mahkemesi'ne göre, manevi zararların karşılanmasında paradan yararlanılması kaçınılmaz olmakla birlikte Türk hukukunda ilgili yasal düzenlemelerde manevi tazminat olarak ödeneceği ifade edilen uygun bir miktar ya da bir miktar paranın belirlenmesine yönelik herhangi bir hesaplama yöntemi bulunmamakta olup ödenecek manevi tazminat miktarının belirlenmesinin tamamen hakimin takdirinde olduğu, miktar belirtmek suretiyle manevi tazminat davasını açacak kişinin hâkimin hükmedeceği tazminat tutarını öngörebilmesinin mümkün olmadığı ve tazminat miktarının hâkimin takdirine göre belirlendiği davalara ilişkin yargılama giderleri bakımından herhangi bir özel düzenleme de bulunmadığından HMK 326/2 maddesi ile mahkemeye erişim hakkına getirilen sınırlama “manevi tazminat davaları” yönünden kanunilik şartını sağlamamaktadır (AYM, E.2024/9, K.2024/226, 25/12/2024, 23-46 §§).
Her ne kadar iptal hükmünün ilgili kararın Resmi Gazete'de yayım tarihinden itibaren 9. ay sonra yürürlüğe gireceği kararlaştırılmış ise de, Anayasa'nın 13. maddesinde temel hak ve hürriyetlerin özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği hüküm altına alınmış olup Anayasa Mahkemesi tarafından HMK'nun 326/2 hükmünün manevi tazminat davaları yönünden "kanunilik" şartını karşılamadığı tespit edilmiş ve bu nedenle ilgili hükmün iptaline karar verilmiştir. Bu halde Anayasa Mahkemesi tarafından Anayasa'ya aykırılığı tespit edilmiş ancak iptal kararının yürürlüğe girmesi için süre verilen durumlarda söz konusu kuralın uygulanıp uygulanmayacağının irdelenmesi gerekmiştir. Anayasa Mahkemesi Hulusi Yılmaz [GK B. No: 2017/17428, 1/12/202] kararında Anayasa'nın 11. maddesi uyarınca Anayasa hükümlerinin yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olup kamu gücü kullanan makamların her türlü iş ve işlemlerinde öncelikle Anayasa hükümlerini gözetmek zorunda olduklarını ve Anayasa'nın 138. maddesi uyarınca hâkimlerin önlerine gelen uyuşmazlıkları öncelikle Anayasa hükümlerini dikkate alarak çözüme kavuşturmaları gerektiğini anayasal bir zorunluluk olarak belirlemiş ve mahkemelerin Anayasa'ya aykırılığı açık olan bir kanun hükmüne dayalı olarak uyuşmazlığı çözmesinin Anayasa'nın 152. maddesine aykırı olduğu gibi ilgili hükmün bireysel başvuruya konu olması hâlinde Anayasa ile korunan temel hak ve hürriyetlerin de ihlaline sebebiyet verebileceğine işaret etmiştir. Somut uyuşmazlıkta ilgili kanun hükmü Anayasa Mahkemesince iptal edildiğinden Anayasa'nın 152. maddesi uyarınca hükmün iptali için itiraz yoluna gidilmesi söz konusu olamayacağı ve bu hükme dayalı olarak karar verilmesi iptal kararı ile açık bir çelişki oluşturup bireysel başvuruya konu edilmesi halinde mahkemeye erişim hakkının ihlaline neden olabileceğinden manevi tazminat isteğinin redde konu bölümü esas alınarak davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine karar verilmemiştir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntılar ve gerekçesi gerekçeli kararda açıklandığı üzere; DAVANIN KISMEN KABULÜNE;
A)MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN,
1-... TL manevi tazminatın; davalı ... yönünden kaza tarihi ... tarihinden itibaren işleyecek, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, fazlaya dair talebin reddine,
2-... TL manevi tazminatın; davalı ... yönünden kaza tarihi ... tarihinden itibaren işleyecek, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, fazlaya dair talebin reddine,
3-... TL manevi tazminatın; davalı ... yönünden kaza tarihi ... tarihinden itibaren işleyecek, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, fazlaya dair talebin reddine,
B)MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN,
4-... TL tedavi giderinin, davalı ... yönünden kaza tarihi ... tarihinden itibaren işleyecek, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya dair talebin reddine,
5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin olarak yatırılan ... TL'nin mahsubu ile, bakiye ... TL'nin davalılardan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
6-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... TL'nin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,
7-Davacı tarafça maddi tazminat yönünden yapılan davetiye, posta masrafı, bilirkişi ücreti gideri, başvurma harcı vb. yargılama gideri toplamı ... TL'nin; kabul ret oranına göre hesaplanan ... TL'sinin davalılardan tahsili ile davacılara VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
8-Manevi tazminat yönünden ayrıca bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Maddi tazminat yönünden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara VERİLMESİNE,
10-Maddi tazminat yönünden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen miktar üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
11-Manevi tazminat yönünden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktarlar üzerinden hesaplanan;
-... TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı ...'a VERİLMESİNE,
-... TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı ...'a VERİLMESİNE,
-... TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı ...'a VERİLMESİNE,
12-Manevi tazminat yönünden, davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
13-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra taraflara iadesine,
Dair davacı vekili yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/07/2025
Katip ...
E imzalıdır.
Hakim ...
E imzalıdır.