T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/227
KARAR NO: 2024/140
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/04/2023
KARAR TARİHİ: 05/03/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin ... ilinde faaliyet gösteren ... ... ... hizmeti veren ... ... adlı işletmenin sahibi olduğunu ,... ... adlı işyeri sahibi müvekkili ...'nın davalı olan borçlu ... .. .. Aş ile ... Eylül tarihleri arasında ... ... ... ... ... Merkezinde gerçekleşecek ... ... ... ... için ... .. ... hizmeti verme konusunda ... tarihinde ... TL + KDV'ye anlaştıklarını, bu miktarın KDV dahil ... TL olduğunu, ancak müvekkilinin bu tutarın sadece ... TL'sini davalı şirketten ... tarihinde tahsil edebildiğini, buna ilişkin dekontu sunduklarını, dekontta açıklama olarak ... ... ... açıklaması yer aldığını, bu dekont tüm beyanlarını destekler nitelikte olduğunu, müvekkilinin ... TL'lik fatura alacağının ... TL'lik KDV'sine denk gelen kısmını tahsil edemediğini, bu tutar için Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını davalının itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile takibin aynen devamına, kötü niyetli borçlunun %20'den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, davacının dilekçesinde yalnızca fatura kesildiğinden bahisle alacaklı olduklarını iddia ettiğini, söz konusu cari ilişkinin içeriğine neden kaynaklandığına ilişkin hiçbir bilgi ve beyanda bulunulmadığını, haksız olarak kesilen faturaların yalnızca alacağın ispata yeterli olmadığı yerleşik içtihatlar ile de açık olduğunu, her ne kadar davacı yanın söz konusu faturalar verilen hizmetin karşılığında keşide edildiğini iddia etse de davacı yanın müvekkili şirkete vermiş olduğu herhangi bir hizmetin bulunmadığını, bu nedenle fatura içeriğine açıkça itiraz ettiklerini, davacı tarafça alacağa ilişkin faturaların usule, hukuka ve gerçeğe aykırı olarak ticari ilişkiden bağımsız kesildiğini, hiçbir şekilde faturayı kabul etmediklerin anlamına gelmemek kaydı ile bir an için faturanın varlığı kabul edilse dahi faturanın tek başına alacağın ispatı için yeterli olmadığını, fatura içeriğinde iddia edilen hizmetin verildiğinin davacı yanca yazılı ve somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddi ile davacının asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereği itirazın iptali istemine ilişkindir.
Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; davacı ... tarafından, davalı ... AŞ aleyhine ... TL asıl alacak için girişilmiş ilamsız icra takibi olduğu, takip dayanağının KDV dahil ... TL tutarlı fatura borcu olduğu, borçlunun ... tarihli itirazı üzerine takibin durdurulduğu, İİK'nun 67. Maddesi gereği yasal 1 yıllık süre içerisinde eldeki davanın açıldığı görülmüştür.
Mahkememizce davacı tarafa ticari defterlerini belirlenen günde sunması istenilmiş, davalı tarafa da ticari defterlerinin bulunduğu yeri bildirmesi için tebligat çıkarılmış, davacının ticari defterleri incelenmesi ile bilirkişi 23/01/2024 tarihli raporunda sonuç olarak;
Davacı tarafın 2022-2023 yılı ticari defterlerine göre;
"Davacı firmanın inceleme konusu olan 2022 yılı ticari defterleri incelenmesinde TTK'nun 64/3 maddesi gereğince açılış ve kapanış kayıtlarını zamanında yaptırdığı, 2023 yılı ticari defterleri incelenmesinde TTK'nun 64/3 maddesi gereğince açılış kaydını zamanında yaptırdığı, kapanış kaydını ise henüz süresi gelmediği için yaptırmadığı, uyuşmazlığın ticari işten kaynaklandığının anlaşıldığı ve bu nedenlerle davacı tarafın defterlerinin lehine delil olma özelliği taşıdığı, dava / takip tarihi itibariyle davacı firma defterlerine göre davalı firmanın ... TL borcu olduğu, "
BA-BS Formları Yönünden İnceleme;
" Faturaların e fatura olması nedeniyle açık- kapalı şeklinde düzenleme durumunun olmadığı, ...'ya ait 2022 yılı BS formları dosyaya kazandırılmıştır. .../... dönemi BS formunda bir adet ... TL tutarlı (KDV hariç) faturanın (davacının 12/10/2022 tarihinde düzenlediği KDV dahil ... TL fatura) beyan edildiği" sonuç ve kanaatine varmıştır.
Davalı tarafın ticari defterlerinin bulunduğu yeri bildirmemesi ve mahkememize sunmaması üzerine herhangi bir inceleme yapılmamıştır.
Uyuşmazlık; faturadan kaynaklı Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyasında davacının alacaklı olup olmadığının tespitine ilişkindir.
İtirazın iptali davasının açılabilmesi için geçerli bir ilamsız icra takibinin yapılmış olması gerekir. Geçerli bir icra takibinden söz edebilmek için yetkili icra dairesinde yapılmış bir takibin bulunması gerekir. Somut olayda alacaklı- davacı tarafından girişilen icra takibine davalı - borçlu hem icra dairesinin yetkisine hem de borca süresinde itiraz etmiş, yapılan bu itiraz neticesinde icra takibi durmuştur. Açılan itirazın iptali davasında öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın incelenmesi gerekir. Çünkü yetkili icra dairesinde takip yapılması itirazın iptali davasının koşullarından biridir. İcra dairesinin yetkisiz olduğu sonucuna varıldığı taktirde dava şartı yokluğundan usulden red kararı verilmesi gerekir.
İİK'nın 50/1. maddesi uyarınca, para veya teminat borcu için takip hususunda HMK'nın yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile uygulanır. 6100 sayılı HMK'nun 17. Maddesinde "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." düzenlemesi mevcuttur. Ayrıca 10. maddesi gereğince sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda dava ve icra takibi, sözleşmenin yerine getirileceği (ifa edileceği) yerde de açılabilir. Sözleşmenin yerine getirileceği yer tarafların açık ya da örtülü isteklerine göre belirlenir. Aksi durumda ise sözleşmenin yerine getirileceği yer Türk Borçlar Kanunu’nun 89. maddesi gereğince tespit edilir. TBK 89/1. maddesi uyarınca para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Uyuşmazlık sözleşmeden doğan bir para borcuna ilişkin olup, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, bu para borcu alacaklının ödeme zamanındaki ikametgâhında ödenir. Bu nedenle para alacaklarına ilişkin takipler alacaklının ikametgâhında da yapılabilir. Davacı alacaklının yerleşim yerinin bulunduğu yer olan Antalya İcra Daireleri'nin yetkili olduğu, takibin yetkili Antalya İcra Dairesinde yapıldığı,borçlunun takip dosyasına yapmış olduğu yetki itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
İcra dosyası içeriğinden de anlaşıldığı üzere davacı alacaklı icra takibini faturaya istinaden başlatmış, borçlunun vaki itirazı üzerine eldeki dava açılmış olup, itirazın iptali davaları niteliği itibari ile icra dosyasına ve bu dosyada sunulan takip dayanağı belgeler ile ödeme emrine sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın takip ve dava konusu yapılan faturalarla sınırlı olarak değerlendirilip çözümlenmesi gerekir. (Yargıtay 19. H.D.'nin 21.06.2019 tarih, 2018/1391 Esas, 2019/3997 Karar)
Fatura tek başına bir sözleşme olmayıp akdin ifasını gösteren bir belge niteliğindedir. Faturaya dayalı bir borcun varlığı öncelikle temel borç ilişkisinin varlığına bağlıdır. Faturayı tanzim eden ve tanzim alan arasında böyle bir borç ilişkisinin bulunmadığı hallerde faturanın hukuki sonuç doğurması da söz konusu olmayacaktır. Akdi ilişki kanıtlanmadığı sürece alacaklının borçlu adına fatura düzenlemesi ve ticari defterlerine göre bu faturalar nedeniyle alacaklı görünmesi alacaklının alacağını ispat edebilmesi için yeterli olmayacaktır. Davalı tarafça akdi ilişki kabul edilmediğinden, davacı tarafça hizmetin verildiğine ilişkin tanıklarının beyanları alınmış, davacı tarafça stand hizmetinin verildiği davacının iddialarının doğrulandığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK 222. maddesine göre, "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." düzenlemesi mevcut olup, davalı tarafın ticari defterlerini yapılan ihtara rağmen sunmaması üzerine defterlerinde inceleme yapılamamış, davacı tarafın ticari defterleri incelenmiş, bilirkişi raporu ile davacının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı defterlerinde ... TL alacağın kayıtlı olduğu, davacının BA formu beyanında bulunulduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde davacının davasının ... TL yönünden kabulü ile itirazın iptali ve takibin devamına karar vermek gerekmiştir.
Takibe ve davaya konu alacak, davacının defterlerinde kayıtlı olup, alacak likit nitelikte olduğundan, davacı yararına icra inkar tazminatının koşulları mevcut olduğundan, icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE, Davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile ... TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi üzerinden takibin aynen DEVAMINA,
2-Hükmolunan asıl alacağın %20'si tutarındaki ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Alınması gereken ... TL harçtan peşin alınan ... TL'nin mahsubu ile, bakiye ... TL nin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
4-Davacı tarafça yapılan davetiye, posta masrafı, bilirkişi giderinden ibaret toplam ... TL, peşin harç + ilk dava gideri ... TL toplamı olan ... TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; 3.120,00-TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere davacının göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili vekili ... ile e- duruşma talep eden davalı vekili ...'ın yüzüne karşı verilen karar miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/03/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza