T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/533
KARAR NO : 2025/748
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 08/08/2023
KARAR TARİHİ : 16/12/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... şubesi ile asıl borçlu ... şirketi arasında ... tarihli kredi sözleşmesi imzalanarak kredi kullandırıldığı, davalı ...'nın aynı tarihli kefalet sözleşmesiyle ... TL. tutarındaki kredi için asıl borçlu şirketin banka nezdindeki doğmuş ve doğacak borçlarına kefil olduğu, tüm şifahi taleplere rağmen sözleşme şartlarına uyulmaması ve borcun zamanında ödenmemesi üzerine davalılara Ankara ... Noterliğinin ... tarihli ihtarnamesi keşide edilerek ... TL. nakit ve ... TL. gayri nakit borç bulunduğu belirtilerek hesap kat edildiği, ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine ihtiyati haciz kararı alınarak Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün .../... sayılı dosyasından ilamsız takip başlatıldığı, davalıların vekilleri aracılığıyla takibe itiraz ettikleri ve takibin her iki davalı açısından durduğu, kredi ve kefalet sözleşmeleri, ihtarname ve banka kayıtlarıyla sabit olduğu üzere davalıların takip tarihi itibariyle ... TL. nakit ve ... TL. gayri nakit borcu bulunduğu belirtilerek Sayın Mahkemeden davalıların itirazlarının iptaline, takibin devamına ve davalıların her biri aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesi talep edilmiştir.
CEVAP :Davalıların cevap dilekçesi sunmadıkları anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı takip dosyası yönünden İİK'nun 67. Maddesi gereği itirazın iptali istemine ilişkindir.
Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı banka tarafından, davalı borçlular ... ve ... Aş aleyhine ... TL asıl alacak, ... TL faiz, ... TL BSMV olmak üzere toplam ... TL alacak için girişilmiş icra takibi olduğu, davalıların itirazı üzerine ... tarihinde takibin durdurulduğu, İİK'nun 67. Maddesi gereği yasal 1 yıllık süre içerisinde eldeki davanın açıldığı görülmüştür.
Mahkememizce davacı bankadan krediye ilişkin dava konusu belgeler getirtilerek dosyamız bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş bankacı bilirkişi ... tarihli raporunda sonuç olarak;
Nakdi kredi alacağı yönüyle hesaplama;
Davacı banka tarafınca, davalı ... Şirketine diğer davalı ... ...'nın müteselsil kefaletiyle açılan ve kullandırılan kredilerin ... tarihli Çerçeve Kredi Sözleşmesi ve Yapılandırma Taahhütnamesi kapsamında, ... kredi numarası altında ... TL. ve ... ... kredi numarası altında ... TL. anapara tutarlarıyla yıllık bazda 915,75 akdi faiz oranı üzerinden azalan bakiyeler esasına göre değişken aylık taksitler halinde geri ödenmek üzere yapılandırıldığı,
... ve ... numaralı yapılandırma kredilerine davalı şirket tarafınca yapılan geri ödeme bulunmaması yanı sıra, davalı şirkete hesabı üzerine keşide edilmek üzere teslim edilen çek yapraklarından ..., ... ... numaralı çeklerin tazmin edilerek kredi hesaplarına dönüşmesiyle oluşan banka alacağının anapara, faiz ve gider vergileri toplamı ... TL. nakdi kredi tutarı ve ... TL. Gayri nakdi çek kredisi üzerinden ... tarihi itibariyle ... tarihli noter ihtarnamesi keşide edilerek davalılara bir günlük süre verilerek kat edildiği,
Davalı şirketin ... adresine ... tarihinde teslim edilen tebligatın davalı kefil ... ...'ya ise ... tarihinde tebliğ edildiğinin dosyaya ibraz edilen noter tebliğ mazbatalarında görülmekte olup,
İhtarnamenin atıfet süresi “içerisinde davalı şirketin ... tarihli dilekçeleriyle ihtarname hesap özetinde yer alan ... ... ve ... numaralı krediler ve ... kodlu tazmin kredilerinin 60 ay vadede altı ayı ödemesiz dönemli olarak yeniden yapılandırılmasının talep edildiği,
Davalı şirketin yeniden yapılandırılması talebinin aynı gün ... tarihinde kabul edilerek davalı şirket ve davalı kefilin imzalarının alındığı ... tarihli “Kredilerin Yeniden Vadelendirilmesi Taahhütnamesi” düzenlenmesiyle, ihtarnameye konu söz konusu kredilerin kapatılarak, faizli bakiyeleri üzerinden davalıların imzaladıkları geri ödeme planı kapsamında ... tarihinde;
1-... ... kredi numarasıyla ... TL. anapara tutarının %18,58 akdi faiz uygulanmak suretiyle azalan bakiyeler esasına göre değişken aylık taksitler halinde geri ödenmek üzere ...-... vade tarihlerine 55 taksitte,
2-... ... kredi numarasıyla ... TL. anapara tutarının %18,58 akdi faiz uygulanmak suretiyle azalan bakiyeler esasına göre değişken aylık taksitler halinde geri ödenmek üzere ...-... vade tarihlerine 55 taksitte, Ödenmek suretiyle yeniden yapılandırıldığı, buna uygun olarak banka kayıtlarının tesis edilerek borçlandırma işleminin tekemmül ettirilerek muhasebeleştirildiği, böylece akdi ilişkiye geri dönüldüğü,
Kredilerin mevcut ... TL. ve ... TL. anapara bakiyelerine herhangi bir geri ödeme bulunmadığı ve anapara bakiyelerinin ... tarihinde Takip hesaplarına aktarıldığı, banka kayıtlarında sabittir.
Davacı bankanın yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere yapılandırılan ... ... ve ... ... numaralı kredilerin mevcut anapara bakiyelerini takip tarihini takiben ... itibariyle Takip hesabına aktardığı ve bu tutarlar üzerinden BDDK düzenlemesi uyarınca karşılık ayırdığı dikkate alındığında, Kredilerin yeniden vadelendirilmesi taahhütnamesi hükümleri uyarınca kat ihtarnamesine geri dönüş yapılmadığı, mevcut banka kayıtlarında banka alacağının her iki krediden doğan ... tarihi itibariyle ... TL. ve ... TL. olduğu, bu durumda yapılandırma kredilerinin yapılandırma işlemiyle arttırılmış olan %18,58 olan fili akdi faiz oranlarının da geçerli bulunduğu, kat ihtarnamesini takiben kredilerin yapılandırılması ve banka kayıtlarının buna uygun olarak tesis edilerek yeniden akdi ilişkiye dönülmesi nedeniyle ... tarihli kat ihtarnamesinin bu haliyle bir hüküm ifade etmediği, ... itibariyle Takip hesabına aktarılan krediler için yeni bir ihtarname keşide edilmeksizin takibe geçilmesi nedeniyle davalıların ... takip tarihi itibariyle temerrüt halinde bulundukları, kaldı ki icra takibinde işlemiş faiz talebinin ... tarihinin işlemiş faiz kaleminde faiz başlangıcı olarak talep edildiği, anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı bankanın her iki krediden doğan alacağı ... tarihi itibariyle ... ve ... toplamı ... TL. anapara bakiyesi olmaktadır.
... Yapılandırma tarihinde anapara ... TL
... -... 350 günlük %18,58 akdi faizi ... TL
İşleyen faizden %5 gider vergisi ... TL
...
Takip tarihi itibariyle toplam alacak ... TL
Davalıların takip tarihi itibariyle temerrüt halinde bulundukları dikkate alındığında, yapılandırma kredilerinden doğan sorumlulukları ... takip tarihi itibariyle hesaplama tablosunda görüldüğü üzere toplam ... TL. asıl alacak tutarından ibaret olduğu,
Asıl alacak tutarı ... TL. Takip tarihinden itibaren %27,87 oranında temerrüt faizi işletilmesine ve faiz üzerinden %5 gider vergisine tabi bulunmaktadır.
Gayri nakdi çek kredisinden depo talebi yönüyle davalıların sorumluluğu;
Davalı şirkete banka nezdindeki ... numaralı vadesiz ticari mevduat hesabı izerine keşide edilmek üzere teslim edilen çek yapraklarından bankanın yasal olarak ödemek zorunda bulunduğu tutardan kaynaklı risk karşılığında ... kat tarihi itibariyle kat ihtarnamesinde ... TL. ve davaya konu icra takibinde ise gayri nakdi çek kredisinden ... TL'nin banka kaynağından ödenmesi muhtemel tutar olarak kayıtsız şartsız bloke edilmesi talebinde bulunulmuştur.
Talebimiz üzerine tarafımıza tevdi edilen çek yaprağı takip kayıtlarının incelenmesinde;
... basım tarihli ... tarihinde davalı şirkete teslim edilen ... numaralı çekin davalı şirket yedinde,
... baskı tarihli ... tarihinde davalı şirkete teslim edilen çek yapraklarından, ... numaralı çekin davalı şirket yedinde,
..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... numaralı çek yapraklarının ise karşılıksız kaydıyla hamillerinin elinde,
Bulunmakla numaraları yazılı 9 adet çek yaprağının yasal garanti tutarı karşılığında dava dışı şirket için risk oluşturduğu, anlaşılmaktadır.
Buna göre 9 adet çek yaprağı karşılığında ... takip tarihi itibariyle talebiyle bağlı olarak 2022 yılı garanti tutarı ... TL üzerinden ... TL'nin sözleşmenin 4.1.3.maddesi ve kefalet sözleşmesinin 10.maddesi uyarınca depo edilmesinden davalıların sorumluluğu bulunmaktadır.
5941 sayılı Çek yasasının 3/9 maddesine çekin üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren beş yıl içinde ibraz edilmemesi halinde, muhatap bankanın yasal garanti bedeli ödeme yükümlüğünün sona ereceği dikkate alınarak, çek yapraklarının baskı tarihinden itibaren beş yıllık süre kaydı şartıyla depo talebinde bulunulması gerektiği hususlarında görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Akdi ilişkinin incelenmesinde; davacı bankanın ... ... şubesi ile davalı ... şirketi arasında ... tarihli ... TL çerçeve kredi sözleşmesi ve aynı tarihli yapılandırma taahhütnamesi imzalandığı, sözleşmeye bağlı ve sözleşmenin devamı kefalet sözleşmesinde diğer davalı ... ...'nın sözleşme limit ve tarihi üzerinden müteselsil kefil olduğu, kredi sözleşmesini şirket kaşesi üzerinde şirketi temsilen ve kefalet sözleşmesini asaleten imzaladığı anlaşılmıştır.
Kefalet sözleşmesi davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 581 ila 603. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kefalet sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu'nun 581. maddesinde “kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşme” şeklinde tanımlanmıştır. Kanunda yer alan bu tanıma göre kefalet sözleşmesi, alacaklı ile kefil arasında kurulan ve alacaklıya kişisel güvence sağlayan bağımsız nitelikte bir borç ilişkisidir.
6098 Sayılı TBK 583.Maddesinde ; "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler.
Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz." düzenlemesi mevcuttur.
6098 Sayılı TBK 584. Maddesinde "Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.
Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumlu olacağı miktarın artmasına veya adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine ya da kefil yararına olan güvencelerin önemli ölçüde azalmasına sebep olmayan değişiklikler için eşin rızası gerekmez..." düzenlemesi mevcuttur.
Davacı banka ile davalı arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesindeki davalı ...'nın kefaletinin 6098 Sayılı TBK 583. Vd. Maddesindeki yasal düzenlemeye uygun ve geçerli olduğu görülmüştür.
Davacının gayri nakdi çek depo talebinin değerlendirilmesine;
5411 sayılı Bankalar Kanunu’nda “gayri nakdi kredi” kavramı tanımlanmamıştır. Ancak, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca; muhatap banka, süresinde ibraz edilen çekin karşılığının bulunmaması hâlinde yasal sorumluluk miktarına kadar ödeme yapmak; çekin karşılığının kısmen bulunması durumunda ise, kalan meblağı tamamlamakla yükümlüdür. Aynı maddede ödeme yükümlülüğü ile ilgili bu hususun, hesap sahibi ile muhatap banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir gayri nakdi kredi sözleşmesi hükmünde olduğu açıklanmıştır. Bu ödeme külfeti, sözü edilen Kanun gereğince bankalara yükletilmiş olduğundan, borçlunun bankadaki mevduatının bankaca müşterisine verilen her çek yaprağı için yasal sorumluluk miktarı ile sınırlı olarak banka lehine rehinli olduğunun kabulü zorunludur. Banka ile müşterisi arasında yapılan teminat mektubu veya çek hesabı açma sözleşmelerinde banka lehine risk gerçekleşmeden teminat mektubu bedeli veya karşılıksız çek bedelinden bankanın ödemek zorunda kalacağı meblağın depo edilmesini isteme yetkisi, söz konusu alacağın mevcut olduğunu göstermediği gibi, istenebilir olduğunu da göstermez (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun, 27.12.2017 tarih, 2016/1 E., 2017/6 K. sayılı kararı).
Tüm bu açıklamalardan ve yasal düzenlemelerden ortaya çıkan sonuç, kefaletin verildiği anda borcun belirli ya da belirlenebilir olması gerektiği, kefalet sözleşmelerindeki belirlilik ilkesi uyarınca kefil olunan açısından belirli yani ferdileştirilmiş bir borcun varlığının arandığı, kefilin yalnızca kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ile bağlı olduğu, Çek Kanununun ödeme yükümlülüğü maddesi uyarınca, hesap sahibi ile banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir gayrinakdî kredi sözleşmesi hükmünde bulunduğu, henüz risk gerçekleşmeden alacağın mevcudiyetinden de söz edilemeyeceği, belirsiz alacak için kefalet sözleşmesi kurulamayacağı, bu nedenle çek depo bedelinden hesap sahibinin sorumluluğunun bulunduğu ancak kredi sözleşmesini imzalayan müteselsil kefilin risk altındaki çek yaprakları nedeniyle bankanın Çek Kanunu uyarınca ödemesi gereken asgari miktarlarla ilgili olarak depo talebinden sorumlu olabilmesi için kredi sözleşmesinde bu yönde açık bir hüküm bulunması gerektiğidir.
Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 10/04/2017 tarih 2016/7422 Esas - 2017/2933 Karar sayılı emsal içtihatında; "kredi sözleşmesinde müteselsil kefillerin gayrı nakdi alacak için sorumlu olduklarına dair özel bir hükmün bulunup bulunmadığının üzerinde durularak sonuca göre karar verilmelidir." şeklinde belirtilmiştir.
Davacı banka ile davalı asıl borçlu ... Aş arasında imzalanan kredi çerçeve sözleşmesinde çek depo talebine ilişkin 10. maddesinde hüküm bulunduğu, kefil ... ...'nın da sözleşme uyarıca depo talebinden kefalet sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, mahkememizce alınan yukarıda tarihi belirtilen hüküm kurmaya, mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli bilirkişi raporu da dikkate alındığında, davalıların kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak toplam ... TL üzerinden borçlu olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine yönelik değerlendirmede: Yargıtay 19. H.D.nin 27/02/2013 gün ve 2013/10 E. 2013/1630 K. sayılı emsal içtihatında ''...alacağın, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu gözetildiğinde, sözleşme hükümlerine göre her aşamada hesap edilebilir, likit bir alacak olarak kabulünün gerekçesine ve borçlunun itirazında haksız bulunmasına göre, 2004 sayılı kanunun ilgili maddesi doğrultusunda itirazın iptaline karar verilen, harcı yatırılarak dava konusu edilen bölüm üzerinden alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekir...'' şeklindeki emsal içtihad doğrultusunda kredi sözleşmesi nedeniyle sorumluluğunun kabulüne karar verilen borçlular aleyhine hükmolunan alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar vermek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 04/04/2018 gün, 2017/4575 Esas, 2018/1823 Karar sayılı emsal içtihadında; "...gayrinakdi kredinin deposu yönünden maktu harç ve maktu vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiği halde nakdi alacakla birlikte nispi harç ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir..." şeklinde belirtildiğinden kısmen kabul edilen çek depo bedeli yönünden davacı vekili lehine maktu vekalet ücretine hükmetmek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE davalının Antalya Banka İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİ ile takibin ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz ve ... TL BSMV olmak üzere toplam ... TL üzerinden aynen DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Hükmolunan asıl alacağın %20'si tutarındaki ... TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Davacının gayri nakdi borç depo bedeli yönünden talebinin KISMEN KABULÜ ile ... TL gayri nakdi borç depo bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
4-Alınması gereken ...-TL harçtan peşin alınan ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
5-Harçlar Kanunu uyarınca gayri nakdi alacak için alınması gereken ...-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince kabul miktarı üzerinden hesaplanan ... TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden gayri nakdi alacak yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
8-Davacı tarafından yapılan davetiye, posta ve bilirkişi giderinden ibaret toplam ...-TL yargılama giderinden davanın kabul oranı dikkate alınarak ... TL yargılama gideri ... TL ilk dava gideri ve ... TL peşin harç olmak üzere toplam ... TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden ...-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul oranı dikkate alınarak ... TL'sinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden ...-TL arabuluculuk ücretinin davanın reddedilen oranı dikkate alınarak ... TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
11-Davacı tarafça yatırılan artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın davacıya İADESİNE,
Dair, davacı vekili ...'ün yüzüne karşı davalıların yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/12/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza