T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/325
KARAR NO: 2024/76
DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 18/05/2023
KARAR TARİHİ: 30/01/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile borçlu davalı arasında imzalanan sözleşmelere istinaden borçluya ticari kart ürünü, iskonto/iştira kredisi ve çek mükellefiyet hesabı kullandırıldığı, borcun zamanında ödenmemesi üzerine hesaplarının kat edildiğine dair ihtarname gönderildiği, ve Antalya Banka Alacakları İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığı, davalıların borca ve ferilerine itiraz ettikleri ve İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, arabuluculuk başvurusunda anlaşmaya varılamadığı, davalının itiraz dilekçesinde böyle bir borcun hiç doğmadığının iddia edildiği, dilekçeleri ekindeki hesap hareketlerinin incelenmesiyle davalı tarafın borçlu olduğunun anlaşılacağı, müvekkili bankanın defter ve kayıtlarının İİK 68. Maddesinin 1. Fıkrasında belirtilen belgelerden sayıldığından defter ve kayıtlar üzerinde yapılacak incelemede alacaklarının sabit olacağı, krediyi kullanan taraf itiraz etmediği hesap özetinin dayandığı belgelerde kendisine izafe edilen imzayı kabul etmiş sayılacağı hususları belirterek, davalıların itirazlarının iptali ile takibin devamını, icra inkar tazminatına hükmedilmesi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalılar davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası yönünden İİK'nun 67. Maddesi gereği itirazın iptali istemine ilişkindir.
Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; davacı banka tarafından, davalı ... Ltd. Şti aleyhine ...-TL asıl alacak, ... TL Asıl alacak, ... TL asıl alacak, 5.265,92 TL işlemiş faiz, 311,71 TL BSMV ve 968,37 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL alacak için girişilmiş icra takibi olduğu, 20/04/2022 tarihinde davalılar vekilinin itirazı üzerine takibin durdurulduğu, İİK'nun 67. Maddesi gereği yasal 1 yıllık süre içerisinde eldeki davanın açıldığı görülmüştür.
Mahkememizce ilgili bankadan krediye ilişkin dava konusu belgeler getirtilerek dosyamız bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş bankacı bilirkişi 25.11.2023 tarihli raporunda sonuç olarak;
"1-Davalı asıl borçlu ... şirketi yönüyle takip tarihi itibariyle hesaplama: ... kat tarihi itibariyle ... numaralı iskonto kredisinden ... TL, ticari kart kredisinden ... TL, işlemiş faiz alacağı bulunmayan çek yapraklarından ise takip tarihi itibariyle ... TL. Olmak üzere asıl alacağı bulunduğu ayrıca, davalı şirket ... tarihinde temerrüt halinde bulunmakla birlikte, takip talebinde ıskonto kredisinden işlemiş faiz talebinin ...- ...; ticari kredi kartı kredisinden ise ...-... tarih aralığı için yapılmıştır.
1.1- Iskonto kredisi:
¸
İskonto kredisinden doğan banka alacağı takip tarihi itibariyle tabloda gösterilmiş olup, asıl alacak tutarı takip tarihinden itibaren 9028,561 temerrüt faizi ve faiz üzerinden ?65 gider vergisine tabidir.
1.2- Ticari kredi kartı kredisi:
¸
Iskonto kredisinden doğan banka alacağı takip tarihi itibariyle tabloda gösterilmiş olup, takip talebine göre talep sınırları dikkate alındığında banka alacağı:
... Asıl alacak
968,37 İşlemiş faizi
48,42 Gider vergisi olmak üzere toplam ... TL bulunmaktadır.
Asıl alacak tutarı takip tarihinden itibaren %25,2 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisine tabi bulunmaktadır.
1.3- Nakdi çek kredisi: Tazmin olunan çek yapraklarından doğan banka alacağı takip tarihi itibariyle ... TL. asıl alacaktan ibaret olup, asıl alacak tutarı takip tarihinden itibaren 9021,6 temerrüt faizi ve faiz üzerinden 965 gider vergisine tabi bulunmaktadır.
2-Davalı kefil ...'ın takip tarihi itibariyle kefalet sorumluluğu:
Davacı banka tarafınca, davalı ... açılan ve kullandırılan ... tarihi itibariyle kat edilen kredilerden doğan banka alacağının davalı kefil ...'ın kefalet limiti içerisinde bulunması nedeniyle banka alacağının tamamından ve kendi temerrütlerinden sorumluluğu doğmaktadır.
Tahsilde tekerrür olmamak ve her birinin ayrı ayrı olmak üzere ... tarihi itibariyle temerrüt halinde bulunan davalı kefil ...'ın kefalet sorumluluğu yukarıda asıl borçlu davalı şirket için yapılan hesaplamalarla aynı bulunmaktadır." sonuç ve kanaatine varmıştır.
Uyuşmazlık; davalıların ticari kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında borçlu olup olmadıkları, var ise miktarının tespitine ilişkindir.
Akdi ilişkinin incelenmesinde; Davacı Bankanın ... şubesi ile davalı ... Ltd. şirketi arasında ... tarih ... numaralı ... TL limitli çerçeve niteliğinde kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin devamı niteliğnideki kefalet sözleşmesinde diğer davalı ...'ın da ... tarih ve ... TL üzerinden müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı, Kartal ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile keşide edilerek ... kat tarihi itibariyle ticari kredi kartından ... TL ve çek kredisinden ... TL olan alacağın 24 saat içinde ödenmesi hususunda ihtarın yapıldığı, kat ihtarının davalılara ... tarihinde tebliğ edilerek temerrüdün oluştuğu kabul edilmiştir.
Kefalet sözleşmesi davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 581 ila 603 üncü maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kefalet sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu'nun 581 inci maddesinde “kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşme” şeklinde tanımlanmıştır. Kanunda yer alan bu tanıma göre kefalet sözleşmesi, alacaklı ile kefil arasında kurulan ve alacaklıya kişisel güvence sağlayan bağımsız nitelikte bir borç ilişkisidir.
6098 Sayılı TBK 583.Maddesinde ; "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler.
Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz." düzenlemesi mevcuttur.
6098 Sayılı TBK 584.Maddesinde"Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.
Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumlu olacağı miktarın artmasına veya adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine ya da kefil yararına olan güvencelerin önemli ölçüde azalmasına sebep olmayan değişiklikler için eşin rızası gerekmez.
(Ek fıkra: 28/3/2013-6455/77 md.) Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler, 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz." düzenlemesi mevcuttur.
Davacı banka ile davalı şirket arasında düzenlenen ticari kredi sözleşmesindeki davalının kefaletinin 6098 Sayılı TBK 583. Vd. Maddesindeki yasal düzenlemeye uygun ve geçerli olduğu, görülmüştür.
Bütün dosya kapsamı, mahkememizce alınan yukarıda tarihi belirtilen hüküm kurmaya, mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli bilirkişi raporu da dikkate alındığında, davalıların kredi sözleşmesinden kaynaklı borçlu olduğunun anlaşılması ile mahkememizce esasa alınan bilirkişi raporunda belirtilen bedeller dikkate alınarak, davacı tarafın takipte talep ettiği bedeller ile bağlı kalınmak suretiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine yönelik değerlendirmede: Yargıtay 19. H.D.nin 27/02/2013 gün ve 2013/10 E. 2013/1630 K. sayılı emsal içtihatında ''...alacağın, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu gözetildiğinde, sözleşme hükümlerine göre her aşamada hesap edilebilir, likit bir alacak olarak kabulünün gerekçesine ve borçlunun itirazında haksız bulunmasına göre, 2004 sayılı kanunun ilgili maddesi doğrultusunda itirazın iptaline karar verilen, harcı yatırılarak dava konusu edilen bölüm üzerinden alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekir...'' şeklindeki emsal içtihad doğrultusunda kredi sözleşmesi nedeniyle sorumluluğunun kabulüne karar verilen borçlular aleyhine hükmolunan alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, Antalya Banka Alacakları İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı takip dosyasında,
A-İskonto kredisinden doğan banka alacağı yönünden;
a)Borçlu davalıların itirazlarının ...-TL asıl alacak, ...-TL işlemiş faizi, ...-TL faizin gider vergisi olmak üzere toplam ...-TL üzerinden İPTALİNE, takibin bu miktarlar üzerinden DEVAMINA,
b) Asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren % 28,56 temerrüt faizi ve faiz üzerinden % 5 gider vergisi; UYGULANMASINA,
B-Ticari Kredi Kartı Kredisinden doğan banka alacağı yönünden;
a)Borçlu davalıların itirazlarının ...-TL asıl alacak, 968,37-TL işlemiş faizi, 48,42-TL faizin gider vergisi olmak üzere toplam ...-TL üzerinden İPTALİNE, takibin bu miktarlar üzerinden DEVAMINA,
b) Asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren % 25,2 temerrüt faizi ve faiz üzerinden % 5 gider vergisi; UYGULANMASINA
C-Nakdi Çek Kredisinden doğan banka alacağı yönünden;
a)Borçlu davalıların itirazlarının ...-TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,
b) Asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren % 21,6 temerrüt faizi ve faiz üzerinden % 5 gider vergisi; UYGULANMASINA
2-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-Hükmolunan alacağın %20 tutarındaki ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Alınması gereken ...-TL harçtan peşin alınan ...-TL harcın mahsubu ile, bakiye ...-TL'nin davalılardan müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
5-Davacı tarafından yapılan ... TL posta ve bilirkişi masrafının kabul ve red oranları nazara alındığında ... TL yargılama gideri ve ... TL peşin harç, 179,90-TL başvuru harcı olmak üzere toplam ...-TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye giderin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; 3.023,04-TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; 96,96 TL'nin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere tarafların göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya taraflara İADESİNE,
Dair, e- duruşma talep eden davacı vekili Av. ...'in yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/01/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
E-imza