T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/858 Esas
KARAR NO : 2024/801
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 27/12/2023
KARAR TARİHİ : 05/12/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil sigorta şirketince ... plaka sayılı araç ... Poliçe Numarası ile ....-... poliçe vadeli olarak ... Kasko Sigorta Poliçesi "Genişletilmiş Kasko" ile sigortalandığını, ... ili, ... ilçesi, ... mahallesinde ... tarihinde, sigortalı ... plaka sayılı araç dava dışı ... sevk ve idaresinde iken, dava dışı ... sevk ve idaresideki davalı şirketin maliki olduğu ... plaka sayılı aracın çarpması neticesinde hasarlandığını, davalı araç sürücüsü ... "... Sokaktan karşı sokağa geçerken durduğunu ve kontrol ettiğini, sonrasında karşıya geçerken aniden aracın önüne çıktığını ve çarpışma gerçekleşti." denilerek tutanak tanzim edildiğini, kazadan sonra müvekkil sigorta şirketince, sigortalı araç üzerinde ekspertiz incelemesi yaptırılmış ve inceleme neticesinde, sigortalıya ... tarihinde ... TL; ... tarihinde ise ... TL ödeme yapıldığını, toplam ... TL ödemeden, kasko sigortalı araca hasar veren araç ZMM'si ... olması nedeniyle, iç rücu yapılarak teminat limiti oranında ... TL tahsilat yapıldığını, ödenen tazminattan bakiye kalan ... TL' nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte araç maliki davalı şirket ile davalı araç sürücüsü ... aleyhine Antalya Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, takibe borçlulardan davalı şirket tarafından itiraz edildiğini ve takibin bu borçlu yönünden durduğunu, diğer borçlu araç sürücüsü ... hakkındaki takibin ise kesinleştiğini, ancak dava tarihi itibari ile icra dosyasından herhangi bir tahsilat bulunmadığını, yargı harç ve giderleri ile yasal vekalet ücretinin davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ... (...)'nin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, davacı tarafından pasif husumet müvekkil ... (...)'nin kazaya konu aracın işleteni olduğundan bahisle müvekkil şirkete yöneltildiğini, davalı ... (...) kazanın meydana gelmiş olduğu tarihte davalı ...'ün sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracın işleteni olmadığını, davaya konu trafik kazası ... tarihinde davacı tarafından sigortalanmış ... plaka sayılı araç ile davalı ... (...)'nin ruhsat maliki olduğu ... plaka sayılı araç arasında meydana geldiğini, ... plaka sayılı araç ... tarihinde uzun dönemli olarak 12 ay 7 günlüğüne dava dışı 3. şahıs şirket ...'ne (VKN: ...) uzun dönemli olarak kiralandığını, aracın uzun dönemli olarak kiralanması neticesinde davalı müvekkil ... (...)'nin araç üzerinde fiili hakimiyeti kalmamış, aracın işleten sıfatı dava dışı kiracı ...'ye geçtiğini, davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı taraf ilk olarak dava dışı ... şirketine karşı itirazın iptali davası ikame etmesine rağmen, tahkikat aşamasında aracın uzun süreli kiralama sözleşmesi ile davalı şirkete kiralandığı anlaşılarak davayı ıslah etmek suretiyle davalının işleten olması nedeniyle davalıya karşı alacak davası niteliğinde olduğunu iddia etmiştir.
Davacı taraf, ... Poliçe Numarası ile sigortaladığı ... plaka sayılı araç ile davalı şirketin işleteni olduğu ... plaka sayılı araç arasında meydana gelen kazadan dolayı sigortalısına ödediği hasar bedelinin davalı ... şirketinden rücu etmek istemektedir.
Davalı ... plaka sayılı araç işleteni şirket cevap dilekçesi sunmamakla, dava dilekçesindeki tüm iddiaları kanunen reddetmiş kabul edilmiştir.
2918 sayılı KTK'nın 85 inci maddesi uyarınca; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. Aynı Kanun'un 3 üncü maddesi gereğince işleten; araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.
Dava dışı ... şirketi tarafından dosyaya sunulan ... tarihli uzun süreli kiralama sözleşmesinden dava konusu ... plaka sayılı aracın kaza tarihinde davalı şirkete kiralandığı anlaşılarak, davalı ... şirketinin araç işleteni sıfatı ile davada davalı sıfatı yer alması gerektiği kabul edilmiştir.
Davacının, taraf değişikliği talebi sonrası davalı tarafa karşı zorunlu arabuluculuğa başvuru şartını yerine getirdiği görülmüştür. Davalı taraf değişikliği dava ikame edildikten sonra gerçekleştiğinden arabuluculuk başvuru şartının usulüne uygun olduğu kabul edilmiştir.
Türk Borçlar Kanunu m. 50 gereği; Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verildiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu kazada kusur yönünden yapılan araştırmada,
Mahkememizce kusur oranlarının tespiti ile şartları oluşmuşsa davacının talep edebileceği rücu tazminatının belirlemesi için dosyamız bilirkişiye tevdi edilmiş, ... tarihli raporunda “davalının işleteni olduğu ... plakalı otomobil sürücüsü ...' ün; ... sokak üzerinde ... sokak istikametinden ... sokak istikametine seyir halinde bulunduğu esnada ... sokak kavşağına geldiği, KAVŞAĞIN KONTROLSÜZ KAVŞAK OLMASI nedeniyle SAĞINDA BULUNAN ... sokak istikametinden araç gelip gelmediğini kontrol etmesi ve gelen araç varsa geçişini beklemesi ve İLK GEÇİŞ HAKKINI vermesi gerekirken YOLU YETERİ KADAR KONTROL ETMEDİĞİ ve ... sokak üzerinde ... istikametinden ... caddesi istikametine seyir halinde ... sk. Kavşağına gelen davacının sigortaladığı ... PLAKALI OTOMOBİLİN GEÇİŞİNİ BEKLEMEDİĞİNDEN kazanın meydana geldiği” gerekçeleriyle davalı sürücünün kazada tam kusurlu olduğunu bildirmiştir.
TBK 74. maddesinde “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz." hükmüne yer verilmiştir. "TBK.74 maddesinde haksız eylemin “kusur” öğesi konusunda hukuk hakimine tanınan yetkiler iki bölüm olup, birincisi “kusur bulunup bulunmadığına”, öteki “kusurun derecesini ve zararın tutarını belirlemeye” ilişkindir. Maddenin ilk cümlesine göre “kusurun varlığını” araştırmada yetkileri sınırlı olan hukuk hakimi, maddenin ikinci cümlesine göre “kusurun derecesini ve zarar tutarını belirlemede” tam bağımsız kılınmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 266/1. maddesinde "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz." hükmüne yer verilmiştir. Trafik kazasına etki eden ve tarafların kusur durumlarının belirlenmesinde rol oynayabilecek olan araç hızlarının tespiti, aracın teknik özelliklerine göre kazanın oluş şeklinin belirlenmesinde zorunluluk bulunması vs. gibi bir durum yoksa, kazadaki kusur oranlarını belirlemenin teknik bilgiyi gerektiren bir yönü bulunmamaktadır.(Aynı yönde bkz. Yargıtay 17. H.D. 2019/2909 E. 2020/7805 K.)
Buna göre yukarıda anılan TBK 74 maddesi ile HMK 266. maddeleri ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin anılan kararları bir arada değerlendirildiğinde kusur oranlarının belirlenmesi konusunda mutlak rapor alınması zorunlu olmadığı gibi bu alınan raporların da herhangi bir şekilde bağlayıcılığı bulunmamaktadır, dosya arasındaki bilgilerden kazanın ne şekilde gerçekleştiği belirlenebiliyor ise kusur oranın hâkim tarafından belirlenmesi gerekmektedir.
Mahkememizce tarafların bilirkişi raporuna itirazları da değerlendirilerek, kusur yönünden raporun mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli, yasaya ve oluşa uygun olduğu, raporun ve kaza tespit tutanağının kusur değerlendirmesi yönünden mutabık nitelikte olduğu, kazada davalının işleteni olduğu ... plakalı otomobil sürücüsünün ... sokak üzerinde ... sokak istikametinden ... sokak istikametine seyir halinde bulunduğu esnada ... sokak kavşağına geldiğinde, KAVŞAĞIN KONTROLSÜZ KAVŞAK OLMASI nedeniyle SAĞINDA BULUNAN ... sokak istikametinden araç gelip gelmediğini kontrol etmesi ve gelen araç varsa geçişini beklemesi ve İLK GEÇİŞ HAKKINI vermesi gerekirken YOLU YETERİ KADAR KONTROL ETMEDİĞİ ve ... sokak üzerinde ... istikametinden ... caddesi istikametine seyir halinde .... sk. Kavşağına gelen davacının sigortaladığı ... PLAKALI OTOMOBİLİN GEÇİŞİNİ BEKLEMEDİĞİNDEN kazanın meydana geldiği anlaşılmakla; dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalının işleteni olduğu araç sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacının sigortaladığı araç sürücünün ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı takdiren kabul edilmiştir.
Dava konusu kazada, davacının sigortaladığı araçtaki hasar bedeli yönünden yapılan araştırmada, ... tarihli raporundan, davacının sigortaladığı araçtaki hasar bedelinin ... TL olabileceği, davacının ... TL’lik kısmını davalının işleteni olduğu aracın ZMMS sigortacısından rücu ettiği, bakiye ... TL rücu edilebilecek bedel kaldığı, davalı araç işletenin davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile ... tarihinde ... ve ... plakalı araçların arasında meydana gelen kaza nedeniyle ... TL bakiye hasar bedelinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz oranında faiz işletilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken ... TL nisbi harçtan davacının yatırdığı ... TL peşin harç, ... TL tamamlama harcı olmak üzere toplam ... TL’nin mahsubu ile kalan ... TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; arabuluculuk gideri olan ... TL’nin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yatırılan toplam peşin harç ... TL’nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde dökümü bulunan toplam ... TL masrafın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan gider avansının resen HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere davacının göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
6-Davacı kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT ye göre hesaplanıp takdir olunan ... TL nisbi vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/12/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır