T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/491
KARAR NO : 2025/194
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 12/06/2024
KARAR TARİHİ : 29/04/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın ... Şubesi nezdinde ... lehine kredi sözleşmeleri gereğince krediler açıldığı ve kullandırıldığı, kredilerin normal seyrini kaybetmesi, bankanın alacaklarının tehlikeye düşürecek miktarda hacze veya icra takibine maruz kalması üzerine borçlunun hesabının ... tarihi itibariyle kat edilerek noter ihtarnamesiyle bu hususun borçlulara ihtar edildiğini, ihtara rağmen ödeme yapılmaması üzerine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla Antalya Banka Alacakları İcra Dairesinin .../... esas sayılı dosyası ile kredi borçlusu ve kefil hakkında ilamsız takibe geçildiğini, borçlu ve kefilin hiçbir dayanağı olmaksızın takibe itiraz ettikleri ve takibin durduğunu, kredi sözleşmesi gereğince banka kayıtlarının kesin delil olacağının kabul edildiğini, davalıların borçlu olduğunun kayıtlar üzerinde yapılacak inceleme sonucu ispat edileceğini, borçluların faize ve ferilerine yönelik itirazlarının da yerinde olmadığını, ticari iş ve işlemlerde temerrüt halinde taraflar arasında düzenlenen sözleşmede kararlaştırılan temerrüt faiz oranının uygulanacağını, bu oranın tarafların serbest iradeleriyle belirleneceğini, sözleşmelerin temerrüt faizine ilişkin maddeleri uyarınca bankanın mevzuatı gereğince tespit ettiği kredi faiz oranlarından temerrüt tarihinde yürürlükte olan en lüksek kredi faiz oranına bu oranının %30 ilavesiyle bulunacak oran üzerinden temerrüt faizi ödeneceğinin kabul ve taahhüt edildiğini, o tarihte kullandırılan en lüksek faiz oranı kredi sözleşmesinin 11.maddesine göre bu oranın %30 fazlası ile %140,4 ve ticari kart için %47,52 olduğu, Yargıtay kararlarında TBK 88 ve 120.maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanmayacağının vurgulandığını belirterek Sayın Mahkemeden davalıların icra dosyasına yaptıkları itirazlarının iptaline, takibin devamına ve icra inkâr tazminatına karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı taraf, usulüne uygun tebliğe rağmen herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; İİK'nun 67. Maddesi gereği itirazın iptali istemine ilişkindir.
Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyası Uyap üzerinden dosyamız arasına alınmış, banka kayıtları celbedilmiştir.
Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... borçlularının ... ve ... olduğu, ... TL asıl alacak, ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL işlemiş faizin gider vergisi, ... TL işlemiş faiz, ... TL işlemiş faizin gider vergisi, ... TL masraf olmak üzere ... TL alacağın tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edilip, davalılar/borçlular vekilinin ... tarihli dilekçesi ile takibe itirazı nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği, İİK'nun 67/1 maddesi gereği yasal 1 yıllık süre içerisinde itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz dosyası bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi raporunda sonuç olarak; Davalı ...'ın takip talebinde (A) madde başlığında talep edilen davacı bankadan kullandığı taksitli krediden doğan borcunun ... tarihinde temerrüt halinde bulunduğu dikkate alınarak ... takip tarihi itibariyle hesaplanma;
¸
Tablo özetlendiğinde, davacı bankanın davalının kullandığı taksitli ticari krediden doğan alacağı takip tarihi itibariyle:
... Asıl alacak
... İşlemiş akdi ve temerrüt faizi
... Gider Vergisi
... İhtar masrafı olmak üzere toplam ... TL bulunmaktadır.
Takip tarihinden itibaren asıl alacak %29,016 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisine tabidir.
Davalı ...'ın takip talebinde (B) madde başlığında talep edilen davacı bankadan kullandığı ticari kredi kartından doğan borcunun ... tarihinde temerrüt halinde bulunduğu dikkate alınarak ... takip tarihi itibariyle hesaplanması:
¸
Tablo özetlendiğinde, davacı bankanın davalının kullandığı ticari kredi kartı kredisinden doğan alacağı takip tarihi itibariyle:
... Asıl alacak
... İşlemiş akdi ve temerrüt faizi
... Gider Vergisi olmak üzere toplam ... TL. bulunmaktadır.
Talep sınırları dikkate alındığında banka alacağı:
... Asıl alacak
... İşlemiş akdi ve temerrüt faizi
... Gider Vergisi olmak üzere toplam ... TL olmaktadır.
Bu halde takip tarihinden itibaren asıl alacak %47,52 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisine tabidir.
Davalı ...'ın ... tarihli kredi sözleşmesinin devamı kefalet sözleşmesinde sözleşme tarihi ve limiti üzerinden müteselsil kefil olduğu ancak, davalıların aynı adres beyanlarına karşın TBK 584. Maddesi uyarınca kefalet sözleşmesinin kurulmasında kefilin eş durumunun aranması ve evlilik birliği halinde eşin rızasının alınması gerektiği halde, davalı ...'ın kefil imzasının bulunduğu kefalet sözleşmesinde medeni haliyle ilgili herhangi bir açıklama bulunmadığı, Ayrıca, ... tarihli ... TL. limitli mesafeli bağıtlanan taksitli ticari kredi sözleşmesinde sözleşmenin dijital ortamda düzenlendiği de dikkate alındığında davalı ...'ın kefaletinin bulunmadığı dolayısıyla, davalı ...'ın gerek ... tarihli kredi sözleşmesine olan kefaletinin geçerliliği ve bu kefaletin ... tarihli kredi sözleşmesine dayalı olarak açılan ve kullandırılan ... TL. krediden kaynaklı banka alacağını kapsayıp kapsamadığı hususlarının takdiri Sayın Mahkemenindir.
Davalı ...'ın kefaletinin geçerliliğinin takdiri halinde davacı banka tarafınca, davalı asıl kredi lehtarı ...'a kullandırılan yukarıda ayrıntılı gösterilen taksitli kredi ve ticari kredi kartı kredisinden doğan davacı banka alacağının davalı ...'ın kefalet limiti içerisinde bulunması nedeniyle, banka alacağının tamamından ve kendi temerrüdünden sorumlu bulunmaktadır.
Bu durumda, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ... tarihi itibariyle temerrüt halinde bulunan davalı ...'ın sorumluluğu yukarıda asıl borçlu için yapılan hesaplamalar ile aynı bulunmaktadır." hususlarında görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık; davalıların Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklı olarak Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı takip dosyasında borçlu olup olmadığı, var ise miktarının tespitine ilişkindir.
Akdi ilişkinin incelenmesinde; davacı bankanın ... şubesi ile davalı ... arasında ... tarih ... TL limitli çerçeve niteliğinde Genel Kredi ve Teminat sözleşmesi imzalandığı, digital onay kaydı verilen ... tarih, ...-TL limitli ... TTK Kullandırım sözleşmesi ile bağıtlandığı diğer davalı ...'ın ... tarihli sözleşmelerinin devamı kefalet sözleşmelerini sözleşme tarihi ve limiti üzerinden müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, kefalet sözleşmesinde medeni haliyle ilgili herhangi bir açıklama bulunmadığı,... tarih, ...-TL limitli kredi yönünden kefaletinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Kefalet sözleşmesi davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 581 ila 603. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kefalet sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu'nun 581. maddesinde “kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşme” şeklinde tanımlanmıştır. Kanunda yer alan bu tanıma göre kefalet sözleşmesi, alacaklı ile kefil arasında kurulan ve alacaklıya kişisel güvence sağlayan bağımsız nitelikte bir borç ilişkisidir.
6098 Sayılı TBK 583.Maddesinde; "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler.
Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz." düzenlemesi mevcuttur.
6098 Sayılı TBK 584. Maddesinde "Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.
Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumlu olacağı miktarın artmasına veya adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine ya da kefil yararına olan güvencelerin önemli ölçüde azalmasına sebep olmayan değişiklikler için eşin rızası gerekmez..." düzenlemesi mevcuttur.
Yargıtay 11. H D'nin Esas No : 2023/6295, Karar No : 2023/7033 sayılı ilamında"Dava, icra kefilliği nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Mahkemece her ne kadar daha önceki tarihte kefalet verildiğinden bahisle eş rızasına yönelik şekil şartının uygulanamayacağı gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de davacı ...'nin kefalet tarihinin Yasanın yürürlük tarihinden sonra ... olduğu ve asıl borçlunun eşi olduğundan davacı ...'nin kefaletinde eş rızası aranmasına gerek yoktur. O halde davanın bu gerekçe ile reddi gerekirken, Mahkemece daha önceki tarihte kefalet verildiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş ise de sonucu itibarıyla doğru olan mahkeme kararının açıklanan bu nedenle gerekçesi değiştirilmek suretiyle düzeltilerek onanması gerekmiştir." şeklinde karar verildiği görülmüştür.
Yukarıda yer verilen yasa maddeleri ile emsal içtihat dikkate alındığında, davalı kefilin, kefalet tarihinde, asıl borçlu eşi ...'ın rızasının alınmamış olması nedeniyle kefaletin geçersizliğini ileri sürmesi hakkın kötüye kullanılmasını teşkil edeceğinden, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi kalemleri nedeniyle TBK'nun 589 maddesi uyarınca asıl borçtan ve kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumlu olacağı kabul edilmelidir.
Bütün dosya kapsamı, mahkememizce alınan yukarıda tarihi belirtilen hüküm kurmaya, mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli bilirkişi raporu da dikkate alındığında, davalıların kredi sözleşmesinden kaynaklı borçlu olduğunun, mahkememizce esasa alınan bilirkişi raporunda belirtilen bedeller dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davacı taraf uygulanan faiz oranlarına itiraz etmiş ise de; Davaya dayanak genel kredi sözleşmesinin temerrüt faizini düzenleyen ... ve ... Taksitli kredi sözleşmesinin 11. maddesinde borcun ödenmemesi halinde alacağın muaccel olduğu tarihten müşteriye ihtarda belirtilen süre sonuna kadar Merkez Bankasına bildirilen en yüksek cari faiz oranının, temerrüt tarihinden itibaren ise bildirilen en yüksek cari faiz oranını %30 fazlası oranında temerrüt faizi uygulanacağı kabul edilmiştir. Dosya kapsamında mevcut davacı banka tarafından akdi faiz oranı o dönem itibariyle %22,32 olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da bu oran ve %30 fazlası dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, dolayısıyla uygulanan faiz oranının sözleşme hükümlerine ve davacı bankanın cari kredi faiz oranlarına uygun olduğu anlaşılmakla, davalı itirazlarına itibar edilmemiştir. (Aynı yönde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun Esas no: 2017/19-1650 Karar no: 2019/507, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. HD. 2021/1299 Esas, 2021/1211 Karar)
Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine yönelik değerlendirmede: Yargıtay 19. H.D.nin 27/02/2013 gün ve 2013/10 E. 2013/1630 K. sayılı emsal içtihatında ''...alacağın, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu gözetildiğinde, sözleşme hükümlerine göre her aşamada hesap edilebilir, likit bir alacak olarak kabulünün gerekçesine ve borçlunun itirazında haksız bulunmasına göre, 2004 sayılı kanunun ilgili maddesi doğrultusunda itirazın iptaline karar verilen, harcı yatırılarak dava konusu edilen bölüm üzerinden alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekir...'' şeklindeki emsal içtihad doğrultusunda kredi sözleşmesi nedeniyle sorumluluğunun kabulüne karar verilen borçlular aleyhine hükmolunan alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL; KISMEN REDDİ ile, Antalya Banka Alacakları İcra Dairesi’nin .../... Esas sayılı takip dosyasında,
1-Taksitli ticari krediden doğan banka alacağı yönünden;
a)Borçlu davalıların itirazlarının ...-TL asıl alacak, ...-TL işlemiş faizi, ...-TL faizin gider vergisi ve ...-TL ihtar masrafı olmak üzere toplam ...-TL üzerinden İPTALİNE, takibin bu miktarlar üzerinden DEVAMINA,
b) Asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren % 29,016 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden % 5 gider vergisi UYGULANMASINA,
2- Ticari kredi kartından doğan banka alacağı yönünden;
a)Borçlu davalıların itirazlarının ...-TL asıl alacak, ...-TL işlemiş faizi, ...-TL faizin gider vergisi olmak üzere toplam ...-TL üzerinden İPTALİNE, takibin bu miktarlar üzerinden DEVAMINA,
b) Asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren % 47,52 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden % 5 gider vergisi UYGULANMASINA,
2-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-Alınması gereken ...- TL harçtan peşin alınan ...-TL harcın mahsubu ile eksik alınan ...-TL nin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
4-Davacının yapmış olduğu ...-TL posta ve müzekkere ücreti ile bilirkişi ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan ...-TLyargılama gideri ve ... TL ilk dava masrafı ve ... TL peşin harç olmak üzere toplam ...-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ...-TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ...-TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere tarafların göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya taraflara iadesine,
Dair, davacı vekili ...'in yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar miktar itibariyle KESİN olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.29/04/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza