T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/34 Esas
KARAR NO : 2025/587
BİRLEŞEN ANTALYA ... ASTM .../... ESAS - .../... KARAR SAYILI DAVADA;
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/01/2023
KARAR TARİHİ : 15/10/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA:
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında ticari ilişkiden kaynaklı müvekkili şirketin davalıdan ... TL cari hesap alacağının bulunduğunu, alacağının ödenmemesi üzerine alacakların tahsili için davalı aleyhine Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, ancak davalının takibe itirazı üzerine takibin durdurulduğunu belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket aleyhine davalı şirket tarafından Antalya Genel İcra Müdürlüğü .../... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin UETS hesabına gönderilen ödeme emri tebligatının müvekkili şirketin muhasebe elemanları tarafından görülmediğini, takibin kesinleştiğini, hacizler sonrasında takipten haberdar olunduğunu, ... tarihinde dosya borcunun ödenmek zorunda kalındığını, takibe konu edilen cari hesap ilişkisinde müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirketin alacaklı olduğunu, müvekkili olduğu şirket tarafından davalı aleyhine başlatılmış bir icra takibinin de bulunduğunu, Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu, itiraz üzerine itirazın iptali davası açıldığını, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasından yargılama devam ettiğini belirterek davanın kabulü ile müvekkili şirketin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı ... TL’nin ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte istirdatını, davalının kötü niyeti sabit olmakla % 20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zaman ve hak düşürücü süre yönünden itirazları bulunduklarını beyanla; müvekkili şirketin borca itirazında haklı olduğunu, davacının müvekkilinden herhangi bir borcunun bulunmadığını, aksine müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, müvekkilinden alacaklı olduğunu iddia eden davacının müvekkili şirkete borcu bulunduğunu, bu borcun davacı tarafından kabul edildiğini ve gerekli ödemenin yapıldığını, bu durumda müvekkilinin davacıdan hem alacaklı hem davacıya borçlu olmasının mümkün olamayacağını belirterek hukuka aykırı ve dayanaktan yoksun davanın reddini savunmuştur.
Birleşen Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı olarak ticareti gereğince oluşan cari hesap ilişkisinden kaynaklı olarak müvekkili şirketin karşı taraftan alacağı bulunduğunu, müvekkili şirketin işbu alacağı nedeniyle davaya konu Antalya Genel İcra Dairesinin .../... E. Sayılı dosyası üzerinden davacıya karşı icra takibi başlatıldığını, müvekkili tarafından başlatılan takibe karşı yanca itiraz edilmeyerek takibin kesinleştiğini, davalı tarafça dosya borcu ödenerek icra dosyasının müdürlükçe yapılan tahsilatla kapatıldığını, Antalya Genel İcra Dairesinin .../... E. Sayılı icra takibi ve Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan itirazın iptali dosyasında müvekkilinden alacaklı olduğunu iddia eden davacı tarafın, aslında müvekkili şirkete borcu bulunduğu, bu borcun karşı tarafça kabul edildiği ve gerekli ödemenin huzurdaki davaya konu icra dosyasına yapıldığını belirterek davanın reddini, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi .../... E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve beyan etmiştir.
Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... esas sayılı icra dosyası dosya içerisine alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacı taraf dava dilekçesi ile davalı ile aralarında cari hesap ilişkisi bulunduğunu ve cari hesap alacağına dair takip başlattıklarını, Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... esas sayılı takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmişlerdir.
Davalı taraf cevap dilekçesi ile davacıdan alacaklı olduklarını, müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını, alacağı nedeniyle davacı aleyhine Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, takibe davacı yanın itiraz etmediğini, dosya borcuna ilişkin ödemenin yapıldığını ileri sürmüştür.
Birleşen davada davacı Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... esas sayılı icra dosyasında yapılan takipte haciz baskısı altında ödeme yaptıklarını, borçları olmadığından yapılan ödemenin istirdadını talep etmişlerdir.
Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde davacı tarafından davalı aleyhine ... itibari ile cari hesap alacağı ... TL sebebi gösterilerek ... TL asıl alacak istemli takibin başlatıldığı ve itiraz üzerine eldeki davanın açıldığı görülmüştür.
Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde davalı tarafından davacı aleyhine cari hesap ... TL sebebi gösterilerek ... TL Cari Hesap, ... TL işlemiş faiz olmak üzere ... TL toplam alacak istemli takibin başlatıldığı ve ... tarihli tensip ile dosya borcunun tamamının infaz olduğu, alınması gereken harçların ikmal edildiği, ödenmesi gereken miktarın ise alacaklı vekilinin göstermiş olduğu sistem üzerinde kayıtlı bulunan banka hesabına aktarıldığından, mevcut hacizlerin kaldırılmasına, dosyanın infazen işlemden kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.
... tarihli Bilirkişi raporu ile; "Davacı şirket ile davalı şirket arasında akdedilen ... tarihli sözleşmede, davacı şirketin davalı şirketten bağlantı bedeli olan ... TL tutarına ulaşıncaya kadar sözleşmede belirlenen ürünleri, belirlenen fiyatlardan ... tarihine kadar alacağı konusunda anlaşıldığı, bağlantı bedeli için ... tarihinde davacı şirketin davalı şirkete ... TL tutarında çek verdiği, kalan ...-TL'nin davalı şirkete ait .../... ve .../... ada parselde bulunan inşaatların alüminyum ve pvc işlerinin yapılması karşılığında anlaşıldığı görülmüştür.
Taraflar arasında akdedilen sözleşme davaya konu edilen ihtilafın temelini oluşturmaktadır. Davacı yan sözleşme uyarınca davalı şirketin .../... ve .../... Ada/Parselde bulunan inşaatların alüminyum ve pvc işlerini ... TL bedel ile yapmayı taahhüt etmiş, davalı yan ise sözleşme süresince, bağlantı bedeli olan ... TL tutarına ulaşıncaya kadar sözleşmede belirlenen ürünleri, belirlenen fiyatlardan davacıya satmayı taahhüt etmiştir. Davacı şirketin sözleşme süresi içerisinde davalı şirketten KDV dahil toplam ... TL tutarında mal alışı yaptığı, alınan malların faturalardaki birim fiyatlarının sözleşme ile belirlenen fiyatlar ile aynı olduğu görülmüştür.
Davacı yan davalı şirkete ... tarihinde toplam ...-TL tutarında ... ve ... sıra numaralı, PVC Doğrama, Alüminyum Doğrama, Panjur ve Cam içerikli satış faturaları düzenlemiştir. Davalı yan davacı yanın düzenlediği faturalara karşılık ... tarih ve ... ve ... sıra numaralı "Fiyat Farkı" açıklamalı toplam ...-TL tutarlı iade faturalarını düzenlemiştir. Davalının iade faturalarına karşılık davacı yan iade faturası düzenlemiş, karşılıklı faturalaşma 5 kez devam etmiştir. Davacı yanın en son düzenlediği ... tarih ve ...-TL tutarlı ... numaralı iade faturasına davalı şirket Antalya ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz etmiş ve iade faturasını kayıtlarına almamıştır.
İhtilafın kaynağını davacının düzenlediği faturalar ile karşılığında düzenlenen iade faturaları oluşturmaktadır.
Davalı yan, davacı yanın düzenlediği ... TL tutarlı faturaların davalı yana ait .../... ve .../... ada parselde bulunan inşaatların alüminyum ve pvc işleri için düzenlendiğini, ... tarihli sözleşme gereğince faturanın ... TL olması gerektiğini, faturanın fazla düzenlenmesi nedeniyle ... TL tutarlı iade faturalarının düzenlendiğini ileri sürmektedir..." şeklinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın temeline dair değerlendirmede bulunup yukarıdaki gibi görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce yapılan hesaplamalarda farklılıklar olması nedeniyle ... tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır. Bilirkişi raporunda "Götürü ücret (TBK 480/1) belirlenen eser sözleşmelerinde, ücret önceden tayin edilir ve yüklenici sözleşme süresince işi sözleşme fiyatları ile yapmak zorundadır. TBK 480/1 hükmü uyarınca götürü ücret ne şekilde belirlenirse belirlensin yüklenici sözleşme süresince işi sözleşme fiyatları ile yapmak zorundadır. Ancak, TBK 480/2 hükmüyle ücretin götürü olarak kararlaştırıldığı sözleşmelerdeki belirlenen ücretin değişmemesi kuralına istisna getirilmiştir. İşin bedeli götürü olarak saptanmış olsa dahi, başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülebilip de taraflarca göz önünde tutulmayan durumlar, taraflarca belirlenen götürü bedel ile eserin yapılmasına engel olur veya son derece güçleştirirse yüklenici hakimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Götürü bedelli işlerde yüklenici eseri hangi seviyeye getirmişse kararlaştırılan bedele o oranda hak kazanır. Sözleşmenin götürü bedelli belirlenmesi durumunda yüklenicinin sözleşmeden kaynaklanan alacağının fiziki oran yöntemi uygulanarak belirlenmesi gerekir.
TBK 481 maddesine göre: "Eserin bedeli önceden belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmiş ise bedel, yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenir.” Taraflar arasındaki eser sözleşmesinin varlığı sabit olup eserin bedeli hususunda tarafların mutabık olmadıkları, bedelde uyuşamadıkları durumda, işin bedeli işin yapıldığı tarihteki rayiç değere göre belirlenir.
(… Dairemizin bu konudaki yerleşmiş içtihatları ve doktrinde; yanlar arasında eser sözleşmesi ilişkisinin varlığı sabit olup yazılı sözleşme bulunmaması ve tarafların bedelde uyuşamamaları halinde iş bedelinin, işin yapıldığı ileri sürülen tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 481. maddesi hükmünce yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçlerine göre hesaplanması gerektiği kabul edilmektedir. 15. Hukuk Dairesi 2014/6089 E. 2015/2607 K. 14.05.2015 T.)
Ayrıca değinmek gerekirse; Yargıtay içtihatları uyarınca işin götürü bedel olduğu hususunun bunu ileri süren işsahibince kanıtlanması gerektiği, taraflarca mutabık kalınmış bir iş bedelinin varlığının ve miktarının kanıtlanamaması halinde, iş bedelin TBK’nın 481. maddesi gereğince işin yapıldığı tarihteki serbest piyasa rayiçlerine göre belirlenmesi gerektiği kabul edilmektedir.
Somut olay incelendiğinde, ... şirketinin alıcı, ... ... şirketinin satıcı sıfatıyla, ... tarihinde satış sözleşmesi imzaladığı, sözleşmede satışa konu malzemelerin birim fiyatlarının belirlendiği, alıcının ... TL tutarında malzeme alacağı, bu tutara kadar belirlenen birim fiyatların sabit kalacağı ancak ... tarihinden sonra yeni fiyatlandırma yapılabileceği, sözleşmenin ödeme bilgisi başlıklı maddesinde; ... tarihinde alıcının satıcıya 10 adet ... TL çek vermiş olup kalan ... TL’yi .../... ve .../... ada parselde bulunan inşaatların alüminyum ve pvc işleri karşılığında anlaşılmış ve bağlantı gerçekleşmiştir, şeklinde bir düzenlemeye yer verildiği görülmektedir. Öncelikle belirtmek gerekirse, sözleşme tarihinden yaklaşık bir yıl önce, ... tarihinde, çeklerin verildiği belirtilmektedir. İlk beş çekin ödeme tarihleri de sözleşme tarihinden önceki tarihli olduğu görülmektedir. Satış sözleşmesinde, satış bedelinin (alış tutarı olarak taahhüt edilen ... TL’nin) yarısının çeklerle, diğer yarısının da (... TL) sözü edilen taşınmazlardaki inşaatlarda yapacağı iş karşılığında ödeneceği kararlaştırılmıştır. Dosya kapsamında, işbu sözleşmeden ayrı olarak, taraflar arasında alüminyum ve pvc işine yönelik yazılı bir eser sözleşmesi mevcut değildir.
Alıcı/yüklenici ... şirketi, sözleşmedeki bu hükümle, ... TL’nin satıcı/işsahibi ... ... şirketine ait inşaatların alüminyum ve pvc işlerinden mahsup edilmesi karşılığında anlaşıldığını, başka bir deyişle bedelin götürü bedel olmadığını, alıcı/işsahibi ... şirketi ise taraflar arasındaki alüminyum ve pvc işlerine ilişkin eser sözleşmesindeki bedelin ... TL götürü bedel olduğunu savunmaktadır.
... şirketi vekilinin ... tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde sunmuş olduğu, ... tarihli, ... ... ... teklif formlarının incelenmesinde; her iki parsel için verilen pvc sistemlerine ilişkin fiyat teklif toplamının (...+...) ... TL olduğu, görülmektedir. Dosya kapsamından, ... şirketinin, ... ... ... olup olmadığı net olarak anlaşılamasa da, sözleşme, avukat vekaletnamesi ve teklif formlarındaki imzalara bakıldığında ... şirket yetkilisi ... ... imzası ile aynı olduğu görüldüğünden ve aksi de iddia edilmediğinden, -şimdilik- teklif formlarının ... şirketi tarafından verilmiş olduğu kabul edilecektir.
Teklif formları ile her iki parsel için verilen teklifin (icabın) ... TL olduğu ve satış sözleşmesinde yer alan alüminyum ve pvc işleri karşılığında anlaşılmış olduğu belirtilen miktarın da aynı tutarda yani ... TL olduğu görülmektedir. Ancak, teklif tarihi ile sözleşme tarihi arasında yaklaşık bir yıllık süre vardır. ... şirketi tarafından yapılan teklifin (icabın), satış sözleşmesindeki hükümle birlikte ... TL üzerinden kabul edilmiş olup olmadığı hususunda nihai takdir ve değerlendirme (yorum gerektirdiğinden) mahkemeye ait olmak üzere alternatif sonuçlara yer verilecektir.
Taraflar arasındaki, alüminyum ve pvc işlerine ilişkin eser sözleşmenin ... TL götürü bedelle anlaşıldığı kanaatine varılacak olması halinde, yüklenici bu işi bu bedelden yapmak durumundadır. Bu halde; mali müşavir bilirkişi tespitlerine göre; takip tarihi olan ... tarihi itibariyle, alıcı/işsahibi ... ... şirketinin ... TL alacaklı olacaktır.
Aksi halde, yani eser sözleşmesindeki bedelin götürü ücret olmadığı, belirsiz olduğu taraflarca bir mutabakat sağlanmadığı kanaatine varılacak olması halinde; yukarıda yer verilen Yargıtay içtihatları doğrultusunda, yüklenici ... şirketi tarafından yapılan imalatın miktarının (teknik olarak) belirlenerek, yapıldığı yıl rayiç değerinin belirlenmesinden sonra yapılan imalat tutarının belirlenmesi gerekecektir. Bu ihtimalde, gerek dava gerekse birleşen dava açısından şu aşamada bir sonuca gitmek mümkün değildir. (fatura tutarının rayiç değere uygunluğu teknik bilgi gerektirdiğinden)
Mahkemece, taraflar arasındaki eser sözleşmesinin götürü bedel olarak değerlendirilmesi halinde, birleşen dava dosyası açısından istirdat tutarının belirlenmesi gerekecektir.
Antalya Genel İcra Dairesi .../... sayılı icra takip dosyasında, alacaklı ... şirketi tarafından borçlu ... şirketi aleyhine, ... tarihinde, ... TL asıl alacak ve ... TL işlemiş faiz olmak üzere ... TL ilamsız takip başlatılmış olduğu, borçlu ... şirketi tarafından ... tarihinde ... TL ödeme yapmış olduğu görülmektedir.
İcra mevzuatında uzman bilirkişi tarafından düzenlenen ... tarihli raporda, takip öncesi faiz hesaplanmadan istirdat tutarı belirlenmiştir. Birleşen davalı şirket vekilince takip öncesi faizin hesaplanması gerektiği ve faiz başlangıç tarihinin son cari hesap tarihi olan ... tarihinden itibaren hesaplanması gerektiği itirazında bulunulmuştur.
Genel olarak değinmek gerekirse; Temerrüt, alacağın muaccel olmasından sonra alacaklı tarafından borçluya alacak miktarını ve ödeme talebini içerir ihtarname keşidesiyle oluşur. TBK’nun 117. maddesi uyarınca borcun ifa edileceği gün birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemiş olmadıkça muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile temerrüde düşer.
TTK.nun 18/3.maddesinde; " Tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır. " hükmü yer almaktadır.
Takip tarihinden önce, cari hesap alacağının ödenmesine ilişkin ... ... şirketi tarafından, ... şirketine çekilmiş bir temerrüt ihtarına rastlanılmamıştır. Ancak Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde, alternatif olarak, davalı vekilinin talebi doğrultusunda ... tarihinden itibaren takip öncesi faiz hesaplanarak istirdat tutarı da hesaplanacaktır.
1-Takip Öncesi Faiz olmadan hesaplama:
... Asıl Alacak (Takip Tutarı)
... Takip Sonrası Avans Faizi
... Vekalet Ücreti
... Masraf
... Tahsil Harcı
... Ödenmesi Gereken Tutar
... Ödenen Tutar
... İstirdat Tutarı
2-Takip Öncesi Faiz ilave edilerek hesaplama:
... Takip Tutarı
... Takip Sonrası Avans Faizi
... Vekalet Ücreti
... Masraf
... Tahsil Harcı
... Ödenmesi Gereken Tutar
... Ödenen Tutar
... İstirdat Tutarı Takdiri Mahkemeye aittir." şeklinde görüş bildirilmiştir.
Bu noktadan sonra mahkememizce değerlendirilmesi gereken nokta taraflar arasında alım satım bedeli olarak belirlenen çek dışında kalan ... TL’ye ilişkin, .../... ve .../... ada parselde bulunan inşaatların alüminyum ve pvc işleri karşılığında anlaşmalarına ilişkin sözleşme maddesinde belirlenen ... TL bedelin götürü bedel olup olmadığı hususundadır. Bu husus taraflar arasında da ihtilaflıdır.
6102 sayılı Kanun 18/2 maddesi gereğince; tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. Eldeki, davada taraflar ticaret şirketidirler ve tacirdirler. Basiretli iş adamı gibi davranma yükümlülükleri mevcuttur. Basiret, sağduyu, ilim, tecrübe ve feraset ışığıyla görüp sezmeye ve bilip değerlendirmeye esas teşkil eden konuları etraflıca ve tam olarak kavrayabilmedir.(KARAHAN, Sami, Ticarî İşletme Hukuku, 6102 Sayılı TTK. ile 6098 Sayılı TBK. ve 6100 Sayılı HMK‟ya Göre Güncellenmiş 20 Baskı, Konya 2011, s. 86; AYHAN, Rıza, Ticarî İşletme Hukuku, Ankara 2007, s. 203) Basiret, tacirin ticarî işletmesiyle ilgili olarak, fiilî ve hukukî işlemlerde göstermesi gereken dikkat, tedbir ve objektif özen yükümlülüğü demektir. Tacir, tüm bu hukukî ve fiilî işlemlerini yaparken, ticarî hayatın gerektirdiği tüm tedbirleri almalı ve meydana gelebilecek değişmeleri önceden tahmin etmeye çalışarak yükümlülük altına girmesi gereklidir. Tacirden beklenen basiretin ne olduğu kanundan değil ticarî hayattan, özellikle ticarî teamüllerden çıkartılabilir. (KİZİR, Mahmut., "Yargıtay Kararları Işığında Basiretli İşadamı Gibi Hareket Etme Yükümlülüğünün Sözleşmenin Değişen Şartlara Uyarlanmasına Etkisi", Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt: 19 Sayı: 2 Yıl: 2011, s. 245-283)
Bu kapsamda taraflar aralarında düzenledikleri sözleşmeyi de incelemek ve getirdiği hak ve yükümlülükleri öngörerek sözleşmeye onay vermeleri beklenmelidir. Eldeki davada taraflar arasında belirlenen .../... ve .../... ada parselde bulunan inşaatların alüminyum ve pvc işleri karşılığında belirtilen ... TL'nin götürü bedel olup olmadığını değerlendirmek gerekirse; taraflarca satış yapılacak miktar açıkça ... olarak belirlenip, karşılığında ... TL çek verildiği ve kalan ... TL için .../... ve .../... ada parselde bulunan inşaatların alüminyum ve pvc işleri kararlaştırıldığına göre artık; .../... ve .../... ada parselde bulunan inşaatların alüminyum ve pvc işlerinin ... TL bedel karşılığında yapılmasının kararlaştırıldığı ve bu iş bedelleri için götürü bedel olarak ... TL'nin kararlaştırıldığı hususunda mahkememizde vicdani kanaat oluşmuş ve taraflar arasında götürü bedel olarak belirlendiği kabul edilmiştir.
Mahkememizce alınan ... tarihli bilirkişi heyet raporu hüküm kurmaya elverişli mahiyette, denetime elverişli ve yargıtay kararları doğrultusunda düzenlenmiş olduğundan mahkememizce hükme esas alınmış ve asıl davada davalı şirketin ... TL alacaklı olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş, birleşen davada davalı tarafından ... TL ödeme yapıldığı ancak asıl alacak miktarının takip öncesi ayrıca temerrüte düşürülmediğinden takip öncesi faiz talep edilemeyeceği kabul edilerek 1. Alternatif hesaplamadaki gibi fazladan ... TL fazla ödeme yapıldığı kabul edilmiş ve bu ödemenin istirdadına dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
Birleşen davada kötü niyet tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27.4.2005 tarih 2005/19-286 E. 2005/268 K. Sayılı ilamında "Dosya kapsamı ve somut olayın özellikleri göz önüne alındığında; davacı/alacaklının takibe konu alacağının varlığını usul hukuku kuralları çerçevesinde kanıtlayamadığı; ancak, icra takibine kötü niyetli olarak giriştiğini kabule elverişli herhangi bir delilin ise bulunmadığı açıktır. Diğer taraftan, davalı da, somut olayda davacının icra takibinde kötü niyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır. İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinde düzenlenen ve uygulamada “kötüniyet tazminatı” olarak adlandırılagelen tazminat türü, sadece ve ancak, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Alacağının varlığına maddi hukuk kuralları çerçevesinde inanarak icra takibine girişen, ancak bunu usul hukuku kurallarına uygun şekilde kanıtlayamadığı için itirazın iptali istemi reddedilen bir alacaklı, İ.İ.K.nun 67. maddesi anlamında “haksız” ise de, kötüniyetli olarak kabul edilebilmesine ve dolayısıyla, bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesini açıkça şart koşan söz konusu hüküm çerçevesinde tazminatla sorumlu tutulmasına hukuken olanak yoktur." belirtilmiştir. İşbu içtihat nazara alındığında somut olayda davacı taraf davalının kötü niyetini ispatlayamadığından bu talebin reddi gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
A-ASIL DAVADA;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin olarak yatırılan ... TL'nin mahsubu ile, bakiye ... TL'nin talep halinde davacıya iadesine,
3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen miktar üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Arabuluculuk faaliyeti nedeniyle sarf edilen ... TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra taraflara iadesine,
B-BİRLEŞEN DAVADA; DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE,
1-Davacı tarafından Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... esas sayılı icra dosyasına ödenen ... TL'nin, ... ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadına, fazlaya dair talebin reddine,
2-Kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin olarak yatırılan ... TL'nin mahsubu ile fazladan yatırılan ... TL'nin talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça birleşen dosyada yapılan ve tevzii esnasında yatırılan ... TL'nin; kabul ret oranına göre hesaplanan ... TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen miktar üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-Arabuluculuk faaliyeti nedeniyle sarf edilen ... TL'nin; kabul ret oranı gözetilerek hesaplanan ... TL'sinin davalıdan, ... TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/10/2025
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.