T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/133
KARAR NO : 2025/10
DAVA : İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/02/2024
KARAR TARİHİ : 07/01/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın davalılar aleyhine Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından icra takibi başlattığı, davalı ... ile müvekkili banka arasında imzalanan kredi sözleşmelerinin bulunduğu, diğer davalı ...'in sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, borcu gösterir ihtarname ve hesap özetinin ekte sunulduğu ilgili hesap tablosu ve sözleşmelerin incelenmesiyle müvekkili bankanın alacağının açık olarak görüleceği davalıların borca ve faizine itiraz ettikleri, tarafların imzaladıkları sözleşmeye göre uygulanacak faizin belirlendiği, ayrıca TCMB duyurusu uyarınca ... tarihinden itibaren KMH, kredi kartı, ... için uygulanacak azami akdi ve temerrüt faizi oranlarının TCMB tarafından belirlendiği, takipte uygulanan faiz oranının yasaya uygun olduğu, arabuluculuk başvurusunda anlaşma sağlamadığı belirtilerek haksız itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalılar davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası yönünden İİK'nun 67. Maddesi gereği itirazın iptali istemine ilişkindir.
Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı banka tarafından, davalı borçlular ... ve ... aleyhine asıl alacak, işlemiş faiz, masraf tutarı ve işlemiş faizin gider vergisi olmak üzere toplam ... TL alacak için girişilmiş icra takibi olduğu, ayrıca takip dosyası ile 22 adet çek yaprağının ... tutarı ...-TL çek ... bedelinin tahsilinin de talep edildiği, ... tarihinde davalı borçluların itirazı üzerine takibin durdurulduğu, İİK'nun 67. Maddesi gereği yasal 1 yıllık süre içerisinde eldeki davanın açıldığı görülmüştür.
Mahkememizce davacı bankadan krediye ilişkin dava konusu belgeler getirtilerek dosyamız bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş bankacı bilirkişi ... tarihli raporunda sonuç olarak; " Davalı ...'in takip talebinde (...) madde başlığında talep edilen davacı bankadan kullandığı kredili mevduat kredisinden doğan borcunun ... tarihinde temerrüt halinde bulunduğu dikkate alınarak ... takip tarihi itibariyle hesaplanmsı:¸
Tablo özetlendiğinde, davacı bankanın davalının kullandığı kredili mevduat kredisinden doğan alacağı takip tarihi itibariyle:
... Asıl alacak
... İşlemiş akdi ve temerrüt faizi
... Gider Vergisi olmak üzere toplam ... TL. bulunmaktadır.
Talep sınırları dikkate alındığında banka alacağı:
... Asıl alacak
... İşlemiş akdi ve temerrüt faizi
... Gider Vergisi olmak üzere toplam ... TL. olmaktadır.
Takip tarihinden itibaren asıl alacak ... temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisine tabidir.
Takip tarihinden itibaren asıl alacak ... temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisine tabidir.
Davalı ...'in takip talebinde (...) madde başlığında talep edilen davacı bankadan kullandığı ticari kredi kartı kredisinden doğan borcunun ... tarihinde temerrüt halinde bulunduğu dikkate alınarak ... takip tarihi itibariyle hesaplanması:
¸
Tablo özetlendiğinde, davacı bankanın davalının kullandığı kredili mevduat kredisinden doğan alacağı takip tarihi itibariyle:
... Asıl alacak
... İşlemiş akdi ve temerrüt faizi
... Gider Vergisi olmak üzere toplam ... TL. bulunmaktadır.
Talep sınırları dikkate alındığında banka alacağı:
... Asıl alacak
... İşlemiş akdi ve temerrüt faizi
... Gider Vergisi olmak üzere toplam ... TL olmaktadır.
Takip tarihinden itibaren asıl alacak ... temerrüt faizi ve faiz üzerinden "%5 gider vergisine tabidir.
Davalı ...'in takip talebinde (...) madde başlığında talep edilen davacı bankadan kullandığı taksitli krediler ve nakdi çek kredisinden doğan borcunun ... tarihinde temerrüt halinde bulunduğu dikkate alınarak ... takip tarihi itibariyle hesaplanması:
¸
Tablo özetlendiğinde, davacı bankanın davalının kullandığı taksitli ticari krediler ve tazmin edilen çek yapraklarından doğan takip tarihi itibariyle banka alacağı:
... Asıl alacak
... İşlemiş akdi ve temerrüt faizleri
... İşlemiş faizlerin gider vergisi
... İhtar masrafı olmak üzere toplam ... TL. bulunmaktadır.
Takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarının
.../... no.lu taksitli krediden doğan ... TL kısmı %49,764
.../... no.lu taksitli krediden doğan ... TL. kısmı %33,072
Nakdi Çek kredisinden kaynaklı ... TL. kısmı ise %56,64 Oranları üzerinden temerrüt faizine ve faizler üzerinden %5 gider vergisi işletilmesine tabidir.
Davalı kefil ...'in kefalet sorumluluğu
Davacı banka tarafınca, davalı asıl kredi lehtarı ...'e kullandırılan yukarıda ayrıntılı gösterilen kredili mevduat hesabı, ticari kart kredisi, taksitli krediler ve nakdi çek kredisinden doğan davacı banka alacağının davalı kefil ...'in kefalet limiti içerisinde bulunması nedeniyle, davalı kefil ...'in banka alacağının tamamından ve kendi temerrüdünden sorumlu bulunmaktadır.
Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ... tarihi itibariyle temerrüt halinde bulunan davalı ...'in kefalet sorumluluğu yukarıda asıl borçlu ... için yapılan hesaplamalar ile aynı bulunmaktadır.
Gayri nakdi Çek kredisinden depo talebi:
Davacı banka tarafından davalı ...'e banka nezdindeki ... numaralı ticari mevduat hesabı üzerine keşide edilmek üzere teslim edilen çekler için 2023 yılı ... TL. olan yasal ... karşılığında kat ihtarnamesinde 31 adet çek için ... TL. ve takip talebinde ise 22 adet çek yaprağı için ... TL'nin depo edilmesi talep edilmektedir. Kat tarihi ... tarihi itibariyle ... adet ve kat tarihini takiben ve takip tarihi öncesinde 8 adet çek yaprağı tazmin edilerek hamillerine ödenerek nakdi çek kredisine dönüşmüştür.
Talebimiz üzerine tarafımıza tevdi edilen davacı bankanın çek raporlama kayıtlarına göre yukarıda ilgili bölümde yazılı numaraları havi 22 adet çek yaprağının takip tarihi itibariyle davacı banka için risk teşkil ettiği ve ... takip tarihi itibariyle 22 x ... TL. Olmak üzere toplam ... TL'nin . Genel Kredi Sözleşmesinin ... maddesi uyarınca tedbir mahiyetindeki depo edilmesinin talep edildiği, davalı kefil ...'in de sözleşme uyarınca depo talebinden kefaleten sorumlu bulunduğu, bu durumda davalıların 5941 sayılı Çek yasasının çek yaprağı baskı tarihinden itibaren beş yıllık başvuru süresi dikkate alınması kaydı şartıyla davalılar depo talebinden sorumlu bulunmaktadırlar." şeklinde görüş bildirdiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık; davalıların Genel Kredi Sözleşmesi ve Teminat Sözleşmelerinden kaynaklı olarak Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında borçlu olup olmadığı, var ise miktarının tespitine ilişkindir.
Akdi ilişkinin incelenmesinde; davacı bankanın ... şubesi ile davalı ... arasında ... tarih ... TL limitli ... tarih ve ... TL limitli, ... tarihli ... TL limitli çerçeve niteliğinde Genel Kredi ve Teminat Sözleşmeleri imzalandığı, diğer davalı ...'in kredi sözleşmelerinin devamı kefalet sözleşmelerini sözleşme tarihi ve limiti üzerinden müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, davalı ...'in ... tarihli ... TL ve ... tarih ve ... TL kefalet sözleşmelerine davalı asıl borçlu ...'in eş sıfatıyla muvafakat ettiği ancak ... tarihli ... TL kefaletine ilişkin davalı ...'in eş sıfatıyla davalı ...'e muvakatinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Kefalet sözleşmesi davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 581 ila 603. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kefalet sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu'nun 581. maddesinde “kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşme” şeklinde tanımlanmıştır. Kanunda yer alan bu tanıma göre kefalet sözleşmesi, alacaklı ile kefil arasında kurulan ve alacaklıya kişisel güvence sağlayan bağımsız nitelikte bir borç ilişkisidir.
6098 Sayılı TBK 583.Maddesinde; "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler.
Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz." düzenlemesi mevcuttur.
6098 Sayılı TBK 584. Maddesinde "Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.
Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumlu olacağı miktarın artmasına veya adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine ya da kefil yararına olan güvencelerin önemli ölçüde azalmasına sebep olmayan değişiklikler için eşin rızası gerekmez..." düzenlemesi mevcuttur.
Davacı banka ile davalı arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesindeki davalı ...'in kefaletinin 6098 Sayılı TBK 583. Vd. Maddesindeki yasal düzenlemeye uygun ve geçerli olduğu görülmüştür.
Her ne kadar, davalı ...'in ... tarihli ... TL ve ... tarih ve ... TL kefalet sözleşmelerine davalı asıl borçlu ...'in eş sıfatıyla muvafakat ettiği ancak ... tarihli ... TL kefaletine ilişkin davalı ...'in eş sıfatıyla muvakatinin bulunmadığı görülmüş ise de, davalı kefilin, kefalet tarihinde, diğer kredilerde eş rızası bulunurken ... tarihli sözleşmede eş rızasının alınmamış olmasının ileri sürmesi hakkın kötüye kullanılmasını teşkil edeceğinden, kefilin ... tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi kalemleri nedeniyle TBK'nun 589 maddesi uyarınca asıl borçtan ve kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumlu olacağı kabul edilmiştir. (YARGITAY 11 . HUKUK DAİRESİ Esas No: 2023/6295 Karar No: 2023/7033)
YARGITAY Hukuk Genel Kurulu'nun ESAS NO: 2017/19-1650 KARAR NO: 2019/507 sayılı ilamı ile ".....6102 Sayılı TTK’nın 8. ve 9. maddelerinin gerekçesinde; ticarî işlerde faiz oranının serbestçe tayin olunacağı hususunun Türk Ticaret Kanunu’nda temel bir ilke olarak yer alması gerektiği, ticarî işlerde temel bir kanun olarak Türk Ticaret Kanunu’nun konunun düzenlenmesi gereken yer olduğu, ayrıca bir kanunun sadece kendi kapsamındaki konuları düzenlemesi, bunlara ilişkin hüküm koyması gerektiği, bu sebeple hükmün mülga 6762 sayılı TTK’da olduğu gibi ticarî işlere özgülendiği, 6762 sayılı TTK’da kullanılan "tayin olunabilir" ibaresinin ilke ile bağdaşmayan gereksiz bir esnekliğe yer verdiği, ilkenin tam olarak öngörülebilmesi için kesin bir ifade kullanılması gerektiği, bu sebeple ibarenin "belirlenir" şeklinde düzeltildiği vurgulanmıştır.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesinde ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirleneceği hükmüne aynı maddenin 3. fıkrasında tüketicinin korunmasına ilişkin hükümlerin saklı tutulacağına ilişkin bir istisna getirilmiş ise de başkaca bir istisna bulunmamaktadır. Aynı Kanunun 9. maddesinde, ticari işlerde kanuni, anapara ile temerrüt faizi hakkında ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Anılan hükümde sözü edilen ilgili mevzuatın 3095 sayılı Kanun hükümleri olduğunun, akdi faiz oranı yönünden bir sınırlama getirmediğinin ve 6102 sayılı TTK'nın 8. ve 9. maddelerinin ticari işler bakımından özel hüküm niteliğinde olup ticari işlerde bu hükümlerin uygulanması gerektiğinin, başka bir anlatımla 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağının kabulü gerekir.
Somut olayda yanlar arasında ... tarihinde “Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi” imzalanmıştır. Sözleşmenin ... maddesinde davalının sözleşmeden doğan borcunu ödemediği takdirde alacağın muaccel hâle geldiği tarihten itibaren bunları davacı bankaya sözleşme koşullarında tamamen geri ödeyeceği tarihe kadar geçen günler için kredinin cins ve niteliğine bakılmaksızın davacı bankanın mevzuat gereğince Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’na bildirdiği kredi faiz oranlarından temerrüt tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın %50 ilavesi ile bulunacak oranda temerrüt faizi ile ödeneceği kararlaştırılmıştır.
Ne var ki Yargıtay uygulamasında bankaların Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’na bildirdikleri ancak müşterilerine uygulamadıkları akdi faizlerin temerrüt faizinin tespitinde esas alınmayacağı kabul edilmekte olup sözleşmede ayrıca bir temerrüt faiz oranı da belirlenmemiştir.
O hâlde, davacı bankanın kayıtları üzerinde konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak hesabın kapatıldığı tarih itibariyle davalının kullandığı ticari krediye uygulanan akdi faiz belirlendikten sonra temerrüt tarihine kadar bulunan alacağa akdi faiz işletilip, temerrüt tarihinden icra takip tarihine kadar sözleşmenin ... maddesindeki anlaşma uyarınca akdi faizin %50 fazlası temerrüt faizi olarak uygulanıp takip tarihi itibariyle alacak tespit edilmeli ve takipten sonra da belirlenen temerrüt faizinin asıl alacağa uygulanmasını sağlayacak şekilde takibin devamına imkân sağlanması gerekmektedir.... " şeklinde karar verildiği görülmüştür.
Yukarıda yer verilen emsal içtihat doğrultusunda Her ne kadar davacı taraf hesaplanan faiz oranlarına itiraz etmiş ise de; Dosya kapsamında mevcut davacı banka tarafından akdi faiz oranlarının o dönem itibariyle %38,28 %25,44 olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da bu oran ve %30 fazlası dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, dolayısıyla uygulanan faiz oranının sözleşme hükümlerine ve davacı bankanın cari kredi faiz oranlarına uygun olduğu anlaşılmakla, davacı itirazlarına itibar edilmemiştir. (Aynı yönde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. HD. , 2021/1299 Esas, 2021/1211 Karar)
Davacının gayri nakdi çek depo talebinin değerlendirilmesine;
5411 sayılı Bankalar Kanunu’nda “gayri nakdi kredi” kavramı tanımlanmamıştır. Ancak, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca; muhatap banka, süresinde ibraz edilen çekin karşılığının bulunmaması hâlinde yasal sorumluluk miktarına kadar ödeme yapmak; çekin karşılığının kısmen bulunması durumunda ise, kalan meblağı tamamlamakla yükümlüdür. Aynı maddede ödeme yükümlülüğü ile ilgili bu hususun, hesap sahibi ile muhatap banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir gayri nakdi kredi sözleşmesi hükmünde olduğu açıklanmıştır. Bu ödeme külfeti, sözü edilen Kanun gereğince bankalara yükletilmiş olduğundan, borçlunun bankadaki mevduatının bankaca müşterisine verilen her çek yaprağı için yasal sorumluluk miktarı ile sınırlı olarak banka lehine rehinli olduğunun kabulü zorunludur. Banka ile müşterisi arasında yapılan teminat mektubu veya çek hesabı açma sözleşmelerinde banka lehine risk gerçekleşmeden teminat mektubu bedeli veya karşılıksız çek bedelinden bankanın ödemek zorunda kalacağı meblağın depo edilmesini isteme yetkisi, söz konusu alacağın mevcut olduğunu göstermediği gibi, istenebilir olduğunu da göstermez (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun, 27.12.2017 tarih, 2016/1 E., 2017/6 K. sayılı kararı).
Tüm bu açıklamalardan ve yasal düzenlemelerden ortaya çıkan sonuç, kefaletin verildiği anda borcun belirli ya da belirlenebilir olması gerektiği, kefalet sözleşmelerindeki belirlilik ilkesi uyarınca kefil olunan açısından belirli yani ferdileştirilmiş bir borcun varlığının arandığı, kefilin yalnızca kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ile bağlı olduğu, Çek Kanununun ödeme yükümlülüğü maddesi uyarınca, hesap sahibi ile banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir gayrinakdî kredi sözleşmesi hükmünde bulunduğu, henüz risk gerçekleşmeden alacağın mevcudiyetinden de söz edilemeyeceği, belirsiz alacak için kefalet sözleşmesi kurulamayacağı, bu nedenle çek depo bedelinden hesap sahibinin sorumluluğunun bulunduğu ancak kredi sözleşmesini imzalayan müteselsil kefilin risk altındaki çek yaprakları nedeniyle bankanın Çek Kanunu uyarınca ödemesi gereken asgari miktarlarla ilgili olarak depo talebinden sorumlu olabilmesi için kredi sözleşmesinde bu yönde açık bir hüküm bulunması gerektiğidir.
Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 10/04/2017 tarih 2016/7422 Esas - 2017/2933 Karar sayılı emsal içtihatında; "kredi sözleşmesinde müteselsil kefillerin gayrı nakdi alacak için sorumlu olduklarına dair özel bir hükmün bulunup bulunmadığının üzerinde durularak sonuca göre karar verilmelidir." şeklinde belirtilmiştir.
Davacı banka ile davalı asıl borçlu ... arasında imzalanan kredi çerçeve sözleşmesinde çek depo talebine ilişkin ... maddesinde hüküm bulunduğu, kefil ...'in de sözleşme uyarıca depo talebinden kefalet sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, mahkememizce alınan yukarıda tarihi belirtilen hüküm kurmaya, mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli bilirkişi raporu da dikkate alındığında, davalıların kredi sözleşmesinden kaynaklı borçlu olduğu anlaşılmıştır. Yalnızca kredili mevduat kredisinden doğan borcun hesaplanmasında maddi hata yapıldığı ... olan gider vergisinin ... olarak hesaplandığı görülmekle mahkememizce maddi hesap hatasının düzeltilerek kredili mevduat kredisinden doğan borcun ...-TL olduğunun anlaşılması ile davalılar aleyhine açılan davanın, mahkememizce esasa alınan bilirkişi raporunda belirtilen bedeller üzerinden kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine yönelik değerlendirmede: Yargıtay 19. H.D.nin 27/02/2013 gün ve 2013/10 E. 2013/1630 K. sayılı emsal içtihatında ''...alacağın, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu gözetildiğinde, sözleşme hükümlerine göre her aşamada hesap edilebilir, likit bir alacak olarak kabulünün gerekçesine ve borçlunun itirazında haksız bulunmasına göre, 2004 sayılı kanunun ilgili maddesi doğrultusunda itirazın iptaline karar verilen, harcı yatırılarak dava konusu edilen bölüm üzerinden alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekir...'' şeklindeki emsal içtihad doğrultusunda kredi sözleşmesi nedeniyle sorumluluğunun kabulüne karar verilen borçlular aleyhine hükmolunan alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar vermek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 04/04/2018 gün, 2017/4575 Esas, 2018/1823 Karar sayılı emsal içtihadında; "...gayrinakdi kredinin deposu yönünden maktu harç ve maktu vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiği halde nakdi alacakla birlikte nispi harç ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir..." şeklinde belirtildiğinden kabul edilen çek depo bedeli yönünden davacı vekili lehine maktu vekalet ücretine hükmetmek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL; KISMEN REDDİ ile, Antalya Banka Alacakları İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı takip dosyasında,
A-Kredili Mevduat Kredisinden doğan banka alacağı yönünden;
a)Borçlu davalıların itirazlarının ...-TL asıl alacak, ...-TL işlemiş faizi, ...-TL faizin gider vergisi olmak üzere toplam ...-TL üzerinden İPTALİNE, takibin bu miktarlar üzerinden DEVAMINA,
b) Asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren % 56,64 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden % 5 gider vergisi UYGULANMASINA,
B-Ticari Kredi Kartı Kredisinden doğan banka alacağı yönünden;
a)Borçlu davalıların itirazlarının ...-TL asıl alacak, ...-TL işlemiş faizi, ... TL faizin gider vergisi olmak üzere toplam ...-TL üzerinden İPTALİNE, takibin bu miktarlar üzerinden DEVAMINA,
b) Asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren % 47,52 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden % 5 gider vergisi UYGULANMASINA,
C- Taksitli Krediler ve Nakdi Çek Kredisinden doğan banka alacağı yönünden;
a)Borçlu davalıların itirazlarının ...-TL asıl alacak, ...-TL işlemiş faizi, ... TL faizin gider vergisi, ...-TL ihtar masrafı olmak üzere toplam ...-TL üzerinden İPTALİNE, takibin bu miktarlar üzerinden DEVAMINA,
b) Asıl alacak tutarının ...-TL’lik kısmına takip tarihinden itibaren % 49,764 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden % 5 gider vergisi; ...-TL’lik kısmına takip tarihinden itibaren % 33,072 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden % 5 gider vergisi; nakdi çek kredisinden kaynaklı ...-TL’lik kısmına takip tarihinden itibaren % 56,64 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden % 5 gider vergisi UYGULANMASINA,
2-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-Davacı bankanın ...- TL’lik çek depo talebinin KABULÜNE
4-Davacının inkar tazminatı talebinin KABULÜ İLE, hükmolunun miktarın %20'si üzerinden hesaplanan ... TL inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-Gayri nakdi çek depo talebi yönünden alınması gereken ...-TL maktu karar ve ilam harcının dava açılırken davacıdan peşin olarak alınan ...-TL harçtan mahsubuna,
6-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ...-TL harçtan peşin alınan ve mahsup sonrası kalan ...-TL harcın mahsubu ile, bakiye ...-TL nin davalılardan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
7-Davacı tarafça yapılan ...-TL ilk dava gideri, ...-TL davetiye, posta masrafı, bilirkişi giderinden ibaret toplam ...-TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranı gözetilerek ...-TL yargılama gideri ile peşin alınan ...-TL harç toplamı olan ...-TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, bakiye giderin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
8-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
9-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gayri nakdi çek kredisi depo bedeline ilişkin gayri nakdi alacak yönünden ... TL maktu vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden kabul ve red oranı gözetilerek ...-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan, bakiye ...-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
11-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere davacının göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ...'ın yüzüne karşı davalıların yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/01/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza