T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/393
KARAR NO : 2025/298
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 07/05/2024
KARAR TARİHİ : 28/05/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının kullanımında olan ... plakalı aracın müvekkiline ait ... plakalı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiğini, kazada sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurluğu olduğunu, kaza sebebiyle müvekkiline ait aracın değer kaybına uğradığını, aracın onarım süresinde tamirhanede kaldığını, taraflar ile yapılan görüşmede uzlaşma sağlanamadığını belirterek şimdilik ... TL değer kaybının davalılardan tahsilini ve ... TL aracın tamirde kaldığı süre boyunca kullanılamamasından kaynaklı araç mahrumiyet bedelinin ise sigorta şirketi dışındaki davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı Sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin ... mahkemeleri olduğunu, davacının belirsiz alacak davası açmakta başvuranın hukuki yararı bulunmadığını, sigorta şirketi tarafından ... tarihinde ... TL değer kaybı bedeli ödendiğini, bu ödemeyle sigorta şirketinin sorumluluğu kalmadığını, kazada sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, değer kaybı bedelinin Genel Şartlar ekindeki formüllerle hesaplanması gerektiğini, belirterek, davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, haksız fiil niteliğindeki trafik kazası nedeniyle kusurlu olduğu belirtilen araç maliki ve ZMMS'ı aleyhine açılan değer kaybı ve araç mahrumiyetine dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Öncelikle davalının yetki ve zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmesi gerekmiştir.
6098 sayılı BK.'nın 72. maddesinde haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararın tazmini istemi ile açacağı davaların, zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 2 ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu belirtilmiştir. Bunun yanında, 2918 sayılı KTK.nun 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar." hükmüne, yine aynı kanunun 109/2 maddesinde ise, "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir. 2918 sayılı Kanunun anılan madde hükmünde, gözden kaçırılmaması gereken husus, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin, tazminat talebi ile açılacak davalar için de geçerli olabilmesinin, sadece eylemin Ceza Kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Bu düzenlemenin iki ayrı sonucu bulunmaktadır. Söz konusu yasa hükmü, ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte; bunun dışında, fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı, hatta böyle bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır. Dahası, söz konusu hükümde, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından sürücü ve diğer sorumlulular (örneğin işleten) arasında bir ayrım da yapılmamış, böylece kuralın bunların tümü için geçerli olduğu, hepsi için aynı zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür. (HGK'nın 10.10.2001 gün 2001/19-652-705 ve HGK'nın 16.04.2008 gün, 2008/4-326-325 sayılı kararları ile uzamış ceza zamanaşımı benimsenmiştir.)
Davalı tarafın yetki itirazının değerlendirilmesinde; 6100 sayılı HMK'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin birinci fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." Yine aynı Kanunun 16. maddesinde ise "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır.
6100 sayılı HMK'nın haksız fiillerde yetkiyi düzenleyen 16. maddesinde HMK'nın 7/1-2. cümlesindeki düzenleme anlamında kesin yetki sözkonusu değildir. Haksız fiil halinde HMK'nın 16. maddesi gereğince birden fazla mahkemenin yetkili kılınarak davacıya bir seçimlik hak tanınmış olduğu gözönüne alındığında, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasının bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiç birisinde açmaz ve yetkisiz bir mahkeme de açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında dava konusu trafik kazasının ... ... ilçesinde meydana geldiği, davacının yerleşim yerinin ... olduğu görülmekle davalının yetki itirazının reddine karar verilerek davanın esasına girilmiştir.
Davanın niteliği gereği Tramer'e müzekkere yazılarak dava konusu aracın daha önce kazaya karışıp karışmadığına ilişkin tüm bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Davalı sigorta şirketine, müzekkere yazılarak sigorta poliçesi ve hasar dosyası getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce kusur oranlarının tespiti ile şartları oluşmuşsa davacının talep edebileceği değer kaybı tazminatının ve araç mahrumiyet bedelinin belirlemesi için dosyamız sigorta eksperi ve trafik bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; "
Kusur yönünden;
... tarihinde meydana gelen kazada davacı araç sürücüsünün meydana gelen kazada herhangi bir kural ihlali bulunmadığı, sigortalı araç sürücüsü ...'ün arkadan çarpma (takip mesafesi) kuralını ihlal etmesi nedeniyle %100 oranında kusurlu olduğu, hususlarında görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Değer kaybı yönünden:
Açıklanan tüm gerekçeler ve değerlendirmeler ışığında; huzurdaki ihtilafa konu aracın hasarı kilometre düzeyi, boyanan parça miktarı, parça değişim adedi, aracın kullanılış şekli, aracın bu hasarından önce mevcut hasarı bulunup bulunmadığı, sigortalı ile sigorta şirketi arasında akdedilen poliçenin tanzim tarihi, gibi parametreler dikkate alınıp yapılan değerlendirmeler itibariyle araç tarafımdan fiziki olarak görülmeyip temin edilen belge (tutanak/ resimler/ fatura ve sair evraklar) doğrultusunda;
İnceleme konusu aracın ... tarihinden önce piyasa değerinin ... TL olduğu ... tarihindeki kaza olayından sonra piyasa koşulları ve şahsi kanaatimde eklendiğinde piyasa değerinin ... TL olacağı, sonuç olarak inceleme konusu araç üzerinde ... TL değer kaybı oluşacağı, sigorta şirketi tarafından ödenen ... TL'nin tenzili ile bakiye değer kaybının ... TL olduğu hususlarında görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Araç mahrumiyet bedeli yönünden:
Bahse konu kaza sonucu ... plakalı aracın makul onarım süresinin 7 gün olacağı kanaatine varıldığını,
Araç mahrumiyet bedeli tutarını hesaplayabilmek için, günlük araç kiralama hizmeti veren firmalara ait muadil bir aracın kaza tarihi baz alınarak günlük araç kiralama bedelleri araştırılmış ve dava konusu araca muadil bir aracın günlük kira bedelleri öğrenildiğini,
Yapılan araştırma neticesinde, kaza tarihinde muadil bir aracın ortalama günlük kiralama bedelinin ... TL olduğu,
Buna göre dava konusu araç için araç kiralama bedelinin 7 gün (onarım süresi) x ... TL (Günlük Araç Kiralama bedeli) = ... TL olduğu gerekli amortismanlar, yağ bakım bedellerinin düşülmesi sonucu KDV dahil ... TL" hususlarında görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde;
Türk Borçlar Kanunu m. 50 gereği; Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verildiği anlaşılmaktadır.
Yargıtay 4. Ve 17.Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları dikkate alınarak araç değer kayıpları için kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre vasıtanın kazadan önceki rayici ile onarım sonrası değeri arasındaki farkın araç değer kaybı olarak belirlenmesi gerekmektedir. ( Yargıtay 4. H.D'nin16/11/2020 tarih, 2019/5555 Esas ve 2020/7040 Karar; 29/09/2021 tarih 2021/16438 Esas, 2021/5771 Karar; Yargıtay 17. HD. 16/11/2020 2019/5555 Esas, 2020/7040 Karar)
Davaya konu kaza, ... günü davalı ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... Mah. ... caddesinde üzerinde seyir halinde bulunan davacının yönetimindeki ... plakalı otomobile çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, hükme esas alınan ... tarihli bilirkişi heyet raporuna göre ... plakalı araç sürücüsü ...'ün takip mesafesine uymama kuralını ihlal ettiği, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ün herhangi bir kural ihlalinin tespit edilemediği anlaşılmıştır. Dava konusu aracın hasar geçmişine ilişkin tüm bilgi ve belgeler (tramer kaydı, sigorta şirketlerinde oluşturulan hasar dosyası, trafik tutanaklar ve fotoğraflar vs) ilgili yerlerden getirtilerek aracın markası, modeli,yaşı, kilometresi ve değere etki eden diğer özellikleri de dikkate alınarak dava konusu aracın kaza öncesi serbest piyasa koşullarındaki 2. el değeri ile aracın onarım sonrası serbest piyasa koşullarındaki 2. el değeri (kaza sonrası onarımla değişen orijinal parçalar varsa bunların araca kattığı değer de dikkate alınarak) arasındaki farkın belirlenmesi yöntemiyle yapılan değerlendirmede bakiye ... TL değer kaybının olduğu, yine dava konusu ... plakalı aracın makul onarım süresinin 7 gün olduğu ve kaza tarihinde muadil bir aracın ortalama günlük kiralama bedelinin ... TL olduğu belirtilerek kiralama bedeli üzerinden gerekli amortismanlar düşüldükten sonra Kdv dahil ...-TL olduğu tespiti yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu ... plakalı araç sürücüsünün ... tarihinde meydana gelen kazada bir kusurunun bulunmadığı ve aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımlarının özelliği dikkate alındığında bakiye ...-TL değer kaybının ve ...-TL mahrumiyet bedelinin oluştuğu ve davacının davasını ... tarihinde ıslah ettiği anlaşıldığından davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B 2/a maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir.
YARGITAY 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/14729 Esas, 2019/6898 Karar sayılı ilamında ".... ilke olarak davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmış ise bundan 8 iş günü sonrasında, başvuru yapılmamış ise dava tarihi itibarıyla, belirlenen tazminat alacağının tamamı için anılan tarihlere uygun faiz uygulanması gerekir. Somut olayda; davalı sigorta şirketi tarafından davacı tarafa ... tarihinde ödeme yapıldığı anlaşılmakla sigorta şirketine başvuru tarihi belirlenememesine göre, davalının ödeme tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerekir...." şeklinde karar verilmiştir.
Somut olayda davacı vekilinin sorunlu belgelerle değer kaybı bedelinin ödenmesi için ... tarihinde sigorta kuruluşuna başvurduğu, sigorta şirketinin 8 iş günü içinde ... tarihinde ödeme yaptığı ve temerrüt tarihinin ... olduğu, diğer davalı yönünden ise haksız fiil tarihinde temerrüdün gerçekleştiğinin kabulü ile, bu tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE, değer kaybı olarak ...-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitinden bakiye kalan ...-TL ile sınırlı olmak kaydı ile temerrüt tarihi olan ... tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihi ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
2-Araç mahrumiyet bedeli olarak ...- TL maddi tazminatın davalı ...’ den kaza tarihi ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
3-Alınması gereken ... TL harcın peşin alınan (ıslah ile birlikte) ...-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan ... TL'nin istek halinde davacıya İADESİNE,
4-Davacının yapmış olduğu bilirkişi ücreti posta ve müzekkere ücretinden ibaret ...-TL yargılama gideri ile ... TL ilk dava gideri (ıslah ile birlikte alınan) olmak üzere toplam ... TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili (davalı sigorta şirketi bakiye ... TL poliçe limitleri dahilinde ...-TL ile sorumlu olmak üzere) ile davacıya VERİLMESİNE,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili (davalı sigorta şirketi yönünden bakiye ... TL poliçe limitleri dahilinde ...-TL ile sorumlu olmak üzere) ile davacıya VERİLMESİNE,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (davalı sigorta şirketi bakiye ... TL poliçe limitleri dahilinde ...-TL ile sorumlu olmak üzere) HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere tarafların göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya taraflara İADESİNE,
Dair, davacı vekili ...'in yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar miktar itibariyle KESİN olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/05/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza