T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/193
KARAR NO : 2025/313
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 22/11/2021
KARAR TARİHİ : 03/06/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ticaret sicile kayıtlı olmadığını ancak gerçek kişi işletmesinin bulunduğunu, ticari defter tuttuğunu, tacir sayıldığını, müvekkilinin, davalılara ait ... Mah. ... Sok. No:.. .../... adresinde bulunan ... nin binalarında dış cephe işleri, boya, taban boyaları ve benzeri uygulamalar yaptığını, bu işler karşılığında ...TL ve yine ... tarihli hakkediş ile bir kısım işlerin bedelinin de ...TL. olduğu konusunda mutabık kalındığını, imzalar atıldığını, müvekkilinin imalatların eğitim kurumuna yapılmış olması sebebiyle uzun bir dönem ödeme beklediğini ödeme yapılmadığını, Müvekkilinin davalılar ile yapılan sözleşmeler kapsamında davalılara ait ...'ne de ayrıca bir takım imalatlar yaptığını, bu imalatların bedellerinin de ödenmediğini, bu sebeple ekli Antalya ...Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini, alacakların ödenmesi ihtar edildiğini ancak muhatapların ticaret sicilde bulunan resmi adreslerine gönderilen tebligatları dahi almadıklarını, Bu alacakların tahsili için davalılar aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... esas, .../... esas ve .../... esas sayılı İcra dosyaları ile icra takipleri başlatıldığını ancak davalılar her üç dosyada da borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve takipleri durdurduklarını. İşbu davaya esas İcra dosyasının Antalya Genel İcra Müdürlüğü .../... Esas sayılı dosyası olduğunu, bu sebeplerle haklarının saklı kalmak kaydıyla; davalıların Antalya Genel İcra Müdürlüğü .../... Esas sayılı icra takip dosyasındaki borca itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalıların, dava ve yargılama zaman aralığında tüm malvarlığını kaçırma durumu olduğundan, alacaklarının likit olduğundan davalının menkul ve gayrimenkul malvarlığı ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini, haksız itiraz sebebiyle lehlerine, asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görev yönünden reddi gerektiğini, müvekkil olan ...'nın ...dan ... ye gayesi ile ...'ni (... - ... - ... - ...) ve ... ni kurduğunu, diğer müvekkili ... gelirlerinin yarısından fazlasını eğitim öğretim faaliyeti için harcadığını bu sebeple kamu yararına faaliyet yürüttüğünü, gelirlerinin tamamını bu kurumlar için kullanmış ve kullanmaya devam ettiğini, gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi (bir kamu yönetim ve ya kurumunun toplum yararına yaptığı bütün çalışmalar ve işler) niteliğindeki işlere harcayan ... tacir sayılmadıklarını, ... kurduğu ve halen dahi gelirlerinin büyük kısmını aktardığı ...'nin kamu tüzel kişiliğini haiz bir kurum olduğu ve yine kamu hizmeti gördüğü hususu da dikkate alındığında tacir sayılmayacağını, davacı yanın iddiasına göre alacağın sebebinin ... Mahallesi ... Sk. No:.. ... ... adresinde bulunan ... nin binalarında dış cephe işleri, boya, taban boyaları ve benzeri uygulamaların yapılmasıdır. Davacının iddiasının dahi bu işin ticari bir iş olmadığını ortaya koyduğunu, taraflardan biri için ticari iş sayılan işin diğer taraf için de ticari iş sayılacağı kuralının ise görevli mahkemenin belirlenmesinde dikkate alınmayacağından, tacir sıfatı bulunmayan müvekkiller hakkında açılan davada Antalya Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli ve yetkili olduğundan davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesini; Davacının faturasız, sözleşmesiz, belgesiz soyut bir iddia ile alacak iddiasında bulunduğunu, eski yönetim döneminde olan bu alacak iddiasının bu güne kadar talep edilmediğini ve yeni yönetim döneminde bu iddianın çıktığını, müvekkili kurumların kamu faaliyeti gören kurumlar olup; asılsız ve dayanaksız talepleri karşılayabilme imkanı bulunmadığını, Davacı yan tarafından tarihsiz ... tarafından imzalı belge ile ... hakediş raporu başlıklı yine ... tarafından imzalı belgelerin sunulduğunu, Kabul anlamına gelmemekle birlikte Öncelikle sunulan belgelerin mutabakatname olarak hukuken değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, anılan belgelerde imzası bulunan ...'ün müvekkili ... ve ... işletmeyi temsile yetkili kişi olmadığını, yetkisiz kişi tarafından imzalanan belgelerden dolayı müvekkillerin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, davacı tarafından müvekkilleri aleyhine Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi .../... E. sayılı dosyasında ikame etmiş oldukları davada ve benzer gerekçelerle ... tarihli hakediş raporu diye sunulan belgeye dayanılarak ve bu belgeye göre ... ... ve ... dair bir takım işlerin yapıldığının iddia edildiğini, davacı tarafın dava konusu ettiği yapım işlerine ait herhangi bir fatura ve sözleşme ibraz edemediğini, Davacı tarafından bugüne kadar herhangi bir fatura düzenlenmediğini, müvekkili Kuruma tebliğ de edilmediğini, Müvekkili kurumların kayıtlarının incelenmesinde davacı yanın borçlu olduğunun görüleceğini, takas ve mahsup haklarının bulunduğunu, Davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olması nedeniyle reddini ve müvekkil lehine en az %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, borçluların Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasında borca itirazın iptali ile takibin devamın istemine ilişkindir.
Mahkememizin ... tarih .../... Esas .../... Karar sayılı ilamı ile "...'nın da tacir sayılması mümkün olmadığından; tüm davalılar yönünden mahkememizin görevsiz olduğu, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu... "gerekçesi ile mahkememizin görevsizliğine karar verilmiştir.
Mahkememizin ... tarih .../... Esas .../... Karar sayılı ilamını davacı vekilinin istinaf etmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi ... tarih .../... Esas .../... Karar sayılı ilamı ile Mahkememizin görevli olduğd ve davayı esastan görüp sonuçlandırılması gerektiği gerekçesi ile dosyayı mahkememize göndermiştir.
Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası incelenmiş; alacaklının ..., borçlusunun ... ve ... olduğu, ...-TL ve ...-TL asıl alacak olmak üzere toplam ...-TL alacağın tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçluların ... tarihinde takibe itirazı nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği, kararın davacıya tebliğ edilmediği ve İİK'nun 67/1 maddesi gereği yasal 1 yıllık süre içerisinde eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce mahallinde bir inşaat mühendisi, bir mali müşavir ve bir nitelikli hesaplamalar bilirkişisi eşliğinde keşif yapılmış, bilirkişi heyeti ... tarihli raporunda özetle;
Mali Müşavir yönünden;
Davacı defterlerine göre;
-Davacının 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait ticari defterlerin açılış kapanış kayıtlarını zamanında oluşturduğu, uyuşmazlığın ticari işten kaynaklandığının anlaşıldığı ve bu nedenlerle davacı tarafın defterlerinin lehine delil olma özelliği taşıdığı,
-dava tarihi itibari ile muavin kayıtları da göz önüne alındığında davacı firmanın davalı ... den ... TL alacağı olduğu, davacı firmanın ilgili dönem kayıtlarında davalı ... na ait kayıt bulunmadığı,
Davalı defterlerine göre;
-Davacı taraf ticari defterlerini ... denetimde olduğu gerekçesi ile inceleme sunmadığı,
-Ancak ... ne ait muavin defter kayıtlarının sunulduğu,
-Dava tarihi itibariyle sunulan muavin kayıtlarına göre davalı ... nin davacından ... TL alacağı olduğu,
Borçlar Mevzuatı yönünden;
Takibe dayanak yapılan iki belge dışında yazılı sözleşme bulunmadığı, bu belgelerin taraflar arasındaki borç ilişkisini ve borç tutarını gösterir nitelikte olup olmadığı veyahut da geçerliliği hususlarında takdirin mahkemeye ait olduğu, eserin yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayicine göre bedelinin belirlenmesi gerektiği,
İnşaat Mühendisi Yönünden;
... Mah. ... Sk. No: ... ... / ... adresinde bulunan;
- ... nin binalarına ait dış cephe işleri, boya, taban boya işlerinin yapıldığı, (... binası dış cephe boyası, dış parepet duvar boyalar ve ... bina boyası, ..., dış cephe ve ... renkleri boyası işlerinin yapılmış olduğu) ve 2017 yılı piyasa rayiçlerine göre ... TL +KDV değerinde mutabakat imzalandığı,
-2016 piyasa rayiçlerine göre ... boya işlerinin için yeniden ...+KDV değerinde mutabakat imzalandığı,
-Binanın mevcut haliyle boyalı ve kullanılır vaziyette olduğu,
-Dava açıldıktan sonra yıllar boyuncu tekrar tekrar boya imalatları yenilenmiş olduğundan beyanlar ve ihtarnamede belirtilen hususlar üzerinden inceleme ve hesaplama yapıldığı, mutabakatlarda belirtilen maliyetlerin, o yıllara ait piyasa değerleri dikkate alındığında uyumlu olduğu,
-Taraflar arasında davaya konu olan mutabakatların hukuki geçerliliği konusunda kararın mahkememize ait olduğu " hususlarında görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce dosyanın mali müşavir bilirkişiden ek rapor hazırlanmak üzere bilirkişiye tevdi edilerek, tarafların 2016 yılına ait kayıtları ile bu hususta davalı tarafın itirazları da incelenmek suretiyle, 2017 - 2018 yılı davalı ... ve ... işletmenin kayıtları da incelenerek davacıya ödemelerin yapılıp yapılmadığı, ...'ün ... ve ... İşletmeyi 2017 ve sonraki yıllarda davalıları temsile ilişkin kayıt ve işlemlerde bulunup bulunmadığı, davalılar temsilcisi gibi hareket edip etmediği, yapılan işler gereği davalıların icazetlerinin bulunup bulunmadığının tespiti istenilmiş, bilirkişi ... tarihli raporunda özetle; " dava tarihi itibariyle sunulan muavin kayıtlarına göre davalı ...nin davacıdan ... +... =... TL alacağı olduğu görüldüğünü, ...'ün ... ve ... İşletmeyi 2017 ve sonraki yıllarda davalıları temsile ilişkin kayıt ve işlemlerde bulunup bulunmadığı, davalılar temsilcisi gibi hareket edip etmediği, yapılan işler gereği davalıların icazetlerinin bulunup bulunmadığının kurumun Mali müşaviri ...'den sorulduğunu ve ...'ün ... çalışanı olduğu herhangi bir yetkisinin bulunmadığının belirtildiği " hususlarında görüş bildirdiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce mahkememizin .../... Esas sayılı dosyasında alınan rapor ve varsa ek raporun dikkate alınarak tarafların beyan ve itirazları ile tarafların fiyat anlaşmaları dikkate alınmak suretiyle varsa davacının takip tarihi itibariyle alacaklı olduğu miktarın belirlenmesi istenilmiş, bilirkişi heyeti ... tarihli raporda özetle;
Mali Müşavir bilirkişi olarak birinci kök ve birinci ek raporumuzda olarak sunulan ticari defterler üzerinden yapılan incelemede, takip tarihinin ... olduğu,
Davacının Defter Ve Belgelerinin İncelenmesi neticesinde;
Davacının davalı ... den takip/dava tarihi itibariyle ...-TL alacağı olduğu tespit edilmiştir.
Davalı ... adına her hangi bir kayda rastlanmamıştır.
Davalıların Defter ve Belgelerinin İncelenmesi neticesinde;
Dava tarihi itibariyle sunulan muavin kayıtlarına göre davalı ... nin davacıdan takip/dava tarihi itibariyle ... +... =...-TL alacağı olduğu tespiti yapılmıştır.
Borçlar Mevzuatı Açısından İtirazların Ele Alınması:
... tarihli kök rapor heyet halinde düzenlenmiş olup ... tarihinde de mali bilirkişiden ayrıca ek rapor alınmış olduğu görülmektedir. Kök raporda davacı vekilinin yapmış olduğum tespit ve değerlendirmelere bir itirazı olmadığı, davalının ise hukuki değerlendirme yapmış olduğum beyanı bulunmaktadır. Kök raporda eser sözleşmelerine ilişkin, alanım olan mevzuat hükümleri (vekaletsiz işgörme) ve Yargıtay uygulamasına yer verilerek yapılacak hesaplama yöntemi gösterilmiştir. Raporda, “Dosya kapsamında, takibe dayanak yapılan iki belge dışında yazılı sözleşme bulunmadığı, bu belgelerin taraflar arasındaki borç. ilişkisini ve borç tutarını gösterir nitelikte olup olmadığı veyahut da geçerliliği hususlarında takdirin mahkemeye ait olduğu, eserin yapıldığı tarihteki mahalli yasa rayicine göre bedelinin belirlenmesi gereki ” denilmiştir. Nihai takdir ve değerlendirmeye mahkemeye aittir. İtiraz dilekçelerinin incelenmesinde kök rapora ilave edecek bir husus bulunmadığın,
İnşai Açıdan İtirazların Ele Alınması:
... Mah. ...Sok. No:.. .../... adresinde bulunan binalara ilişkin olarak dava konusu incelemeler sonucunda;
-Taraflar arasında herhangi bir yazılı sözleşme bulunmadığı,
-Dosyada ... antetli tarihsiz bir belge ve ... tarihli hakediş raporu bulunduğu, (... antetli tarihsiz belgenin hukuki geçerliliği hususunda karar Sayın Mahkemenize aittir.)
-Bu belge ve hakedişte ... adına personel müdürü olan ... imzası bulunduğu,
-Bu belgelerde her iki tarafın birim fiyat ve metrajları karşılıklı imzaladığı için kabul edildiğinin düşünüldüğü,
-... antetli, tarihsiz belgede ...de yapılan işlerin; ... dış cephe, ... dış cephe, dış parapet duvarları ve ..., ... dış cephe ve ... ... renkleri boyasına ilişkin olduğu, bu işlerin bir kısmı için m2 birim fiyatının ... TL olduğu, bu fiyatın 2016 ve 2017 yılı piyasa rayiçlerine uygun olduğu hatta 2016 yılı Çevre Şehircilik Bakanlığı dış cephe boyama pozu fiyatlarından daha düşük olduğu, KDV dahil toplam tutarın ... TL olduğu, belgenin üst köşesinde el yazısı ile 2017 yılı yazılmış olduğu,
-Hakediş raporunda ise yapılan işin neye ilişkin olduğu konusunda bir açıklık bulunmadığı,
-... Binası dış cephe, ... binası dış cephe, dış parapet duvarları ve ..., ... dış cephe ve ... renkleri boyası işlerinin 2017 yılında yapılmış olduğunu ve ... TL + KDV olmak üzere toplam ...-TL olduğu,
-... boya işlerinin 2016 yılında yapılmış olduğunu, ... TL +KDV olmak üzere toplam ...-TL olduğu,
-Kök raporumuzda yer alan tespit ve görüşlerimizde herhangi değişiklik olmamakla birlikte Sayın Mahkeme imzalı belge ve hakediş tutarını kabul edecek olursa;
- 2016 yılında ...-TL,
-2017 yılında ...-TL olduğu,
-Taraflar arasında davaya konu olan ... antetli belgenin ve hakedişin hukuki geçerliliği konusunda kararın Sayın Mahkemenize ait olduğu" hususlarında görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Davacı tanık beyanları alınmıştır.
Uyuşmazlık; eser sözleşmesi nedeniyle her iki tarafın edimlerini tam olarak yerine getirip getirmediği ile davacının Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyasından alacaklı olup olmadığının tespitine ilişkindir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 16/1. maddesinde, "Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten ..., dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar" hükmüne yer verilmiştir.
5737 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde, vakıfların özel hukuk tüzel kişiliğine sahip oldukları ifade edilmiştir.
Yukarıda belirlenen yasa maddeleri gereği ve Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarında ... işletmesinin tacir kaydı bulunduğundan davalılara husumet yöneltilebileceğinin kabulü gerekmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 470. Ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eseri meydana getirmeyi iş sahibinin de bunun karşılığı bir bedel ödemeyi üstlendiği karşılıklı edimleri içeren sözleşme niteliğindedir.
TBK ve yerleşik Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere yüklenicinin üstlendiği edimleri sözleşmeye uygun, iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle, fen ve sanat kurallarına uygun olarak ifa etmek, iş sahibi tarafınca işin yapımına ilişkin yüklenilen hususlarda sözleşmeye ve işin fen ve sanat kurallarına uygun yapılmasına engel olacak hususların bulunması halinde iş sahibini uyarma yükümlülüğü mevcuttur.
Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, dosya kapsamında borç ilişkisi ile ilgili olarak sadece ... antetli bir belge ve ... tarihli hakediş raporu bulunduğu, anlaşılmıştır.
YARGITAY 6. H.D.'nin 21.05.2024 tarih, Esas No: 2023/872, Karar No: 2024/1649 sayılı ilamında"... Kural olarak TBK'nın 40 ıncı maddesine göre, yetkili bir temsilci tarafından bir başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçları, doğrudan doğruya temsil olunanı bağlar, alacak ve borçları temsil olunana intikâl eder. Hukuki muamelede bulunanın yetkili temsilci olmaması halinde, temsil olunanı bağlamayacağından şahsen sorumlu olur. Ancak TBK'nın 46. maddesinde, bir kimsenin yetkisi olmadığı halde temsilci olarak bir hukuki işlem yaptığı ve bu işlemi temsil olunan tarafından onandığı ve icazet verildiği takdirde temsil olunanı bağlayacağı kabul edilmiştir.
Somut olayda, mahkemece yapılan yargılama sonunda sözleşme ve kabul tutanağını davalı şirketin kaşesi altında nam ve hesaba imzalayan şirket genel müdürü ...’ın düzenleme tarihi itibarı ile davalı şirketi tek başına temsile yetkisi olmadığı, şirketin menfaatlerini gözetmeyen yetkisiz temsilci tarafından imzalanan ... tarihli sözleşmenin davalı şirketi bağlamayacağı ve yapılan sözleşmenin davalı şirket tarafından sonradan onandığına dair delil bulunmaması karşısında açılan davanın reddine karar verilmiş ise de; mahkemece yazılan müzekkereye ilişkin olarak davalı tarafça ... tarihli cevap yazısına ek olarak, davacının ... tarihli Teklif Vermeye Davet Yazısı, Götürü Bedel Teklif Mektubu, davalının davacıya ... tarihli Sözleşmeye Davet Yazısı, taraflar arasında imzalanan sözleşme, eki teknik şartname, ... tarihli işyeri teslim tutanağı, taraflar arasındaki kabul ve hakediş ödemesine dair yazışma evrakları, ... tarihli hizmet işleri kabul tutanağının gönderildiği, böylelikle söz konusu belgelerin davalı kayıtlarına intikal ettiği, davacı yüklenici tarafından kısmen yapılan sözleşmeye konu işin davalıya teslim edildiği, yetkisiz temsilci ... tarafından yapılan işlerin davalı tarafça benimsendiği anlaşıldığından, mahkemece işin esasına girilerek uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekirken, yanlış hukuki değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur." şeklinde karar verildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı, tanık beyanları ve hükme esas alınan bilirkişi rapor ve ek raporları birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalılara ait ... Mahallesi ... sk. No: ... .../... adresinde bulunan ...nin binalarında dış cephe işleri, boya, taban boyaları ve benzeri uygulamalar yaptığı, taraflar arasında takibe konu edilen mutabakat ile bir kısım işlerin bedelinin ... TL, yine ... tarihli hakediş ile bir kısım işlerin bedelinin de ... TL olduğu konusunda mutabık kalındığı ve dava dilekçesine ekli işbu belgelerin karşılıklı olarak imzalandığı, , iş karşılığı ödenmesi gereken bedelin toplam ... TL olduğu, davacının üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiği ve yapılan işin tamamlandığı, bu hususta asıl olanın; işin yüklenici tarafından yapıldığının kabul edilmesi olduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında bulunan Ticaret Sicil Müdürlüğü ve ... yazı cevaplarında ... temsile yetkili kişiler arasında ...’ün de bulunduğu, iktisadi işletme yönünden ayrıca temsil yetkisinin bulunmadığının kabulü halinde dahi davacı tarafça yapıldığı kabul edilen işlere ilişkin davalı tarafın itirazı olmadığı gibi, davalı muavin kayıtlarında ... açıklaması ile 2017 yılından itibaren ödemelerin de bulunduğu dikkate alınarak, davalı tarafın temsile yetkisi olmayan kişilerce yapılan işlemler yönünden bu savunmalarına itibar edilmemiş, dava dilekçesine ekli belgelerin ve taraflar arasındaki ilişkinin varlığı mahkememizce kabul edilmiştir.
Öte yandan davalı tarafa takas mahsup savunmasını ileri sürmüştür.
TAKAS; TBK.'nın "Borçların ve Borç İlişkilerinin Sona Ermesi Bölümünde 139 ile 145. maddeleri arasında ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre; 2 kişi karşılıklı olarak bir miktar parayı veya konuları bakımından aynı türden malı bir birine borçlu oldukları takdirde her iki borç muaccel ise, taraflardan her biri borcunu alacağı ile takas edebilir. Takas bozucu yenilik doğuran bir haktır. Bu hak, tek taraflı, şekle bağlı olmayan, varması gerekli bir irade beyanına ve şarta bağlanmadan kullanılır. Takasın geçerli olması için karşı tarafın kabul veya onayına gerek yoktur. Takas hakkının kullanılması, borcu sona erdiren durumlar arasında düzenlenmektedir. Takasın dava sırasında ileri sürülmesi usul hukuku bakımından, geniş anlamda bir def'i niteliğindedir. Davalı davadan önce takas beyanında bulunduğu iddiasını cevap dilekçesinde ileri sürmelidir. Aksi takdirde savunmayı genişletme yasağı söz konusudur. İlk defa davada ileri sürülen takas, diğer savunmaların tabi olduğu hükümlere tabidir. Buna göre davalının takas def'ini cevap dilekçesinde bildirmesi gerekmekte olup bu aşamadan sonra yapılan takas def'i savunmayı genişletme olarak kabul edilmektedir. Ancak davacı bu duruma karşı koymaz ise esasa cevap süresi içinde bildirilmeyen takas def'i mahkemece dikkate alınmalıdır.
MAHSUP; Bazı sebepler dolayısıyla bir alacak miktarında indirim yapılmasını ifade eder. Alacak miktarından indirilecek değer bir karşı alacak değildir. Burada sadece alacağın net miktarının bulunması için yapılan bir hesap işlemi bulunmaktadır.
Takas ve mahsup kavramları yönünden hukuki nitelik açısından ayrıma gidildiğinde; takasın bozucu yenilik doğuran bir hakkın kullanılması niteliğinde olduğu, mahsubun ise yenilik doğuran bir hakkın kullanılması olmayıp, alacağın kapsamını etkileyen durumlara ilişkin bir "itiraz" teşkil ettiği söylenmelidir. Diğer bir ayrım ise, etki doğurmalarına ilişkin olmaktadır. Takasta geçmişe etkili olarak sona erme hali mevcuttur, bu halde sona erme irade beyanına bağlı gerçekleşmektedir. Mahsupta ise, alacak miktarı mahkemenin vereceği kararın kesinleşmesiyle hukuk alanında etki doğurmaktadır. Son bir ayrım bağlantı hususuna ilişkin olmaktadır. Mahsup edilen kazanım ile alacak aynı hukuki ilişkiden doğduklarından veya aynı konuya ilişkin olduklarından oranlarında sıkı bir bağlantı işin doğası gereği bulunmaktadır. Takasta ise, mahsuptaki gibi sıkı bir bağlantı olmadığı gibi böyle bir bağlantıya gerek de yoktur.
Doktrinde ve Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre takas veya mahsup talepleri için ayrı bir dava açılmasına gerek yoktur.
Yukarıdaki açıklamalar, maddi ve hukuki durum ışığında, davalının cevap dilekçesinde takas mahsup defi’ ini ileri sürmüş ise de; yalnızca davalı taraf defterlerinde ... TL alacağın kayıtlı olduğu, davalı tarafça bu hususta başkaca delil ibraz edilmediği, mahkememizin .../... esas sayılı dosyasında alınan rapor ile de aynı alacağın bulunduğunun tespit edildiği, bu alacağın hangi ilişkiden kaynaklı olduğunun tespit edilmediği gibi davalının yalnızca kendi defterler kayıtlarına göre alacak talebinde bulunamayacağı kanaati ile takas mahsup savunmasına da itibar edilmemiştir.
Taraflar arasında varlığı ileri sürülen yapım/eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davasında işin davacı tarafça yapılıp tamamlandığının kabulü gerektiği kanaatine varılmakla davanın kabulü ile, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, davacının icra inkar tazminatının reddi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE; Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün .../... Esas sayılı takip dosyasında borçlu davalıların itirazlarının iptali ile takibin; ...-TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren %10 oranında avans faizi uygulanmak suretiyle takibin DEVAMINA;
2-Koşulları ve yasal unsurları oluşmadığından davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE;
3-Alınması gereken ...-TL harçtan peşin alınan ...-TL'nin (peşin + tamamlama harcı) mahsubu ile, bakiye ...-TL nin davalılardan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
4-Davacı tarafça yapılan davetiye, posta masrafı, keşif ücreti ve bilirkişi giderinden ibaret toplam ...-TL, peşin harç (peşin + tamamlama harcı) ... TL ve ... TL ilk dava gideri olmak üzere toplam ... TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ...-TL'nin davalılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere davacının göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ... ile davalı vekili ...'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/06/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza