T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/421
KARAR NO: 2025/661
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 28/05/2025
KARAR TARİHİ: 18/11/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı dava dilekçesinde özetle; Davalının borcunu ödememesi üzerine Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığını, davalının itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmesinde de anlaşmanın sağlanamadığını, davalının borcundan sadece ... TL'lik kısmı ödediğini, kalan kısmının ödenmediğini, davalının kötü niyetli itirazının iptalini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk mahkemeleri olduğunu, hak düşürücü ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının işi eksik yaptığını, yine davacı tarafın sosyal medya hesapları üzerinden müvekkili aleyhine birçok söylemde bulunduğunu ve başka elektrikçi ustalarının müvekkiline anlaşmasını engellemeye çalıştığını, davalının kötü niyetli olduğunu, öncelikle davanın görevsizlik yönünden reddini, aksi halde esastan reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, faturaya dayalı olarak yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce tarafların tacir olup olmadıklarının araştırılması amacıyla Esnaf ve Sanatlarlar Odasına, Vergi Dairesine ve Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılmıştır.
6100 sayılı HMK.'nın 114-(1)-c) maddesi uyarınca; görev mahkemeye ilişkin olumlu dava şartıdır. HMK.'nın 1 maddesi uyarınca; mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir.Mahkeme tarafından dava şartlarının bulunup bulunmadığı, davanın her aşamasında re'sen araştırılır. Dava şartının bulunmaması halinde, HMK.'nın 115/2. maddesi uyarınca; davanın usulden reddine, karar verilir.
Ticari davalar TTK. 4. maddesinde; mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise; nispi ticari dava sözkoınusu olup, ticaret mahkemesi görev alanı içinde kalacaktır. TTK.'nın 5. maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 15.04.2025 tarih 2024/1682 Esas 2025/1010 Karar sayılı ilamında; "...507 sayılı Kanun, 21/06/2005 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununun 76'ncı maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve maddenin ikinci cümlesi ile diğer yasaların 507 sayılı Yasaya yaptıkları atıfların 5362 sayılı Yasaya yapılmış sayılacağı açıklanmıştır. Bu durumda 4857 sayılı Yasanın 4 üncü maddesinde 507 sayılı Yasaya yapılan atıf, 5362 sayılı Yasaya yapılmış sayılmalıdır. Bahsi geçen yeni yasal düzenlemede esnaf ve sanatkâr tanımı değiştirilmiştir. Yeni yasanın 3 üncü maddesine göre esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dâhil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak belirtilmiştir.
Somut olayda, davacı bir limited şirket olduğundan yasa gereği tacir ise de, davalı gerçek kişinin dosyaya celp edilen belgelere göre tacir olmayıp,esnaf olduğu anlaşılmıştır.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için, uyuşmazlık konusu işin, taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da taraf- ların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.
..davalının tacir ve tüketici olmadığı, uyuşmazlığın genel mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gereklidir. Görev hususu dava şartı olup, kamu düzenine ilişkin olduğundan, yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekli olup, görev yönünden usuli kazanılmış hak da söz konusu olmayacaktır..." şeklinde karar verilmiştir.
Her ne kadar dava Mahkememizde açılmış ise de; tarafların tacir olup olmadığına dair araştırma yapılmış, gelen bilgi ve belgelerden davacının ticari işletme kaydı bulunmadığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlık TTK 4. maddesinde sayılan sözleşmeler arasında düzenlenmemesine göre mutlak ticari dava niteliği bulunmamaktadır. Uyuşmazlığın mutlak ticari davalar arasında sayılmadığı, tarafların "tacir" niteliği bulunmadığından mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin Antalya Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna dair aşağıda şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın 6100 sayılı Kanunun 114/1-c maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 115/2. Maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştikten sonra talep halinde dosyanın görevli ASLİYE Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
2-Taraflardan birinin, H.M.K.'nun 20. Maddesi gereğince görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep edebileceği, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına
3-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına,
4-Diğer hususların gerekçeli kararda açıklanmasına,
Dair, davacı asil ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/11/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza