T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/974 Esas
KARAR NO: 2024/814
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/12/2024
KARAR TARİHİ: 11/12/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ve davalı ... arasında ... malzemesi satışı sebebiyle ticari ilişki olduğunu ticari ilişki sebebiyle muaccel olan cari hesap alacağının tahsili amacıyla Antalya Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını, takip dayanağı olarak ... taraflarına verilen cari durum kartı sunulduğunu, Cari durum kartında fatura,tahsilat, ödeme ve bakiye borç gibi bilgilere ayrı ayrı yer verildiğini davalı ... haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz edildiğini, itiraz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin tamamı müvekkilin alacağını sürüncemede bırakmak maksatlı olduğunu, İki tarafa ait ticari defter , muhasebe ve cari hesap kayıtları incelendiğinde müvekkilin 2023 yılında yapılan satışlardan kaynaklı davalı taraftan alacaklı olduğu sabit olduğunu, arabulucuk kurumuna başvurduklarını, anlaşma sağlanamadığını, davalarının kabulü ile, davalı tarafça yapılan itirazın iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesini, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava konusu somut olayda; davalının ... olduğu, davanın doğrudan ... yöneltildiği, davalı ... olup tacir sıfatı bulunmadığı görülmüştür.
Bir davanın ticari dava olup olmadığı TTK'nın 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmekte olup, ticari davalar kendi aralarında mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.
Yargıtay 20.Hukuk Dairesi'nin 27/01/2016 tarih 2015/8409 Esas 2016/1048 Karar sayılı emsal içtihatında ; "...Dava açıldığı tarihte yürürlükte olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1 maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Aynı Kanunun 5/1. maddesine göre ise "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.
Somut olayda dava; inşaat malzemeleri ve ... sektöründe hizmet sunan davacı şirketin şirketin, davalı ... açmış olduğu yaptığı işlere karşılık ...-TL alacaklı olduğu, ödenmesi gereken bedelin ödenmediği, davacı şirketce icra takibine başvurulduğu, icra takibine borçlu tarafından itiraz edildiğine ilişkindir. Her ne kadar, davacı taraf ticari şirket olsa da, davalının tacir olmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında kalmadığı, bu nedenle de davanın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmaktadır..."
Yine Yargıtay 20.Hukuk Dairesi'nin 13/12/2016 Tarih 2016/13625 Esas 2016/12143 Karar sayılı emsal içtihatında da ; "...Her ne kadar davacı taraf ticari şirket olsa da; davalının tacir olmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında kalmadığı, itirazın iptali istemine ilişkin olduğundan asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği..." belirtilmiştir.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... esas ... karar sayılı ilamı ile de görev hususu belirlenmiştir.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, Asliye Hukuk Mahkemesi ile mahkememiz arasındaki ilişki görev ilişkisidir.
Yukarıda belirtilen kanun maddeleri ve emsal içtihat doğrultusunda yapılan değerlendirmede, Davacının Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalının yaptığı itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davacı tacir olsa dahi davalı ... olup tacir olmadığı görülmekle uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesince çözümlenmesi gereken davalardan olduğu anlaşıldığından davacının davasının görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Ayrıntısı gerekçeli kararda anlaşılacağı üzere;
1-Davanın 6100 sayılı Kanunun 114/1-c maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 115/2. Maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştikten sonra talep halinde dosyanın görevli ANTALYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
2-Taraflardan birinin, H.M.K.'nun 20. Maddesi gereğince görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep edebileceği, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına,
3-Dava dosyasının süresi içinde görevli mahkemeye aktarılması durumunda, harç ve yargılama giderlerinin HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair; Tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/12/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır