T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/901
KARAR NO: 2024/861
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/11/2024
KARAR TARİHİ: 26/12/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... tarafından müvekkili aleyhine Antalya Genel İcra Dairesinin ... sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını, takibe dayanak olarak gösterilen senette kanunun aramış olduğu şekle aykırı olarak iki ayrı ödeme günü düzenlendiğini, bu nedenle söz konusu takibe dayanak olan belge kambiyo senedi vasfına haiz olmadığını, iş bu senedin kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe konu edilemeyeceğini, müvekkili tarafından senet bedelinin ödemesi olarak ... tarihinde ... TL ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL olmak üzere üç parça halinde vade tarihinden önce toplam ... TL davalıya ait ... numaralı hesaba yatırılarak borç sona erdirildiğini, davacısının davasının kabulü ile müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Dosya kapsamından davalı/vekilinin herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit davasıdır.
Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin, 5235 sayılı Kanun’un 35/4 maddesi çerçevesinde verdiği 04/12/2020 tarihli ve E. 2020/1943, K. 2020/4052 sayılı “uyuşmazlığın giderilmesi” kararında ticari nitelikteki itirazın iptali davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmasının zorunlu olduğuna ve arabulucuya başvurulmuş olmasının 6100 sayılı HMK m. 114(2) ve 6102 sayılı TTK m. 5/A hükümleri gereği dava şartı olduğuna karar verdiğinden, eldeki itirazın iptali davasının dava şartı (zorunlu) arabuluculuk kapsamında olduğunda duraksama bulunmamaktadır.
01/01/2019 tarihinden itibaren açılan davalarda geçerli olmak üzere 7155 Sayılı Kanunun 20. maddesi ile 13/01/2011 tarihli ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5.maddesinden sonra gelmek üzere "3.Dava şartı olarak arabuluculuk
MADDE 5/A -(1) Bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
(2) Arabulucu yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren 6 hafta içinde sonuçlandırır, bu süre zorunlu hallerde arabulucu tarafından en fazla 2 hafta uzatılabilir." düzenlemesi getirilmiştir. Bahsi geçen düzenlemeye menfi tespit ve istirdat davaları yönünden 28/03/2023 tarihinde ekleme yapılmış, 01/09/2023 tarihinde uygulanmaya başlanmıştır.
7155 Sayılı Kanun 23.Maddesi ile 6325 Sayılı Kanuna 4.bölümden sonra gelmek üzere "dava şartı olarak arabulucuk başlığıyla" 5.bölüm ve aşağıdaki madde eklenmiştir, diğer bölümler buna göre teselsül ettirilmiştir.
"Dava şartı olarak arabuluculuk "
MADDE 18/A -(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecini aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine karar verir..." düzenlemesi getirilmiştir.
Yukarıda belirtilen kanun maddeleri ve açıklamalar kapsamında yapılan değerlendirmede ; 01/01/2019 tarihinden sonra (menfi tespit davalarında 01/09/2023 yılından sonra) konusu bir miktar paranın ödenmesi, menfi tespit talebi ile açılan ticari davalarda dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurup anlaşılamaması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde, herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilecektir.
Dosya kapsamı incelendiğinde; dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağının bir örneğinin fiziki olarak dosya kapsamında yer almadığı, ayrıca UYAP sistemi üzerinden dava dilekçesiyle birlikte sunulan vekaletname ve diğer eklerde de arabuluculuk sonuç tutanağı aslının yahut onaylı örneğinin bulunmadığı görülmekle; davacı tarafa Mahkememizce 7155 sayılı Kanun'un 18/A maddesi uyarınca davacıya zorunlu arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına dair son tutanağın ibraz etmesi amacıyla kesin süre verilerek, davacıya ihtarat yapılmış, tensip zaptı davacıya usulüne uygun tebliğ edilmiştir. Davacı vekilinin verilen kesin süre içinde dava tarihinden önce zorunlu arabuluculuğa başvurduğuna ilişkin arabuculuk tutanağını mahkememize sunamadığı, dava açıldıktan sonra arabuluculuk başvurusunda bulunulmasının ve arabuluculuk anlaşmama son tutanağının mahkemeye sunulmasının 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesi ve TTK'nın 5/A maddesinde düzenlenen dava açılmazdan evvel arabuluculuğa başvuruya ilişkin dava şartının gerçekleşmediğini değiştirmeyeceği kanaati ile davanın arabulucuk dava şartı yokluğu nedeni usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın HMK'nın 114/2 maddesi 6102 sayılı yasanın 5/A maddesi gereği USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gereken ... TL harcın peşin alınan ...-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan ... TL harcın kararın kesinleşmesinin ardından istek halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Yatırılan teminatın ve gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere davacının göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya davacıya iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda KESİN olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/12/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza