T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/265
KARAR NO : 2025/607
DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesine Dayalı)
DAVA TARİHİ : 19/04/2023
KARAR TARİHİ : 24/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesine Dayalı)" davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı şirket vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin turizm konaklama sektöründe faaliyet gösteren bir turizm şirketi olduğunu, bu kapsamda davacı ile davalı/borçlu arasında ... tarihinde ... için ve ... tarihinde ... için olmak üzere "... ... Sözleşmeleri" düzenlendiğini, iş bu sözleşmeler kapsamında taraflar arasında cari hesap ilişkisi başladığını, ancak davalı/borçlunun sözleşmeye aykırı davrandığını, faturalar ile belgelendirilen alacağın Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... E. Sayılı icra dosyasından takibe konulduğunu, davalı/borçlu şirketin ...-... ... tarihleri arasında gerçekleşecek olan grup rezervasyonunu iptal etmek istediğini, davacı şirkete ... tarihinde mail yoluyla bildirdiğini, davacı şirket ile davalı/borçlu şirket arasında akdedilen "... ... Sözleşmeleri"nin iptal ve no-show şartlarını düzenleyen 5. Maddesinde "Grup girişinden 0-14 gün arasında olabilecek tüm oda iptallerinde daha önceden otele rezervasyonu bildirilen ve konfirme edilmiş misafirlerin toplam konaklama süresini içeren konaklama tutarının %100'ü alınır” düzenlemesinin bulunduğunu, ancak davalı/borçlu şirketin düzenlemeye aykırı olarak faturaları iade ettiğini, basiretli bir tacir olarak söz konusu sözleşmeleri akdeden davalının, işleyecek faizin türüne ve faiz oranına itirazının kabulünün mümkün olmadığını, tarafların Türk Ticaret Kanunu anlamında basiretli bir tacir olarak hareket etmek zorunda olduklarını, itirazın kötü niyetli olup, takibi sürüncemede bırakma gayesi ile yapıldığını, bunlara ek olarak sözleşmenin Özel Hükümler başlıklı 15. Maddesi ile, "Taraflar, OTEL kayıtları, ticari defter ve belgelerin uyuşmazlıklarda HMK. M.193. uyarınca kesin delili olacağını kabul, beyan ve taahhüt eder." düzenlemesi gereği davacı şirketin ticari kayıtlarının kesin delil olacağının kabul edildiğini beyanla, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; öncelikle davalı/borçlu hakkında takibe itiraz edilen kısım, bu kısım üzerinden doğacak tüm feriler için davalı/borçlunun gerek kendi uhdesinde ve gerekse 3. Kişilerdeki tüm malvarlığı ile hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini, yargılama sonucunda davanın kabulü ile Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine itiraza konu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket ile davacı şirket arasında yapılan sözleşme uyarınca ...-... ... arasında, ... oda taahhütlü sözleşmenin ... tarihinde imzalandığını, bu organizasyon tamamlandıktan sonra ...'ta davalıya önceden haber verilmeden ya da bu kişilere kayıt oluşturulup oluşturulmayacağının davalı şirket yetkilisine sorulmadan, 50 kişinin daha otele geldiğini, bu kişilerin çıkış tarihlerinin de otel tarafından belirlenemediğinin söylenerek iki gün otelde kalmışlar gibi fatura düzenlendiğini, bu kişilerin, bir çoğunu tanınmamakla beraber otelde kalmadıklarını, sadece organizasyon sırasında kendileriyle görüşmeye gelen ve aynı anda ayrılan kişiler olduklarını, otelde her hangi bir oda almadıklarını veya otelin olanaklarından faydalanmadıklarını, bu sebeple fazladan kaydı yapıldığı iddia edilen bu kişilerin fatura edilmesini kabul etmediklerini, buna rağmen davacı şirketin hiç otelde kalmamış kişiler için fatura düzenlendiğini, ayrıca öncesinde ... tarihinde ...-... ... tarihinde yapılması planlanan başka bir iş için anlaşıldığını, davalı şirketin müşterilerine olumsuz muamelelerde bulunmaları sonucunda ticari ilişkilerinin devamının mümkün olmadığını anlayan davalının, davacı şirket yetkililerine ... tarihinde mail atarak, ...-... ... arasında yapılacak organizasyonu iptal etmek istediğini bildirdiğini, davacı şirketin ise bunun yapılamayacağını, sözleşmeye göre paranın tamamının ödenmesi gerektiğini, ancak, davalı ile ilgisi bulunmayan 50 kişi için düzenlenen faturada belirtilen ücretin ödenmesi koşuluyla bu iptali gerçekleştirebileceklerini belirttiklerini, davalı şirket yetkililerinin ise hiç otelde kalmayan bir çoğunun kendisi ile ilgisi olmayan 50 kişinin ücretini ödemek istemediği için bu teklifi kabul etmediğini, davacının taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye dayanarak ...-... ... organizasyona ilişkin fatura düzenlediğini, davalının bu faturaya itiraz ettiğini, bunun üzerine davacının icra takibi yoluna gittiğini, taraflar arasında ...-... ... tarihleri arasında düzenlenecek organizasyona ilişkin olmak üzere ... tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 5. Maddesinde sözleşmenin iptali için süreler belirlendiğini, davacının söz konusu maddede belirlenen 0-14 gün önce sözleşmenin iptalinin talep edilmesi halinde bildirilen ve konfirme edilmiş misafirlerin toplam konaklama süresine ilişkin ücretin %100 ünün alınacağı hükmüne dayanarak tahsis edildiğni, 300 odanın ücreti üzerinden icra takibine geçtiğini, bu talebin kabul edilemeyeceğini, davacının davalı şirkete tahsis edilen 300 odanın sözleşmede belirtilen fiyatlar toplamını talep etmesinin mümkün olmadığını, davacı şirketin davalı şirkete tahsis edilen odalarda, bildirilen ve konfirme edilmiş misafirler yönünden hiç bir hizmet vermediğini, sözleşmenin davalı tarafından iptali sonucunda, davacının işletmekte olduğu otelde davalı müşterilerinin konaklamamış olup, davacının aynı nitelikte ve aynı şartlarla başka bir acentalık sözleşmesi imzalaması için gereken makul sürenin tespit edilmesi, tespit edilecek makul süre kadar kar kaybının hesaplanmasında TBK'nın 408. maddesinin kıyasen uygulanması ile (kesinlikle borçlu olduğumuzu kabul etmemekle birlikte) davacının ancak, sözleşmenin iptali nedeni ile mahrum kalınan kar hesabı üzerinden bir miktar alacağının olmasının mümkün olduğunu beyanla ihtiyati haciz talebinin ve itirazın iptali davasının reddine, dava değeri üzerinden %20'den aşağı olmamak üzeri ile kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak, taraflarına verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan alınarak taraflarına verilmesini talep etmiştir.
Taraflara usulüne uygun meşruhatlı davetiyeler tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır.
Vergi Dairesine müzekkere yazılarak, taraflar arasında düzenlenen dava konusu faturalara ilişkin, mal veya hizmet satımı ile ilgili beyannameli alış-satış formları (BA ve BS formları) sureti ile varsa bunlarla ilgili düzeltme beyannameleri ve diğer beyanname suretlerinin, bildirimlerin ve diğer bilgi ve belgeler celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Dilekçeler aşamasının tamamlanmasından sonra davalı vekili tarafından ... tarihinde uyap sistem üzerinden gönderilen beyan dilekçesi ile davacı şirketin ... tarihinde e mail yoluyla mutabakat mektubu gönderdiği, taraflar arasında ... tarihi itibariyle alacak ve verecek olmadığına dair hesap bakiyesi gönderdiği, bu sebeple davanın reddinin talep edildiği, dilekçe ekinde ... tarihli mutabakat mektubu ile yazışmanın bulunduğu görülmüştür.
Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı takip dosyası Uyap üzerinden dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılamada; dava dosyasının resen seçilen 1 turizm, 1 mali müşavir bilirkişiye tevdi ile takip tarihi itibariyle taraflar arasındaki sözleşmeler kapsamında talep edilebilecek alacak miktarı ile bilirkişiden tarafların ticari defter ve belgeleri, özellikle davacı tarafın ticari defter ve belgeleri yönünden sunulan ... tarihli mutabakat metnine göre mutabakat metninde adı geçen ...'in taraflar arasındaki ticari ilişkilerde ve 3.kişilerle olan ticari ilişkilerde mutabakat metnini imzalama yönünde yetkisinin bulunup bulunmadığı, buna ilişkin işlemler yapıp yapmadığı hususunda rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişiler ... ... ve ... ... tarafından mahkememize sunulan ... tarihli raporda özetle; "...tarafların ticari defterleri analiz edildiğinde:
Söz konusu alacağın kaynağının Davacı tarafça Davalı firma adına düzenlenen ... tarihli ... nolu ... şirketi - ... & no show ... açıklamalı ... euro, ... tarihli ... nolu ... şirketi - ... ... ... toplantı grubu açıklamalı ... euro ve ... tarihli ... nolu ... şirketi - ... kabul edılmeyen tutar tekrar fatura edıldi Açıklamalı ... Euro tutarlı Faturalardan kaynaklandığı,
İlerleyen süreçlerde taraflarca aynı miktarlarda karşılıklı olarak aynı miktarlarda iade faturaları kesilmeye devam edildiği,
Sayın Mahkeme Davacı tarafça Davalı tarafa düzenlenen bu faturalarda herhangi bir isabetsizlik olmadığı kanaatinde bu durumda takip tarihi itibariyle Davacının Davalıdan ... Euro
Alacaklı olduğu,
Bu tutarın ... Euro kısmına Davalı tarafça takipte itiraz edilmeyerek bu kısma isabet eden borcun takip dosyasına ... tarihinde ödendiği,
Bu durumda Davacının Davalıdan takip tarihi itibariyle bakiye ... Euro Alacağı kaldığı,
Sayın Mahkeme Davacı tarafça Davalı tarafa düzenlenen bu faturaların yersiz düzenlendiği kanaatinde ise bu durumda Davacının Davalıdan takip tarihi itibariyle bakiye ... Euro Alacağı olduğu,
Davalı tarafça söz konu bu borç tutarı ... tarihinde icra dosyasına ödendiğinden ... tarihi itibariyle Davacının Davalıdan herhangi bir bakiye alacağı kalmadığı, Dosya kapsamında yer alan ... tarihli Mutabakat Mektubuna göre ise Davalı tarafın
Davacı tarafa ... tarihi itibariyle herhangi bir borcunun olmadığı yönünde taraflarca mutabakat belgesinin imzalandığı görünmekte ise de söz konusu mutabakatta yer alan borçsuzluk işleminin karşılıklı iade faturaları kesilmesinden kaynaklı olduğu, herhangi bir ödeme işleminden kaynaklanmadığı anlaşıldığı,
• Dosya kapsamında talep edilen tazminat, tazminat oranı ve tutarı ile diğer hususlardaki takdir ve değerlendirmelerin Yüce Mahkemenize ait olduğu,
Turizm Bilirkişiliği Açısından Değerlendirmeler:
Nihai takdiri ve hukuki değerlendirmesi sayın Mahkemenize ait olmak üzere, yukarıda detaylı olarak anlatıldığı üzere;
1-Taraflar arasında imzalanmış olan ... tarihli sözleşme ile yine davacı otelde konaklaması planlanan ... ( giriş ) ... ( çıkış ) 300 Tek kişilik oda için, toplamda 900 Oda gecelemesi garanti edilmiş olup, toplam konaklama bedeli olarak ...- Euro üzerinden sözleşme imzaladıkları, Grubun otele girişine 9 gün kala davalı tarafın göndermiş olduğu e-mail ile konaklamanın iptal edildiği, ... imzalanan Grup Kontenjan Sözleşmelerinin iptal ve no-show şartlarını düzenleyen 5. Maddesinde "Grup girişinden 0-14 gün arasında olabilecek tüm oda iptallerinde daha önceden otele rezervasyonu bildirilen ve konfirme edilmiş misafirlerin toplam konaklama süresini içeren konaklama tutarının %100'ü alınır” şartı gereği no-show faturası düzenleyebileceği,
2- Yapılan sözleşmelerin yapıldığı tarihlere ve cezai şartlarına bakıldığında yukarıda açıklandığı üzere birinci ve ikinci sözleşmenin 5 nolu maddesi olan ve İPTAL ve NO SHOW şartlarını gösterir maddenin, her iki sözleşme içinde iptal bildirim tarihleri ile ilgili anlamını kaybeden bölümler içermesi nedeniyle, tüm grup sözleşmelerinde kullanılan “ Genel İşlem Koşulu “ olarak değerlendirilebileceği, bu konudaki hukuki değerlendirmenin ve nihai takdirin sayın Mahkemenin olduğu,
3- İlk grubun konaklaması sonrası 26 oda için düzenlenen faturaya istinaden davacının dosyaya sunmuş olduğu, belgelerin içerisinde “ 2 gece kaçak giriş yapan misafirler “ olarak düzenlenen oda ve misafirlere ait ... Belgesi ( ... belgesi ) bulunmadığı, fatura tanzim edilmiş olan odaların, otelde konaklayabilmesi için mutlaka register kartını doldurmak zorunda olduğu, bu belgeyi doldurmadan oda anahtarını alabilmesinin mümkün olmadığı, Misafirlerin otelde konaklayıp konaklamadıkları ile ilgili olarak Jandarma veya Emniyet teşkilatına talimat yazılarak “... sistemine otel tarafından gönderilmiş olan misafir listesinin dosyaya kazandırılabileceği,
4-, Grubun iptal olması nedeniyle otel kazancında oluşması gelir kaybı ile ilgili olarak, grubun konaklamasının kış aylarında olması nedeni ile otel fiyatının ve karlılığın düşük olacağı, bu dönem grup konaklamalarında, yapılacak olan toplam gelirin %20 / %25 oranında bir karlılığın söz konusu olabileceği, iptal edilen grubun sözleşmeye göre konaklama gerçekleşmesi halinde yapacağı cironun ...- Euro olacağının taraflarca imza altına alınmış olması hasebiyle, davacı tarafın cironun %20 ila %25 oranında bir zararının olabileceği, bununda rakamsal karşılığının, ( %20 kayıp : ...- Euro ) ile ( %25 kayıp ...- Euro ) olabileceği tarafımızca değerlendirilmiş, hesaplama yapılırken otelin iptal tarihinin konaklama tarihine çok yakın olması nedeniyle, bu kadar kısa zamanda yeni bir grup bulamayacağı ve odaların boş kalmasının söz konusu olacağı,
5- Taraflar arasındaki mutabakat formunda imzası bulunan ...’in yetkili olup olmadığı ile ilgili olarak,
Kurumsal işletmelerde Kredi ve Gelirler şefinin İş tanımı arasında “ acente mutabakatlarını yapmak” bulunduğu, Muhasebe Müdürlüğüne bağlı olarak çalıştığı, Davacı Otelin Ülkemizin en büyük eleman ve iş bulma sitelerinden olan “ ...” sitesine vermiş olduğu ilanda arayış içerisinde olduğu” ... ve ... ...” ilanında istemiş olduğu özelliklerin 6’ncı paragrafında “ ... konularına hakim “ şeklinde ilan verdiğinin görüldüğü," sonuç ve kanaatine varılmıştır.
... İl Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, davalının sözleşmenin haklı olarak feshedildiği, taraflar arasındaki ... tarihli grup kontenjan sözleşmesindeki ...-... tarihleri arasındaki konaklamaya ilişkin olarak davacı tarafın yaklaşık 50 kişilik fazladan konaklama ücreti yazdığına ilişkin iddiası yönünden uyuşmazlık konusu olan söz konusu grup kontenjan sözleşmesindeki ...-... tarihlerine ilişkin otel kayıtlarının ve ... tarihli grup kontenjan sözleşmesindeki ...-... tarihleri arasındaki otel kayıtları celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, davalının sunduğu mutabakat mektubunda davacı şirket kaşesi üzerinde imzası bulunan kişinin yetkisine ilişkin olarak davacı şirket yetkililerinin beyanının alınması için mutabakatın düzenlendiği ... tarihi itibariyle şirketi temsil yetkisi bulunan kişi/kişilerin bildirilmesi için süre verilmiş, davacı şirket temsilcisi ... ve ... ... tarihli celsede beyanları alınmıştır.
... tarihli ek raporda özetle; "...Şirket elamanı ...'in kredi ve Gelirler şefi olarak çalışmış olan ... ile ilgili olarak Kök raporumuzdaki görüşlerimizde herhangi bir değişiklik olmadığı Şirket Finans Direktörünün beyanları ile ilgili nihai takdir sayın Mahkemeye aittir." sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; Dava, grup kontenjan sözleşmeleri kapsamında davacı tarafından cari hesap alacağına dayalı ilamsız takipte itiraz üzerine takibin durmasından sonra açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında ... tarihinde ve ... tarihinde yapılan grup kontenjan sözleşmeleri kapsamında mutabakat mektuplarına dayalı cari hesap alacağının tahsilinin talep edildiği, davalı tarafından dilekçeler aşamasının tamamlanmasından sonra yeni bir vakıa olarak davacı şirket tarafından uyuşmazlık konusuna ilişkin olarak ... tarihli mutabakat mektubunun düzenlendiği, mutabakat mektubu kapsamında alacağın kalmadığı beyan edilmiş olmakla eldeki dava yönünden mutabakat mektubunda imzası bulunan ...'in mutabakat mektubu düzenlemeye yetkisinin bulunup bulunmadığı hususunun değerlendirilmesi ile sonucuna göre mahkememizce değerlendirme yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
Mutabakat mektubunda imzası bulunan ...'in söz konusu mutabakat mektubunu imzalamaya yetkisi olup olmadığı, şirketteki yetkisinin kapsamına ilişkin yapılan değerlendirmede:
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16/05/2018 tarih, 2017/19-1652 Esas, 2018/1110 Karar sayılı emsal içtihadında; "...Geniş bir faaliyet alanı ve iş hacmine sahip ticarî işletmelerde, bu işletmeyi kendi adına işleten kişinin (tacir), bütün işleri tek başına yürütmesine imkân yoktur. Bu nedenle tacir, ticarî işletmesiyle ilgili faaliyetleri yürütürken, başka kişilerin (tacir yardımcıları) emek ve mesailerinden de yararlanır. Tacir yardımcılarının bir kısmı, tacire bağımlı olarak çalışır; bunlar, tacirin verdiği talimat çerçevesinde ve onun nezaret-denetimi altında faaliyet gösterirler. Tacire yardımcı olan kişilerin diğer bir bölümü ise, çalışma yöntem ve zamanını serbestçe belirleme yetkisine sahip, bağımsız yardımcılardan oluşur ( Arkan, S.: Ticari İşletme Hukuku, Ankara 2015, s.169).
...
Bir kişinin ticari vekil mi, yoksa ticari mümessil mi olduğunun çekişmeli bulunduğu hâllerde, öncelikle, o kişiye işletme sahibi (veya işletmeyi temsile yetkili kişi) tarafından verilen yetkilerin içerik ve kapsamları dikkate alınarak bir değerlendirme yapılmalıdır.
Eğer verilen yetkiler, işletmenin hem olağan ve hem de olağanüstü nitelikteki bütün işlerinin idare edilmesine olanak tanıyan bir içerik ve genişlikte ise ortada ticari mümessilin bulunduğu; buna karşılık, sadece olağan işlerle sınırlı bir yetki verilmiş ise ticari vekilden söz edilmesi gerektiği kabul edilmelidir. Yeri gelmişken şu da belirtilmelidir ki; olağan işlerin neler olduğunun belirlenmesinde, hem işletmenin niteliği, iş hacmi gibi unsurlar, hem de, yapılacak işlemlerin türü ve değeri göz önüne alınmalıdır. Örneğin, işletmenin satış politikasında değişikliğe gitmek, işletmede kullanılan makineleri daha yeni teknolojiyle üretilmiş olanlarla değiştirmek konusunda sözleşmeler yapmak, olağanüstü nitelikteki işlemlerden sayılmaktadır.
Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 19.4.2006 gün, 2006/19-165 E., 2006/213 K.; 29.11.2006 gün ve 2006/12-758 E., 2006/754 K., 05.11.2008 gün ve 2008/15-651 E., 2008/654 K sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.
Görüldüğü gibi ticari temsilci ile ticari vekil arasında; atanması, temsil yetkisinin kapsamı, mahiyeti, niteliği vs. açılarından farklılık görülür. Ticari temsilcinin temsil yetkisi, iyiniyet sahibi üçüncü şahıslara karşı sınır ve kapsam bakımından emredici hükümlerle tanzim edilmişken; ticari vekillerde, vekilin temsil yetkisini düzenleyen hükümler daha ziyade tamamlayıcı mahiyettedir. Ticari vekilin temsil yetkisinin sınır verilen hizmetin niteliğinden doğar; temsil yetkisinin sınırı ve kapsamı da dış ilişkideki görünüşe göre belirlenir. Ticari vekil, ticari işletmenin olağan işlerini görmek amacıyla tayin edildiğinden, temsil yetkisi de bu çerçevede olacaktır” (Ayhan, R.- Özdamar, M., Çağlar, H: Ticari İşletme Hukuku Genel Esaslar, Ankara 2014, s:355 vd.) ...
Dava dışı ...’ün hesaplaşma metninin imzalandığı tarihte davalı şirketin bağlı olduğu holding bünyesinde mali işler şefi olarak çalıştığı, söz konusu dönemde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK. 453/1,2 ( 6098 Sayılı TBK 551) maddesi kapsamında ticari vekil olarak usulüne uygun bir biçimde atandığı, muhasebe, alacak ve borç ile ilgili işlemlerden sorumlu olduğu, işinin niteliği ve vekâletname kapsamına göre de olağan işler arasında yer alan mutabakat metnini de imzalamaya yetkili olduğu anlaşılmaktadır. Böyle olunca Özel Daire bozma kararında belirtildiği gibi, ticari vekil olarak görevlendirilen ... ... tarafından imzalanan mutabakat belgesi geçerlidir.
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesinin 07/12/2023 tarih, 2021/712 Esas, 2023/1917 Karar sayılı emsal kararında; "...davacılar ile e-posta yoluyla mutabakat yapıldığı, borcun bulunmadığının davacılar tarafından da kabul edildiği ileri sürülerek e-posta yazışmalarına delil olarak dayanılmıştır. Sunulan e-posta yazışmalarında; davalının e-posta adresinden davacıların muhasebe şefi ...'e gönderilen ... tarihli e-postada adi ortaklığın alacağı iade edildiğinden konusuz kaldığı, herhangi bir borçlarının kalmadığı belirtilerek mutabakat istenildiğini, bu e-postaya aynı tarihte ... ... tarafından yazılan iki e-postada "onaylıyorum" ve "mutabıkız onaylıyorum" şeklinde cevap verildiği görülmektedir. Sunulan SGK kayıtlarında bu kişinin ... tarihli çıkış kaydı bulunsa da, ... tarihinde tekrar işe girişinin bulunduğu, sonraki dönemde de değişik tarihli işe giriş-çıkış kayıtlarının bulunduğu, e-posta tarihleri itibariyle kayden çalışan olmadığı görülmekte ise de, şirket uzantılı e-posta adresini kullanması nedeniyle fiilen çalışan olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davacıların muhasebe şefinin söz konusu e-posta yazışmalarındaki beyanları, davalının daha önce aldığı avans ödemelerini davacılara vermiş olduğu çeklerle geri ödemesi olgusu ve davacının ihtilaf konusu iki çekinin tahsil edilmeksizin kendilerine iade edilmesi birlikte değerlendirildiğinde, davacıların bakiye alacağının bulunmadığı sonucuna varılmış olup, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir." şeklinde belirtilmiştir.
Yukarıda belirtilen emsal karar ve içtihat doğrultusunda mahkememizce yapılan değerlendirmede: Davacı tarafından Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyasında takibe dayanak belgelerin ... tarihli ... Euro ve aynı tarihli ... Euro bedelli davacı şirket kaşesi üzerinde imza bulunan teminat mektupları olduğu görülmüştür.
... tarihli mutabakat mektubunda alacaklı davacı ile borçlu davalı şirketlerin, şirket kaşeleri ile kaşe üzerindeki imzaların mevcut olduğu, mutabakat mektubunda ... tarihi itibariyle cari hesap bakiyesinin davacı şirket nezdinde "..." olduğu belirtilmiştir.
Davacı şirket tarafından SGK kayıtlarından da anlaşıldığı üzere, şirket kaşesinde imzası bulunan ... ...'in mutabakat mektuplarının düzenlendiği tarihte davacı şirket kredi ve gelirler şefi olarak görev yaptığı tarafların kabulündedir.
Davacı şirket yetkilileri tarafından ... ...'in mutabakat mektubu düzenleme yetkisinin bulunmadığı beyan edilmiş, ancak şirket kaşesi üzerindeki imzaya ayrıca ve açıkça itirazda bulunulmamıştır.
Her üç mutabakat mektubu üzerinde çıplak gözle yapılan incelemede, aynı paraf imzanın bulunduğu görülmüştür.
Turizm bilirkişisi tarafından düzenlenen rapordan davacı şirket çalışanı ... ...'in iş tanımına göre mutabakat mektubunu düzenleme yetkisinin de bulunduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, ... tarihli mutabakat mektubunda imzası bulunan davacı şirkette kredi ve gelirler şefi olarak görev yapan ... ...'in davacı şirketteki pozisyonu ve ve bu pozisyondaki iş tanımı kapsamında mutabakat mektubunu imzalama yetkisinin bulunduğu, kaldı ki yukarıda da belirtildiği üzere takibe dayanak mutabakat mektuplarında çıplak gözle yapılan incelemede davacı şirket kaşesi üzerinde aynı paraf imzanın bulunduğu, bu hali ile 4721 sayılı TMK 2. Maddesindeki temel ilke olan " Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.
Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz." şeklindeki düzenleme kapsamında, davacı tarafın ... ...'in mutabakat mektubu düzenleme yetkisi bulunmadığına ilişkin savunmasına hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu hususu dikkate alınarak itibar edilmemiş, dava tarihinden ve dilekçeler aşamasının tamamlanmasından sonra ibraz edilen mutabakat mektubu kapsamında Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyasına ilişkin konusu kalmayan itirazın iptali davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Davalı tarafından sözleşmedeki now shov hükümlerinin genel işlem şartı niteliğinde olduğu beyan edilmiş ise de; tarafların tacir olduğu, bu kapsamda genel işlem şartlarının taraflar yönünden mahkememizce uygulanmasının mümkün olmadığının kabulü gerekmiştir.
Yine davalı tarafça grup kontenjan sözleşmesi kapsamında davacı tarafça fazladan 50 kişinin otelde konaklamasına ilişkin fatura düzenlendiği beyan edilmiş ise de; buna ilişkin bir belge sunulmadığı, otel kayıtlarının da bu hususu doğrulamadığı, davalının bu iddiasını ispatla mükellef olduğunun kabulü ile bu yöndeki savunmalara da itibar edilmemiştir.
HMK 331. maddesinde; "davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde Hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder" düzenlemesi mevcut olup, dava tarihi itibariyle davacının dava açmakta haklı olduğunun kabulü ile davacı yararına itiraza konu miktar üzerinden icra inkar tazminatına ve yargılama giderlerinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;
1- Dava tarihinden sonra dosyaya ibraz edilen ... tarihli mutabakat mektubu nedeniyle Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyasına ilişkin konusu kalmayan itirazın iptali davası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Dava tarihindeki haklılık oranı dikkate alınarak davaya dayanak itiraza konu ... Euro’nun %20’si oranında hesaplanan ... Euro’nun, takip tarihindeki TL değeri üzerinden (1 Euro=... TL) hesaplanan ... TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
3-Alınması gereken ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL hacın mahsubu ile fazla alınan ... TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya İADESİNE,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan posta, davetiye ve bilirkişi giderinden ibaret toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden ...-TL'nin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Taraflarca yatırılan gider avansının artan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,
Dair; davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/10/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır