T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/478 Esas
KARAR NO : 2026/583
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/06/2024
KARAR TARİHİ : 02/07/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı arasında ... tarihli sipariş sözleşmesi imzalandığını, sipariş sözleşmesi ile ... isimli makinenin ... tarihinde temin edilip teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, kurulumun davalı tarafa ait olacağını ve makinenin ... tarihinde teslim edileceğinin yazıldığını, sipariş konusu makinenin de davacı tarafından ... tarihli ... TL bedelli çek, ... tarihli ... TL bedelli çek, ... TL nakit ve ... TL 2 ay vadeli çek ile ödenmesine toplam satış bedelinin ... Euro olmasına karar verildiğini, sipariş sözleşmesinde Euro kurunun ise ... TL üzerinden olacağı kararlaştırıldığını, davacı şirkte üzerine düşen ödemeleri eksiksiz olarak yerine getirmiş olmasına karşın sipariş sözleşmesinde taahhüt edilen tarihte teslim yapılmamış olduğunu, davacı şirket yetkilisinin makinenin temin ve teslimi için defalarca görüşmesine karşın görüşmelerden sonuç alınamamış olduğunu, yapılan görüşmelerde önceleri ürün temin edilemeye çalışıldığı beyan edilmesine geçmesi sonrasında bayilik anlaşması sona erdiği için ürün tesliminin yapılmadığının belirtildiğini, davalı tarafından sipariş sözleşmesi konusu makine teslim edilmediğini, sipariş sözleşmesi ifa edilmediği için başka bir şirketten aynı marka makine daha fazla miktar ödenerek satın alınmak zorunda kalındığını, sipariş sözleşmesinde kararlaştırılan teslim tarihi olan ... sonrasında euro kurunda çok ciddi bir artış olduğunu, bu artış sebebiyle aynı makine kura bağlı olarak çok daha fazla miktarda satın alınmak zorunda kalındığını, kur farkından dolayı oluşan zararın davacının hiçbir kusuru olmamasına karşın davalı tarafın kusurundan kaynaklanmış olduğunu, davalı sipariş sözleşmesinde taahhüt ettiği tarihte teslim yapmış olsaydı davacı şirketin kur artışından etkilenmeyeceğini, davalının kusuru sebebiyle davacının çok ciddi zarara uğradığını beyanla fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere bilirkişilerce belirlendiğinde arttırılmak HMK md. 109 uyarınca kısmi dava olmak üzere şimdilik ... TL'nin sipariş sözleşmesinin ifa edilme tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı taraftan tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın ... Mahkemelerinde açılmış olması gerekirken Antalya'da açılmış olması sebebiyle mahkememizin yetkisiz olduğunu, davacının belirli olduğunu belirttiği alacak için kısmi dava açtığını, bu yönü ile fazlaya ilişkin talepte bulunamayacağını, davacı tarafın davalı ... marka makine siparişi verdiğinin doğru olduğunu, ellerindeki sipariş formunda makinenin teslim tarihinin belirtilmediğini, davacı tarafından sunulan sipariş formunda ise teslim tarihi yazılı görüldüğünü, sözleşmenin davacı tarafından feshedilene kadar elinde teslim tarihi yazılı olduğuna dair bir bilgilerinin olmadığını, kim ve nasıl eklendiği hususunda da bilgilerinin olmadığını, sözleşme olarak bahsedilmesi sebebiyle belirtmek gerekir ki sipariş formu haricinde yazılı bir sözleşme olmadığını, sipariş çerçevesinde davacıdan bir miktar para ve bir miktar çek alındığını, tüm ödemelerin TL olarak yapıldığını, çeklerin de TL olarak düzenlendiğini, dövizle sözleşme yasağının olduğunu, bundan dolayı davacının ... Eurodan bahsetmesi ve Euro ödemesi yaptığının iddia etmesinin gerçeğe ve hukuka aykırı olduğunu, bu tür anlaşmalarda uygulamanın makinenin üretimi sonrası bayi aracılığı ile alıcılara teslimi olduğunu, genel olarak net bir tarih verilmediğini, ister sipariş edilen ürünün teslimi tarihe bağlı olsun, isterse açık uçlu olsun ürünlerin bir an önce teslimi için davalının çaba sarf ettiğini, müşterinin acelesi olduğu belirtildiği için sürekli olarak üretici ile makinenin bir an önce teslimi için bu yönde çaba sarf edildiğini, üretici tarafından bir türlü makine teslim edilemeyince davacı ... yetkililerince ... firması olan ...'ta muadil makine bulunduğunu, bu makinin sipariş verilen makine yerine teslim edilip edilmeyeceğinin sorulduğunu, davalının da kabul etmesi üzerine ilgili firmaya ulaşıldığını ve sipariş verildiğini, bu yönde ... ile sözleşme yapıldığını, fakat hemen ertesi günü (... tarihinde) davacı ... tarafından makine almaktan vazgeçtiklerini, sözleşmeyi feshettiklerini ve ödenen paraların ve çeklerin iadesini istediklerinin belirtildiğini, sözleşmeyi fesheden ... Şti yaptığı tüm ödemeleri geri aldığını ve verdiği çeklerin karşılığını davalıdan almış olmasına rağmen, sonraki aşamada feshettiği sözleşmeden dolayı Euronun TL karşısında değer kazandığı iddiası ile kur farkı talebinde bulunduğunu, kur farkı talepli Antalya ... Noterliği ... yevmiye nolu ihtarname gönderildiğini, davacının teslim yönünden taraflarına ifaya yönelik herhangi bir ihtarda bulunmadan usule aykırı olarak sözleşmeyi feshettiğini beyanla öncelikle yetki itirazlarının kabulüyle dosyanın yetkili ... Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini, usul ve esas yönünden hukuka aykırı olan davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki ... tarihli satış sözleşmesi gereği davalı tarafından teslimi gereken makinenin süresinde teslim edilmemesi nedeniyle davacının aynı nitelikteki makineyi üçüncü bir kişiden daha yüksek bedelle satın aldığını ileri sürmesi nedeniyle oluşan kur farkından kaynaklı müspet zararın tazminatı istemine ilişkindir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanarak bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.
Dosyamıza sunulan ... tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; Tarafların ... tarihinde 1 adet ... Ürünü ... TL. bedel ile ... TL. nakit kalan miktar çek olarak ödenmek üzere anlaştıkları,
Ürün teslimatının gerçekleşmediği, Davacının sipariş için ürün teslimi öncesi bedel ödediği ve ödemelerin davacıya iade edildiği, ödeme ve iade işlemlerini gösteren bilgi ve belgelerin dosyada bulunmadığı, taraflar arasında kalan ana para bakiyesi bulunmadığı, uyuşmazlık konusunun iadenin güncel Euro kuru üzerinden hesaplanarak yapılması talebi olduğu, Davacının ... A.Ş isimli firmadan ... tarihli fatura ile aynı makineyi ... TL. bedel ile tedarik ettiği,
-Sipariş formuna istinaden yapılmış ödemeler ve ileri tarihte yapılan iadeler tarihi arasında Euro kuru üzerinden tarihler arası hesaplama yapılabilmesi için davacı ve davalı arasında ödeme ve iadeye ilişkin belgelerin temin edilmesi gerektiği,
Müspet zarardan bahsedilebilmesi için taraflar arasında mutabık kalınan şüpheden uzak bir şekilde ürün teslimat gününün belirli olması gerektiği, satıcı elinde bulunan sipariş nüshasında teslimat tarihi bulunmadığı, mevcut belgeler ile davalının yükümlülüğünü süresinde yerine getirmediği kanısına varılamayacağı, Yapılan detaylı piyasa araştırmaları neticesinde aynı makinenin güncel piyasa rayicinin ... EURO + KDV olduğu, Sonradan tedarik edilen makinenin üçüncü şahıstan satın alma ve sipariş tarihi olan ... ün
... ayı dikkate alındığında mevcut piyasadaki bu marka/model makineyi satan firmalardan alınan bilgiler doğrultusunda ortalama ... EURO + KDV bedelle temininin mümkün olabileceği, KDV istisnasının olduğu dikkate alındığında ... x ... = ... TL + KDV (... tarihli EURO kuru) piyasa rayicinin olduğu, ... A.Ş. nin ...-... nolu ... tarihli Proforma Faturasında da ... TL + KDV olduğu,Dolayısıyla davacının mevcut makineyi yüksek bir bedelle tedarik etmediği ve piyasa rayicinde almış olduğu, yapılan görüşmelerde mevcut ... sonradan müşteri talepleri doğrultusunda ilave donanımlar takılabileceği ve bunun da bu ana maliyetin üstüne eklenebileceği belirtilmiş olup, davacı tarafın dava dilekçesindeki - Ekte aynı ürünün bir kaç opsiyon eklenmek suretiyle ... TL'lik son faturası sunulmuştur.- şeklinde belirttiği gibi ... TL lik fatura bedelinde mevcut makineye ilave opsiyon ve donanımların eklenmiş olduğunun anlaşıldığı, Makineyi satan firmalardan alınan bilgiler doğrultusunda, teslim süresinin ellerindeki stok parça durumuna ve fabrika imalat yoğunluğuna göre farklılık gösterdiği ve ortalama 3 ay gibi bir sürede teslimatın mümkün olabileceği görüş ve kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi heyeti taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekillerinin itirazları üzerine ek rapor temin edilmiştir.
Bilirkişi heyetinin ... tarihli ek raporunda özetle; Sipariş alma ve teklif verme formu, satıcı veya yüklenici tarafından tek taraflı hazırlanıp diğer tarafa gönderilen TBK m.3 anlamında sözleşmenin esaslı unsurlarını içeriyorsa bir ÖNERİ sayılmaktadır. Form incelendiğinde, tarafları, sözleşme konusu mal, fiyatı ve ödemeye ilişkin hususları içerdiği görülmektedir. Ancak formda icabı yapan tarafta isim yer almamakta sadece imza yer almaktadır. Uygulamada bu tür tekliflerde temsilci tarafından atıldığında sadece temsilci kodu da yer alabilmektedir. Ayrıca teklifin alıcı tarafında da imza bulunduğu için artık bu bir sözleşme niteliğinde olacaktır. Teklif verenin sözleşme yapmaya temsil yetkisi olup olmadığı hususu ayrı bir durum olup, davalı taraf da sözleşme ilişkisini ve fiyatı doğrulaması ayrıca ... tarihinde dinlenen tanık ...un beyanları dikkate alındığında, taraflar arasında ... tarihinde sözleşme kurulduğu söylenebilecektir. Sözleşme niteliği alan formun davacı tarafından sunulan halinde teslim tarihi ... yazmakta iken, davalı tarafından dosyaya sunulan halinde ise herhangi bir teslim tarihi yazmadığı görülmektedir. Bu durumda, sözleşme gereği teslim tarihi 2. Derecede subjektif bir unsur olmasına rağmen taraflarca esaslı hale gelen ve uyuşmazlık oluşturan bir durum olmakla birlikte yine aynı tanığın ifadesinde ... tarihini yazdığını belirttiği için TBK m. 91 uyarınca ifa zamanı belirli vadeyi içerdiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafın noterden çektiği ... tarihli ihtarı ise hukuki nitelemesi ve takdiri yüce mahkemeye ait olmak üzere bilimsel anlamda TBK m. 125/III anlamında sözleşmeden dönme anlamına gelmektedir. Davalı taraf, davacı ile sözlü görüşmeler neticesinde yine davalı temcilsici ... vasıtasıyla ... şirketinden aynı makinenin temini için sözleşme yapılması konusunda anlaşma yapıldığı halde, davacının bundan vazgeçip yaptıkları sözleşmeyi fesih yoluna gittiğini savunmaktadır. Davalı taraf, beyan dilekçesi ekinde ... tarihli imzasız sözleşme formu sunduğu görülmektedir. Mail ortamında hazırlandığı anlaşılan sözleşme formu incelendiğinde TBK m. 3 anlamında dava dışı ... şirketinden davalı ...'ye icap niteliğinde gönderildiği anlaşılmaktadır. Söz konusu bu icapta da aynı nitelikteki makinenin yine peşin ...-Euro fiyata ... tarihinde teslim edileceği belirtilmektedir. Bilgisayar ortamında sunulduğu için dosyada yer alan icap niteliğindeki sözleşme metnini, davalı tarafça TBK m. 14/II anlamında teyit edilmiş mail sistemi veya ıslak imzalı şeklinin bulunduğunu gösteren bir delile rastlanmadığından, takdiri yüce mahkemeye ait olmak üzere kanaatimizce bir sözleşme niteliğinde görülemeyecektir. Mahkemece aksinin kabulü halinde bile tarafları 3. Kişi ... ile davalıyı ilgilendirdiği, teklifin davalıya yapılması nedeniyle doğrudan davacının sözleşmenin tarafı olmadığından bunun TBK m. 133 anlamında ... tarihli sipariş sözleşmesini yenileme sonucunu doğuran bir sözleşme olarak kabul edilemeyecektir. Yenileme için Kanunda açıkça eski borcun ortadan kaldırıldığının belirtilmesi ve yeni bir borç meydana getirilmiş olması gerekmektedir. Bu durumda dosya kapsamında sunulan şeklen icap niteliğindeki sözleşme metnini açıkça davalı ile ... şirketinin anlaşma yaptığını ortaya koymayacağı söylenebileceğinden davacının sözleşmeden ... tarihli ihtarnamenin tebliğiyle dönmüş olduğu söylenebilecektir. Davacının ... tarihli ihtarnamesinin sözleşmeyi feshetme değil, sözleşmeden dönme iradesi olduğu görülmektedir. Sözleşmeden dönme gerekçesinin satış sözleşmesine konu makinenin ... tarihinde teslim edilmemesi gösterilmiş ve bu da TBK m. 125/III kapsamında değerlendirilebilecektir. TBK m. 125/III uyarınca davacının sözleşmeye konu makineyi bir başkasından fiyat farkıyla almasına bağlı tazminat talebi için de mahkemece davalının açıklamalarının temerrüde düşmede kusursuzluğunu ispat edip etmediğinin tespitine ve gerçekten fiyat farkı şeklinde zarar görülüp görülmediğine göre belirlenebilecektir. Davalının ... şirketinden almış olduğu teklife konu makine ile ... tarihli sipariş sözleşmesindeki makinenin benzer özellikte olup olmadığı hususu bakımından kök raporda değerlendirmeler yapılmıştır. Yapılan itiraza yönelik yeniden yapılan incelemeye göre, Kök raporumuzda; detaylı inceleme ve tespitlere göre bu hususta detaylı değerlendirme yapılmıştır. Bu tespit ve değerlendirmeler sonucunda, yapılan detaylı piyasa araştırmaları neticesinde sözleşmeye konu makine ile sonradan tedarik edilen makinenin aynı özellikli makineler olduğu, Sözleşmeye konu olan ... makinenin güncel piyasa rayicinin ... EURO + KDV olduğu, Sonradan tedarik edilen makinenin üçüncü şahıstan satın alma ve sipariş tarihi olan ... ün ... ayı dikkate alındığında mevcut piyasadaki bu marka/model makineyi satan firmalardan alınan bilgiler doğrultusunda ortalama ... EURO + KDV bedelle temininin mümkün olabileceği, KDV istisnasının olduğu dikkate alındığında ... x ... = ... TL + KDV (... tarihli EURO kuru) piyasa rayicinin olduğu,Bu sebeple davacının mevcut makineyi yüksek bir bedelle tedarik etmediği ve piyasa rayicinde almış olduğu belirlenmiştir. Kök raporda sipariş edilen makine ile daha sonra doğrudan alınan makineye ilişkin dosyada yer alan faturalar detaylı incelendiğinden bu anlamda da bir görüş değişikliği olmamıştır. Davanın benzer nitelikli makinenin daha sonra kur farkından daha fazla ödenmek zorunda kalınan TL tutar farkı tazminat olarak talep edildiğinden her ne kadar ... tarihli fatura ...-TL olmakla birlikte bu tutarın içinde ilave donanım bedeli de olduğu dosyaya sunulan ... tarihli dava dışı ... şirketinin yazısından anlaşıldığından (...-...-...=) ...-TL ile arasındaki fark tutar, ...-TL olmasına rağmen teknik olarak benzer nitelikte hatta daha düşük bedelle bile temin edilebilen makine için takdiri yüce mahkemeye ait olmak üzere ilk sözleşmede ...-Euro'nun toplamda ...-TL ödenerek makine alınacakken, davalı tarafın gecikmeden dolayı ... şirketinin aynı fiyata teslim edeceği tarihin ... olduğu dikkate alındığında kanaatimizce ...-Euro için ... tarihli kur bedeli farkı dikkate alınabilecektir. Burada ... tarihi bakımından yapılan kur hesabı da dikkate alınabilirse de kanaatimizce davalı tarafın dosyaya sunduğu ... şirketinin icabı için verdiği süre sonu olan ... tarihinde TCMB efektif döviz satış kuru fiyatının ilk sözleşmedeki ...-TL ile arasındaki fark hesabı yapılabilecektir. ...-Eurox...=...-TL, ...-TL-...-TL=...-TL fark bulunacaktır. Teknik değerlendirmemizde belirlenen ...-Euro üzerinden ise, ...x...=...-TL, ...-...= ...-TL bulunacaktır. Bu hesaplamalar sadece dosyada yer alan sözleşme bedeli ve faturalar üzerinden yapılmış olup, TBK m. 125/III uyarınca davalının temerrüdde kusurlu olup olmadığı, kusursuzluğunu ispat edip etmediği hukuki niteleme olacağından takdirin mahkemeye ait olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ek rapor dosya kapsamıyla uyumlu, gerekçeli ve denetime elverişli olması nedeniyle mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi ya da vaktinde ifa edilmemesinden doğan zarardır. Müspet zarar, alacaklının tam ve doğru bir ifaya ilişkin menfaatidir. Müspet zarar, edim, borçlu tarafından tam ve gereği gibi yerine getirilmiş olsaydı, alacaklının malvarlığının göstereceği durum ile halihazırda gösterdiği durum arasındaki farktır. Müspet zarar; fiili zarar ve yoksun kalınan kar olmak üzere iki kısma ayrılır (Eren Borçlar Hukuku Şerhi, Cilt III, s.2259). Borçlanılan edimin ifa edilmemesi nedeniyle alacaklının malvarlığının aktif kısmının azalmasına veya pasif kısmının çoğalmasına fiili zarar denir...Yoksun kalınan kar da müspet zararın bir parçasını oluşturur. Borca aykırı davranış olmasaydı, alacaklının malvarlığının göstereceği artışa yoksun kalınan kar denir. Burada sözleşmenin ihlali malvarlığında meydana gelecek muhtemel bir artışı engellemiş, önlemiştir... Yoksun kalınan kar ya malvarlığının aktif kısmının artmamasından yada pasif kısmının azalmamasından meydana gelir (Eren Borçlar Hukuku Şerhi, Cilt III, s. 2261, 2262).
Müspet zarar (olumlu zarar) sözleşme tam olarak ifa edilmiş olsa idi alacaklının mal varlığının oluşacağı durum ile sözleşmeden ifa edilmemiş olması nedeniyle mevcut durum arasındaki fark, menfi zarar ise yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması dolayısıyla uğranılan zararlardır. Yani müspet zararın konusunu sözleşme gereği gibi ifa edilmiş olsaydı doğmayacak zararlar oluşturmaktayken, menfi zararın konusunu ise sözleşme hiç yapılmamış olsaydı doğmayacak olan zararlar oluşturmaktadır. Menfi zarar kurulamayan veya geçerli olmayan bir sözleşmeden kaynaklanıyorken, müspet zarar borcun ifa edilmemesinden kaynaklanmaktadır.
Tarafların sözleşmeyle üstlendiği borcun hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi hâlinde ifa etmeme sonucu meydana gelir. Borcun ifa edilmemesi hâli, somut olayda sözleşme tarihinde yürürlükte olan TBK'nın 112 ilâ 126 ncı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre “Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür”(TBK md.112).
Aynı Kanunun 125. maddesinde:"Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir.
Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir.
Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir." Düzenlemesi mevcuttur.
Türk Borçlar Kanunu’nun 112 nci maddesi kapsamında tazmini istenilen yani sözleşmeden doğan zarar, müspet yahut menfi zarar olabilir.Müspet zarar kapsamında kâr kaybı, kârdan mahrum kalma karşılığı meydana gelen zarardır ve sözleşmeyi kusuruyla fesheden taraftan istenir. Aslında kâr kaybı açısından kârdan yoksun kalan tarafın mal varlığında kusurlu fesihten önce ve sonra bir değişiklik mevcut olmaz. Burada kârdan yoksun kalan kusurlu fesih yüzünden mal varlığında ileride meydana gelecek çoğalmadan mahrum kalır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 12/05/2010 tarihli 2010/14-244 E. 2010/260 K. sayılı ilamı uyarınca; "...İki taraflı sözleşmelerin karşı tarafça haksız feshedildiği hallerde Borçlar Kanununun 106. ve 108. maddeleri hükümleri gereğince kâr kaybı zararına uğrayan tarafın isteyebileceği zararın saptanmasında kıyasen Borçlar Kanununun 325. maddesi hükmünde gösterilen kesinti yönteminin uygulanması gerekir. Bu yönteme göre hesaplanan kâr kaybı; sözleşme ifa ile bitseydi zarar görenin elde etmesi muhtemel bütün gelirlerden, yapması gereken tüm zorunlu harcamalar ile sözleşme süresinden önce feshedildiğinden, sözleşmenin süresinden önce feshi nedeniyle sağladığı yani tasarruf ettiği haklar ve yine bu süre içerisinde başka işten sağlayacağı veya kasten sağlamaktan kaçındığı kazanç miktarlarının toplamı indirilerek bulunur. Bu şekilde elde edilecek fark miktara ise net kâr denilir..."
Müspet zarar alacaklının borcunun ifasındaki çıkarının gerçekleşmemesi yüzünden uğradığı zarardır. Yani borç gereği gibi ifası edilse idi alacaklının malvarlığının alacağı durum ile borcun ifa edilmemiş olması nedeniyle oluşan farktır. Menfi zarar ise, hüküm doğurduğuna güvenilen bir sözleşmenin geçersiz olması veya kurulacağına güvenilen bir sözleşmenin kurulmaması yüzünden uğranılan zarardır. Hem müspet hem de menfi zararların bir arada istenilmesi mümkün değildir. Zira müspet zararın tazmini isteyen, borç doğru dürüst ifa edilseydi zarar kapsamında yer alan kayıplara katlanacaktır. Diğer taraftan menfi zararın tazmini isteniyorsa borç hükümsüz sayılıyor demektir ki hüküm ifa etmeyen borcun ifasına ilişkin çıkarın tazmininin istenilmesi ise mümkün değildir.
Davacı taraf; davalı ile arasında ... tarihli sipariş sözleşmesi imzalandığı, sözleşme ile ... isimli makinenin ... tarihinde temin edilip teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, ödemelerini yaptıklarını ancak davalının makineyi teslim etmediği, bunun üzerine ... tarihli ihtarname ile sözleşmeden dönüldüğünü ve aynı makinenin üçüncü kişiden daha yüksek bedelle satın alınmak zorunda kaldıklarını belirterek oluşan fiyat farkını talep etmiştir. Davalı taraf ise, teslim tarihin belirtilmediğini, üretici firmanın makineyi teslim etmediğini, davanın kendi iradesiyle sözleşmeden vazgeçtiğini, yapılan ödemelerin iade edildiğini ve davanın reddini talep etmiştir.
Dosyada mevcut ... tarihli "Sipariş Alma ve Teklif Verme Formu" incelendiğinde taraflar arasında ... marka makinenin satımı hususunda sözleşme ilişkisinin kurulduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafça sunulan sipariş formunda "Teslimat ..., kurulum ... ve ... ... tarafından yapılacaktır" ibaresinin yer aldığı, davalı tarafından sunulan sipariş formunda ise bu ibarenin bulunmadığı görülmüştür. Mahkememizce hükme ve denetime elverişli kabul edilen ek bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere ... tarihli sipariş formunun taraflar arasında satış sözleşmesi niteliğinde olduğu, formun sözleşmenin esaslı unsurlarını içerdiği, tarafların imzalarını taşıdığından taraflar arasında sözleşme ilişkisinin kurulduğu ayrıca formun davacı tarafından sunulan halinde teslim tarihinin ... olarak yazmakta iken, davalı tarafından dosyaya sunulan halinde ise herhangi bir teslim tarihi yazmamasına rağmen tanık beyanı ve tarafların ticari ilişkisi birlikte değerlendirildiğinde teslim tarihinin ... olarak kararlaştırıldığının kabul edilmesi gerektiği, bu nedenle TBK m.91 uyarınca ifa zamanının belirli olduğu hususları mahkememizce de kabul edilmiştir.
Uyuşmazlığa konu makinenin belirlenen tarihte teslim edilmediği sabittir. Davacı tarafından gönderilen ... tarihli ihtarname ile teslim edilmeyen makine nedeniyle sözleşmeden dönüldüğü ve uğranılan zararın tazmininin talep edildiği görülmüştür. Davacı tarafından gönderilen ... tarihli ihtarnamenin TBK m. 125/3 uyarınca sözleşmeden dönme iradesi olarak değerlendirilmesi gerekmiştir. Davalının savunduğu üzere taraflar arasında daha sonra dava dışı ... şirketi aracılığıyla yeni bir sözleşme kurulduğunu gösterir, davalı tarafça TBK m. 14/II anlamında teyit edilmiş mail sistemi veya ıslak imzalı şeklinin bulunduğunu gösteren bir delilin dosyaya sunulamadığı, bu nedenle ... tarihli imzasız sözleşme metnine hukuki sonuç bağlanamayacağı anlaşılmıştır. Bu kapsamda, taraflar arasında ilk sözleşmeyi ortadan kaldıran yeni bir sözleşmenin kurulduğu ispatlanamadığından, davacının ... tarihli ihtarnamesinin TBK 125 maddesi kapsamında sözleşmeden dönme iradesini içerdiği mahkememizce kabul edilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 112. maddesinde: "Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. "
Her ne kadar davalı taraf gecikmenin üretici firmadan kaynaklandığını ve kusurunun bulunmadığını ileri sürmüş ise de, dosya kapsamında davalının teslim borcunu süresinde yerine getirememesinde kusursuzluğunu ispatlayamadığı, gerçekten fiyat farkı şeklinde davacının zarar gördüğünün anlaşıldığı görülmüştür. Satıcının, tedarikçisi ile arasındaki hukuki ilişki alıcıya karşı üstlendiği teslim borcunu ortadan kaldırmayacağından davalı TBK 112 maddesi anlamında kusursuzluğunu ispat edememiştir. Bilirkişi ek raporunda da tespit edildiği üzere davacının sonradan tedarik ettiği makinenin sözleşme konusu makine ile aynı özellikte olduğu, fiyat farkının kur farkından kaynaklandığı, davacının müspet zararının ... TL olduğu, davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 iş günü sonrasında davalının temerrüde düştüğü gözetilerek alacağa ... tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine karar verilmiş, açıklanan gerekçelerle ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, ... TL'nin temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli ... TL harçtan peşin olarak ve tamamlama harcı olarak alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Davacı tarafından yapılan posta, müzekkere ve bilirkişi gideri olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından yapılan ... TL dava ilk masrafının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
7-Artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili Antalya İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/07/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır