T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/620
KARAR NO : 2025/299
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/08/2024
KARAR TARİHİ : 28/05/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde ... adına tescilli olan ve onun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile ... ilçesi ... Caddesinde seyrederken aynı istikamette seyir halinde bulunan müvekkili adına tescilli ve müvekkili ... sevk idaresinde bulunan ... plakalı araca arkadan çarpması neticesinde kazanın meydana geldiğini, kazada sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin aracında değer kaybının meydana geldiğini, ... tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak taleplerinin karşılanmadığını, yapılan arabuluculuk görüşmesinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek şimdilik ... TL değer kaybının avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ZMMS poliçe limitinin ... TL olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, ... TL hasar ödemesi ve ... TL değer kaybı ödemesi yapıldığını ve bu ödemeyle sigorta şirketinin bir sorumluluğu bulunmadığını, dava tarihinden itibaren alacağa yasal faiz uygulanması gerektiğini, belirterek davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle haksız fiile dayalı araç değer kaybı istemine ilişkindir.
Davanın niteliği gereği sigorta şirketi hasar dosyası, araç tescil ve kazaya ilişkin emniyet kayıtları celbedilmiş ve bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Mahkememizce tarafların kusur durumlarının tespiti ile dava konusu araçta değer kaybının meydana gelip gelmediği hususunda rapor düzenlenmesi için dosyamız bir eksper ve bir trafik bilirkişisine tevdi edilmiş, Bilirkişi heyeti ... tarihli raporunda sonuç olarak; "sigortalı araç sürücüsünün arkadan çarpma kuralını ihlal ettiği ve %100 oranında kusurlu olduğu, davacının ise herhangi bir kusurunun olmadığı, inceleme konusu aracın ... tarihinden önce piyasa değerinin ... TL olduğu, kaza olayından sonra piyasa koşulları ve şahsi kanaatimizde eklendiğinde piyasa değerinin ... TL olacağı, aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki mevcut tamirli haliyle ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farkın ... TL olacağı hususlarında görüş bildirdiği anlaşılmıştır.
Sigorta şirketi tarafından ... tarihinde başvuran vekiline ... TL değer kaybı ödemesinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Buna ilişkin cevap dilekçesine ekli eksper raporu ile davalı sigorta şirketinin ödemeye ilişkin cevabi yazılarının dosyaya ibraz edildiği görülmüştür.
Uyuşmazlık; ... tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle tarafların kusur durumlarının belirlenmesi ile birlikte ... plakalı araçta değer kaybının bulunup bulunmadığı ve varsa değer kaybı bedelinin tespitine ilişkindir.
Öncelikle davalının yetki itirazlarının değerlendirilmesi gerekmiştir.
6100 sayılı HMK'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin birinci fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." Yine aynı Kanunun 16. maddesinde ise "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır.
6100 sayılı HMK'nın haksız fiillerde yetkiyi düzenleyen 16. maddesinde HMK'nın 7/1-2. cümlesindeki düzenleme anlamında kesin yetki sözkonusu değildir. Haksız fiil halinde HMK'nın 16. maddesi gereğince birden fazla mahkemenin yetkili kılınarak davacıya bir seçimlik hak tanınmış olduğu gözönüne alındığında, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasının bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiç birisinde açmaz ve yetkisiz bir mahkeme de açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında dava konusu trafik kazasının .../...'da meydana geldiği, davacının yerleşim yerinin ... olduğu görülmekle davalının yetki itirazının reddine karar verilerek davanın esas yönünden incelemesine geçilmiştir.
Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür" yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir.
Trafik kazalarından kaynaklı tazminat davalarında araç sürücüsü hakkında 6098 sayılı TBK'nın 49 vd maddeleri, araç işleteni hakkında ise aynı Yasa ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, kişilerin sorumluluk şartlarının ve tazminatın muhtevasını belirlemek amacıyla uygulanmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur", aynı yasanın 85/1 maddesinde, "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı" aynı yasanın 85/son maddesinde ise, "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, "sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder" şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Yargıtay Kapatılan 17 Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatlarına göre, davacının aracında oluşan değer kaybının, aracın marka ve modeli, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi, hasarının nitelik ve niceliği vs. gibi hususları gözetip, kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki hasarsız 2. el piyasa rayiç değeri ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki haline göre serbest piyasadaki 2. el piyasa değeri arasındaki fark şeklinde hesaplanması gerekmektedir. Hükme esas alınan ... tarihli bilirkişi raporunda değer kaybı ...-TL olarak belirlenmiş olmakla sigorta şirketi tarafından dava açılmadan önce ... tarihinde ... TL ödeme yapıldığı ve yapılan ödeme ile bakiye değer kaybının alacağının bulunmadığı anlaşıldığından davacının değer kaybı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli ...-TL harçtan peşin alınan ...-TL'nin mahsubu ile eksik alınan ...-TL' nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacının yaptığı masrafların kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere davacının göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ...'nin yüzüne karşı verilen karar miktar itibariyle KESİN olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/05/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza