T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/1034 Esas
KARAR NO: 2025/767
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/12/2025
KARAR TARİHİ: 19/12/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası ile ... TL bedelli, ... düzenleme tarihli, ... ödeme tarihli, malen bedel kayıtlı bono ile örnek 10 icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin davalıya böyle bir borcu olmadığını, takibe ve borca itiraz ettiğini, yargılama ile haklılıklarının ortaya çıkacağını beyanla; icra dosyasında alacaklı tarafça haciz işlemleri yapılmakta olup tacir olan müvekkilinin ticari işlemlerinin bu durumda zarar göreceğini, dolayısıyla kötü niyetle başlatılan icra takibinin tedbiren durdurulmasına, davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet alacağının davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca; "Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, dava konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi mevcuttur.
6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3'üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile,"Dava şartı olarak arabuluculuk, Madde 18/A - (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi mevcuttur.
Somut olayda, dava dilekçesi ve ekli evrakların incelenmesinde; TTK nun 3.kitabında düzenlenen kıymetli evrakla (TTK madde 645-849) ilgili ticari davalar mutlak ticari dava niteliğindedir. Bu davalar tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın ticari işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak kabul edilir. Dava ve takip konusu, bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti olduğu için iş bu dava mutlak ticari davadır. Dolayısıyla 6102 sayılı yasanın 5/A maddesi uyarınca söz konusu talebe ilişkin davanın dava şartı olarak arabuluculuğa tabi işlerden olduğu ve dava açılmadan evvel arabulucuya başvurulmasının somut olay bakımından zorunlu olduğu ve bunun aynı zamanda 6100 sayılı HMK gereği dava şartları arasında sayıldığı kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde; iş bu davanın arabuluculuk dava şartına tabi olduğu, dava dilekçesi içeriğinde arabuluculuk dava şartının gerçekleştiğine ilişkin açıklama olmadığı, delil olarak da arabuluculuğa dayanılmadığı, davacı vekiline ... tebliğ tarihli muhtıranın gönderildiği, ... beyanda bulunma süresinin son günü olduğu, beyanda bulunulmadığı, bu konudaki eksikliğin dava açıldıktan sonra giderilmesinin mümkün olmadığı, dava açılmadan önce bu konudaki dava şartı yerine getirilmeden davanın açıldığı anlaşıldığından, özellikle dava tarihinin 01/12/2025; 6102 sayılı Kanun'un 5/A maddesinde 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 31. maddesi ile menfi tespit davalarının da dava şartı olarak arabuluculuğa tabi olduğuna dair yapılan değişikliğin yürürlük tarihinin 01.09.2023 olmasına göre, TTK'nun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Harç tam ve peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra taraflara iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 19/12/2025
Katip ...
E-imzalı
Hakim ...
E-imzalı