T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/885 Esas
KARAR NO: 2025/642
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/11/2024
KARAR TARİHİ: 12/11/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... ili ve çevresinde inşaat sektöründe kullanılan profesyonel iş makinelerinin tamir, bakım ve onarım işlerini gerçekleştirdiğini, davalı şirket tarafından çeşitli tarihlerde çeşitli iş makinelerinin tamiri için müvekkil şirket ile anlaşılmış olup müvekkili şirketin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirerek parça tedarikine kadar tüm süreci takip ettiğini, ilgili makine ve araçların tamirini yerinde tamamlayarak davalı şirkete teslim ettiğini, yapılan işlere yönelik olarak toplam ... TL bedelli 3 adet fatura düzenlendiğini, davalı şirket ise cari borcuna karşılık bugüne kadar yalnızca ... Bankasına ait keşidecisi ... Şirketi olan ... tarihli ... TL bedelli çek ile ödeme yapılmış olup bakiye ... TL borcu bulunduğunu, bakiye borcunun ödenmemesi nedeniyle alacakların tahsili için Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalının takibe itirazı üzerine takibin durdurulduğunu belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına yükletilmesine, yargılama giderleri ve vekalet alacağının davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle faturalara itiraz edilmediği iddiasının doğru olmadığını, davacının ... numaralı ve ... TL bedelli faturasındaki ürün ve hizmetlerin taraflarınca hiç alınmadığı için bu faturanın tamamı için iade faturası kesildiğini, bununla birlikte davacının verdiği ürün ve hizmetlere taraflarından itiraz edilmediğini, davacının verdiği ürün ve hizmetler ile bedelini üzerinde fatura ettiği ürünlere itiraz edildiğini, redektör fiyatının yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile piyasa rayiç bedellerinin tespitini talep ettiklerini, davacı fahiş bedel talep ettiğini, tüm bu nedenlerle davacı taraf afaki iş emri oluşturmakta, neyin kullanılıp kullanılmadığını, denetleme imkanı olmadan fatura kestiğini belirterek uzman bilirkişi marifetiyle hesaplama yapılması gerektiğini, fazlaya ve diğer konulara ilişkin savunma, dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet alacağının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası sureti dosyamız arasına alınmıştır.
... Vergi Dairesine yazılan müzekkereye verilen cevap dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce konusunda uzman bilirkişiden rapor aldırılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyasına istinaden davalının itirazı nedeniyle İİK 'nın 67. Maddesi gereği itirazın iptali ve icra inkar istemine ilişkindir.
Dava konusu Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyası uyap sistem üzerinden celbedilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Davacının dava şartı arabuluculuk başvuru koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının davacı, borçlunun ise davalı olduğu, ... TL fatura alacağının ve ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL'nin tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edilip, davalı borçlu vekilinin süresinde takibe itirazı nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği, İİK'nun 67/1 maddesi gereği yasal 1 yıllık süre içerisinde itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafça işlemiş faize ilişkin talepte bulunulmamıştır.
Mahkememizce taraflara ticari defter ve belgelerini sunmamaları için süre verilmiş, tarafların ticari defterlerini ibrazı üzerine mali müşavir bilirkişi aracılığı ile defterlerin incelenmesine karar verilmiştir.
... tarihli davacı defterlerinin incelenmesine ilişkin bilirkişi raporunda özetle; "davacı tarafın defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, takip dayanağı yapılan faturaların bulunduğu, faturaları destekleyen tesvik edici belge olarak servis iş emirlerinin bulunduğu, servis elemanı müşteri temsilci tarafından imza altına alındıkları, yapılan işlem içeriklerinin teknik detay içerdiği, karşıt alış satış analiz formu incelendiğinde, 3 adet e belge karşılığında ... TL satış yapıldığı, takip konusu faturalar ile uyumlu olduğu, ticari defterler incelendiğinde davacının tahsili gereken ... TL bakiye alacağının bulunduğu, ..." hususlarında görüş bildirdiği anlaşılmıştır.
... tarihli raporunda özetle; "davalı tarafın defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı tarafça ... ve ... TL'lik faturaların iade edildiği ve davalının muhasebe ve ticari defter ve kayıtlarına işlenmediği, karşılaştırmalı alış satış analizi formunda davacı tarafından davalıya 3 adet belge karşılığında ... TL satış yapıldığı, karşıt alışta da yer aldığı, takip konusu faturaların tarafların Gelir İdaresi Başkanlığı beyannamelerinde yer aldığı, e defter ve muhasebe kayıtlarına göre davacıya ... TL borçlu olduğunun tespit edildiği, her iki tarafın defterlerinde dava konusu borç ile ilgili tutarsızlık tespit edildiği ..." hususlarında görüş bildirdiği anlaşılmıştır.
Fatura tek başına bir sözleşme olmayıp akdin ifasını gösteren bir belge niteliğindedir. Faturaya dayalı bir borcun varlığı öncelikle temel borç ilişkisinin varlığına bağlıdır. Faturayı tanzim eden ve tanzim alan arasında böyle bir borç ilişkisinin bulunmadığı hallerde faturanın hukuki sonuç doğurması da söz konusu olmayacaktır.
TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 03/03/2016 tarih ve 2015/18039 Esas, 2016/3759 Karar sayılı kararı).
Kural olarak sözleşmeye konu mal veya hizmeti sözleşmeye uygun olarak yapıp teslim ettiğini ispat külfeti davacıya aittir.
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklindedir.
Davalı şirketin BA formalarında da faturaların kaydedilmesi halinde, içeriği kabul edildiği gibi resmi kuruma bildirilen beyannamenin delil niteliğini de haiz olduğu sabittir. BA/BS formları resmi makama bildirilen belge olup delil niteliğini haizdir. Takibe veya davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. (Y.19. HD. 2015/12329 Esas-2016/6138 Karar ve 2014/11846 Esas ve 15110 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.)
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; Davacı tarafından davalıya hizmet yapılarak takibe konu faturaların düzenlendiği, icra takibinin ise asıl alacak ve işlemiş faiz olarak ... TL üzerinden başlatıldığı ve bu tutarın ödenmediğinin iddia edildiği anlaşılmış asıl alacağa ilişkin itirazın iptali talep edilmiştir.
Davacı tarafından faturaya dayalı takip başlatıldığı, mahkememizce alınan bilirkişi raporları doğrultusunda dava konusu faturaların tarafların karşılaştırmalı alış satış analizi (BA/BS) formunda kayıtlı olduğu ve davalının ilgili faturaya ilişkin ödeme yapmadığı, davalı tarafça düzenlenen iade faturasının defterlerinde kayıtlı olmadığı, bu nedenle defterler arasında bedelde tutarsızlık oluştuğu, faturanın her iki tarafın da defter kayıtlarında yer aldığı, yukarıda emsal içtihat doğrultusunda vergi dairesine ba formu ile bildirildiği gözetilerek fatura konusu malların tesli,m edildiğinin kabulü gerekeceği ve sonuç olarak davacının ... TL alacaklı olduğu anlaşılmaktadır. Tarafların uyumlu karşılaştırmalı alış satış analizi (BA/BS) formu kayıtlarına göre, davacı tarafından fatura konusu hizmetin yerine getirildiği ve bedelinin ödenmediği kanaatine varılarak davalı taraftan ... TL alacağı bulunduğu başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın talep ettiği icra inkar tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede: Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 20.06.2016 tarih 2016/2941 esas, 2016/10949 karar sayılı ilamında, "Dava konusu icra takibine konu alacak faturaya dayanmaktadır. Dolayısıyla alacak likit, bir başka deyişle bilinebilir, belirlenebilir bir alacaktır. Mahkemece bu husus gözetilerek davacı yararına İİK.nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği..." şeklinde belirtildiği üzere, hükmolunan alacağın %20'si oranında davacının inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;
1-Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... sayılı dosyasıyla başlatılan takibe yapılan itirazın ... TL asıl alacak miktarı yönünden İPTALİ ile, takibin bu miktar yönünden DEVAMINA, fazlaya dair talebin reddine,
2-Alacak likit kabul edildiğinden kabul edilen kısım üzerinden %20 oranında hesap edilen ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ...-TL harçtan peşin olarak yatırılan ... TL'nin mahsubu ile, bakiye ...-TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan ...-TL'nin takdiren davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan davetiye, posta masrafı, bilirkişi ücreti gideri, başvurma harcı vb. yargılama gideri toplamı ...-TL'nin takdiren davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalının yaptığı yargılama giderinin takdiren kendisi üzerinde bırakılmasına,
7-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen miktar üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
9-Arabuluculuk faaliyeti nedeniyle sarf edilen ... TL'nin takdiren davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/11/2025
Katip ...
E-imzalı
Hakim ...
E-imzalı