T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/135
KARAR NO: 2024/16
DAVA: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/08/2022
KARAR TARİHİ: 09/01/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
DAVA:Davacı vekili Antalya ... Tüketici Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında kredi sözleşmesi imzalandığı ve ... TL. kredi kullandırıldığı, müvekkilinin ödemelerinde bir müddet sıkışıklığa girmesi üzerine davalı tarafın Antalya ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, aynı alacak talebine ilişkin Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasıyla mükerrer takip yapıldığını, davalı tarafın icra dosyalarında fahiş %45 oranında faiz uyguladığını, icra dosyası kapsamında tanzim edilen ödeme emrinde yer alan faiz kalemlerinin fazla ve yanlış hesaplandığını, borçlu olunmayan bedellerin hukuka aykırı şekilde talep edildiğini, TC Merkez Bankasının para politikası kurulunun açıkladığı kararda 2019 yılında uygulanabilecek en yüksek faiz oranının %12 olduğunu, ayrıca TBK 88 ve 120.maddeleri uyarınca tüketiciden istenebilecek en yüksek faizin yasal faizin %50 fazlası olabileceği, hukuki gerekçeler yönünden faiz bakımından borçlu olmadıklarının tespiti ve borçlu olmadıkları halde icra dosyasına ödenmek zorunda kalınan bedelin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile istirdadı amacıyla davayı açma zorunda kaldıkları belirtilerek Antalya ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası kapsamında işletilen faiz oranı ve miktarının fahiş nitelikte bulunmakla hesap edilecek tutarda tamamlanmak üzere şimdilik 150,00 TL. yönünden borçsuz olduğuna, borçlu olmadığı halde ödenmek sorunda kaldığı bedelin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle istirdatına, borçsuz olduğuna daır karar verilen tutar üzerinden %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davaya konu kredinin genel tarımsal kredi sözleşmesinden kaynaklandığı ve mutlak ticari dava vasfında olmasıyla görevsizlik nedeniyle usulden reddini talep ettiklerini, istirdat davası açılabilmesi için borçlunun bir icra emri dolayısıyla bir parayı ödemiş olmasının gerektiğini, icra dosyalarının incelenmesinden de görüleceği gibi müvekkili bankanın alacağının devam ettiğini, davacının davayı açmakta hukuki yararı olmadığından esasa girilmeden davanın usulden reddinin gerektiğini, taraflar arasında imzalanan ... tarihli kredi sözleşmesi gereği ... TL. bitkisel üretim işletme kredisi kullandırıldığını, krediye teminat olarak 3.şahıs ... tarafından araç rehini verildiğini, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacıyı usulüne uygun olarak tebliğ edilen ihtarnameye itiraz edilmediği gibi ödemede yapılmadığı, davacı hakkında Antalya ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile rehinin para çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı, ayrıca tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla aynı borcu ilişkin diğer ilamsız icra takibi yapıldığı, istirdat davasının dinlenebilmesi için ilk koşulun borcun cebri icra tehdidi altında ödenmiş olmasının gerektiği, davacı borçlu tarafından yapılan ödeme olmadığı, rehinli takip dosyasına 30.09.2021 tarihinde 17.566,42 TL. tahsilat girişinin rehin veren ...'ya ait ... plakalı aracın satış bedeli olduğu, kapak hesaplarından görüleceği gibi davaya konu borcun halen devam etiği belirtilerek davanın usulden reddine, itirazlarının yerinde görülmediği taktirde esastan reddine ve dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
Birleşen Antalya ...Tüketici Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında kredi sözleşmesi imzalandığı ... TL kredi kullandırıldığı, müvekkilinin ödemelerinde bir müddet sıkışıklığa girmesi üzerine davalı tarafın Antalya ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile rehin nedeniyle başlattığı takibin akabinde müvekkili aleyhine Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı genel haciz yolu dosyasıyla icra takibi başlattığı, davalı tarafın mükerrer takip yaptığı huzurdaki dosyasında ve evvelden açtığı rehin dosyasında da fahiş şekilde faiz miktarlı uyguladığı, davalı tarafın tahsilde tekerrür olmamak ifadesini asıl olarak ilamsız takip dosyasında kullanmalıyken rehin nedeniyle başlattığı icra takibinde bu ifadeye yer verdiği, rehin bağlamında alacağın karşılanmadığı iddiasının olması halinde öncelikle rehin açığı belgesi alınmasının ve tahsil edilemeyen miktar bakımından ilamsız icra takibinin başlatılmasının gerektiği, TC Merkez Bankasının para politikası kurulunun açıkladığı kararda 2019 yılında uygulanabilecek en yüksek faiz oranının ... olduğu, ayrıca TBK 88 ve 120.maddeleri uyarınca tüketiciden istenebilecek en yüksek faizin yasal faizin 050 fazlası olabileceği, talep edilen 645 faiz oranı ve bu miktar üzerinden hesaplanan faiz miktarının fahiş nitelikte olduğu belirtilerek Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas dosyasının mükerrer takip olması ve davalı tarafından alınmış geçici/rehin açığı bulunmaması nedeniyle ileride hesap edilecek tutarda tamamlanmak üzere şimdilik 150,00 TL. yönünden borçsuz olduğuna ve takibin bu şekilde iptaline, borçlu olmadığımız yönündeki taleplerinin kabul görmemesi halinde Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas dosyası kapsamında işletilen faiz oranı ve miktarı fahiş nitelikte bulunmakla ileride hesap edilecek tutarda tamamlanmak üzere şimdilik 150,00 TL. yönünden borçsuz olduğuna, borçlu olmadığı halde ödenmek sorunda kaldığı bedelin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle istirdatına, borçsuz olduğuna dair karar verilen tutar üzerinden 020 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesi talep ve dava etmiştir. edilmiştir.
Davalı banka vekilinin birleşen dava yönünden cevap dilekçesinde özetle; usul yönünden yapılan itirazlar yanında, her iki dava dilekçesi incelendiğinde, davacı tarafın istirdat talebinde bulunduğu ancak davacı tarafından cebri icra temdidi altında ödenen aranın olmadığı, icra doyasının diğer borçlusu ...'ya ait olan iki aracın satılarak icra dosyasının kapatıldığı, ... plakalı aracın 28.07.2021 tarihinde, ... plakalı aracın ise 02.02.2023 tarihinde satılarak dosya borcunun ödendiği, para ödemediği için istirdat davasının davacı tarafından açılamayacağı, ...'nın her iki davada da taraf olmadığı, istirdat davası yönünden davanın husumet yokluğu ile reddinin gerektiği, Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... esas (Kapatılan Antalya ... İcra Müdürlüğü ...) sayılı dosyasına araçların satışıyla 30.09.2021 tarihinde 17.566,42 TL. ve 02.02.2023 tarihinde 100.520,00 TL. tahsilat girişi olduğu, bu tahsilat ile davanın konusuz kaldığı, nitekim dosya borcunun tamamının ödendiği belirtilerek davanın konusuz kalması ile karar verilmesine yer olmadığı ancak birleşen davalar hem istirdat hem de menfi tespit davaları yönünden davanın açılmasına sebep olan davacı hakkında yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine ve ayrıca dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesi talep edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava İİK'nun 72. maddesi gereği menfi tespit / istirdat davasıdır.
Eldeki dava dosyası Antalya ...Tüketici Mahkemesi'nin ... esas, ... Karar sayılı görevsizlik ilamı üzerine mahkememize gelerek yukarıdaki esası almıştır.
Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas (Antalya ... İcra Müdürülüğü'nün ...) sayılı dosyası incelenmiş; alacaklının ... A.Ş., borçlusunun ... ve ... olduğu, toplam alacağın 27.400,75-TL olduğu, alacağın tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası incelenmiş; alacaklının ... A.Ş., borçlusunun borçlusunun ... ve ... olduğu, toplam alacağın 27.400,75-TL olduğu, alacağın tahsili talebi ile rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. Her iki takip dosyasında tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile biri ilamsız takip diğeri rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip olmak üzere takiplerin başlatıldığı görülmüştür.
Mahkememizce dava/ takip konusu banka kayıtları getirtilerek dosyamız bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi 07.12.2023 tarihli raporunda sonuç olarak; "Davacı tarafınca Tüketici Mahkemesinde müvekkilinin tüketici sıfatına haiz olduğu ileri sürülerek, davalı bankanın icra takiplerinde işlettiği ve talep ettiği 045 temerrüt faizinin fahiş olduğu, TC Merkez Bankası para politikası kararlarına göre 2019 yılında uygulanacak en yüksek faiz oranının 612 olması ve TBK 88 ve 120.maddelerine göre tüketiciden istenecek en yüksek faizin yasal faizin 650 fazlası olduğu iddiasıyla ikame edilen davalarda davacının tüketici sıfatının bulunmadığının anlaşılmasıyla, tüketici mahkemesince verilen görevsizlik kararının kesinleştiği, davacı talebi huzurdaki davada, icra dosyaları kapsamında işletilen faiz oranı ve faiz miktarının fahiş niteliğinde bulunması nedeniyle belirlenecek faiz oranı üzerinden hesap yapılarak borçlu olmadığının tespiti ve borçlu olmadığı halde ödenek zorunda kalınan bedelin yasal faiziyle istirdadından oluşmaktadır. Sayın Mahkemece görevlendirilmemiz de işlemiş faizler yönüyle davalının bankaya borcunun bulunup bulunmadığıdır.
Bankalar, Bankalar Yasası uyarınca Bakanlar Kurulu kararı ile TC Merkez Bankasına bildirilmek kaydıyla kredilere uygulayacakları azami faiz oranları ve faiz dışında sağlayacakları menfaatleri kredili mevduat hesabı ve ticari kredi kartı işlemleri dışında serbestçe belirleyebilmektedirler.
Davacının tüketici sıfatına haiz olmaması ve davalı bankadan fiilen 33 akdi faiz oranıyla kullandığı kredinin tarımsal amaçlı işletme kredisi olduğu, davalı bankanın sözleşmelerinde en yüksek cari faizin 050 fazlası üzerinden temerrüt faizi işletileceğinin yazılı olduğu dikkate alındığında 33 akdi faizin 050 fazlasıyla 16,5 puan ilavesiyle davalı banka tarafınca »49,5 oranında temerrüt faizi işletilip işletilmesinin talep edilmesi mümkün iken davalı bankanın kat ihtarnamesinde de deklare ettiği üzere icra takiplerinde işlettiği ve takip sonrasında işletilmesini talep ettiği 045 temerrüt faizi oranıyla bağlı bulunduğu dolayısıyla, icra takiplerinde takip tarihini takiben asıl alacağın tabi olduğu 445 temerrüt faizinin Yargıtay emsal kararları ve sözleşmeye uygun olduğu, davacının iddia ettiği 612 faiz oranına ilişkin bir uygulama bulunmadığı ve TBK 88 ve 120.maddelerinde azami sınırın tüketici kredilerinde uygulanageldiği, davacının faize ilişkin iddialarının geçerliliği bulunmadığı gibi tüketici mevzuatına ilişkin argümana dayandığı dolayısıyla, icra takiplerinde kapak hesaplarında asıl alacağa 645 faiz işletilmesinin yerinde olması ve davacı tarafınca asıl alacak tutarına yapılan bir itiraz bulunmaması nedeniyle yeniden bir hesaplama yapılmasına gerek bulunmadığı, dosyada yer alan kapak hesaplarına göre 10.08.2022 dava tarihi itibariyle yukarıda her iki icra dosyasıyla ilişkin açıklamalarımızda da belirtildiği üzere 10.08.2022 dava tarihi itibariyle davacının borcunun devam ettiği, anlaşılmaktadır. '
Öte yandan, dava tarihini takiben her iki icra dosyasına da tahsilat yapıldığı, davalı banka vekilinin 09.05.2023 tarihli cevap dilekçesinde rehinli ikinci aracın satışıyla dosyaya 02.02.2023 tarihinde100.250,00 TL. para girişi olduğu ve bu tahsilat ile borcun tamamının ödenerek davanın konusuz kaldığı beyanı dikkate alınarak, tüm tahsilatın her iki icra dosyasına bildirilerek davalı banka tarafınca icra dosyalarının infaz ettirilmesinin sağlanması gerektiği" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Uyuşmazlık; davalı banka tarafından mükerrer takip yapılıp yapılmadığı, başlatılan takipte uygulanacak faiz oranı, temerrüt faizi konularıdır.
Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde; davalı bankanın ... şubesi ile davacı ... arasında ... tarihli ... numaralı ... TL limitli Genel Kredi sözleşmesi imzalandığı, kredi sözleşmesinin devamı niteliğindeki kefalet sözleşmesinde sözleşme limiti üzerinden dava dışı ...'nın müteselsil kefil sıfatıyla imzasının alındığı, davalı banka ile davacı arasında çerçeve kredi sözleşmesine dayalı olarak tarımsal işletme kredisi ilişkisinin başlatılmış olduğu, 6. Kredi taksitinden sonra ödemenin olmaması nedeniyle ... ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile hesabın kat edildiği, davacı tarafından yapılan ödemeler ve borçlu ... adına kayıtlı olan ... ve ... plakalı araçların satışı üzerine dosya borcunun bir kısmının kapatıldığı anlaşılmıştır.
Bankalar, Bankalar Yasası uyarınca Bakanlar Kurulu kararı ile TC Merkez Bankasına bildirilmek kaydıyla kredilere uygulayacakları azami faiz oranları ve faiz dışında sağlayacakları menfaatleri serbestçe belirleyebilmektedirler. Ancak, kredili mevduat hesapları ve ticari kredi kartı işlemlerine, 2013 yılından itibaren TC Merkez Bankasınca kredi kartları için belirlenen akdi ve temerrüt faizi oranlarının uygulanması getirilmiştir.
Dava konusu krediye dayanak Genel Kredi Sözleşmesi taraflar arasında ... yılında akdedilmiş olup, davacıya tarımsal işletme kredisi kullandırılmış, davacı aleyhine 07.11.2019 yılında takip başlatılmıştır. Davalı bankadan fiilen %33 akdi faiz oranıyla kullandığı kredinin tarımsal amaçlı işletme kredisi olduğu, davalı bankanın sözleşmelerinde en yüksek cari faizin %50 fazlası üzerinden temerrüt faizi işletileceğinin yazılı olduğu, %33 akdi faizin %50 fazlasıyla 16,5 puan ilavesiyle davalı banka tarafınca %49,5 oranında temerrüt faizi işletilip işletilmesinin talep edilmesi mümkün iken davalı bankanın kat ihtarnamesinde de icra takiplerinde işlettiği ve takip sonrasında işletilmesini talep ettiği %45 temerrüt faizi oranıyla bağlı bulunduğu, icra takiplerinde takip tarihini takiben asıl alacağın tabi olduğu %45 temerrüt faizinin sözleşmeye uygun olduğu, davacının iddia ettiği %12 faiz oranına ilişkin bir uygulama bulunmadığı ve TBK 88 ve 120. Maddelerinde azami sınırın tüketici kredilerinde uygulanabileceği ancak davacının tüketici sıfatında bulunmadığı, icra takiplerinde kapak hesaplarında asıl alacağa %45 faiz işletilmesinin yerinde olduğu alınan bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Davacının dava tarihi itibariyle borcunun devam ettiği, takiplerin mükerrer olmadığı, istirdat talebi yönünden davacının borçlu olmadığı bir borcu icra baskısı altında ödemek zorunda kalmasının gerektiği, ancak davacının kredi borcunun devam ettiği görülmekle; dava ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı davacının davasının reddine, İİK'nun 72/4 maddesi şartları sağlanmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın ve birleşen davanın ayrı ayrı REDDİNE,
2-Davalının asıl ve birleşen dava yönünden tazminat taleplerinin REDDİNE,
3-Asıl davada alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 359,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 68,60 TL'nin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
4-Asıl davada davacının yaptığı masrafların davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Asıl davada davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalı lehine takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
6-Asıl davada 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden 800,00-TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Birleşen davada davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalı lehine takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
8-Birleşen davada alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 359,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 68,60 TL'nin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
9-Birleşen davada davacının yaptığı masrafların davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
10-Birleşen davada 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; 800,00 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
11-Asıl ve birleşen dosyaya davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere davacının göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/01/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza