T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/536 Esas
KARAR NO : 2025/238
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/08/2023
KARAR TARİHİ : 07/05/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılardan ....'nin maliki, ...'ın sürücüsü bulunduğu ... plakalı araç, ... tarihinde davacı müvekkilin maliki bulunduğu ... plakalı araca çarpması neticesinde müvekkilin maliki bulunduğu araçta hasar meydana geldiğini, kaza sonrasında mahallinde düzenlenen kaza tespit tutanağından anlaşılacağı üzere; müvekkilin maliki bulunduğu araca çarparak hasar görmesine sebep olan ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusurlu olduğunu, davalı sürücü 2916 sayılı KTK nın 56/1-c ( önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlememek yakın takip ) kuralını ihlal ederek; önünde seyreden müvekkile ait araca çarptığını, İşbu nedenle davalı sürücü %100 kusuru ile kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini, rafik kazası sebebiyle araçta hasar/tramer kaydı oluşmuş ve arka kısmından hasar alarak müvekkile ait araçta değer kaybı meydana geldiğini, ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası davalı şirket ... tarafından yapıldığını, müvekkilin aracında kaza sebebi ile meydana gelen değer kaybının tamamından sürücü ..., araç maliki ... ile birlikte müştereken ve müteselsilin sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketi, davalı araç maliki şirket ve davalı sürücü araçta meydana gelen değer kaybının tamamından da müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, arabulucukta anlaşamadıklarını, tahkikat sonucunda müvekkilin alacağının tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda artırılmak üzere şimdilik; ...-TL değer kaybının kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalı şirket ..., davalı sürücü ... ve araç maliki ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline; Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılar tarafına yükletilmesine; karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalı müvekkil arasında ticari bir ilişki olmayıp, haksız fiilden kaynaklı değer kaybı talep edildiğini, eldeki dava mutlak ticari davalardan olmayıp, müvekkil şirket ile de arasında ticari bir iş veya ilişki mevcut olmadığını, bu nedenle işbu davaya bakmakla Antalya Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olduğundan davanın öncelikle görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, Davaya ilişkin husumet itirazları olduğunu, Kazaya karışan araçlardan ... plakalı araç müvekkil şirket adına tescilli olsa da bu aracın işletilmesi esnasında meydana gelen kazada, kaza tarihinde müvekkil şirket "işleten" sıfatını haiz olmadığını, davalı müvekkil şirket ile Dava dışı idare ... arasında ... ile ... tarihleri arasında .../... ihale numaralı araç kiralamaya ilişkin kamu ihale sözleşmesi akdedildiğini, işbu kiralama sözleşmesine göre kiralama süresinin 1 yıldan fazla olması nedeniyle dava dışı idarenin dava konusu kazada İşleten konumunda olması nedeniyle kazadan sorumlu olduğunu, Davalılardan ... da dava dışı belediyenin çalışanı olduğunu, bu nedenle davalı müvekkil şirket bakımından davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, Davalı müvekkil şirkete atfı kabil kusur bulunmadığını, Kazaya karışan araç müvekkil şirket adına tescilli olsa da uzun dönem kiralanması esnasında kiralayan kurumun işletmesi altında ve kiralayan kurum personeli tarafından kaza meydana getirildiği için müvekkil şirkete kusur izafe edilmesi ve tazminattan sorumlu tutulması mümkün olmadığını, dosyadaki kusur oranına ve faiz oranlarına da itiraz ettiklerini, davanın ...ne ihbar edilmesini talep ettiklerini, Meydana gelen trafik kazasında davalı müvekkil şirkete atfı kabil kusur bulunmadığından davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Sigorta şirketi cevap dilekçesinde; Kazaya karıştığı ifade edilen ... plakalı araç müvekkil şirket müvekkil tarafından ...-... tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, Davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, Müvekkil Şirketin Sorumluluğu Trafik Poliçesindeki limitler ve sigortalıların kusuru ile sınırlıdır. Kaza tarihi olan ...'de trafik sigortası poliçe teminat limiti ... TL olmakla müvekkil şirket bu tutarın üzerinden sorumlu olmayacağını Meydana geldiği iddia edilen trafik kazasında ... plakalı araçta maddi hasar tazminatı ödenmiş olup ...'ye; ... tarihinde ... TL ve ... tarihinde ... TL ödendiğini, miştir. Zarar ödemeyle tamamen karşılanmış olduğundan haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Davayı kabul etmemekle birlikte, dava konusu kazanın meydana gelip gelmediği kesin delillerle ispatlanmamış olup davacının işbu kazanın meydana geldiğini ve iddia olunan hasar ile kazanın illiyetinin olduğunun ispatlanması gerektiğini, haksız ve mesnetsiz davanın sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmaması, Müvekkil şirket tarafından yapılan ödeme ile sorumluluğunun yerine getirilmesi nedeniyle reddine, teminat dışı hallerden biri olması durumunda davanın reddine, banka mevduat faizi taleplerinin reddine, Mahkeme masraflarının ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Davaya cevap vermemiştir.
... Belediye Başkanlığı, ... Vergi Dairesi, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi, Türkiye Noterler birliği yazı cevapları dosyaya eklenmiştir.
Sigorta Eksperi ve Trafik Bilirkişisinden kök rapor ve ek rapor alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava trafik kazasından kaynaklanan değer kaybına ilişkindir.
Davanın niteliği gereği Tramer'e müzekkere yazılarak dava konusu aracın daha önce kazaya karışıp karışmadığına ilişkin tüm bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Davalı sigorta şirketine, müzekkere yazılarak sigorta poliçesi ve hasar dosyası getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Dava araç sürücüsü, araç maliki ve sigorta şirketi aleyhine açılmıştır.
Öncelikle, davalı ..., dava konusu kazaya karışan aracı araç kiralama sözleşmesi ile kaza tarihi itibariyle uzun süreli kira sözleşmesi kiraladığını, bu nedenle işleten sıfatının bulunmadığını savunmuştur.
2918 sayılı KTK'nın hükümlerine göre, trafik kaydı “işleteni” kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı Yasa'nın 3. maddesinde, “işleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.” şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 85. maddesinde ise, “Bir motorlu aracın işletilmesi, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hâkimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hâkimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hâkimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.
Bu kapsamda yapılan değerlendirmede, davalı şirket tarafından ...'ne kiraya verildiğine dair ihale evraklarının sunulduğu, incelenmesinde ... ile ... tarihleri arasında davalı şirkete ait ... plaka sayılı aracın araç kiralama sözleşmesi ile ...'ne kiraya verilmiş olduğu, kaza tarihinde aracın belediye çalışanı davalı ... sevk ve idaresinde olduğu, kiralamanın uzun süreli yapıldığı, aracın kaza tarihinde de belediyenin işletmesi altında olduğunu, davalı ...'ın belediye çalışanı olduğu belediyenin ... tarihli cevabında belirtildiği gibi SGK kayıtlarının da dosya arasına celp edildiği, bu kapsamda davalı ...nin adına kayıtlı aracı kaza tarihi itibariyle uzun süreli kira sözleşmesi kiraladığı, bu nedenle işleten sıfatının bulunmadığı mahkememizce kabul edilmiştir. Bu davalı yönünden pasif husumet dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Uzun süreli kira sözleşmesinin trafik tescilde kayıtlı olmaması ve bu hususun dava tarihinden önce davacı tarafça bilinmesinin mümkün olmaması, davacı tarafça bilindiğine ilişkin de bir delilin dosyada bulunmaması dikkate alınarak davalı şirket lehine, davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Trafik kazalarından kaynaklı araç değer kayıplarına ilişkin tazminat kapsamının ne olduğu konusunda TBK'daki genel hükümlerde bir açıklık yoktur. Bu konuda, Yargıtay'ın müstakar hale gelmiş içtihatları bulunmakta olup, yüksek yargı kararlarında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki fark olarak tanımlanmakta ve araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra 2. el satış değerinin tespiti ve arasındaki farkın göz önüne alınması gerektiği yerleşik hale gelmiştir. Nitekim, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2022 tarih ve 21252/5913 sayılı kanun yararına bozma ilamında da, değer kaybının, işaret edilen bu esaslar dahilinde yapılacak inceleme ile belirlenmesi gerektiği yönünde içtihatta bulunulmuştur.
Diğer davalılar yönünden yapılan değerlendirmede; Sigorta bilgi ve gözetim merkezinden kazaya dair belgelerin ve davacıya ait aracın kaza tarihinden önce başka kazaya karışıp karışmadığına dair belgelerin celbedildiği, araçların malik sorgulamalarının dosya içine alındığı, sigorta şirketine başvuru ve sonrasında sigorta şirketi tarafından oluşturulan hasar dosyasının dosya içine alındığı, tüm dosya kapsamında; davacıya ait araç ile davalıya ait ancak kiralanan araçlar arasında gerçekleşen ... tarihli trafik kazası bulunduğu, tarafların kusur oranlarının tespiti ve alacak bulunup bulunmadığı noktasında hesaplama yapılması için dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, alınan raporda davacı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunun bildirildiği, alınan raporun kaza tespit tutanağının tespiti ile uyum içinde olduğunun görüldüğü, dosyanın aynı anda sigorta eksperi bilirkişisine tevdi edildiği, kaza öncesi aracın değeri ile kaza sonrası tamir edilmiş değeri arasında azalma olacağının ve kaza nedeniyle davacının aracında ... TL değer kaybı meydana geldiğinin tespit edildiği, sigorta şirketinin limitinin dolmadığının tespit edildiği, itirazlar değerlendirilmek üzere ek rapor alındığı, bilirkişi raporunun hukuka ve denetime elverişli ve dosya mündericatına uyumlu olması nedeniyle hükme esas alındığı, davanın davalı sürücü ve sigorta şirketi yönünden kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir. Faiz başlangıcına yönelik, haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B 2/a maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Dava konusu aracın hususi nitelikte olması dikkate alınarak alacağa yasal faiz uygulanması gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;
1-... TL değer kaybı bedelinin; davalı ... yönünden kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte; davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile temerrüt tarihi ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
2-Davalı ... yönünden açılan davanın reddine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin alınan ... TL'nin ve sonradan tamamlanan ... TL'nin mahsubu ile, bakiye ... TL'nin davalı ... ve davalı sigorta şirketinden alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... TL'nin ve sonradan tamamlanan ... TL'nin davalı ... ve davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan davetiye, posta masrafı, bilirkişi ücreti gideri vb. yargılama gideri toplamı ... TL ile başvuru harcı ... TL olmak üzere toplam ... TL'nin davalı ... ve davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı ... tarafından yapılan ... TL yargılama giderinin davalı ... ve davalı sigorta şirketinden alınarak davalı ... ne verilmesine,
7-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalı ... ve davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
9-Arabuluculuk faaliyeti nedeniyle sarf edilen ... TL'nin davalı ... ve davalı sigorta şirketinden alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/05/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır