T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/812
KARAR NO : 2025/229
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/12/2023
KARAR TARİHİ : 06/05/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından ... üyelerinin ... grubu üzerinden sürekli olarak "şirket" denilerek ulaşımdaki ... şirket olan müvekkili şirketin hedef gösterildiğini, müvekkili şirketin rotasyona uymadığı, müvekkili şirket üyelerinin kayrıldığı yönünde mesajlar atılarak müvekkili şirket üyeleri de ... üyeleri olmalarına rağmen hedef gösterildiğini, davalılardan ... tarafından Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına bu hususta şikayet yapıldığını, ... çalışanlarının soruşturma izinleri için konunun Antalya Valiliği İl İdare Kurulu Müdürlüğüne geldiğini ve konuyla ilgili soruşturma izni verilmemesine karar verildiğini söz konusu İl İdare Kurulu Müdürlüğü yazısındaki savunmalarda anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin işletim bedeli olan tutarın ... görevlilerine şirket eliyle rüşvet olarak verildiği, bu sebeple rotasyon değişiklikleri yapıldığı ve şirketin ... nezdinde farklı muameleye tabi tutulduğu iftirasının mevcut olduğunu, şirketin bünyesinde çalışmakta olan araçların hukukun gerekliliği tabiyatında şirketle sözleşmeleri bulunmakta ve buna göre karşılıklı hak ve yükümlülükler ile sözleşmenin feshi halleri düzenlendiğini, davalının ... olarak elde ettiği güç ve mevki ile üyeler arasında davacı şirket aleyhine haksız rekabet ortamı oluşturduğu, ... üyelerini müvekkili şirketle olan sözleşmelerini sona erdirmeye yönelttiği ve davalı şirketi ticari itibarını zedelediğinin açık olduğunu, davacının somut maddi zararının tespiti, davacının maddi zararı somut olarak tespit edilemezse 6098 sayılı TBK'nın 50/2 maddesi uyarınca mahkemece maddi zararın karşılığı olarak maddi tazminatın takdir edilmesi ve ayrıca davalıların eyleminin davacı şirketin tüzel kişiliğinin ticari itibarına zarar verildiği değerlendirilip davacı lehine manevi tazminata da hükmedilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin filo hizmeti vermesi nedeniyle iç rotasyonunun engellenmesi dolayısıyla görmüş olduğ3u maddi zarar ile yine müvekkili şirketin itibarını kaybetmesi ile şirket ve şirket üyelerinin diğer ... üyeleri nazarında haksız ithamlarla sürekli zan altında bırakılmaları nedeniyle yaşamış, oldukları durumlar ve suçlamalar içinde manevi zarar oluşmuş olduğundan davalılardan müştereken ve müteselsilen şimdilik ... TL maddi tazminat ile ... TL manevi tazminatın tahsil edilerek davacıya ödenmesini ve BK 58. Madde uyarınca ... ... davalı ... hakkında kınama kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; haksız rekabete dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak, ... Şirketinin temsilcisinin ... olduğu görülmüştür.
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na müzekkere yazılarak filo taşımasına ilişkin şirketlerin isimleri sorulmuştur.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzekkere yazılarak, .../... soruşturma sayılı dosyası sistem üzerinden dosyamız içine alınmıştır.
Davacı taraf, davalı ... yöneticisinin mesajlarında geçen ifadeler nedeniyle haksız rekabet iddiasına dayalı tazminat talebinde bulunmuştur.
Haksız rekabet, TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Haksız rekabetin amacı, TTK'nın 54/1. maddesinde "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" olarak ifade edilmiş, 2. fıkrada ise haksız rekabet tarif edilerek "rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır" şeklinde belirtilmiştir.
TTK'nın 56. maddesinde ise; haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin önlenmesini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zararın tazminini, TBK'nın 58. maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği belirtilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar neticesinde; haksız rekabet iddiasına dayalı açılan tazminat davası, özünde bir haksız fiil davası olup, zarar ile fiil arasında nedensellik bağı yanında maddi tazminat talep edilebilmesi için mütecavizin kusurunun varlığı da zorunludur.
Bu nedenle davalının tazminat ile sorumlu tutulabilmesi için kusurlu olduğunun da ortaya konulması gerekmektedir. Kusur, kasıt biçiminde olabileceği gibi ihmal biçiminde de olabilir. İhmal halinde de, gösterilecek özenin derecesi objektif kriterler yanında, mütecavizin mesleği, iştigal alanı, tacir olup olmadığı, somut olayın özellikleri gibi hususların da gözetilmesi gerekir (Uğur Çolak, Türk Marka Hukuku, 4. Baskı, İstanbul, 2018, s.774).
Somut uyuşmazlık bakımından önem arzeden TTK'nın 55(1)a-1. maddesinde "başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek" haksız rekabet olarak nitelendirilmiştir. Belirtilen eylemlerin haksız rekabet teşkil ettiği kabul edilse de; ifade özgürlüğü çerçevesinde olgu, olay ve şahsi fikirlerin açıklanması kural olarak kabul edilmektedir.Dolayısıyla asıl olan, maddi gerçeğin ve yorumların her zaman açıklanabileceğidir. Bir tacirin faaliyetleri ile ilgili yapılan olumsuz açıklama ya da beyanlar, tek başına haksız rekabet olarak değerlendirilemez. Açıklamanın kötüleme içermesi yanında, yanlış veya yanıltıcı ya da gereksiz yere incitici nitelikte bulunması halinde haksız rekabet olarak kabul edilebilir.
Yukarıdaki açıklamalar kapsamında tüm dosya kapsamının İncelenmesi neticesinde; davacı şirketin Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Koordinasyon Merkezi genel kurul kararı ile "toplu taşıma araçlarının işletilmesi işi" sözleşmesi uyarınca sistemin çalışmasına yönelik organizasyon destek kontrol ve denetim hizmetlerini yürüttüğü, şirketin tüm üyelerinin davalı ... üyeleri esnaflarından oluşuğu, davacının da ... tarihli Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı meclis kararı ve .../...-... sayılı ... kararı ile filo yönetimi olarak çalışmasına izin verildiği, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın Teftiş Kurulu Raporu ile davacının kendi üyeleri arasında rotasyon yapmasının ...na bağlı diğer toplu taşıma araçlarının hattını değiştirmediği ve hatların boş kalmasına sebebiyet vermediğinin, kamu zararı oluşmadığının tespit edildiği görülmüştür. Davalı ... ... da bu rotasyon işleminden kaynaklı mesaj içeriklerine dayalı olarak haksız rekabet iddiasında bulunulmuştur. İfade özgürlüğü çerçevesinde asıl olan, maddi gerçeğin ve yorumların her zaman açıklanabileceğidir. Davalı ...'ın bu kapsamda haksız fiil niteliğinde haksız rekabeti oluşturan eylemlerinin bulunmadığı, bu hususun davacı tarafça ispatlanamadığı kanaatine varılmış, davanın ... yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21/06/2017 tarih, Esas no: 2016/5602 Karar no: 2017/3932 sayıl ilamı ile "Davacı vekili, müvekkilinin ve davalının ... ilçesinde ... ... işlettiğini, ... ...nın ekmeğin gr. ve fiyatı konusunda tarifesi bulunduğunu ancak davalının bu tarifeye uymaksızın eksik gramajla ve düşük fiyatla satış yaptığını, böylelikle haksız rekabet yarattığını ileri sürerek ... TL maddi ... TL manevi tazminat talep etmiştir.
Davalılar vekili; ... hazırladığı fiyat tarifelerinin uygulanacak azami hadlerini gösterdiğini, tarifede belirlenen fiyatların üzerinde satış yapamayacaklarını, ancak tarife altında belirleyeceği bedelle tarifede belirlenen gramajlar ile satış yapabileceklerini, haksız rekabetin söz konusu olmadığını savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalılardan ...'nın dava konusu edilen işlemi yapan kişi olmadığından hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, tarifede yer alan fiyatların azami hadleri gösterdiği, belirlenen rayicin altında bir fiyatla satışında bir engel ve sakıncanın olmadığı, rayiç fiyatın altında satış yapılmasıyla haksız rekabetin koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA" şeklinde karar verildiği görülmüştür.
Yukarıdaki emsal içtihat ve dosya kapsamı dikkate alındığında davalı ...nın haksız rekabete ilişkin eylemi bulunmadığından, bu davalı yönünden davanın pasif husumetten reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... yönünden davanın REDDİNE,
2-Davalı ... yönünden açılan davanın Pasif Husumet yokluğundan REDDİNE
3-Alınması gerekli ...-TL harcın peşin alınan ...-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan ...-TL' nin kararın kesinleşmesinin ardından davacıya İADESİNE,
4-Davacının yaptığı masrafların kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere davacının göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ... ile davalı vekili ...'un yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/05/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza