T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/358 Esas
KARAR NO : 2024/816
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/05/2023
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket, ... tarihli ... TL bedelli, ... tarihli ... TL bedelli, ... tarihli ... TL bedelli faturalarda da görüldüğü üzere davalıya belirtilen miktarda ... satıldığını, davalı, bu faturalara ait toplam ödemesi gereken ... TL meblağdan çeşitli tarihlerde ... TL ödeme yaptığını ancak bakiye kalan ... TL'yi ödemediğini, davalı ödeme yapmayınca Antalya ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu ihtarıyla ödeme yapması bildirildiğini, bu ihtar davalıya ... tarihinde tebliğ edildiğini, davalı kalan ... TL'yi ihtara rağmen de ödemeyince müvekkil , ... ...İcra dairesi ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, ödeme emri borçluya ... tarihinde tebliğ olmuş ve takibe haksız bir şekilde itiraz ettiğinden takibin durduğunu, davalıya müvekkil tarafından defalarca hem şifahi hem de mesaj ve ihtar ile borcunu ödemesi istenmiş ise de davalı tarafından borcun kabul edildiğini, işlerinin sıkışık olduğunu kalan borcu taksitlerle müvekkile ödeyeceğini bildirdiğini ancak müvekkili bunca zaman oyalayıp ödeme yapılmadığını, müvekkil faturaya konu ... direkt yurt dışına sattığını, faturaya konu ... davalı bizzat görüp beğenerek aldığını, davalı bu ... müvekkilden aldıktan sonra ...'daki akrabasına sattığını, davalı süresi içerisinde kalan bakiyeyi ödemeyip müvekkil tarafından ihtar çekildikten sonra ... yanık ve bozuk olduğunu iddia ederek ayıp nedeniyle ödeme yapmayacağını ileri sürerek dürüstlük kuralına da aykırı davrandığını, davalı ve davalının akrabası olan ...'daki şirket yetkilisinin başkaca yerlerden de sebze meyve alıp sattığı göz önüne alındığında bu ... müvekkilin sattığı ... olduğunun her türlü şüpheden uzak bir şekilde karşı tarafça kanıtlanması gerektiğini, davalı ve ...'daki akrabası fikir ve işbirliği içinde müvekkile ödeme yapmamak için ... ayıplı olduğunu ileri sürdüğünü, müvekkil, kesilen faturadan sonra ödeme yapmayınca davalı ile sürekli iletişime geçtiğini, davalı ise " işlerinin sıkışık olduğunu, ... işi kurduğunu, bir yerden para beklediğini, bugün ödeyeceğim, yarın ödeyeceğim" diyerek müvekkili oyaladığını, aksine davalı borcunu bilmekte ve ödeyeceğim vaadiyle müvekkili sürekli oyaladığını, müvekkil, davalının niyetini anlayınca Antalya ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu ihtarıyla ödeme yapması için ihtarname gönderdiğini, davalı bu ihtarname ve hakkında icra takibi başlatılana kadar hiçbir şekilde ... ayıplı olduğu ile ilgili bir şey söylemediğini, faturalara bakıldığında davalının unvanının ... ..." olduğu görüleceğini, gerçek kişi ticari işletmelerin unvanları ne olursa olsun husumet yöneltilirken yalnızca ad ve soyada yani gerçek kişiye dava açılacağından husumet ...'e yöneltildiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... firmanıza ait ..., ... Hal Kayıt Sisteminden...’ya ... tarihinde (Künye No: ...) ... tarihinde (Künye No: ...) ... tarihinde (Künye No: ...) ...’ya gönderildiğini, ulaşan tırlardan 1.Tırın ücreti ... TL’nin ...-TL’si tarafınıza ödendiğini, 2. ve 3. tır ile ilgili ... ton (... adet ... kasa (adedi ortalama ... ton)) ... tarihinde ... henüz olgunlaşmamış olması ve ... Tipi ... içleri yanık ve bozuk olması sebebi ile imha edildiği ... firması ... tarafından bildirildiğini, dolayısı ile ... tonluk faaliyetin ... tonu tarafınıza ödenmiş; ... tonu ...’da imha edildiğini, dolayısı ile bununla ilgili malın ayıplı olması sebebiyle ödenecek herhangi bir bedel bulunmadığını, davaya konu faturalar ile ... ya ihraç edilen ... ayıplı olması sebebiyle herhangi bir borç bulunmadığını ... Noterliği'nin ... Tarih ve ... yevmiye nolu cevab-ı ihtarnamesi ile bildirildiğini, ... firmanıza ait ..., ... Hal Kayıt Sisteminden ...’ya ... tarihinde (Künye No: ...) ... tarihinde (Künye No: ...) ... tarihinde (Künye No: ...) ...’ya gönderildiğini, ulaşan tırlardan 1.Tırın ücreti ... TL’nin ...-TL’si tarafınıza ödendiğini, ...;den ithalatı yapılan firmanın ..., 2. ve 3. tır ile ilgili ... ton (... adet ... kasa (adedi ortalama ... ton)) ... henüz olgunlaşmadığını ve ... Tipi ... içleri yanık ve bozuk olması sebebi ile imha edildiği ... firması ... tarafından bildirildiğini, dolayısı ile ... tonluk faaliyetin ... tonu tarafınıza ödenmiş; ... tonu ...’da imha edildiğini, dolayısı ile bununla ilgili malın ayıplı olması sebebiyle ödeyeceğimiz herhangi bir bedel bulunmadığını, davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacının ..., ... ve ... tarihli davalıya ... satışına dair üç adet fatura düzenlediği, davalı tarafından davacıya havaleler ile ... tarihinde ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL olmak üzere toplam ... TL gönderildiği iddiası ile,
Davacı taraf, davalı ile arlarında açık hesap cari kaydına göre davalıdan alacaklı olduğunu, alacağa binaen başlatılan ... İcra Müdürlüğü ... E.sayılı takip dosyasındaki itirazın iptalini talep etmektedir.
Davalı yan cevap dilekçesi ile davacının taşıdığı ürünlerin bir kısmının ayıplı olması nedeniyle davalıya borçlu olmadığını, davacıya ödenen bedellerin ayıplı olmayan ürünlerin ücretini karşıladığını savunmaktadır.
Borçlunun takip dosyasına vaki itirazı alacaklı vekiline tebliğ edilmediğinden davanın 1 yıllık süre içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Taraflar arasında ... alım satımına dair sözleşme ilişkisi davalı tarafından inkar edilmemekle, para borçlarında alacaklı ödeme zamanındaki kendi yerleşim yerinde de dava açabileceğinden yetki itirazının reddine karar verilmiştir. (Yargıtay HGK 2017/902 E. 2018/973 K.)
Uyuşmazlık, davacı tarafından düzenlenen faturalara değil, icra takip dayanağı olan cari hesap ilişkisine dayanmaktadır. Dolayısıyla taraflar arasındaki ilişkinin açık hesap olarak irdelenmesi gerekmektedir.
Davacı yan açık hesaba ilişkin faturalara delil olarak dayanmaktadır.
Taraflar arasında var olan ticari ilişkiye istinaden yapılan açık hesap cari hesap anlaşmasına bağlı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında yapılacak olan incelemenin taraflar arasındaki tüm cari hesap ilişkisi gözetilerek mi, davaya konu edilen faturalar ile sınırlı olarak ve ödeme savunması gözetilerek mi yapılması gerektiği noktasında toplanmıştır.
Uyuşmazlığın çözümü bakımından öncelikle konu ile ilgili kavramların ve yasal düzenlemelerin incelenmesinde fayda bulunmaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 89. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK’ nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır.
Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’daki cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz.
“İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Ödeme emrine itirazın iptali davası, (konusu borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan) bir eda davasıdır.
İtirazın iptali davası, takip alacaklısı tarafından, ödeme emrine (süresi içinde) itiraz etmiş (m.62) olan takip borçlusuna karşı açılır. Alacaklı davayı kazanırsa (yani, mahkeme borçlunun borçlu olduğu kanısına varırsa), mahkeme, borçlunun itirazının iptaline karar verir; işte bundan dolayı, bu davaya itirazın iptali davası denir.
İİK m.68-68/a' daki yazılı belgelerden birine sahip bulunmayan alacaklı, itirazın hükümden düşürülmesini sağlayabilmek (yani, itiraz ile duran icra takibine devam edilmesini isteyebilmek) için, yalnız itirazın iptali davası yoluna başvurabilir; icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyemez.
Buna karşılık, alacağı m.68-68/a' daki yazılı belgelerden birine bağlı olan alacaklı, itirazın iptali için mahkemede dava açmak (m.67) veya itirazın kaldırılması için icra mahkemesine başvurmak (m.68-68/a) hususunda, bir seçim hakkına sahiptir.
İtirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu yapılmış olan alacaktır; bu nedenle, itirazın iptali davası açılmadan önce, borçlu itiraz ettiği borcu tamamen öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı (HMK m.l 14/1-h) yoktur ” ( Kuru, B.: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, Eylül 2007,s.107 ).
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.
Somut olayda ise, taraflar arasında bir açık hesap borç ilişkisi bulunduğu ve borçlunun toplam ticari ilişki kapsamında tarafların ticari defter kayıtları kapsamında ödemeler de yaptığı belirtilmekte, davacı davasını cari hesap kayıtlarına dayandırmaktadır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında, eldeki davada, cari hesap kayıtları incelendiğinde uyuşmazlığın davacıya ait ticari defterlerle bağıtlanan cari hesapta yer alan üç adet faturaya konu olan ... ayıplı teslim edilip edilmediği noktasında toplanmakta olduğu anlaşılmıştır. Bu suretle söz konusu üç faturada adı geçen malların ayıplı olduğunun ispat yükünün davalı tarafta bulunduğu; cevap dilekçesinde “firmanıza ait ..., ... Hal Kayıt Sisteminden ...’ya ... tarihinde (Künye No: ...) ... tarihinde (Künye No: ...) ... tarihinde (Künye No: ...) ...’ya gönderilmiştir.” denmekle dava konusu ... davacı tarafından davalıya teslim edilerek ... ... ilinde davalı tarafından teslim alındıktan sonra ... menşeili alıcılara ..., ..., ... tarihli faturalar düzenlenerek ...’ya davalı tarafından gönderildiği,
Davalı tarafın, davacı tarafından ihdas edilen faturalara yasal süresi içinde herhangi bir itirazının bulunmadığı, zira BA formları bildirimlerinin ürünlerin teslim alındığını gösterdiği, cevap dilekçesinde “... tarihinde ... henüz olgunlaşmamış olması ve ... Tipi ... içleri yanık ve bozuk olması sebebi ile imha edildiği ... firması ... tarafından bildirilmiştir” denmekle ayıbın ... tarihinde davalı tarafından öğrenildiği, buna rağmen davalının ... tarihinde davacıya havale ile ... TL ödeme yaptığı, davalının kendisine teslim edilen malları basiretli bir tacir gibi kontrol etmeden doğrudan teslim alarak yurtdışına gönderdiği, ayıplı olduğunu bilerek bedelini ödemeye devam ettiği, ... ayıplı olduğu konusunda malların davalıya teslim edildiği tarihte davacıya herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, kaldı ki davalının ...’ya gönderdiği ... ile davacının davalıya teslim ettiği ... aynı ... olduğu dahi davalı tarafça ispatlanması gerekirken davalı tarafından ayıplı çıkan ... davacı tarafından kendisine teslim edilen mallar olduğu usulüne uygun deliller ile ispatlanamamıştır.(Dava değerine göre davada tanık dinlemek mümkün değildir.) Ayıba ilişkin davacından sadır yazılı delil başlangıcı da bulunmamaktadır.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile davalının ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden devamına,
2-İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20’sine denk gelen ... TL’nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken ... TL nisbi harçtan davacının yatırdığı ... TL peşin harcın mahsubu ile kalan ... TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; arabuluculuk gideri olan ... TL’nin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Davacı tarafından yatırılan toplam peşin harç ... TL’nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde dökümü bulunan toplam ... TL masrafın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan gider avansının resen HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere davacının göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde dökümü bulunan toplam ... TL masrafın davalı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının resen HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere davalının göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
8-Davacı kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT ye göre hesaplanıp takdir olunan ... TL nisbi vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1 maddesi gereğince iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı kabil kalmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/12/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır