T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/157 Esas
KARAR NO : 2024/818
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 06/03/2023
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde ... ili ... İlçesi'nin ... Mahallesi'nde, davalı ...'ın sevk ve idaresinde olup, davalı ... üzerine sigortalı ... plaka sayılı araç ile ... üzerinden ... istikametine orta şerit üzerinden seyir halindeyken ... na geldiğinde sağ şerit üzerinden gelen araçları kontrol etmeksizin, kontrolsüz bir şekilde geçiş yaptığı esnada müvekkil ...'un ... plakalı motorsikletine aracının sağ yan kısımlarına çarptığını, söz konusu ... plakalı aracı kaza esnasında kullanan kişinin ... olduğunu, trafik polisleri tarafından ... tarihinde tanzim edilen kaza tespit tutanağında görüleceği üzere kazanın oluşumunda ... plakalı aracın sürücüsü ..., Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/1-a maddesinde yer alan “Şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak” kuralını ihlal ettiğinden asli ve tam kusurlu bulunduğunu, meydana gelen kaza neticesinde müvekkil ... yaralandığını ve ... Hastanesinde yapılan muayenesinde sol ayak bileğinde kırık tespit edildiğini, ... plaka sayılı araç, ... Tarafından ... poliçe numaralı ... Poliçesi ile sigortalandığını, söz konusu sigorta poliçesinde manevi tazminat klozu yer aldığından müvekkilin uğradığı manevi zarardan ... Sorumlu olduğunu, sigorta şirketine kaza nedeniyle manevi tazminat talebiyle ... tarihinde başvuruda bulunulduğunu, ancak sigorta şirketi tarafından tarafımıza herhangi bir ödeme yapılamadığını, kazanın meydana geldiği tarihte ... plaka sayılı araç ... üzerine ruhsatlı olduğunu, iş bu davaya konu trafik kazasının gerçekleştiği esnada ... plaka sayılı aracın sürücüsü ..., asli ve tam kusuru nedeniyle müvekkilin maluliyetine sebep olduğundan müvekkilin uğradığı manevi zarardan sorumlu olduğunu, müvekkil davanın açıldığı tarihte lise mezunu olup üniversite sınavına hazırlandığını, meydana gelen kaza neticesinde müvekkil aylarca ders çalışamadığını, sınava sınava hazırlık süreci sekteye uğradığını, davalı ...'ın asli ve tam kusurlu hareketi ile gerçekleşen bu trafik kazası nedeniyle müvekkilin kaza tarihiden ve tedavi sürecinden bu yana geçirdiği evreler nedeniyle çektiği ve tüm yaşamı boyu çekeceği sıkıntılar gözetilerek mahkemenizce hükmedilecek manevi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihinden itibaren, davalı ... yönünden ise başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsil edilerek davacı müvekkile verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının trafik kazası sebebi ile meydana geldiğini, bir maluliyetinin olup olmadığını ve varsa oranının belirlenmesi gerektiğini, bu amaçla davacının Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi’ne veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümlerine sevkine karar verilmesini, maluliyetin tespitine yönelik Adli tıp ... İhtisas Dairesi’nden rapor alınması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Gerçekte kusurun her iki tarafta olduğu ve %50 oranında bir kaza meydana geldiğini, maddi ve sosyal durumunun incelenmesini ve makul bir tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; haksız fiil iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dava Konusu Kazada Kusur Yönünden Yapılan Değerlendirme:
Mahkememizce kusur oranlarının belirlemesi için dosya ATK’ya tevdi edilmiş, ... tarihli ATK raporu ile; “davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile gündüz vakti meskun mahalde bölünmüş üç şeritli caddede orta şeridi takiben seyri sırasında geldiği olay mahallinde yola gereken dikkatini vermemesi, kontrolsüzce sağa manevra yaptığında arkasından gelmekte olan araç trafiğini yeterince kontrol etmemesi, bu haliyle bölünmüş yolun orta şeridinden sağına doğru olmak üzere doğrultu değiştirdiği esnada sağ şeridi takiben düz seyirle gelen davacı sürücü idaresindeki motosikletin yakın mesafeden önünü kapatması” gerekçeleriyle kazanın meydana gelmesinde tüm kusurun davalı sürücüde olduğu bildirilmiştir.
TBK 74. maddesinde “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz." hükmüne yer verilmiştir. "TBK.74 maddesinde haksız eylemin “kusur” öğesi konusunda hukuk hâkimine tanınan yetkiler iki bölüm olup, birincisi “kusur bulunup bulunmadığına”, öteki “kusurun derecesini ve zararın tutarını belirlemeye” ilişkindir. Maddenin ilk cümlesine göre “kusurun varlığını” araştırmada yetkileri sınırlı olan hukuk hâkimi, maddenin ikinci cümlesine göre “kusurun derecesini ve zarar tutarını belirlemede” tam bağımsız kılınmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 266/1. maddesinde "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz." hükmüne yer verilmiştir. Trafik kazasına etki eden ve tarafların kusur durumlarının belirlenmesinde rol oynayabilecek olan araç hızlarının tespiti, aracın teknik özelliklerine göre kazanın oluş şeklinin belirlenmesinde zorunluluk bulunması vs. gibi bir durum yoksa, kazadaki kusur oranlarını belirlemenin teknik bilgiyi gerektiren bir yönü bulunmamaktadır.(Aynı yönde bkz. Yargıtay 17. H.D. 2019/2909 E. 2020/7805 K.)
Buna göre yukarıda anılan TBK 74 maddesi ile HMK 266. maddeleri ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin anılan kararları bir arada değerlendirildiğinde kusur oranlarının belirlenmesi konusunda mutlak rapor alınması zorunlu olmadığı gibi bu alınan raporların da herhangi bir şekilde bağlayıcılığı bulunmamaktadır, dosya arasındaki bilgilerden kazanın ne şekilde gerçekleştiği belirlenebiliyor ise kusur oranın hâkim tarafından belirlenmesi gerekmektedir.
Dava konusu kazada, davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile bölünmüş üç şeritli caddede orta şeridi takiben seyri halindeyken yola gereken dikkatini vermemesi, sağa manevra yapmadan önce arkasından gelmekte olan araç trafiğini yeterince kontrol etmemesi, bu haliyle bölünmüş yolun orta şeridinden sağına doğru olmak üzere doğrultu değiştirdiği esnada sağ şeridi takiben düz seyirle gelen davacı sürücü idaresindeki motosikletin yakın mesafeden önünü kapatması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu takdiren kabul edilmiştir.
Manevi tazminat talepleri yönünden yapılan yargılama neticesinde;
6098 sayılı TBK m. 56. Maddesine göre; hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek nitelikte olmalı, bir ceza olarak değerlendirilmemelidir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
O halde, meydana gelen trafik kazası sonucu davacının yaralanması ve neticeten %5 oranında kalıcı iş göremezlik halinin meydana geldiği, yaralanma nedeniyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın meydana geliş şekli, davalıların sorumluluğunun niteliği, kusur oranları da göz önünde tutularak, olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen, davacı için hak ve nesafet kuralları çerçevesinde manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı ... şirketi ile davalı araç sahibi arasında akdedilen ... nolu Genişletilmiş Kasko Poliçesinin A.1. nolu “ihtiyari mali mesuliyet teminatı” başlıklı maddesi ve B. Diğer Bilgiler başlıklı “manevi tazminat klozu” maddelerinden, davalı araç malikinin karşılaşabileceği manevi tazminat talepleri yönünden davalının davalı ... şirketi tarafından koruma altına alındığı kabul edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile ... ve ... plakalı araçlar arasında ... tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle ... TL manevi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, alacağa davalı ... şirketi yönünden ... tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden ... tarihinden itibaren yasal faiz oranında faiz işletilmesine,
2-Karar kesinleştiğinde Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı ... Soruşturma sayılı dosyanın merciine iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken ... TL nisbi harçtan davacının yatırdığı ... TL peşin harcın mahsubu ile kalan ... TL karar ve ilam harcının davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; arabuluculuk gideri olan ... TL’nin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Davacı tarafından yatırılan toplam peşin harç ... TL’nin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde dökümü bulunan toplam ... TL masrafın kısmen kabul kısmen red oranına(... / ...) göre hesaplanan ... TL’sinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, artan gider avansının resen HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere davacının göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
7-Davacı kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT ye göre hesaplanıp takdir olunan ... TL nisbi vekâlet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
8-Davalılar kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT ye göre hesaplanıp takdir olunan ... TL nisbi vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davacılara ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1. maddesi gereğince iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı kabil kalmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/12/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır