T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/314
KARAR NO: 2024/27
DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/10/2022
KARAR TARİHİ: 10/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... kredi kartı kullandığını, kredi kartı borcunun bir kısmını ödemiş kalan borcunu ödeyemediğinden takibe düştüğünü, bankanın takip tarihinde işlemiş faizleride ana paraya ekleyerek müvekkilim adına Antalya ...İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası ile Asıl Alacak ... TL takip başlatmış ve Yıllık % 30,24 Faiz uyguladığını, davalı banka ... A.Ş.'ye Temlik etmiştir. Dava Tarihi itibari ile 32.424,16 TL borçlu bulunduğunu, müvekkiline işletilen Akdi ve Temerrüt Faizlerinin yasal hesaplanarak dava tarihi itibari ile şimdilik (Fazlaya dair haklarımız saklı kalması kaydıyla) 250,00 TL borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili cevap dilekçesinde: davacının davasının yerinde olmadığını öncelikle usulü itirazlarının bulunduğunu, davacı borçlu aleyhine borcun ödenmemesi nedeni ile yasal takip zorunluluğu doğduğunu borçlunun borcunun kredi ilişkisinden kaynaklanan belirlenebilir olup likit bir alacak olduğunu, beyan ederek davacı tarafa kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, davanın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Antalya Genel icra müdürlüğünün ... esas (Kapatılan Antalya ...İcra Müdürlüğünün ...) esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... A.Ş olduğu borçlunun ... olduğu toplam alacağın ... TL olduğu görülmüştür.
Dava, menfi tespit davasıdır.
Dava dilekçesindeki anlatım içeriği dikkate alındığında, talebin faize yönelik menfi tespit talebi olduğu anlaşılmaktadır.
Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır. Menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Menfi tespit davası, normal bir hukuk davası gibi açılır. Borçlu, itirazın kaldırılması sırasında tetkik merciinde (m. 68-68a) ileri sürüp ispat edemediği itiraz ve def’ilerini, menfi tespit davasında yeniden ileri sürebilir; çünkü itirazın kaldırılması kararı, menfi tespit davasında kesin hüküm teşkil etmez. Nitekim aynı ilkeler, T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.03.2010 gün ve 2010/19-123 E. 2010/154 K; 07.12.2011 gün ve 2011/13-576 E. 2011/747 K sayılı kararında da vurgulanmıştır. (T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2011/19-622 esas, 2012/9karar, Tar. 18/01/2012)
İlkesel olarak yargı kararlarına bakıldığında; Kısmi menfi tespit davası açılamaz. Böye bir durumda, mahkemece harcın tamamlattırılması gerekir.(Yargıtay 19. HD., 2016/20400 E., 2018/5505 K., 2012/8341 E, 2013/3997 K, 2015/14071 E, 2016/2564 K, 2015/7720 E, 2016/4845 K, 2016/7775 E, 2017/4600 K, 2016/14070 E, 2017/7936 K, 2016/19417 E, 2018/4868 K, 2017/2989 E, 2019/798 K sayılı emsal ilamları ve Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. HD., 2019/151 E, 2019/1938 K sayılı emsal ilamı)
Ancak, somut olayda, talep faiz oranına ve dolayısıyla sonuç miktara ilişkin olduğundan kısmi dava açılmasında bir usulsüzlük yoktur.
Menfi tespit davalarında tarafların haklılık durumunun dava tarihi itibariyle tespiti gerekir.(Yargıtay 19. HD., 2018/3676 E, 2020/106 K; 2017/3407 E, 2019/2006 K; 2014/20597 E, 2015/11667 K)
İcra dosyası uyap üzerinden dosya arasına alınmıştır.
Dava, ilk önce, Antalya ... Asliye Ticaret mahkemesinin ... esasında açılmış, mahkemece görevsizlik kanaatiyle, ... karar numarası ile usulden red kararı verilerek, dosya mahkememize tevzi edilmiştir. Görevsizlik hükmü, ... tarihinde kesinleşmiştir. Uyaptan bakıldığında, davacı vekilinin, uyapta var olan (birden çok aynı içerikte dilekçe vardır)... tarihli dilekçesi ile dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Talep kanunen süresindedir.
Görevsiz mahkemece dosya bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş bilirkişi raporunda: Dosyada yer alan banka kayıtlarının ve Uyap üzerinden dava dosyasına eklenmiş olan Antalya Genel İcra Dairesinin, ... Esas sayılı ilamsız takip dosyasının ve ... tarihli dosya kapak hesabının incelenmesi neticesinde; Davacı ile dava dışı temlik eden banka arasında Temel Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi ve Ticari Kredi Kartı Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmelere istinaden davacının, temlik eden davası. Banka nezdinde şahıs şirket hesabının olduğu, davacıya tahsis edilen ... numaralı kredi kartının da bankanın kayıtlarında ticari nitelikli olarak işlem gördüğü, Yargıtay emsal kararları gereği, ticari işlerde, icra ödeme emrinde kat edildiği tarihe kadar ülen akdi faiz ve ferilerin ilavı le oluşacak asıl alacak tutarının talep edilmesinin mümkün olduğu, 5464 Sayılı Kanun gereğince, yukarıdaki tabloda detaylı olarak gösterildiği üzere, tarafımızca T.C. Merkez Bankası tarafından belirlenen, dönemine uygun, değişen oranlarda akdi ve temerrüt faiz oranlarının uygulanması neticesinde; Davacı ...'nın Antalya Genel İcra Dairesinin, ... Esas sayılı ilamsız takip dosyası altında, ... takip tarihi itibariyle toplam borcunun 10298,27-TL. Olarak hesaplandığı belirtilmiştir.
Süresi içinde görevli mahkemeye başvuru halinde, yeni mahkemede görülmeye başlayan dava, görevsiz mahkemede açılan davanın devamıdır. Tarafların görevsiz mahkemede yaptıkları usul işlemleri görevli mahkemede de geçerlidir ancak kural olarak görevsiz mahkemenin yaptığı usul işlemleri geçersizdir. Fakat, görevli mahkeme, görevsiz mahkemenin yapmış olduğu işlemleri, bunların tekrarlanması için bir sebep yoksa kararına esas alabilir.(KURU, Baki/ARSLAN, Ramazan/ YILMAZ, Ejder., Medeni Usul Hukuku, Yetkin Yayınları, Genişletilmiş 16. Baskı, Ders Kitabı, s. 156)
Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen).
Bu hususlar doğrultusunda, bilirkişi raporunun, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Tekrar rapor alınması gerek görülmemiştir.
Talep faize ilişkindir ve dosya arasında kapak hesabı mevcuttur.
Davacı davasını ıslah etmiştir ve ıslah dilekçesi davalıya tebliğ edilmiştir. (Görevsiz dosyada da bu dosyada da ıslah dilekçesi verilmiştir)
Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporu içeriğine göre, davacının bilirkişi raporundaki toplam miktarlar arasındaki farka ilişkin talepte bulunduğu, talebin ise sadece faize ilişkin olduğu, talep miktarı, bilirkişi raporundaki faize ilişkin fark miktarı göz önüne alınarak; Davanın kısmen kabulü ile; davacının, Antalya Genel İcra dairesinin ... esas sayılı (Kapatılan Antalya ... İcra Dairesinin ... esas sayılı ) takip dosyasında icra dairesine dosya içerisinde mevcut ... tarihli yazısı ekinde yer alan kapak hesabında bildirilen ....-TL toplam faizin 2.002,79.-TL sinden borçlu olmadığInın tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Son olarak belirtmek gerekir ki;
Yargıtay 19. HD., 2020/237 Esas, 2020/805 Karar sayılı, 04.06.2020 Tarihli, "Bölge Adliye Mahkemeleri'nin Kesin Nitelikteki Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesine Yönelik" vermiş olduğu ilamında; ticari nitelikteki menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa gidilmesinin zorunlu olmadığına ve arabulucuya gidilmiş olmasının bir dava şartı olmadığına karar verilmiştir.(Benzer yönde Yargıtay 11. HD., 2020/4396 E, 2021/3198 K; 2020/6050 E, 2021/4519 K) Her ne kadar 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun gereği Ticari davalardan, konusu bir miktar para olan itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında arabuluculuğun zorunlu dava şartı olduğu hüküm altına alınmış ise de bu kanun maddesi dava tarihi itibariyle de yürürlükte değildir. Ancak, dosyada, davacı tarafça zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır. Arabuluculuk sürecinin başlangıç tarihi ..., bittiği tarih ise ...'dir. İş bu davanın tarihi ise ... tarihi olup, dava tarihi itibariyle, dava konusu talep, zorunlu arabuluculuğa başvuru koşuluna tabi değildir. Buna rağmen ticari davalarda zorunlu arabuluculuğa başvurulması halinde kabule göre bu ücret davalıya yükletilemez. Kabule göre, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen bu gider davacı üzerinde bırakılmalıdır. (Emsal olarak; Diyarbakır BAM 6. HD., 2020/641 E, 2021/327 K; Samsun BAM 5. HD., 2021/220 E, 2021/287 K; 2021/353 E, 2021/411 K)
HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davacının, Antalya Genel İcra dairesinin ... esas sayılı (Kapatılan Antalya ... İcra Dairesinin ... esas sayılı ) takip dosyasında icra dairesine dosya içerisinde mevcut ... tarihli yazısı ekinde yer alan kapak hesabında bildirilen ....-TL toplam faizin 2.002,79.-TL sinden borçlu olmadığInın tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davacı tarafça yatırılan 179,90 TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 179,90 TL peşin harç ve aşamalarda yatan 48,00 TL ıslah harcı toplamı 227,90 TL'nin mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye 199,70 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine,
5-Davacı tarafça yatırılan ve yukarıda mahsup edilen toplamda 407,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı 882,00 TL'nin, haklılık durumu gereği 580,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan masrafın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; 2.002,79.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; 1.042,16 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına,
10-Zorunlu arabuluculuk ücreti 1.600,00 TL'nin gerekçedeki açıklamalar gereği, davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekili Sn. Av. ... ve davalı vekili Sn. Av. ... 'ın yüzüne karşı kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı..10/01/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır