T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/864 Esas
KARAR NO: 2024/847
DAVA: Banka Teminat Mektubundan Kaynaklanan Davalar (Finans İhtisas) (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ: 05/11/2024
KARAR TARİHİ: 24/12/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Banka Teminat Mektubundan Kaynaklanan Davalar (Finans İhtisas) (Menfi Tespit) davasında;
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle müvekkilinin emekli maaşı ile geçimini sağlayan biri olduğunu, davalı bankalardan kendisine telefon edilerek, yüklü miktarda borcu olduğunu, ödememe durumunda haciz ve diğer iş ve işlemlere geçilmekle tehdit edildiğini, müvekkilinin bu bankalarda kendisi tarafından açılan hiçbir hesabı olmadığını, hesap açılması için hiçbir kimseye onay ya da yetki vermediğini, oğlu olan ... tarafından ...'ya ait cep telefonunda müvekkil adına ... de ... numaralı hesap, ... de bulunan ... numaralı hesap , ayrıca yine aynı bankaya ait ... müşteri numarasına ait ... kart numaralı kredi kartı, ... bulunan ... numaralı hesap ve yine aynı bankada bulunan bireysel ihtiyaç kredisi adı altında ... kredi nolu ... tarihli kredi ve bireysel ihtiyaç kredisi adı altında ... numaralı ... tarihli kredi çekim işlemleri yapıldığı tespit edildiğini, bankalardan internet bankacılığı kullanılarak banka hesabı açıldığı ve adı geçen bankalarda açılan hesaplarda müvekkile ait hiç bir para vs olmamasına rağmen kredi kartı işlemleri yapılmasına izin ve onay verildiği, hesapta para olmamasına rağmen çok yüklü miktarlarda bankalar tarafından onaylanarak krediler verildiği krediler kullandırıldığı, yapılan bu iş ve işlemlerden de banka lehine BSMV, ... komisyonu, gibi menfaatler temin edildiği, hesaplar eksi bakiyede olmasına rağmen yine çok yüksek tutarlı kredi kartı ile nakit avans alma işlemlerine izin ve onay verildiği ve yine bu işlemlerden de bankanın ... komisyonu, BSMV, vergi gibi menfaatler temin ettiği, ...'nın paraları kendi hesabına transfer ettiği tespit edilmiştir. Hesap hareketi temin edilene dek müvekkilin yapılan bu iş ve işlemlerin hiç birisinden bilgisi olmadığı gibi, bankalar tarafından bu süreçte hiç bir şekilde müvekkile ulaşılmamış işlemlere ilişkin onay vs. İstenmediğini, Müvekkilin kendi adına kayıtlı ve kullandığı ... numaralı cep telefonunda internet bankacılığı sistemi bulunmadığı gibi, müvekkilin kullandığı ya da kendisine ait bir bilgisayarı da yoktur. Hiç bir zaman internet bankacılığı sistemi de bulunmamış ve kullanmadığını, öncelikle iik'nun 72. maddesinin 2. bendi gereği icra takibi öncesi eldeki dava açıldığından yukarıda yer alan davalı bankalar olan ..., ... ve ... ya da bu bankaların temlik işlemi yapması durumunda temlik alanlar tarafından müvekkil aleyhine açılacak icra takiplerinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini, ... tarafından müvekkilin emekli maaşına yasaya aykırı biçimde konulan blokenin kaldırılmasını ve bu hususta bankaya müzekkere yazılmasını, olayın suç teşkil etmesi ve müvekkilin dolandırılarak mağdur edilmiş olması nedeniyle takdiren teminat aranmamasını, yapılacak yargılama sonunda ... de ... numaralı hesap, ... de bulunan ... numaralı hesap , ayrıca yine aynı bankaya ait ... müşteri numarasına ait ... kart numaralı kredi kartı, ... bulunan ... numaralı hesap ve yine aynı bankada bulunan bireysel ihtiyaç kredisi adı altında ... kredi nolu ... tarihli kredi ve bireysel ihtiyaç kredisi adı altında ... numaralı ... tarihli kredi çekim işlemleri nedeniyle Müvekkil adına davalı bankalar ile yapılan kredi sözleşmesi, kredi kartı sözleşmesi gibi sözleşmelerin hükümsüzlüğüne/iptaline, Müvekkilin davalılara borçlu olmadığının tespitine ve ödenenin davalılardan bankalarca mevduata uygulanan en yüksek mevduat oranında faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesini, İİK 72/v bendi gereğince müvekkilin dava sebebi ile uğradığı zararın da davalılardan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;. Dava konusu uyuşmazlıkla ilgili öncelikli vurgulamak istediğimiz husus, bilişim sistemleri aracılığı ile dolandırıcılık veya benzer bir durumun söz konusu olmadığını, her ne kadar dava dilekçesinde, davacının oğlu tarafından bir takım işlemler yapıldığı ileri sürülmüşse de dava konusu işlemler bizzat davacı tarafından gerçekleştirildiğini, üstelik dava konusu işlemler mobil veya internet bankacılığı kanalı ile de gerçekleştirilmediğini, Eş deyişle dava konusu süreçte bilişim sistemleri kullanılmadığını, Davacının müvekkil Banka yönünden ileri sürdüğü iddiaların tamamı asılsız olduğunu, Dava konusu krediler bizzat davacı tarafından şubeden veya telefon bankacılığı kanalı ile kullanılmış olup devamında kredi bedelleri üzerinde de davacı fiziken şubede tasarrufta bulunulduğunu, dava konusu işlemler bizzat davacı tarafından gerçekleştirildiğini, Davacı ile müvekkil Banka arasında ilk müşteri ilişkisi ... tarihinde kurulmuş olup aynı tarihte ... numaralı vadesiz mevduat hesabı açıldığını, hemen akabinde ... tarihinde de davacıya ... numaralı kredi kartı tahsis edilmiştir. ... yılında açılan hesap ve tahsis edilen kredi kartına yönelik sözleşmelere 10 yıllık belge saklama süresinin dolmuş olması nedeniyle tarafımızca ulaşılamadığını, hesap hareketleri ile sabit olduğu üzere davacı ile diğer davalı oğlu ... arasında yıllar içerisinde karşılıklı sayısız işlem gerçekleştirildiğini, Davacı, ...'ya paralar gönderdiği gibi ... da davacıya paralar gönderdiğini, ayrıca hesap hareketleri incelendiğinde; davacının alelade bir tüketici olmadığı, hesaplarında çok yüksek tutarlı işlemler bulunduğu göze çarptığını, sırf davacının itiraz ettiği ... numaralı hesaptan gerçekleştirilen işlemlerin büyük kısmı ATM cihazından para çekme, şubeden para çekme, kredi borcu ödeme, kredi kartı borcu ödeme, cep şube aracılığı ile para transferi gibi çeşitli işlemlerdir. İşlemlerin tamamı davacı tarafından gerçekleştirildiğini, ayrıca ve önemle vurgulamak isteriz ki davacı taraf internet bankacılığı kullanıcısı olmadığını iddia ettiğini, bununla birlikte davacı, ... yılından itibaren müvekkil Banka'nın internet / mobil bankacılık kullanıcısı olduğunu, davacı ilk olarak, ... tarihinde müvekkil Banka'ya internet bankacılığı başvurusunda bulunduğunu, davacı ayrıca ... tarihinde de müvekkil Banka Şubesi aracılığı ile internet bankacılığı başvuru formu imzaladığını, Usule ilişkin itirazlarımız doğrultusunda davanın usulden reddine, Esasa ilişkin cevaplarımız doğrultusunda davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; mahkeme açılan dava konusu yönünden görevsizdir. görevsiz mahkeme tarafından ihtiyati tedbir kararı da verilemez. tedbirin kaldırılması davanın reddi gerekli olduğunu davacının , Banka müşterisi olması akabinde davacı tarafından imzalanan ve davacı tarafından davaya konu edilen kredi sözleşmeleri "tüketici kredi sözleşmeleri" olup, kullandırılan krediler de "tüketici kredisi" olduğunu, Bu durumda hem davalının tüketici sıfatı taşıyor olması hem de dava konusu olayın tüketici işlemi niteliğinde olması nedeniyle 6502 sayılı yasanın 73'üncü maddesine göre de tüketici işlemlerinden kaynaklı uyuşmazlıklar tüketici mahkemelerinin görevine girmekte olup ihtilaf hakkında, Asliye Ticaret Mahkemesinin görevsiz olduğunu, davacının işbu usul ve yasaya aykırı davanın esas incelemesine geçilmeden davanın hak düşürücü süre ve dava şartı yokluğuna yönelik itirazlarımız nedeniyle usulden reddine, Mahkemeniz aksi kanaatte olur ise davanın esas incelemesine geçilerek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkeme Tüketici Mahkemeleri olduğunu, mahkememizin görevsizliğine karar verilmesini gerektiğini, görevsiz mahkemece tedbir kararı verilmesi yerinde değildir, görevsizlik kararı ile birlikte ihtiyati tedbir kararının da kaldırılması gerektiğini, Davacının davasını kabul etmediğimizi beyanla husumet itirazında bulunduklarını dava dilekçesinde de beyan ve ikrar edildiği üzere davacının oğlu tarafından davacıya ait mobil bankacılık hesabı üzerinden kredi çekilerek paranın kullanıldığını iddia edildiğini, bu bağlamda davacının; işbu davayı yalnızca suç eylemlerini yaptığını iddia ettiği davalı ...'ya yöneltmesi, suç eylemini gerçekleştiren kişi veya kişiler ile hesabına para aktarılan kişiler aleyhine dava açması gerektiğini, Davacı, bilgi ve rızası dışında Müvekkil Bankadaki hesabından kullanılan kredi işlemlerinin kendisi tarafından yapılmadığı ve rızasının olmadığı gerekçeleri ile borçlu olmadığının tespiti, ödenen bedelin istirdatı ve tazmini talebi ile açmış olduğu davanın hukuki ve fiili dayanağı olmadığını, zira dava konusu tüm işlemler, davacının mobil bankacılığına tanımlı cihaz üzerinden hesap sahibi tarafından belirlenmiş giriş şifresi kullanılarak yapılmış olup, müvekkilin sorumlu tutulması, davacının iddialarının ve davasının kabulü mümkün olmayacağını dava konusu işlemlerin davacı tarafından yapılmadığı iddiası ispatlanamadığı gibi, yalnızca hesap sahibinin bilgisinde, davacının egemenliğinde olan şifrenin girilmesi neticesinde gerçekleştirildiği, davacının bankacılık işlemlerini yürüttüğü cihaz güvenliği ile kişisel bankacılık bilgilerini koruyamadığı, bu konudaki özen yükümlülüğünü ihmal edildiği sabittir. davaya konu yapılan işlemlerde bankanın kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu uyuşmazlıkta Tüketici Mahkemeleri görevli olduğundan Mahkemenizin görevsizliği ile davacının tek taraflı ispattan uzak hukuki ve fiili temeli olmayan iddiaları ile konulan ve ayrıca görevsiz mahkemece verilen ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, Haksız ve mesnetsiz davanın Müvekkil Banka yönünden usul ve esastan reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalı bankalar yönünden menfi tespit, diğer davalı yönünden tazminat davasıdır.
Göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınır.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1-a bendi uyarınca; tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın TTK'da düzenlenen hususlardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. maddesi uyarınca nisbi ticari dava olması için, her iki tarafın tacir olması ve davanın ticari işletmelerinden doğması gerekir. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/l maddesinin (l) bendinde tüketici işlemi, "gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır.
6502 sayılı Kanunun 73/1. maddesinde "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.", aynı kanunun 83/2. maddesinde de "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." düzenlemeleri yer almaktadır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.H.D'nin ESAS NO: 2018/2369 KARAR NO: 2020/208 sayılı ilamında "... Yukarıda açıklanan kanun hükümlerinden anlaşılacağı üzere tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın veya sözleşmenin TTK'nın 4 ve 5.madde hükümleri kapsamında kalan kanunda özel olarak düzenlenen ve ticari dava sayılan bir sözleşmeden kaynaklanmasının herhangi bir önemi yoktur. Somut uyuşmazlık davacının bireysel hesabından havale edilen paraların iadesi istemine ilişkin olduğundan görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olduğundan (HMK m.1) yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilir ( Emsal mahiyette; Yargıtay 13.Hukuk Dairesi'nin 07/03/2018 tarih ve 2016/19443 esas 2018/2823 karar içtihatı).
Mahkemece, otomatik ödeme verilen mevduat hesabının davacının şahsına ait olduğu ve şirketle bir ilişkisinin bulunmadığı gözetilerek, davacı tarafın davalı banka ile arasındaki ilişkinin tüketici işlemi, davacının ise ticari ve meslek amaçlı hareket etmediğinden tüketici konumda olduğu, bu nedenle tüketici işleminden kaynaklı davada dava tarihi itibariyle tüketici mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Bu nedenle açılan davada tüketici mahkemesi görevli olduğundan ... Asliye Ticaret Mahkemesince açılan davada tüketici mahkemesinin görevli olduğundan bahisle usulden reddine karar vermesi gerekirken davanın esasına girilerek yazılı şekilde karar vermesi yerinde görülmediğinden davacı vekilinin istinaf talebinin kamu düzenine aykırılık hususu yönünden kabulü ile HMK'nın 353(1)-a.3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına" şeklinde karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan kanun hükümleri ve emsal içtihattan anlaşılacağı üzere, tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın veya sözleşmenin TTK'nın 4 ve 5.madde hükümleri kapsamında kalan kanunda özel olarak düzenlenen ve ticari dava sayılan bir sözleşmeden kaynaklanmasının herhangi bir önemi yoktur. Somut uyuşmazlık, davacının bireysel hesabından internet bankacılığı yoluyla başka hesaplara havale edilen paraların iadesi istemine ilişkin olduğundan görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir. Davaya konu hesapların taraflar arasında düzenlenen Temel Bankacılık Hizmet Sözleşmesi kapsamında kullandırılan davacıya ait bireysel müşteri hesapları olduğu, nitekim davacının soruşturma aşamasında alınan beyanlarında hesabın normal mevduat hesabı olduğu, ticari hesap olmadığı anlaşılmaktadır.
Dolayısı ile dava konusu hesabın davacıya ait vadeli ve vadesiz mevduat hesabı olduğu ve ticari nitelik taşımadığı gözetilerek, davacı tarafın, davalı bankalar ile arasındaki ilişkinin tüketici işlemi, davacının ise ticari ve meslek amaçlı hareket etmediğinden tüketici konumunda olduğu, bu nedenle tüketici işleminden kaynaklı davada dava tarihi itibariyle Tüketici Mahkemesi'nin görevli olduğu, (Emsal İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. HD, Dosya no: 2022/279 Karar no: 2022/344) mahkememizin bu nedenlerle iş bu dava yönünden görevsiz olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra:
a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1 maddesi gereğince iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı kabil kalmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/12/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır