T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/945 Esas
KARAR NO : 2026/394
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/11/2024
KARAR TARİHİ : 29/04/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... ... adına kayıtlı olan ... plakalı araç ile müvekkili adına kayıtlı ... plakalı araçlar arasında ... tarihinde gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazasında davalıya ait aracın tam ve asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza nedeniyle müvekkiline ait araçta değer kaybı ve hak mahrumiyeti meydana geldiğini, davalıya ait aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu belirterek davanın kabulü ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, daha sonra arttırılmak üzere şimdilik ... TL araç mahrumiyet ve kazanç kaybı bedelinin ve ... TL değer kaybı bedelinin ödemesinin davalıların temerrüde düştüğü kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle meydana gelen kaza sonucunda davacı tarafın araç tamiri için tedarik bedelleri ile ... TL ödeme yapıldığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının araç değer kaybı talebinin incelenmesi üzerine araçtaki tamamen değişen parça ve plastik aksam hasar olduğu değer kaybına yol açmayacak olduğu görülmekle değer kaybı talebinin reddedildiğini, mahkeme aksi kanaatte ise araç değer kaybı ödemesi yapılırken aracın sadece marka cins ve modeli değil ayrıca daha önce karıştığı kazaların da dikkate alınması gerektiğini, bununla birlikte müvekkili şirketin sorumluluğunun temerrüt tarihinden başlamakta olup kaza tarihinde faiz talebinin aracın hususi olduğu dikkate alınarak avans faizi talebinin kabulünün mümkün olmayacağını belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkereye cevap verilmiştir.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazılan müzekkereye cevap verilmiştir.
Mahkememizce ilgili yerlere yazılan müzekkerelere cevap verilmiş ve eksiklikler tamamlanmıştır.
Mahkememizce konusunda uzman bilirkişilerden raporlar aldırılmış ve raporlar mahkememizce serbestçe değerlendirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava trafik kazasından kaynaklanan ikame araç bedeli ve değer kaybına ilişkindir.
Davanın niteliği gereği Tramer'e müzekkere yazılarak dava konusu aracın daha önce kazaya karışıp karışmadığına ilişkin tüm bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Davalı sigorta şirketine, müzekkere yazılarak sigorta poliçesi ve hasar dosyası getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür" yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur", aynı yasanın 85/1 maddesinde, "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı" aynı yasanın 85/son maddesinde ise, "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiştir.
Eldeki davada davalılar araç sahibi ... ..., sürücü ... ... ile davalı ZMMS şirketi olan ... ... Şirketi arasında müşterek ve müteselsil sorumluluk bulunduğu kabul edilmiştir.
Trafik kazalarından kaynaklı araç değer kayıplarına ilişkin tazminat kapsamının ne olduğu konusunda TBK'daki genel hükümlerde bir açıklık yoktur. Bu konuda, Yargıtay'ın müstakar hale gelmiş içtihatları bulunmakta olup, yüksek yargı kararlarında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki fark olarak tanımlanmakta ve araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra 2. el satış değerinin tespiti ve arasındaki farkın göz önüne alınması gerektiği yerleşik hale gelmiştir. Nitekim, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2022 tarih ve 21252/5913 sayılı kanun yararına bozma ilamında da, değer kaybının, işaret edilen bu esaslar dahilinde yapılacak inceleme ile belirlenmesi gerektiği yönünde içtihatta bulunulmuştur.
Davacının, aracından makul tamir süresi boyunca mahrum kaldığı ve en az araç kira parası kadar zarara uğradığı dosya kapsamından anlaşılmakta olup, bu yöndeki zararın da tazmin edilmesi gereklidir (Bkz: Yargıtay 17.HD.nin 08.12.2016 tarih ve 13531/11340 sk.). ZMMS Genel Şartlarına göre gerçek zarar kapsamında olmayan ve dolaylı zararlardan kabul edilen araç mahrumiyet zararının davalı sigorta şirketinden talep edilmesi mümkün değildir (Yargıtay 17. HD.nin 19.04.2018 tarih ve 5631/4390 sk.).
Mahkememizce kusur oranlarının tespiti ile şartları oluşmuşsa davacının talep edebileceği araçtaki değer kaybının tespiti, ikame araç bedeli ve çekici ücreti talep edilip edilemeyeceği ve miktarının belirlemesi için dosyamız bir adli trafik-makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; "gerçekleşen kazada davacının kural ihlalinin bulunmadığı, davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, araçta kaza nedeniyle ... TL değer kaybı meydana geldiği, makul onarım süresinin 7 gün olduğu ve ikame araç bedelinin ... TL olduğu" hususlarında görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce dosyada alınan raporun dosya kapsamı ile uyumlu olduğu ve kusur ve değer kaybı, ikame araç bedeli hesabının da mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli, yasaya ve oluşa uygun olduğu anlaşılmakla, bilirkişi raporuna itirazların reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf değer artırım dilekçesi ile dava değerini artırmıştır.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde dava konusu araçta meydana gelen değer kaybının ZMMS kapsamında kaldığı, davalıların müteselsilen sorumlu olduğu, araç mahrumiyeti bedeli ve çekici ücreti bedelinden ise karşı araç sürücüsü ve işleteninin sorumlu olduğu mahkememizce sabit görülmüş olup alanında bilirkişi raporu ile tespit edilen değer üzerinden davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.
Faiz başlangıcı yönünden; davacı tarafın artırım dilekçesindeki talebi ile bağlı kalınarak, dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle tahsiline karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davadan önce arabulucuya başvurulduğu görülmekle, Bakanlık bütçesinden karşılanan arabulucu ücretinin kimden tahsil edileceğine dair;
Antalya BAM 13. HD'nin 2025/383 esas, 2026/65 karar sayılı ilamı ile Ankara BAM 26. HD'nin 2025/546 esas, 2025/876 karar sayılı ilamı uyarınca, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18. fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı, yine davalı sürücü/işleten hakkındaki davanın 6098 sayılı TBK'nin 49 ve devamı maddeleri uyarınca haksız fiil hükümlerine dayalı olarak açıldığı ve davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu, davalı sürücü/işleten yönünden arabuluculuk dava şartı bulunmadığı, bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalılara yükletilemeyeceği gözetilerek, arabuluculuk ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına dair karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KABULÜNE,
1-... TL değer kaybı bedelinin; davalılar ... ... A.Ş. (poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile), ... ... ve ... ...'den, davacı tarafın artırım dilekçesindeki talebi ile bağlı kalınarak dava tarihi ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
2-... TL araç mahrumiyet bedelinin; davalı ... ... ve ... ...'den davacı tarafın artırım dilekçesindeki talebi ile bağlı kalınarak dava tarihi ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin olarak yatırılan ... TL ve sonradan tamamlanan ... TL olmak üzere toplam ... TL harcın mahsubu ile kalan ... TL harcın davalılardan (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun ... TL ile sınırlı tutulmasına) alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
4-Davacı tarafça dava açılışta yatırılan ve sonradan tamamlanan toplam ... TL'nin davalılardan (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun ... TL ile sınırlı tutulmasına) alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan davetiye, posta masrafı, bilirkişi ücreti gideri vb. yargılama gideri toplamı ... TL'nin davalılardan (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun ... TL ile sınırlı tutulmasına) alınarak davacıya verilmesine,
6-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun ... TL ile sınırlı tutulmasına) alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Arabuluculuk faaliyeti nedeniyle sarf edilen ... TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra taraflara iadesine,
Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/04/2026
Katip ...
E-imzalı
Hakim ...
E-imzalı