T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/730
KARAR NO: 2025/250
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/09/2024
KARAR TARİHİ: 13/05/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından dava dışı ...'ne ... nolu irsaliyedeki ... MM ... (... Temper + ... ...+... MM ... (...) kısmi Temper şeklinde yer alan ürünlerin satımını gerçekleştirdiğini, irsaliyede de yer alan ürünlerin teslimi için davalı şirket ile anlaşıldığını, ... Tarihli ... nolu irsaliye ile sevkiyata konu mal ve ürünlerin davalı şirkete ait ... plakalı araç sürücüsü ve davalı şirket çalışanı ...'ya tesli edildiğini ve ... tarafından imzalandığını, ürünlerin taşındığı sırada yolda ani fren yapılması soncu mal ve ürünlerin kırılmış ve kullanılamayacak hale geldiğini, kırılan camların mesuliyeti araç şoförüne ait olduğu, camların kullanılamayacak halde ve ticari değeri kalmadığını, müvekkilinin alacağının ödenmemesi üzerine Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmesinde de anlaşmanın sağlanamadığını belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamını ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilerek vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesine dayanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Öncelikli olarak davalı borçlunun icra dairesinin yetkisine itirazının ele alınması gerekirmiştir.
İtirazın iptali davasının açılabilmesi için geçerli bir ilamsız icra takibinin yapılmış olması gerekir. Geçerli bir icra takibinden söz edebilmek için yetkili icra dairesinde yapılmış bir takibin bulunması gerekir. Somut olayda alacaklı- davacı tarafından girişilen icra takibine davalı - borçlu hem icra dairesinin yetkisine hem de borca süresinde itiraz etmiş, yapılan bu itiraz neticesinde icra takibi durmuştur. Açılan itirazın iptali davasında öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın incelenmesi gerekir. Çünkü yetkili icra dairesinde takip yapılması itirazın iptali davasının koşullarından biridir. İcra dairesinin yetkisiz olduğu sonucuna varıldığı taktirde dava şartı yokluğundan usulden red kararı verilmesi gerekir.
İİK'nın 50/1. maddesi uyarınca, para veya teminat borcu için takip hususunda HMK'nın yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile uygulanır. 6100 sayılı HMK'nun 17. Maddesinde "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." düzenlemesi mevcuttur. Ayrıca 10. maddesi gereğince sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda dava ve icra takibi, sözleşmenin yerine getirileceği (ifa edileceği) yerde de açılabilir. Sözleşmenin yerine getirileceği yer tarafların açık ya da örtülü isteklerine göre belirlenir. Aksi durumda ise sözleşmenin yerine getirileceği yer Türk Borçlar Kanunu’nun 89. maddesi gereğince tespit edilir. Türk Ticaret Kanunu'nun 890. maddesinde "Birinci ve İkinci Kısım hükümlerine tabi taşımadan doğan hukuki uyuşmazlıklarda, malın teslim alındığı veya teslim için öngörülen yer mahkemesi de yetkilidir." denilmektedir. Uyuşmazlık taşıma sözleşmesinden doğan haksız fiil borcuna ilişkin olup, TTK'nun 890. Maddesi gereği malın teslim edildiği yer olan Antalya İcra Daireleri'nin yetkili olduğu, takibin yetkili Antalya İcra Dairesinde yapıldığı, borçlunun takip dosyasına yapmış olduğu yetki itirazının yerinde olmadığı anlaşılmış, Davanın esas yönünden incelemesine geçilmiştir.
Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; alacaklı ... tarafından, borçlular ... ile ... aleyhine ...-TL asıl alacak, ... TL geçmiş gün faizi olmak üzere toplam ... TL alacağın tahsili için girişilen ilamsız icra takibi olduğu, borçlunun ... tarihli itirazı üzerine takibin durdurulduğu, İİK'nun 67. Maddesi gereği yasal 1 yıllık süre içerisinde eldeki davanın açıldığı görülmüştür.
Kurumlar Vergi Dairesine ve ... Vergi Dairesine müzekkere yazılarak tarafların BA- BS formları istenilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce dosyamızın bir sektör bilirkişisine tevdi edilerek ... plakalı araçta taşındığı belirtilen ürünlerin irsaliyede belirtilen miktarın ne kadara tekabül ettiği bunun takipte talep edilen miktar ile uyumlu olup olmadığının belirlenmesi istenilmiş, bilirkişi ... tarihli raporunda özetle; davaya konu zarar gören ürünlerin sevk irsaliyesindeki miktarları baz alınarak hesaplandığında takipte talep edilen miktar ile uyumlu olduğu, ayrıca, "... mm ... (...) Kısmi Temper + ... ...+... mm ... (...) ... Temper Cam'ın " özellikli bir cam olması, davacı firmanın bünyesinde üretim (ithal bir ürün ve satışının yapılıyor olduğu, davacı firmanın tedarikçi olduğu, dava dışı ...'nin ... nolu irsaliyedeki miktarlara karşılık anlaştıkları birim fiyatlar geçerli olmak üzere yaklaşık olarak zarar gören ürünlerin bedelinin ... kaza ve tutanak tarihi itibari ile KDV dahil ... TL olduğu, ... dava tarihi itibari ile KDV dahil ... TL olduğu hususlarında görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık; Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyasında davacının alacaklı olup olmadığının, davalıların sorumluluklarının tespitine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nun 875. maddesinde "Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur." düzenlemesi yer almaktadır.
Taşıma senedine şerh düşmeden taşımaya kabul eden taşıyıcının (CMR m.8) oluşan hasarda kusurlu olduğu kabul edilmektedir.
Adam çalıştıranın sorumluluğu Türk Borçlar Kanununda düzenlenen kusursuz sorumluluk hallerinden biridir. Kusursuz sorumluluktan kasıt adam çalıştıranın bir kusuru olmasa bile çalıştırdığı kişinin üçüncü kişilere verdiği zararlardan sorumlu olmasını ifade eder.
Somut olayda davacı şirket tarafından dava dışı 3. Kişiye satışı yapılan ürünlerin taşınması hususunda davalı şirket ile taşıma ilişkisinin kurulduğu, irsaliye düzenlenerek ürünlerin taşımasının yapılması için diğer davalı ...'ya teslim edildiği, ... plakalı araç sürücüsü ... tarafından irsaliyenin imza altına alındığı görülmüştür. Davalı tarafından taşınmak üzere teslim alınan ürünlerin cam olduğu, ... tarihli tutanak ile taşıma sırasında yapılan ani fren neticesinde camların öne doğru kayıp birbirine çarpması dolayısıyla kırıldığı, kırılan camların kullanılamayacak durumda olduğu ve ticari değeri kalmadığının belirlendiği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplama ile dava konusu edilen ürünlerin kaza tarihi itibariyle ... TL olduğu anlaşılmıştır.
Davalılar tarafından ön inceleme duruşmasında sonra dosyaya sunulan beyan dilekçeleri ile kusura ilişkin itirazda bulunulmuş ise de; ... tarihli tutanak ile hasarın ani fren ile oluştuğunun kabul edildiği sorumluluğun davalılarca üstlenildiği görülmekle davalı taraf savunmasına bu nedenle itibar edilmemiş, kusur yönünden yeniden bir değerlendirme yapılmasına gidilmemiştir.
Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde; davalı ...'nun ani fren yapması neticesinde taşınan ürünlerin zayi olduğu, taşınan ürün bedelinin takip dosyasında talep edilen alacak miktarı ile uyumlu olduğu, davalı ... şirketinin adam çalıştıran olarak sorumluluğunun bulunduğu kanaati ile davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İcra inkar tazminatı talebi yönünden ise; alacağın hesaplamayı gerektirdiği,likit olmadığı,davada icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı görülmekle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE, Davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile ... TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin aynen DEVAMINA,
2-Koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine
3-Alınması gereken ...-TL harçtan peşin alınan ...-TL'nin mahsubu ile, bakiye ...-TL nin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
4-Davacı tarafça yapılan davetiye, posta masrafı, bilirkişi giderinden ibaret toplam ...-TL yargılama gideri, ...-TL peşin harç ve ... TL başvuru harcı olmak üzere toplam ...-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ...-TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere davacının göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ...'in yüzüne karşı davalıların yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/05/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza