T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/715 Esas
KARAR NO: 2025/535
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/09/2024
KARAR TARİHİ: 01/10/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı borçlu arasında internette yer alan ilan üzerinden görüşülerek toptan şeker alımına ilişkin anlaşma sağlandığını, bu anlamda müvekkili şirketin bütün sözleşmesel yükümlülüklerini süresinde yerine getirdiğini, davalı borçlu şirkete ödemelerin yapıldığını; ancak tüm bunlara rağmen davalı tarafın kezlerce teslimatı ertelemesi sebebi ve ürünleri aylarca göndermemesi üzerine icra takibi yapılacağı söylenmiş, davalı şirket son kez süre istemiş, taraflarca protokol imzalandığını, ürün ödeme ve teslimat şartlarının açıkça belirtildiğini, sözleşme tarihinden sonra davalı tarafın sadece davaya konu şekerlerden 20 paket 499 adet teslim ettiğini, kalan tutarların teslim edilmemesi üzerine davalıya ihtarname gönderildiğini, buna rağmen sonuç alınamadığını ve davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itirazı üzerine takibin durdurulduğunu belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet alacağının davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki itirazında bulunduklarını beyanla; taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca davacı tarafa gönderilen şeker miktarının parasal değerinin iddia edilenin aksine ... USD den daha fazla olduğunu, dolayısıyla davacı tarafın dava değeri olarak TL ye çevirdiği miktar kadar alacağı bulunmadığını, müvekkili şirketin davacı şirkete göndermesi gereken şekeri göndermeye hazır olduğunu, davacının uzlaşmaz tavırları nedeniyle işlemlerin yapılamadığını, ... tarihinden sonraki tarihlerde şeker fiyatlarında umulmayan fahiş fiyat artışları sonucu davacı tarafla bir sonuca varılamadığını, bu nedenle ilk sözleşmenin eksik kalan ifasının mümkün hale getirilemediğini, müvekkilinin edimini ifa edemediğini, esik ifanın sorumluluğunun tümden müvekkiline yüklenmesinin haksız olduğunu belirterek haklı olarak icra takibine itiraz ettiklerini belirterek tüm bu nedenlerle açılan haksız davanın reddine, davacının kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet alacağının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce konusunda bankacı bilirkişiden rapor aldırılmış ve rapor mahkememizce serbestçe değerlendirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyasına istinaden davalının itirazı nedeniyle İİK 'nın 67. Maddesi gereği itirazın iptali ve icra inkar istemine ilişkindir.
Dava konusu Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyası uyap sistem üzerinden celbedilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Davacının dava şartı arabuluculuk başvuru koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının davacı, borçlunun ise davalı olduğu, ... USD ... tarihinde imzalanmış sözleşmeden kaynaklı asıl alacağın ve tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edilip, davalı borçlu vekilinin süresinde takibe itirazı nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği, İİK'nun 67/1 maddesi gereği yasal 1 yıllık süre içerisinde itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında; Mahkememizce taraflara ticari defter ve belgelerini sunmamaları için süre verilmiş, davacı ticari defterlerini ibrazı üzerine mali müşavir bilirkişi aracılığı ile defterlerin incelenmesine karar verilmiştir. Davalı tarafça ticari defter ve belgeleri sunulmamıştır.
Davacı taraf dava dilekçesi ekinde protokol başlıklı ... tarihli davalı tarafça kaşe ve imza bulunan belgeyi sunmuş ve davalı tarafça belge içeriğine ve imzaya itiraz edilmemiştir. Ayrıca davacı taraf davalı tarafın eksik ifada bulunduğunu ileri sürerek teslim edilmeyen şekerin bedeline dair protokol uyarınca USD üzerinden takip başlattığını belirtmiş ve cevap dilekçesi ile eksik ifa ikrar edilmiştir. Eldeki davada teslim olgusunu ispat yükü davalı satıcıda olup, hali hazırda davalı tarafından edimin yerine getirilemediği cevap dilekçesi ile ikrar edilmektedir. Bu nedenle mahkememizce davalı tarafından tevil yollu ikrarı bulunduğu ve yemin deliline de dayanılmadığı hususu da gözetilerek eksik ifada bulunulduğu kabul edilmiştir.
Bilirkişi ... tarihli raporunda özetle; "Dosya arasında yer alan banka ödeme dekontları değerlendirildiğinde; davacı şirket tarafından ... aracılığı ile ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ise ... TL "52 ton şeker ödemesi" açıklaması ile davalı şirket banka hesabına gönderdiği görülmüştür.
...
Davacı ile davalı arasında ... tarihinde akdedildiği iddia edilen protokolde; davalının ... tarihinde 1 tır, ... tarihinde 1 tır ve ... tarihinde 1 tır olmak üzere toplamda 3 tır şekerin davacıya teslim edileceği, 3 tır şekerin bedelinin önceden davacı tarafından ödenen ... TL avanstan sayılacağını, şekerin teslim edilmemesi halinde davacının ... TL'yi hiçbir bildirimde bulunmasına gerek kalmaksızın iadesini talep edebileceğini, davacının bu bedeli USD kuru üzerinden isteyebileceğinin yer aldığı fakat protokolde yalnızca davalının şirket kaşesi ve imzası yer aldığı görülmüştür.
Menkul satış sözleşmelerinde herhangi bir şekil şartı bulunmasa da "protokol" başlıklı belgenin TBK m. 14 açısından sözleşmelerde borç altına giren tarafından imzalanmasının yeterli olmasından ve alıcının satış bedelini önceden ödemiş olması nedeniyle menkul satış konusunu oluşturan şekerin teslimine ve teslim edilmemesi halinde ne yapılacağına ilişkin olmasından dolayı takdiri yüce mahkemeye ait olmak üzere kanaatimizce sözleşme olarak kabul edilebilecek nitelikte değerlendirilmiştir.
...
Davacı şirketin 2023 ve 2024 yılı ticari defter kayıtlarının ... Seri No lu Elektronik Defter Tutma Genel Tebliğ uyarınca elektronik ortamda (e-Defter) tuttuğu, bu hususla ilgili Mali Mühür, E İmza, Berat ve Elektronik Sisteme sahip olduğu,
Davacı tarafın 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerinin TTK’na göre usulüne uygun tutulduğu, takdiri ve değerlendirilmesi Yüce Mahkemenize ait olmak üzere sahibi lehine delil olma niteliğini taşıdığı,
Davacı şirketin 2023 ve 2024 yılı ticari defter kayıtlarında Davalıya ait carinin muavin kaydını ... ... ... hesap kodundan takip ettiği,
Yukarıda yer alan Davacı şirketin ticari defter kayıtlarından çıkarılan Davalıya ait carisinin muavin kaydına göre Davacının Davalıdan takip tarihi itibariyle ... TL Asıl Alacaklı olduğu gözüktüğü,
Ancak Davacı vekili Davalı tarafa gönderdiği ihtarnamelerde söz konusu bedele ilişkin Davalı tarafça ürünün kendilerine teslim edildiği halde Davalı tarafça Faturasının düzenlenmediğinin beyan edildiği,
Bu durumda Davacının ticari defter kayıtlarına göre Davacının Davalıdan herhangi bir alacağının kalmayacağı,
Ancak; Davacı tarafça Davalı tarafa keşide edilen ihtarnamelerde her ne kadar Davalı tarafça Davacı tarafa ... tarihli ... seri nolu ... TL tutarlı Fatura düzenlenmiş ve Davacı tarafça bu fatura ticari defter kayıtlarına işlenmiş ise de ( 8 gün içinde itiraz edilmediği gibi iade faturası da düzenlenmediği) söz konusu Faturada yer alan ürünlerin Davalı tarafça Davacı tarafa teslim edilmediği iddia edildiği,
Bu durumda Sayın Mahkemece yukarıda yer alan iddianın kabul edilmesi halinde Davacının Davalıdan takip tarihi itibariyle Asıl Alacak tutarının takip talebinde yer aldığı üzere ... USD olduğu,
... tarihli protokolde borçlu taraf olan davalının imzasını taşıması nedeniyle sözleşme olarak kabul edilebileceği ancak bunda ve diğer talep edilen tazminat, tazminat oranı ve tutarı ile diğer hususlardaki takdir ve değerlendirmelerin Yüce Mahkemenize ait olduğu,... " hususlarında görüş bildirdiği anlaşılmıştır.
Fatura tek başına bir sözleşme olmayıp akdin ifasını gösteren bir belge niteliğindedir. Faturaya dayalı bir borcun varlığı öncelikle temel borç ilişkisinin varlığına bağlıdır. Faturayı tanzim eden ve tanzim alan arasında böyle bir borç ilişkisinin bulunmadığı hallerde faturanın hukuki sonuç doğurması da söz konusu olmayacaktır.
TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 03/03/2016 tarih ve 2015/18039 Esas, 2016/3759 Karar sayılı kararı).
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklindedir.
BA/BS formları resmi makama bildirilen belge olup delil niteliğini haizdir. Takibe veya davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. (Y.19. HD. 2015/12329 Esas-2016/6138 Karar ve 2014/11846 Esas ve 15110 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.)
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; Davacı tarafından davalıya şeker satın almak üzere para gönderildiği, ancak şekerlerin teslim edilmediğini, bunun üzerine protokol başlıklı belgenin aralarında düzenlendiğini, sonrasında bir kısım şekerlerin teslim edildiğini ancak kalan kısmın tesliminin yapılmadığını, düzenlenen protokol uyarınca USD üzerinden kalan miktarın iadesini istediklerini beyan etmektedir. Davalı taraf umulmayan fiyat artışları nedeniyle teslim edilmesi gereken şeker miktarı hakkında uzlaşamadıklarını, bu nedenle ilk sözleşmenin ifasının imkansız hale geldiğini, müvekkil şirketin edimini ifa edemediğini beyan etmiştir.
Protokol başlıklı belgenin geçerliliği ve bağlayıcılığı konusunda; "Protokol" başlıklı belgenin TBK madde 14 açısından sözleşmelerde borç altına giren tarafından imzalanmasının yeterli olması ve alıcının satış bedelini önceden ödemiş olması nedeniyle geçerli ve tarafları bağlayıcı olduğu kabul edilmiştir. Buna göre menkul satış konusunu oluşturan şekerin teslimine ve teslim edilmemesi halinde ne yapılacağına ilişkin olmasından dolayı sözleşme olarak kabul edilebilecek nitelikte değerlendirilmiştir.
Davacı tarafından ödemenin yapılmasına rağmen satım konusu şekerin teslim edilmediği, bu sebeple davacının teslim edilmeyen malın bedelinin iadesini istemekte haklı olduğu, taraflar arasında düzenlenen ve davalı tarafça imza altına alınan protokol başlıklı belgenin tarafları bağlayıcı olacağı, protokol başlıklı belge uyarınca teslim edilmeyen malın değerinin USD üzerinden talep edilebileceği, ticari defterlerin incelenmesinde bir kısım faturaların düzenlenip deftere işlenmemesinden ve taraflar arasında cari hesap ilişkisi olması nedeniyle eldeki dava öncesinde uyuşmazlık konusu dışında fatura bulunması nedeniyle alacak miktarının defterlerden ... TL olarak tespit edildiği ancak raporun sonuç kısmında davalı tarafça şekerlerin teslim edilmediği ve protokol hükümlerinin geçerli sayılması halinde takip tarihi itibariyle ... USD alacaklı olduğunun tespit edildiği, mahkememizce açıklandığı üzere eksik ifanın mevcut olduğu ve protokol hükümlerinin geçerli ve bağlayıcı olduğu kabul edilerek, davacı tarafça takip ve dava konusu yapılan teslim edilemeyen şeker miktarına ve fiyatına davalı tarafça itiraz olmadığı hususu da gözetilerek, açıklanan sebeplerle davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın talep ettiği icra inkar tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede: Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 20.06.2016 tarih 2016/2941 esas, 2016/10949 karar sayılı ilamında, "Dava konusu icra takibine konu alacak faturaya dayanmaktadır. Dolayısıyla alacak likit, bir başka deyişle bilinebilir, belirlenebilir bir alacaktır. Mahkemece bu husus gözetilerek davacı yararına İİK.nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği..." şeklinde belirtildiği üzere, hükmolunan alacağın %20'si oranında davacının inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 20/01/2014 tarih 2013/17128 Esas 2014/1545 Karar sayılı ilamında ; "Yabancı para alacağı ile ilgili icra takibine yönelik itirazın iptali davalarında İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca hüküm altına alınan yabancı para alacağının takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden icra inkar tazminatına karar verilir.(Yargıtay 19. HD. 20.10.2011 T. 2011/8805 E., 2011/12939 K., Yargıtay 13. HD. 25.02.2008 T. 2007/12703 E. 2008/2438 K. sayılı kararları, Deynekli Adnan, Kısa Sedat; İtirazın İptali Davaları 3. Baskı, Ankara 2013 Sh. 869 vd.)
Dava konusu icra takibi yabancı para alacağına ilişkin olup, İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca, hükmedilen yabancı para cinsinden alacağın icra takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmesi " gerektiği belirtilmiş olmakla dava dosyası yönünden hükmedilen yabancı para cinsinden alacağın %20'si oranında icra takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden icra inkar tazminatına karar verimek gerekmiştir. Tüm bu sebeplerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KABULÜ İLE;
1-Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... sayılı dosyasıyla başlatılan takibe yapılan itirazın İPTALİ ile, takibin kaldığı yerden DEVAMINA,
2-Alacak likit kabul edildiğinden kabul edilen kısım üzerinden %20 oranında hesap edilen ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin olarak yatırılan ... TL'nin mahsubu ile, bakiye ... TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan davetiye, posta masrafı, bilirkişi ücreti gideri, başvurma harcı vb. yargılama gideri toplamı ... TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Arabuluculuk faaliyeti nedeniyle sarf edilen ... TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra taraflara iadesine,
Dair davacı vekili yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/10/2025
Katip ...
E-imzalı
Hakim ...
E-imzalı