T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/625
KARAR NO: 2024/499
DAVA: İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/09/2023
KARAR TARİHİ: 17/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Antalya Genel İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine; ... İşlem Tarihli ... Sıra Nolu ... Fiş Sıra Nolu ... Hesaptan Para Aktarma İşlemi Dekontundan kaynaklı toplamda ...-TL (...) alacak talebi ile dekont alacağına dayanarak genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin borçlu ... 'a ... tarihinde tebliğ edilmiş olup, borçlu tarafından itiraz edilmekle Antalya Genel İcra Dairesi tarafından ... tarihli tensiple takibin durdurulmasına karar verildiğini, itirazın haksız olduğunu, davalı borçlu ile davacı müvekkilin eşi arasında borçlunun sahibi olduğu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Sokak No:... adresinde bulunan başta ... olarak açılan ancak sonrasında ... olarak isim değiştiren ... hissedarlığı için bir anlaşma yapıldığını ve bu anlaşmaya istinaden müvekkil eşi adına borçlu ile anlaşılan %20 'lik hisse payı değeri olarak ...-TL bedeli ... hesabı üzerinden davalı/borçlu banka hesabına aktardığını, borçlunun, müvekkil ve eşini devamlı suretle oyalayarak ... ait hisselerin devreni ötelemiş ve sonuçta hisseleri devretmediğini, müvekkil zamanında ve usulünce ödemeyi yapmakla, borcunu yerine getirmekte temerrüde düşen davalı yandan, edimini ifa etmesini talep etmiş olmasına karşın, borçludan olumsuz yanıtlar almış ve en sonunda hisse devirlerin yapılmayacağı kendisine bildirildiğini ancak parası iade olunmadığını, davalı yan uhdesinde müvekkil aleyhine bir sebepsiz zenginleşme meydana geldiğini, bunun üzerine müvekkil borçlunun hesabına gönderdiği %20 hisse pay değeri olan ...-TL'yi kendisine geri ödemesini defaatle talep etmiş ancak borçlu parayı iade etmemesi sonucunda borçlu hakkında Antalya Genel İcra Müdürlüğü ... E. numaralı dosyasıyla genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığını, davalı yan her ne kadar borca itiraz dilekçesinde, müvekkile borcu olmadığını iddia etse de yukarıda bilgileri zikrolunan para havalesi işlemi davalı ... hesabına gerçekleştirildiğini, dolayısıyla para iadesini yapmak ve evvelinde hisse senetlerinin devri borçları da davalı yan üzerinde doğduğunu beyan ederek; itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin anılan dönemde ... tarafından işletilen ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Sokak No:.. adresinde bulunan başta ... olarak açılan ancak sonrasında ... olarak isim değiştiren ... sahibi değil %10 oranında hissedarı konumunda olduğunu, her ne kadar para gönderim işlemi müvekkilin hesabına davacı tarafından gerçekleştirilmiş ise de hisse devri için anlaşmanın davacının eşi ... ile yapıldığını, ...'nun hissedar olmak istemesi üzerine hissedarlardan ...'ün %5 hissesi karşılığı anlaşılmış olup davacının dava dilekçesinde iddia etmiş olduğu şekilde %20 hisse karşılığı bir anlaşma yapılmadığını, bu anlaşmaya istinaden davacının eşi tarafından anlaşılan ...'ün %5 'lik hisse payı olarak ...-TL hisse bedeli ... hesabı üzerinden müvekkilin banka hesabına aktarıldığını, ...'nun hissedar olmak istediği dönemde hissedarların pay oranları şu şekilde olduğunu;
...%80
...%10
... (...)%10
"Hiç kimse sahip olduğu haktan fazlasını başkasına devredemez" şeklindeki temel hukuk ilkesi gereğince de müvekkilin ... kurumundaki hissesi %10 olmasına rağmen davacının eşinin sadece müvekkille karşı ile sürmüş olduğu %20'lik bir hisse karşılığı anlaşılmış olduğu iddiası ticari teamüllere ve ticari hayatın olağan işleyişine aykırı olup davacının iddiasının asılsızlığını gösterdiğini, ayrıca; %20'lik bir hisse karşılığı anlaşılmış olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte, anılan dönemde Pay sahiplerinin %5 oranındaki hisse devrinin gerçekleştirilmesi konusundaki ısrarlara rağmen davacının eşi dava dışı ..., ... bünyesinde kadrolu ... olarak çalışması ve bu sebeple hisse devri alamayacağı gerekçeleriyle hissesini devralmaktan kaçınmış ve gayriresmi ortak konumunda kalmayı istediğini, müvekkillin davacı ve eşini devamlı suretle oyalayarak ... kurumuna ait hisselerin devreni ötelemiş ve sonuçta hisseleri devretmemiş olduğu iddiası da bu sebeple asılsız olduğunu, hisse devrinin gerçekleştirilememiş olması, tamamen davacının eşi dava dışı ...'nun gayriresmi ortak olarak kalmayı tercih etmesi ve hisseleri devralmaktan kaçınmasından kaynaklandığını, anılan ... kurumu borca batık olması sebebiyle zararına devredildiğini ve devir işlemi ile elde edilen gelirle kurumun borçlarının bir kısmı ödenerek devir gerileri ve mevcut sermaye tüketildiğini, devir gelirlerinin ve sermayenin ... borçlarına karşılık tüketilmiş olması sebebiyle de gayriresmi ortak konumundaki davacının eşine başvurmak mümkün olamadığını, bu sebeplerle müvekkillin anılan takibe konu dekonta ilişkin davacı tarafa bir borcu bulunmamakla birlikte haksız davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.
Dava, itirazın iptali talebinden ibarettir.
Belirtmek gerekir ki; Genel haciz yoluyla ilamsız icra takiplerinde borçlunun itirazı üzerine takip durur ve alacaklının takibin devamını sağlamaya yarayan imkanlarından biri İcra İflas Kanunun 67. maddesinde öngörülen itirazın iptali davasıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/19-2415 esas, 2015/2335 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir alacak (eda) davasıdır. Takip alacaklısı tarafından (süresi içinde) ödeme emrine itiraz etmiş olan borçluya karşı açılır; yani davacı alacaklı, davalı ise takip borçlusudur. Davacı alacaklı bu davada, borçlunun itiraz etmiş olduğu alacağın mevcut olduğunu bildirerek, borçlunun itirazının iptaline karar verilmesini (ve istiyorsa, borçlunun icra inkar tazminatına mahkûm edilmesini) talep eder (KURU, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Türkmen Kitabevi, İstanbul, Kasım 2004, s. 220-221).
Bu genel açıklamalardan sonra dosyaya dönüldüğünde; ilgili icra dosyası, ... sistemi üzerinden iş bu dosya ile ilişkilendirilmiştir.
Mahkememizce dosyanın mali müşavir bir bilirkişiye tevdi ile gerekirse dava dışı şirket kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi de verilerek, davacının dava dışı şirket ortaklığının bulunup bulunmadığı, şirkette iş ve işlemlerinin olup olmadığı, iadesi talep edilen bedelin iddia edilen hisse bedelini karşılayıp karşılamadığı ve ödendiği belirtilen bedelin şirket kayıtlarında olup olmadığı, netice itibariyle davacının takip tarihinde talep edebileceği miktarın tespiti istenmiştir.
... tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dava dışı şirketin 2019-2020- 2021-2022-2023 ticari defterleri incelenmiş açılış ve kapanış kayıtları zamanında Yaptırdığının görüldüğü, Ticaret sicil gazeteleri ve ortaklık pay defteri incelenmiş dava dışı ... de davacının her hangi bir ortaklığının bulunmadığının tespit edildiği, Karar defterlerinde de bu yönde alınmış bir kararın mevcut olmadığı, dava dışı şirketin 2019-2020-2021-2022-2023 yıllarına ait ticari defterleri incelendiği ve davacının her hangi bir iş ve işlemlerine rastlanmadığı, talep edilen tutarın (... İşlem Tarihli ... Sıra Nolu ... Fiş Sıra Nolu ... Hesaptan Para Aktarma İşlemi Dekont ile) ...-TL olduğu, ... yılı mali tabloları incelenmesi neticesinde; Ödemenin yapıldığı yıldaki dönemde;Dava dışı şirketin yerinde incelemede sunulan ... dönemi ... de ekli kaydi bilançosuna göre aktif varlıklarının borçlarını karşılamadığı ...-TL. tutarında borca batık olduğu, sermeye değerinin eksiye düştüğü, talep edilen tutarı karşılamadığı; Dava tarihindeki dönemde; ... dönemi ... de ekli kaydi bilançosuna göre aktif varlıklarının borçlarından fazla olduğu şirketin tam hisse değerinin ... tarihi itibari ...-TL olduğu, iddia edilen hisse oranı %20 olduğu, şirketin %20 değerinin ...*%...=...-TL ye tekabül ettiği, bu tutarın davacının talep ettiği ...-TL. sını karşıladığı; ... İşlem Tarihli ... Sıra Nolu ... Fiş Sıra Nolu ... Hesaptan Para Aktarma İşlemi Dekont ile ödendiği belirtilen ...-TL. bedelin, incelenen şirketin 2019-2020-2021-2022-2023 yıllarına ait ticari defter kayıtlarında mevcut olmadığı hususları belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, itirazlar/beyanlar alınmıştır.
Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen).
Bu hususlar doğrultusunda, bilirkişi raporunun, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Taraf itirazları ek rapor alınmasını gerektirmeyecek itirazlardır ve bilirkişi raporu açıklayıcıdır.
Dosyaya bakıldığında, davaya konu bedelin, ... hisse devri amacı karşılığında gönderildiği ancak ... hisse devrinin gerçekleşmediği uyuşmazlık dışıdır. Ayrıca ödeme tarihi itibariyle devir konusu olacak hisselerin değerinin dava konusu miktarı karşılayıp karşılamadığı da uyuşmazlık dışıdır. Şirket kayıtlarında da bedelin gözükmediği bilirkişi raporu ile anlaşılmıştır. Miktar itibari ile somut uyuşmazlıkta tanık deliline de (açık bir muvafakat olmadığından) dayanılması da mümkün değildir. Davalı taraf, bedelin de kendisine gönderildiğini ikrar etmektedir. Sonuç itibariyle, somut uyuşmazlıkta sebepsiz zenginleşme mevcuttur ve davacının davasının haklı olduğu kanaatiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine gelince;
İcra inkar tazminatının şartları şunlardır: a)Geçerli ilamsız icra takibi yapılmış olmalı, b)Borçlu süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olmalı, c)Süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olmalı, d)Talep olmalı, e)Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmelidir.
Dosyaya baktığımızda; yukarıdaki unsurların mevcut olduğu, alacağın likit olduğu kanaatiyle, inkar tazminatı talebinin de asıl alacak üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, davalının Antalya Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİ ile takibin DEVAMINA,
2-Davacının inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile, ... TL inkar tazminatının (hükmolunan miktarın %20'si üzerinden hesap edilen) davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL'nin mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye kalan ... TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen ... TL harç toplamının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ... ve davalı vekili ...'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/07/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır