T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/320
KARAR NO : 2025/195
DAVA : Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ : 09/06/2023
KARAR TARİHİ : 29/04/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ... tarihinde ... şirketinin ...'daki işyerinde ... marka, ... model, ... şaşe nolu aracın satın aldığını, şirket yetkilisinin araca boya koruması için seramik kaplama yaptırmak için ilgili servise götürdüğünde aracın motor kaputunun sağ üst tarafında fabrikasyon işlemi haricinde sonradan boya uygulaması yapıldığının öğrendiğini, bunun üzerine araçta hemen ...Şti'ne ... tarihinde eksper incelemesi yapıldığını ve yapılan incelemede aracın motor kaputunun sağ üst tarafından lokal boya olduğunun tespit edildiğini, bayinin eksper raporunu kabul etmemesi üzerine ikinci kez ... tarihinde bu kez de ...'ye eksper incelemesi yaptırıldığını raporda aynı şekilde aynı bölgede lokal boya olduğunun tespit edildiğini, dava konusu aracın müvekkili şirkete garantili ve araç sertifikalı olduğunu, aracın değiştirilmesi için bayiye müracaat ettiğini ancak bayinin araçta ayıp bulunduğunu kabul etmediği, yapılan arabuluculuk görüşmesinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek, satım sözleşmesinden dönülerek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi bu mümkün olmadığı takdirde satış bedelinden ayıbın yarattığı değer nispetinde indirim yapılarak bu bedelin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının beyanlarını kabul etmediklerini, lokal boyanın gözle görülebilecek nitelikte bir ayıp olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, aracın satın alma değerinin ... TL olduğu ve satış değerinin net olarak belli olduğunu bu rakam üzerinden harç ödetilmesi gerektiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, aracın hasarlara ilişkin sigorta dosyaları geldiğinde donanımlı ve yeterlilik lisansına sahip bir merkezde incelenmesini talep ettiklerini, ayıbın kullanıcı hatasından kaynaklanıp kaynaklandığının tespitinin gerektiğini belirterek davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ayıp nedeniyle misli ile değişim istemine ilişkindir.
Taraflar arasında araç satımına dair ticari ilişki mevcut olup, davalı ... şirketinin ... ..., ... Şti'nin yetkili bayi olduğu, dava konusu aracın davacı ... Şirketi tarafından satın alındığı, düzenlenen faturada ... tarihinde aracın ... TL bedelle satıldığı görülmüştür.
Davalı taraf cevap dilekçesinde davaya bakan mahkemenin yetkili olmadığını ileri sürmüş olup, yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olduğunu belirtmiş mahkememizin ... tarih .../... Esas .../... Karar sayılı ilamı ile mahkememizin yetkisizliğine dosyanın yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekili yetkili mahkemenin Antalya mahkemeleri olduğu gerekçesi ile mahkememiz kararını istinaf etmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... tarih .../... Esas .../... Karar sayılı ilamı ile davalı şirketin şube adresinin ...'da bulunduğu, sözleşme ilişkisinin ...'da kurulup ifa adresinin de ... olduğu anlaşılmaktadır. Satış işleminin yapıldığı şube adresinin, akdin yapıldığı ve ifa edildiği adresin de ... adresi olması nedeniyle, işin esasına girilerek karar vermek gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirmeyle karar verilmesi hatalı olduğu gerekçesi ile mahkememizin yetkili olduğun karar verilmesi üzerine mahkememizce yargılamaya devam olunmuştur.
Dava konusu aracın servis ve ekspertiz kayıtları celbedilmiş, uyap sistem sorgulaması üzerinden sigorta şirketleri tespit edilerek aracın hasar dosyası sorgulamaları yaptırılmıştır.
Mahkememizce bir makine mühendisi, bir sigorta eksperi ve bir nitelikli hesaplama uzmanı ile dava konusu araç üzerinde keşif yapılmış, bilirkişi heyeti ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava konusu araç ile ilgili olarak;
"*Aracın keşif esnasında yapılan tespitlerinde motor kaputunun sağ ön kısmında lokal olarak yüzeysel boya ve vernik uygulaması yapılmış olduğu belirlenmiş olup ayıplı olduğu,
*Araçtaki ayıbın basit bir muayene ile anlaşılamayacağı, gözle tespitinin bile uzmanlık alanı ve boya ölçüm cihazı gerektirdiği,
*Araçtaki ayıbın sonradan kullanımı esnasında ortaya çıktığı, basit bir muayene ile anlaşılamayacağı ve tespitinin uzmanlık alanı ile birlikte boya ölçüm cihazı gibi teknik ekipman gerektirdiği dikkate alındığında gizli ayıp olarak değerlendirilebileceği,
*Ayıbın sonradan ortaya çıktığının kabulü ve varlığı halinde bu durumun davalıların kusurundan mı yoksa davacının kusurundan mı kaynaklandığı, hususu ile ilgili olarak, aracın tescil tarihinin ... olduğu, dosya içerisindeki 2 adet eksper raporunun ... olduğu dikkate alındığında, aracın satın alınmasından çok kısa bir süre geçtiği tespit edilmiştir. Bu sebeple söz konusu ayıbın davalının kusurundan kaynakladığı görüş ve kanaatinde olduğumuz,
*Araçtaki hasarın eksper kayıtları ile uyumlu olduğu,
*Ayıbın varlığının araçtan yararlanmada herhangi bir eksiklik oluşturmayacağı sadece aracın 2. el piyasa satış rayici değerinde kayıp oluşturabileceği,
*Araçtaki ayıbın giderilmesinin mümkün olduğu, keşif esnasındaki tespitlerde de zaten giderilmiş olduğu, şayet giderilmemiş olsaydı o lokal bölgedeki hasarın durumuna göre yine aynı şekilde yüzeysel ince boya ve vernik uygulaması ile giderilmesinin mümkün olabileceği,
*Misli ile değişim kararının hukuki bir değerlendirme olduğu hukuki değerlendirme ve takdirin Yüce Mahkemede olduğu, aracın değerinde düşüşün özellikle lokal boya işlemi motor kaputu gibi aracın temel ana gövde parçası olduğu dikkate alındığında mümkün olabileceği,
*Mevcut hasar nedeniyle araçta ... TL lik değer kaybı oluştuğu," hususlarında görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce davacı vekilinin itirazları yerinde görülerek bir sigorta eksperi bir oto galerici bilirkişiden oluşan heyeti tevdi edilerek tespit edilen ayıp nedeniyle aracın değer kaybına uğrayıp uğramadığı varsa değer kaybı miktarının belirlenmesi istenilmiş, bilirkişi heyeti ... tarihli raporunda özetle; " dava konusu aracın ekspertiz sonuçları doğrultusunda motor kaputunun boyalı olduğu, bu doğrultuda tespite konu olan aracın ayıplı araç olduğu, dava konusu araçtaki değer kaybı nispetinde satış bedelinden indirim miktarının ... TL olduğu " hususlarında görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık ticari satım sözleşmesinden kaynaklı, dava konusu ... ..., ... model aracın ayıplı olup olmadığı ile ayıpsız misli ile değişim isteminin yerindeliğinin tespitine ilişkindir.
TBK'nın 207. Maddesinde satış sözleşmesi düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir.
Satış sözleşmelerindeki ayıba ilişkin hukuki düzenleme ise TBK'nın 219. Maddesindeki “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur." şeklinde denilmektedir.
6098 TBK'nın 227. Maddesinde "Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.” Alıcının genel hükümlere göre uğradığı diğer zararlar için tazminat isteme hakkı saklıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 23/1-c maddesi; "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 223/2. Maddesine göre ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.
Alıcının ayıba karşı tekeffül hükümlerinden yararlanabilmesi için muayene ve ihbar külfetini yerine getirmesi gerekir.
TTK'nın 18/3. Maddesine göre, tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılmalıdır. Elbetteki bu düzenleme bir geçerlilik şartı getirmemekle birlikte bir ispat kuralı getirmektedir. Buna göre ayıp ihbarının yapıldığı hususunun tanıkla ispatı mümkün değildir.
Öğretide ayıp satılanda, vaad edilen niteliklerin bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır(Yargıtay HGK'nın 24.05.2017 tarih, 2017/19-1633 E.- 2017/1013 K. Sayılı kararı).
Satıcının ayıba karşı tekeffül borcunun doğabilmesi için ayıbın sözleşmenin kurulduğu anda mevcut olması, ayıbın önemli olması, alıcının sözleşmenin kurulduğu anda ayıbın varlığından haberdar olmaması ve en nihayetinden alıcının kendisine düşen muayene ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerekir. Aksi halde satılan, alıcı tarafından mevcut haliyle kabul edilmiş sayılır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas No: 2023/1377, Karar No : 2024/3690 ilamında "davacının ... tarihinde, ... plakalı, ... model ... marka aracı davalı taraftan teslim aldığı, bunun karşılığında ... TL ödemiş olduğu, teslim aldıktan 7 gün sonra ... tarihinde aracı muayeneye tabi tuttuğu, alınan ekspertiz raporunda aracın sol arka kapısının boyalı olduğunun tespit edildiği, davalıya bu durumun ... tarihinde bildirilerek aracın değiştirilmesinin istendiği, davalının talebi üzerine aracın muayene için davalıya gönderildiği, uzunca bir süre muayene sonucunun davacı tarafla paylaşılmadığı, davacı tarafın da ... tarihinde noter ihtarnamesi ile ayıba karşı seçimlik haklarını bildirdiği, dava tarihine kadar davalı tarafça olumlu bir cevap verilmemiş olduğu, davacının gizli ayıbı muayene suretiyle tespit edip süresi içinde davalı tarafa ayıbı ihbar ettiği ve ayıplı malın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini talep ettiği, aynı talebini noter ihtarnamesi ile de tekrar etmesine rağmen davalı taraftan olumlu bir cevap alamadığı, alıcının ayıplı mal karşılığında seçimlik haklarından olan ayıplı malı ayıpsız misli ile değiştirilmesini istemeye hakkı olduğu, yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde dava konusu aracın ayıplı olduğunun, ayıbın gizli olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile dava konusu ... plakalı, ... Model ... Marka, ... ... model ... ... ... ... renkli aracın aynı marka ve aynı özellikli misli ile değiştirilmesine karar veren İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “...aracın" ibaresinden sonra gelmek üzere "takyidatlarından ari olarak" ifadesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, "şeklinde karar verildiği görülmüştür.
Somut olayda; dava konusu aracın ... tarihinde satın alınmış olup, aracın ön kaputundaki lokal boyanın fark edilmesi üzerine ... tarihinde eksper raporu alınarak satıcı firmaya başvurulduğu kabul edilmemesi üzerine yapılan arabuculuk görüşmesinde de anlaşmanın sağlanamadığı, davacı tarafın ... tarihinde alınan eksper raporundan sonra davalı şirkete dava konusu aracın ayıp nedeniyle misli ile değişim talebini dile getirdiği görülmüş olup, davacının durumu fark etmesinden sonra yetkili servise başvurusu dahi ayıp ihbarı niteliğinde olduğundan(Yargıtay kapatılan 19.Hukuk Dairesi’nin 04/04/2019 tarihli 2017/4068 E., 2019/2268 K. sayılı emsal kararı) muayne ve ihbarın süresinde olduğu kabul edilmiştir.
Davacı tarafça dosyaya sunulan ekspertiz raporu ve mahkememizce araç üzerinde inceleme yaptırılarak alınan bilirkişi raporu ile "Aracın keşif esnasında yapılan tespitlerinde motor kaputunun sağ ön kısmında lokal olarak yüzeysel boya ve vernik uygulaması yapılmış olduğu belirlenmiş olup ayıplı olduğu, Araçtaki ayıbın basit bir muayene ile anlaşılamayacağı, gözle tespitinin bile uzmanlık alanı ve boya ölçüm cihazı gerektirdiği, Araçtaki ayıbın sonradan kullanımı esnasında ortaya çıktığı, basit bir muayene ile anlaşılamayacağı ve tespitinin uzmanlık alanı ile birlikte boya ölçüm cihazı gibi teknik ekipman gerektirdiği dikkate alındığında gizli ayıp olarak değerlendirilebileceği," tespit edilmiştir. Dİğer bir bilirkişi raporu ile "tespite konu olan aracın ayıplı araç olduğu, dava konusu araçtaki değer kaybı nispetinde satış bedelinden indirim miktarının ... TL olduğu" hesaplanmıştır. Bu durumda satışa konu aracın ayıplı olduğu, ayıbın teslim sırasında açıkça belli olmayıp gizli ayıp mahiyetinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Davaya konu araç ... Marka sıfır (0) kilometre bir araç olup, (0) kilometre aracı ayıpsız ve hasarsız olarak satın almak isteyen alıcıya boyalı aracın satılmış olması önemli bir ayıp olup, bu davacı alıcının satılandan beklediği faydayı önemli ölçüde azaltan bir durumdur. (Emsal Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2016/4546 e. 2016/10361 k. Sayılı ilamı).Buna göre araçtan beklenen faydayı maddi ve manevi anlamda önemli ölçüde azalttığı sabit olmakla alıcının seçimlik haklardan aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep etmesinde TMK 2 maddesi ile menfaatler dengesine aykırı bir yön bulunmadığı gibi bu seçimlik hakkın kullanılması bilakis alıcının sözleşme yapmaktaki amacını gerçekleştirmektedir. Davacı tarafın sözleşmeden dönme ve bedel iadesi değil sözleşmeyi ayakta tutarak ayıpsız misli ile değişim talebinde bulunmasına göre davanın kabulü ile ayıp nedeniyle satışa konu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Diğer taraftan, davalı-ithalatçı firma ... ise aracı ...'ye ithal eden firmadır. İbraz edilen fatura ve garanti belgesinde göre ithalatçı firma davalı ... şirketinin garanti veren sıfatıyla sorumlu tutulması gerektiği, ayıplı üründen tek başına davalı-bayiinin sorumlu tutulmasının TMK'nın 2. maddesine aykırı olacağı kanaati ile davalı-ithalatçı firmanın da aracın misli ile değiştirilmesinden sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; Davaya konu ... Marka ... Model, ... Şase nolu, ... renkli elektrikli aracın ayıplı olduğunun TESPİTİ ile, Davaya konu aracın takyidatlarından ari olarak ve nakliye bedeli davalı tarafça karşılanarak, aynı marka ve modelde AYIPSIZ MİSLİ İLE DEĞİŞTİRİLMESİNE, ayıplı aracın ise davacı tarafından davalıya teslimine,
2-Alınması gerekli ...-TL harçtan peşin olarak alınan (peşin+tamamlama harcı) ...-TL harcın mahsubu ile ...-TL harcın davalılardan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğiden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre ...-TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan ... TL başvuru harcı, ... TL peşin harç (peşin+tamamlama harcı), ...-TL müzekkere, davetiye ve bilirkişi gideri ile ... TL keşif harcı olmak üzere toplam ...-TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ...-TL nin davalılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere gösterecekleri bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya taraflara iadesine,
Dair, davacı vekili ...'in yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/04/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza