T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/476 Esas
KARAR NO : 2025/314
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili
Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Alacak)
DAVA TARİHİ : 06/06/2024
KARAR TARİHİ : 04/06/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Alacak) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili, ... tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalı bankanın yapmış olduğu sözleşmenin maktu sözleşme olup müvekkilinin sözleşmeye herhangi bir müdahalesinin mümkün olmadığını, TBK 20. Maddesi ve devamı genel işlem koşullarına göre Yargıtay'ın güncel içtihat haline getirmiş olduğu kararlarda, miktar ve oran konusunun sözleşmede açık ve anlaşılır şekilde müzakere edilmesi gerektiğine, miktar ve oran konusunda anlaşma yapılmamış ise genel işlem koşullarının oluşmadığına hükmedildiğini, Davalı Bankanın, müvekkilinin ... ile biten ticari kredi kartından ... tarihinde ... TL, ... TL, ... TL ve ... TL toplam ... TL ... adı altında kesinti yapıldığını, ancak bu tarihte müvekkiline herhangi bir bireysel emeklilik (BES) yapılmadığının E- Devlet çıktısında da açıkça görüldüğünü, kullanmış olduğu krediler için ticari hesabından zaten Hayat Sigortası kesintileri yapılmış olduğu halde müvekkilinin talebi ve isteği olmadan ... tarihinde toplam ... TL ... adı altında tek taraflı kesinti yapıldığını, haksız alınan bu ücretlere ilişkin şimdilik fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile ... TL'nin TTK 9. Maddesi gereği kesinti tarihlerinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile iadesine karar verilmesini talep ettiklerini, Davalı bankanın yine müvekkilinin ticari hesabından Limit Tesis Ücreti adı altında ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL ve ... tarihinde ... TL kesinti yaptığını, ancak müvekkilinin bu tarihlerde herhangi bir ticari kredi kullanmadığını veya herhangi bir limit yükseltilmesi de yapılmadığını, müvekkilinin kullanmış olduğu kredilerden zaten Dosya Masrafı adı altında kesintiler yapılmış olduğu halde TCMB 2020/4 Sayılı Tebliğe ve Sözleşmeye aykırı alınan Limit Tesis Ücretlerine ilişkin şimdilik fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile ... TL'nin TTK 9. Maddesi gereği kesinti tarihlerinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile iadesine karar verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
ALACAĞI TEMLİK EDEN DAVALI VEKİLİ DİLEKÇESİNDE, Davacı tarafından müvekkil banka ile yapmış olunan sözleşmeler kapsamında; ...-...-... BIRDOSYA ürünü kullandırıldığını, davacı tarafın hiçbir baskı altında kalmadan ve kendi isteğiyle söz konusu sözleşmeleri imzaladığını ve kesintilerin de yapılmasını kabul etmiş bulunduğunu, TBK m. 26'da ve Anayasada bir sözleşmenin taraflarının, kanunda öngörülen sınırlar içerisinde, sözleşmenin içeriğini özgürce belirleyebileceklerinin düzenlendiğini, dolayısıyla müvekkil banka ile borçlu/davacı arasında imzalanan sözleşmeler kapsamında yapılmış olan kesintilerin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı tarafından dava dilekçesinde kendisinin onayı olmadan kesinti yapıldığı iddia edilmiş olsa da söz konusu kesintilerin borçlu ile görüşülüp anlaşılarak imza edilmiş olan sözleşmeler uyarınca yapıldığını, Davacı tarafın, iddialarını ispatlamakla yükümlü olup söz konusu kesintilerin yapılması sırasında bankaya karşı itirazda bulunmayıp işbu kesintilerin üzerinden 3 yıl gibi bir süre geçtikten sonra huzurdaki davayı ikame etmesinin açıkça kötü niyetli olduğunu belirterek, izah edilen nedenlerle, huzurdaki davanın öncelikle hukuki yarar ve alacak davasının koşulları oluşmadığından dava şartı yokluğundan ve usule ilişkin itirazları nazara alınarak usulden reddini, mahkemeniz aksi kanaate ise davacı yanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının esastan reddini talep etmiştir.
ALACAĞI TEMLİK ALAN DAVALI VEKİLİ DİLEKÇESİNDE; ... ile ... arasında ... tarihinde imzalanan temlik beyannamesi ile, davacı ...'in taraf olduğu Antalya Banka Alacakları İcra Dairesi .../... E. sayılı ilamsız takip, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi .../... E. sayılı alacak ve Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesi .../...-.../... E. sayılı istihkak konulu dosyaların temlik edildiği belirlendiğini, Davalı ... şirketi tarafından dosyaya davalı taraf olarak eklenmesi talep edilmiş, cevap dilekçesi sunmamıştır.
... Müzekkere cevabı dosyaya eklenmiştir.
Bankacı bilirkişiden rapor alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalı bankadan kullandırılan ticari krediler nedeniyle haksız tahsil edildiği iddia edilen hayat sigortası kesintileri ve limit tesis ücreti kesintilerine ilişkin alacak istemine ilişkindir.
09.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan 2006/1 sayılı Tebliğin 6/2. maddesi “Bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar” şeklinde değiştirilmiştir. Bu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken anılan düzenleme gereğince ilan ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, yapılmamışsa emsal banka uygulamaları araştırılması, alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 11. HD., 2018/3567 Esas, 2018/5113 Karar)
Mahkememizce, taraf delilleri toplanmış, emsal kesintileri gösterir bilgi/belgelerin dosyaya girebilmesi amacıyla bankalarla yazışmalar yapılmış, gelen belgeler dosyaya alınmıştır.
Kural olarak belirtmek gerekir ki; 6098 sayılı TBK'nın yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihinden önce akdedilmiş olan sözleşmeler, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1. maddesinde düzenlenen ''Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' hükmü uyarınca; sözleşme tarihi itibariyle 818 sayılı BK yürürlükte ise bu kanunun ilgili hükümlerinin uygulanması gerekir. (Yargıtay 11. HD., 2018/3594 Esas, 2018/5920 Karar)
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. Maddesinde ise genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleri olarak tanımlanmış, aynı Kanun'un 21. maddesinde ise, karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlı olduğu, aksi takdirde, genel işlem koşullarının yazılmamış sayılacağı, sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşullarının da yazılmamış sayılacağı düzenlenmiştir. Genel işlem koşulu olduğu tespit edilen sözleşme hükümlerinin, sözleşmenin kapsamında kalması için, bu hükümlerin, taraflar arasında sonuca etkili şekilde müzakere edilmiş ve düzenleyenin genel işlem koşulu hakkında yaptığı bilgilendirmenin açık olması gerekir. Aksi takdirde, genel işlem koşullarının yazılmamış sayılacağı tartışmasızdır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 17/01/2017 tarih ve 2016/981 Esas ve 2017/293 Karar) 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. ve devamı maddelerinde düzenlenen genel işlem koşulları, ancak Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra akdedilen sözleşmelere uygulanacak olup taraflar arasındaki 2009 ve 2010 yıllarına ait genel kredi sözleşmelerinin, kanunun yürürlük tarihinden önce akdedildiği gözönüne alındığında 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. ve devamı maddelerinde düzenlenen genel işlem koşullarının bu sözleşmelere uygulanmasının mümkün bulunmadığından bu yöndeki istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06/01/2014 tarih ve 2013/10503 Esas ve 2014/70 Karar)
Bu temel belirlemeler ışığında, mahkememizce dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir.
... tarihli bankacı bilirkişi raporunda özetle; limit tesis ücreti olarak bankanın ... TL tahsil ettiği, bilirkişi tarafından tahsil edilebilecek ücretin ... TL olarak tespit edildiği, buna göre bankanın ... TL fazla tahsilat yaptığı ve müşteriye iadesinin gerektiği, yine ... adı altında bankanın ... TL tahsil ettiği, bilirkişi tarafından tahsil edilebilecek ücretin ... TL olarak tespit edildiği, buna göre bankanın fazla tahsilat yapmadığı, bu kesintinin yerinde olduğu hususları belirtilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, itirazlar/beyanlar alınmıştır.
Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Bilirkişi raporunun, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Mahkememizce bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. Talep ve bilirkişi raporu ile bir arada değerlendirilerek, davanın limit tesis ücreti talebi yönünden ... TL yönünden kısmen kabulüne, fazlaya dair talebin reddine, hayat sigortası kesintisine yönelik talebin reddine olmak üzere sonuç olarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;
1-Limit tesis ücreti talebi yönünden ... TL'nin ... tahsilat tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, hayat sigortası kesintisine yönelik talebin reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan davetiye, posta masrafı, bilirkişi ücreti gideri, başvurma harcı vb. yargılama gideri toplamı ... TL'nin; kabul ret oranına göre hesaplanan ... TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen miktar üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Arabuluculuk faaliyeti nedeniyle sarf edilen ... TL'nin; kabul ret oranı gözetilerek hesaplanan ... TL'sinin davalıdan, ... TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra taraflara iadesine,
Dair Davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/06/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır