T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/327 Esas
KARAR NO : 2024/805
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/04/2024
KARAR TARİHİ : 05/12/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı yan ... olup ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde bir adet villa, yine ...'nda ikiz villa ve ...'nin mobilya ve iç tadilatı için faturaya konu ürünleri almış olup cari hesapta kalan icra takibine konu borcunu ödemediğini, davalı-borçlu taraf borcu ödemediği gibi mevcut olan borca ilişkin açmış olduğumuz icra takibine ve mevcut olan borcuna da borcunu ödemediğini bilmesine rağmen ve likit bir alacak olmasına rağmen kötü niyetli olarak itiraz etmiş ve arabuluculuk sürecinde de ödeme yapmayı kabul etmediğini, davalı - borçlu, borcu bildiği ve sorumluluğu olduğu halde tarafımızca açılmış olan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek takibi durdurduğundan, eldeki dava açılmadan önce tarafımızca Antalya Adliyesi arabuluculuk bürosuna başvurulduğunu ... arabuluculuk dosya nolu arabuluculuk sürecinin olumsuz sonuçlandığına dair son tutanak ... tarihinde düzenlendiğini, tüm bu nedenlerle; borçlunun Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyaya yapmış olduğu itirazın iptali için Sayın Mahkemenizde işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı-borçlu tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :Davalı cevap dilekçesinde özetle; Söz konusu davaya konu şahsına yönelik başlatmış olduğu icra takibine istinaden cari hesaba dayalı her ne kadar takip başlatmış ise de, davacı taraf ile ... isimli mobilya ustası arasında yapılan anlaşma nedeniyle ... olan kullanıldığını ve ... isimli mobilya ustası davacı taraf ile açık hesap çalıştığı bu nedenle şahsını da bu durumun içerisine dahil ettiğini şahsına gelerek beyan ettiğini bugüne kadar tüm yapılan işlerin parasını kendisi elden teslim aldığını mobilya ustası olan ... kendisi bu durumlar ortaya çıktığında şahsına yönelik dava açıldığında yanına gelerek kendisine verginin yüklü miktarda çıktığını ve bu durumdan kendisine zarar gelmemesi için bu yola başvurduğunu şahsını kötü niyetli kullanarak benden ... ait şahsi çekimi alarak mal getireceğini beyan ettiğini ben de buna istinaden çek kestim kendisi bu durumu kötü niyetli olarak kullandığını yanıma gelerek söyledi ve bu durumu düzelteceğini beyan ettiğini, tüm bu durumlar meydana gelirken olacaklardan bir haber mobilyacı ustası ...'nin şahsına yönelik başlatılan cari hesap üzerinden icra takibi ile başladığını akabinde mobilyacı ustası yanıma gelerek şahsıma yönelik başlatılan icra takibinin kendisi tarafından çözüleceğini bu duruma kendisinin sebep olduğunu yanıma gelerek anlatmış ben bu duruma istinaden kendisine güvenerek tüm yapmış olduğu işlerin karşılığını peşin olarak verdiğimi akabinde peşin ödediğim halde şahsım dan çek aldığını, davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı taraf, dava konusu ... tarihli fatura bedelinin ödenmemesi üzerine Antalya Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile davalı borçluya karşı takip başlatıldığını iddia ederek itirazın iptalini talep etmektedir.
Davalı yan cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuş, kendisine dava dışı kişi ve davacının ortaklığı ile komplo kurulduğunu savunmuştur.
Taraflar arasında var olan ticari ilişkiye istinaden yapılan açık hesap cari hesap anlaşmasına bağlı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında yapılacak olan incelemenin taraflar arasındaki tüm cari hesap ilişkisi gözetilerek mi, davaya konu edilen faturalar ile sınırlı olarak ve ödeme savunması gözetilerek mi yapılması gerektiği noktasında toplanmıştır.
Uyuşmazlığın çözümü bakımından öncelikle konu ile ilgili kavramların ve yasal düzenlemelerin incelenmesinde fayda bulunmaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 89. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK’ nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır.
Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’daki cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz.
“İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Ödeme emrine itirazın iptali davası, (konusu borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan) bir eda davasıdır.
İtirazın iptali davası, takip alacaklısı tarafından, ödeme emrine (süresi içinde) itiraz etmiş (m.62) olan takip borçlusuna karşı açılır. Alacaklı davayı kazanırsa (yani, mahkeme borçlunun borçlu olduğu kanısına varırsa), mahkeme, borçlunun itirazının iptaline karar verir; işte bundan dolayı, bu davaya itirazın iptali davası denir.
İİK m.68-68/a' daki yazılı belgelerden birine sahip bulunmayan alacaklı, itirazın hükümden düşürülmesini sağlayabilmek (yani, itiraz ile duran icra takibine devam edilmesini isteyebilmek) için, yalnız itirazın iptali davası yoluna başvurabilir; icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyemez.
Buna karşılık, alacağı m.68-68/a' daki yazılı belgelerden birine bağlı olan alacaklı, itirazın iptali için mahkemede dava açmak (m.67) veya itirazın kaldırılması için icra mahkemesine başvurmak (m.68-68/a) hususunda, bir seçim hakkına sahiptir.
İtirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu yapılmış olan alacaktır; bu nedenle, itirazın iptali davası açılmadan önce, borçlu itiraz ettiği borcu tamamen öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı (HMK m.l 14/1-h) yoktur ” ( Kuru, B.: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, Eylül 2007,s.107 ).
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.
Somut olayda ise, taraflar arasında bir açık hesap borç ilişkisi bulunduğu ve borçlunun toplam ticari ilişki kapsamında tarafların ticari defter kayıtları kapsamında ödemeler de yaptığı belirtilmekte, davacı davasını yalnızca bir adet faturaya dayandırmaktadır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında, eldeki davada, ispat yükünün davacı tarafta bulunduğu, davalı tarafından yapılan ödemelerin takibe konu fatura bedeline karşılık bulunmadığını davacının yazılı delille ispatının gerektiği, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından aradaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olarak değerlendirileceği, davalı tarafça cari hesap ekstresi adı altında sunulan belgeden taraflar arasında bir açık hesap ilişkisi bulunduğu, bu itibarla takip öncesinde yapılan ödemelerin birden çok borcun vadesi önce gelene göre sıralanması gerektiği anlaşılmıştır.
Nitekim dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK.'nın 102 maddesine göre; “kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır . Birden çok borç muaccel ise ödemenin borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmış ise ödeme vadesi önce gelmiş olan borç için yapılmış olur. Bir den çok borcun vadesi aynı zamanda gelmiş ise mahsup orantılı olarak; borçlulardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır.”
Tarafların arasında açık hesap ilişkisine göre dava konusu fatura düzenlenene kadar taraflar arasındaki hesap ilişkisi bakiyesinin bulunmadığı, davalı tarafından dava konusu faturadan önceki dönem yönünden tüm borcun ödendiği, ancak dava konusu fatura bedelinin ödenmediği anlaşılmakla davalı taraf dava konusu faturada yer alan malların kendisine teslim edilmediğini iddia etmekte, davacı taraf teslim edildiğini savunmaktadır.
Uyuşmazlık miktarı tanıkla ispat sınırının üzerinde olmakla taraflar iddialarını ancak yazılı delille ispat edebilecektir. Yargıtayca kabul gören ilkeye göre mal teslim eden taraf, malı teslim ettiğini ispat yükü altındadır. Eldeki davada davacı tarafından faturaya konu ürünlerin davalı yana teslim edildiğine dair BA-BS formlarına dayanıldığı, formlar incelendiğinde dava konusu faturanın davalı tarafından BA formu ile bildirilmesiyle ürünlerin teslim alındığını gösterdiği, davalının faturaya yasal süresi içinde itirazının bulunmadığı, dolayısıyla dava konusu faturadan dolayı alım-satım sözleşmesinin gereğinin yerine getirildiği kabul edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile davalının Antalya Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden devamına,
2-İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20’sine denk gelen ... TL’nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken ... TL nisbi/maktu harçtan davacının yatırdığı ... TL peşin harç, icra dosyasında yatırılan ... TL peşin harç olmak üzere toplam ... TL’nin mahsubu ile kalan ... TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; arabuluculuk gideri olan ... TL’nin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Davacı tarafından yatırılan toplam peşin harç ... TL’nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde dökümü bulunan toplam ... TL masrafın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan gider avansının resen HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere davacının göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
7-Davacı kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT ye göre hesaplanıp takdir olunan ... TL nisbi vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1 maddesi gereğince iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı kabil kalmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/12/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır